Çok merkezli klinik çalışma, aynı protokolün birden fazla hastanede eşzamanlı yürütüldüğü klinik çalışmadır. Yatırımcı dilinde terim çoğunlukla çok bölgeli biçimi, yani MRCT (multi-regional clinical trial, çok bölgeli klinik çalışma) için kullanılır. MRCT’de hastalar farklı ülke ve kıtalardan gelir, veri tek bir birincil analizde birleşir ve birden çok ilaç otoritesine sunulur. Tasarım çoğunlukla ruhsata esas Faz 3 çalışmalarında görülür. Dragonomi raporlarında terim, Çinli şirketlerin Batılı ortaklara lisansladığı moleküllerin ABD’de onay alıp alamayacağı sorusuyla birlikte geçer.
| Künye |
|
| Aşama veya tür |
Çoğunlukla Faz 3 pivotal çalışma. Tek protokol, birden çok bölge, tek birincil analiz |
| Düzenleyici çerçeve |
ICH E17 (nihai kabul 16 Kasım 2017), FDA onkoloji MRCT taslak kılavuzu (Eylül 2024), Çin CDE MRCT fayda-risk ilkeleri (yürürlük 24 Şubat 2026) |
| Tipik süre |
Sonlanım noktasının olgunlaşmasına bağlı, MRCT’ye özgü yayımlanmış tipik süre yok |
| Başarı olasılığı (kaynaklı) |
MRCT’ye özgü yayımlanmış başarı oranı yok |
| Ödeme yapısı |
Lisanslarda peşin ödeme, kilometre taşı ve telif. Summit-Akeso anlaşmasında 2024 genişlemesiyle 515 milyon dolar peşin, 4,56 milyar dolara kadar koşullu ödeme |
Tanım ve kapsam
Türkçede "çok merkezli" ifadesi iki farklı şeyi kapsar. Yalnız Çin’deki onlarca hastanede yürütülen bir çalışma da çok merkezlidir. MRCT ise farklı sağlık sistemlerinden ve farklı genetik geçmişlerden hastaları tek protokolde toplar. Her MRCT çok merkezlidir ama her çok merkezli çalışma MRCT değildir.
MRCT, ilaç geliştirme zincirinin son ve en pahalı halkasında yer alır. Klinik çalışma fazları içinde Faz 1 güvenlik ve dozu, Faz 2 ilk etkinlik sinyalini arar. Çinli şirketlerde bu erken çalışmalar genellikle yalnız Çin’de yapılır. Ruhsata esas Faz 3 geldiğinde şirket ya her pazar için ayrı çalışma yürütür ya da pazarları tek bir MRCT’de birleştirir.
Tasarımın varlık sebebi ekonomiktir. Ayrı Faz 3’ler maliyeti katlar ve onayları yıllarca arayla getirir. MRCT ise birçok otoritenin aynı anda kabul edeceği tek bir kanıt üretir. Bedeli bilimsel bir sorudur. Tek bir ortalama etkinin katılan her bölge için geçerli olup olmadığı baştan bilinmez ve tasarımın bütün mühendisliği bu soruya cevap vermek için kurulur. Çin menşeli bir molekül Batılı bir şirkete lisanslandığında lisans bedelinin büyük kısmı da bu sorunun cevabına göre ödenir.
Bölgeler neden farklı sonuç verir
ICH’nin köprüleme kılavuzu E5, bölgeler arası farkın kaynaklarını iki gruba ayırır. İçsel faktörler hastadan gelir. Genetik yapı, ilacı parçalayan karaciğer enzimlerindeki kalıtsal farklar, vücut ağırlığı ve hastalığın biyolojisi bu gruptadır. Dışsal faktörler çevreden ve sağlık sisteminden gelir. Beslenme, eşlik eden ilaçlar, tanı evresi, standart tedavi ve ilaca uyum bu gruptadır.
Kardiyolojideki iki klasik örnek, farkın çoğu kez biyolojiden gelmediğini gösterir. TOPCAT çalışmasında Pfeffer ve arkadaşlarının 2015’te Circulation’da yayımladığı analize göre plasebo kolunda olay oranı Amerika’da 100 hasta-yılında yaklaşık 12,6, Rusya ve Gürcistan’da yaklaşık 2,3-2,5 idi. Fark yaklaşık beş kattı. Spironolaktonun etkisi yalnız Amerika’da görüldü (risk oranı 0,82, güven aralığı 0,69-0,98). Rusya-Gürcistan’da incelenen 66 hastanın %30’unda ilacın metaboliti kanda saptanamadı, Amerika’da bu oran %3’tü. PLATO çalışmasında ise Mahaffey ve arkadaşlarının 2011 analizine göre tedavi-bölge etkileşimi p=0,045 çıktı. Kuzey Amerika’daki düşük etkinlik yüksek dozlu aspirin kullanımıyla ilişkilendirildi, ama bu açıklama hâlâ tartışmalıdır.
Onkolojideki karşılık daha öğreticidir, çünkü orada fark gerçekten biyolojiden geldi. Gefitinibin ikinci ve üçüncü basamak akciğer kanseri çalışması ISEL’de genel sağkalım toplam popülasyonda anlamlı değildi. Önceden planlanmış Asya kökenli alt grupta ise (342 hasta) risk oranı 0,66 (0,48-0,91), medyan sağkalım 9,5 aya karşı 5,5 aydı. Nisan 2005 tarihli bir Japon düzenleyici belgesi bu bulguyu ve EGFR mutasyonunun Japonya’da ABD’den daha sık görüldüğünü not eder. Sonradan açıklama bölge değil, tümörün EGFR mutasyonu çıktı. Bölge çoğu zaman başka bir değişkenin vekilidir. Doğru vekil bulunursa sorun bir hedefli tedavi biyobelirtecine dönüşür.
Nasıl tasarlanır ve ICH E17 kuralları
Bir MRCT, randomize kontrollü çalışma mantığıyla kurulur. Farkı, rastgele atamanın çoğunlukla bölgeye göre tabakalanmasıdır. Böylece her bölgenin içinde dengeli kollar oluşur. Katılacak ülkeler, bölge başına hasta sayısı, kontrol kolundaki standart tedavi ve birincil sonlanım noktası baştan kararlaştırılır. Bölgeler arası farkın nasıl inceleneceği istatistik analiz planına (SAP, statistical analysis plan) yazılır. Sahaları çoğu kez bir CRO, yani sözleşmeli araştırma kuruluşu, yönetir. Görüntüleme sonuçları bağımsız merkezi değerlendirmeye gider, böylece tümör ölçümü bölgeden bölgeye değişmez.
MRCT’nin uluslararası kural kitabı ICH E17’dir. ICH metni 1 Haziran 2016’da taslak aşamasında (Step 2) onayladı, nihai kabul (Step 4) 16 Kasım 2017’de geldi. Avrupa’da yürürlük 14 Haziran 2018’de başladı, FDA da E17’yi Temmuz 2018’de kılavuz olarak yayımladı. Kılavuzun yedi ilkesinden ikisi yatırımcı için belirleyicidir. Birine göre çalışma, tedavi etkisinin katılan bütün bölgelere uygulanabildiği varsayımıyla planlanır. Diğerine göre bütün otoritelerin kabul edeceği tek bir birincil analiz yapılır ve bölgesel tutarlılık ayrıca yapılandırılmış biçimde incelenir.
E17 tutarlılığı bölgeler arasında klinik olarak anlamlı bir fark bulunmaması diye tanımlar. Bir bölgede risk oranı 0,70, diğerinde 0,80 çıkabilir ve ikisi de tutarlı sayılabilir. Bölgelere hasta dağıtmak için beş yaklaşım sayılır. Orantılı ve eşit dağılımın birbirini dengelemesi önerilir, etkinin korunması yaklaşımı kabul edilebilir yöntemler arasındadır. Her bölgede ayrı istatistiksel anlamlılık aramak örneklemi MRCT kavramını sorgulatacak kadar şişirir. Gerekçesiz sabit asgari sayı da önerilmez. E17 ayrıca tek bir bölgenin çalışmanın sonucunu tek başına belirlememesini ister.
Bölgesel tutarlılık ve etkileşim testinin güç sorunu
Tutarlılık çoğunlukla risk oranı (HR, hazard ratio) üzerinden konuşulur. Risk oranı, ilaç kolunda bir olayın kontrol koluna göre ne hızda yaşandığını gösterir. 0,70 kabaca olay riskinde %30’luk azalma anlamına gelir. %95 güven aralığı 1’i içeriyorsa sonuç istatistiksel olarak anlamlı sayılmaz. Her bölgenin risk oranı ve güven aralığı orman grafiğinde (forest plot) yan yana çizilir.
Sayısal ölçütleri ilk tanımlayan otorite Japonya oldu. MHLW’nin Eylül 2007 kılavuzunun birinci yöntemine göre Japon hastalardaki etkinin toplam etkiye oranının 0,5’ten büyük olma olasılığı en az %80 olmalıdır. Uygulamada daha sık yapılan okuma ise "tedavi-bölge etkileşim p değeri 0,05’in üzerinde, demek ki bölgeler tutarlı" biçimindedir. E17, etkileşim testlerinin gücünün çoğu kez çok düşük olduğunu açıkça yazar. Anlamsız bir etkileşim p değeri tutarlılığın kanıtı değil, farkın görülemediğinin işaretidir.
Somut örnek tislelizumabdır. BeiGene’in ikinci basamak özofagus skuamöz hücreli karsinomu çalışması RATIONALE-302, 11 ülkede 512 hastayla yürütüldü. Medyan genel sağkalım 8,6 aya karşı 6,3 ay, risk oranı 0,70 çıktı ve FDA onayı Mart 2024’te geldi. Japon alt grubu yalnız 50 hastaydı (25’e 25). Bu grupta risk oranı 0,59 bulundu ama güven aralığı 0,31-1,12 idi. Alt grup anlamsızdı, noktasal tahmin toplamla aynı yönde olduğu için tutarlı sayıldı. Bölgesel kararlar çoğu kez bu kalıpla verilir, "noktasal tahmin tutarlı, güven aralığı geniş".
Esneklik sağlayan araç bölge havuzlamasıdır. E17’ye göre önceden belirlenmiş bölgeler, örneğin Doğu Asya, birlikte ele alınabilir, ama karar protokolde önceden gerekçelendirilir. Song ve arkadaşlarının 2025’te Therapeutic Innovation & Regulatory Science dergisindeki incelemesi Çin’in pratiğini bir karar sırası olarak anlatır. Etki değiştirici bir faktör bulunamazsa bütün Asya değil Doğu Asya havuzlanır. Çin alt grubunda anlamlı bir fark yoksa Doğu Asya havuzu odak alınır, fark varsa yalnız Çin popülasyonu. Düzenleyici pratikte "Asya" tek bir blok değildir.
FDA’nın bakışı ve 2024 onkoloji taslak kılavuzu
ABD’de konu 21 CFR 314.106 hükmüne dayanır. Yalnız yabancı veriye dayalı bir başvuru üç koşulla onaylanabilir. Veri ABD popülasyonuna ve ABD tıp pratiğine uygulanabilir olmalı, araştırmacılar yetkin olmalı ve FDA veriyi denetimle doğrulayabilmelidir. Loree ve arkadaşlarının 2019’da JAMA Oncology’de yayımladığı çalışma, 2008-2018 arasındaki FDA onkoloji onaylarını destekleyen 230 çalışmada katılımcıların %18,3’ünün Asyalı olduğunu buldu. Bu oran kanser insidansına göre beklenen düzeyin %438’iydi.
FDA, Eylül 2024’te onkoloji MRCT programları için taslak kılavuz yayımladı (Federal Register 17 Eylül 2024, FDA-2024-D-3163). 29 Haziran 2026 itibarıyla metin taslak olarak anılır. Kılavuz, onkoloji MRCT’lerinde ABD’li katılımcı oranının azaldığını kabul eder. ABD’de sık görülen kanserlerde, örneğin kolorektal ve meme kanserinde, ana coğrafi bölgeler arasında eşit dağılım önerir. Skuamöz özofagus kanseri gibi ABD’de nadir kanserlerde orantılı dağılım önerir. Erken faz çalışmalarında bölgesel fark görülmemesini, pivotal çalışmayı tek bir ABD dışı bölgeyle sınırlamak için yeterli saymaz.
Kontrol kolunda tercih edilen ABD standart bakımı beklenir. Hastalık ilerledikten sonraki tedaviler bölgeler arasında farklıysa genel sağkalım (OS, overall survival) sonucu ABD’ye uygulanamaz sayılabilir. Bu hüküm OS’yi progresyonsuz sağkalım (PFS) ölçüsünden daha kırılgan hâle getirir. Kılavuz ABD’den "yeterli sayıda" hasta ister ama bir sayı vermez. Boşluk pratikte iki koşulun birleşimiyle kapatılır. Toplam etki anlamlı olmalı, ABD alt grubunda etki aynı yönde görülmelidir.
FDA etiketlerinde ABD payı nasıl görünür
"FDA hangi ABD payını kabul etti" sorusunun kamuya açık cevabı çoğu kez yoktur. Onay etiketleri bölgeyi değil ırkı gösterir. Tabakalama katmanları da ABD’yi ayrı tutmaz. Tislelizumabın Mart 2025 tarihli FDA etiketi bunu üç çalışmada açıkça gösterir.
| Çalışma |
Tabakalama katmanları |
Etiketteki bileşim |
Etiket kısıtının kaynağı |
| RATIONALE-302 (2. basamak özofagus, 512 hasta) |
Japonya hariç Asya, Japonya, ABD-AB |
%80 Asyalı, %19 beyaz |
Kısıt yok, ABD alt grup HR’si etikette yok |
| RATIONALE-306 (1. basamak özofagus, 649 hasta) |
Japonya hariç Asya, Japonya, dünyanın geri kalanı |
%75 Asyalı, %24 beyaz |
PD-L1 ≥1 (PD-L1 <1’de HR 1,34) |
| RATIONALE-305 (1. basamak mide, 997 hasta) |
Tayvan dahil Çin, Japonya-Güney Kore, ABD ve Avrupa dahil dünyanın geri kalanı |
%75 Asyalı, %22 beyaz, %0 siyah |
PD-L1 ≥1 (PD-L1 <1’de HR 0,98) |
Tablodan iki sonuç çıkar. Birincisi, ABD ile Avrupa’yı tek katmanda birleştiren bir tabakalama, ABD’ye özgü bir etki tahmininin baştan hedeflenmediğini gösterir. Soru ancak "Batı" düzeyinde cevaplanabilir. İkincisi, Çin menşeli bir PD-1 ilacında etiketi daraltan şey bölgesel heterojenlik olmadı, PD-L1 biyobelirteci oldu. RATIONALE-306’da PD-L1 ≥1 olan 481 hastada OS risk oranı 0,66 (0,53-0,82, medyan 16,8 aya karşı 9,6 ay) idi. FDA’nın onkoloji danışma kurulu ODAC da 26 Eylül 2024’te PD-L1 <1 mide kanserinde nivolumab, pembrolizumab ve tislelizumab için 10’a 2 oyla olumsuz görüş bildirdi. Kısıt, ABD ilaçlarına da aynı biçimde uygulandı.
Saha payı ile hasta payı da ayrı şeylerdir. Fruquintinibin FRESCO-2 çalışmasının ClinicalTrials.gov kaydı 14 ülkede 153 merkez listeler ve bunların 45’i ABD’dedir (%29). ESMO Asia 2023 özetine göre ise çalışmadaki 61 Asyalı hastanın 55’i Japonya’dan, yalnız 6’sı ABD’dendi. Yani Batı çalışmasındaki "Asya" katmanı Çin değil, neredeyse tamamen Japonya’ydı. Medyan OS Asyalı alt grupta 7,1 aya karşı 4,7 ay, Asyalı olmayanlarda 7,6 aya karşı 4,8 aydı.
Zanubrutinibin mantle hücreli lenfomadaki Kasım 2019 hızlandırılmış onayı en uç örnektir. Dayanağı olan 86 hastalık tek kollu BGB-3111-206 çalışmasının ClinicalTrials.gov kaydında 13 merkezin hepsi Çin’dedir, ABD merkezi yoktur. Destekleyici BGB-3111-AU-003 çalışması ise 6 ülkede 23 merkezde yürütüldü ve 11 merkez Avustralya’da, 4 merkez ABD’deydi. FDA bu çalışmadan 32 hastayı kullandı. ABD’li hasta yalnız bu ikinci çalışmadan gelebilirdi. Bu çalışmanın payı toplam 118 hastanın yaklaşık %27’siydi (32 bölü 118) ve ABD’li hastaların payı bu tavanın da altında kalıyordu. Sonlanım noktası objektif yanıt oranı, yani biyolojik olarak taşınabilir sayılan tümör küçülmesiydi. Randomize PFS ya da OS çalışmaları aynı rahatlığı görmedi.
Yalnız Çin verisine dayalı başvuruların sınırları
Sınırları en net çizen dosya, Innovent ve Eli Lilly’nin sintilimab başvurusudur. Başvuru, küçük hücreli dışı akciğer kanserinde (NSCLC) yalnız Çin’de yürütülen 397 hastalık ORIENT-11 çalışmasına dayanıyordu. ODAC, 10 Şubat 2022’de 14’e 1 oyla ek çalışma gerektiğine karar verdi. Ret eksenleri OS testinin yokluğu, ABD’de OS kazanımı kanıtlanmış ilaçların varlığı, ABD standardını yansıtmayan kontrol kolu, FDA ile görüşülmemiş geliştirme planı ve eksik saha denetimiydi. FDA 24 Mart 2022 tarihli tam yanıt mektubunda (CRL, complete response letter) OS birincil sonlanım noktalı, eşdeğerlik tasarımlı bir çok bölgeli çalışma önerdi. FDA böylece yalnız saha eklenmesini değil, tasarım değişikliğini de istedi.
HUTCHMED’in surufatinibi, ABD köprüleme çalışmasının da yetmeyebileceğini gösterdi. Elde Çin’de yürütülen iki Faz 3 ve bir ABD köprüleme çalışması vardı. FDA Mayıs 2022 başında CRL verdi ve ABD popülasyonunu daha iyi temsil eden bir MRCT istedi. Karar güvenlilik temelli değildi. Coherus ve Junshi’nin toripalimab dosyasında ise takvimi denetim lojistiği belirledi. Aralık 2022 karar tarihinde COVID seyahat kısıtları yüzünden yerinde üretim denetimi yapılamadı. Onay ancak 27 Ekim 2023’te, 289 hastalık JUPITER-02 çalışmasına dayanarak geldi (PFS risk oranı 0,52).
İstisnalar bir kalıp izler. Nazofarenks karsinomu ABD’de çok nadir, Güneydoğu Asya’da endemiktir. Bu yüzden tek bölge verisi bu endikasyonda kabul edildi ve Akeso’nun penpulimabı da Nisan 2025’te onaylandı (risk oranı 0,45). Bu istisnalar FDA’nın gevşemesinden değil epidemiyolojiden kaynaklanır. Taslak kılavuzdaki orantılı dağılım hükmü de aynı mantığa dayanır. Orantılı dağılımda bile onaylanan endikasyon çalışılan popülasyona göre daralabilir.
Köprülemeden MRCT’ye Çin menşeli varlıkların yolu
Çin’de kanıtı olan bir ilacın ABD’ye taşınmasının iki yolu var. Birincisi köprüleme çalışmasıdır. Kaynak bölgedeki kanıt korunur, hedef bölgede daha küçük ve doğrudan karşılaştırmalı bir çalışma yapılır. Henlius’un serplulimabı bu yolu izliyor. İlaç yaygın evre küçük hücreli akciğer kanserinde Çin’de, Güneydoğu Asya’da ve AB’de onaylı. FDA’nın istediği ABD köprüleme çalışması ASTRIDE, serplulimabı atezolizumabla 1:1 karşılaştırıyor ve kol başına yaklaşık 100 hasta planlandı.
İkinci yol, Çin çalışmasından sonra ayrı bir küresel MRCT yapmaktır. HUTCHMED ve Takeda’nın fruquintinibi bu yolun örneğidir. FDA onay için Çin’deki FRESCO verisini tek başına yeterli saymadı ve ABD, AB, Japonya ve Avustralya’da yürütülen FRESCO-2’yi şart koştu. Onay Kasım 2023’te geldi.
| Çalışma |
Bölge |
Hasta |
Medyan OS (ilaç / kontrol) |
Risk oranı |
| FRESCO |
Çin |
416 |
9,3 / 6,6 ay |
0,65 |
| FRESCO-2 |
ABD, AB, Japonya, Avustralya |
691 (2:1) |
7,4 / 4,8 ay |
0,66 |
Mutlak medyanlar bölgeler arasında karşılaştırılamaz, farklı hasta profillerinden gelir. Taşınabilen ölçü göreli etkidir ve risk oranları neredeyse aynıdır. Yine de Batı çalışması olmadan ABD satışı başlamadı.
HARMONi ve ivonescimab
29 Haziran 2026 itibarıyla en yakından izlenen MRCT dosyalarından biri, Akeso’nun PD-1 ve VEGF’yi birlikte hedefleyen bispesifik antikoru ivonescimabdır. Summit Therapeutics ilk anlaşmada ABD, Kanada, Avrupa ve Japonya haklarını aldı, 2024 genişlemesiyle Latin Amerika, Orta Doğu ve Afrika da eklendi. HARMONi çalışması, üçüncü nesil tirozin kinaz inhibitörü sonrası EGFR mutasyonlu NSCLC hastalarında ivonescimab artı kemoterapiyi test etti. Summit başkanının aktarımına göre FDA, çalışmanın tek bölgeli (Çin) hâlinden çok bölgeli kurguya taşınmasında şirketle birlikte çalıştı.
Çalışmada 438 hasta vardı (219’a 219). Bağımsız değerlendirmeyle PFS risk oranı 0,52 (0,41-0,66) çıktı. Nisan 2025 veri kesimli birincil OS analizinde risk oranı 0,79 (0,62-1,01) ve p=0,057 idi. SAP’ın istediği eşik p=0,0448’di. Alfanın, yani çalışmanın toplam yanlış pozitif payının, bir kısmı ara analizlerde harcandığı için eşik 0,05 değildi. Çift birincil sonlanım noktasından yalnız PFS karşılandı.
Summit’in 7 Eylül 2025 bültenine göre birincil analizde Batılı hastaların medyan takibi 9,2 aydı ve medyan OS’den kısaydı. Sonraki "Batı uzun takip" analizi şu tabloyu verdi. ITT, yani randomize edilen bütün hastaları kapsayan tedavi amaçlı popülasyondur.
| Grup |
Hasta (ilaç / kontrol) |
OS risk oranı (Eylül 2025 analizi) |
| Toplam (ITT) |
438 (219 / 219) |
0,78 (0,62-0,98), nominal p=0,0332 |
| Batı |
165 (83 / 82) |
0,84 (medyan 17,0 / 14,0 ay) |
| Kuzey Amerika |
93 (43 / 50) |
0,70 |
| Asya |
273 (136 / 137) |
0,76 |
Tabloda iki tuzak var. Birincisi olgunluk asimetrisidir. Aynı çalışmada bölgelere farklı takip süresi uygulandı ve Batı alt grubu sonradan olgunlaştırıldı. İkincisi nominal p değeridir. Sonradan yapılan analizler harcanmış alfayı geri getirmez. Summit’in 2025 yıllık 10-K belgesi de bu analizi "ad hoc" diye etiketler. 29 Haziran 2026 itibarıyla FDA’nın bu analize ne ağırlık vereceğini gösteren bir inceleme notu yoktur. Araştırma kaynaklarında başka bir şirketin nominal p ile onay aldığı bir örnek de bulunamadı.
Aynı ilacın Çin’deki tek bölgeli kardeş çalışması HARMONi-A’da final OS risk oranı 0,74 (0,58-0,95, p=0,019) çıktı. Benzer kurguda tek bölgeli çalışma OS’de anlamlı, MRCT anlamsız kaldı. Summit, FDA’nın bu endikasyonda onay için istatistiksel olarak anlamlı OS faydası gerektiğini bildirdiğini yazdı. Şirket buna rağmen BLA’yı 2025’in dördüncü çeyreğinde sundu ve 12 Ocak 2026’da duyurdu. FDA dosyayı Ocak 2026’da kabul etti, karar hedef tarihi (PDUFA tarihi) 14 Kasım 2026’dır. 29 Haziran 2026 itibarıyla karar yoktur ve dosyanın kabulü onay anlamına gelmez.
En yeni halka HARMONi-6’dır. Akeso’nun yalnız Çin’de yürüttüğü bu 532 hastalık çalışma, birinci basamak skuamöz NSCLC’de ivonescimab artı kemoterapiyi tislelizumab artı kemoterapiyle karşılaştırdı. Planlı ara analiz 31 Mayıs 2026’da ASCO 2026 genel oturumunda sunuldu, OS risk oranı 0,66 (0,50-0,87, p=0,0017) oldu. Yalnız Çin’de yürütüldüğü için bu sonuç ABD başvurusu için tek başına yeterli sayılmaz. Bölgesel temsil sorusunu küresel HARMONi-3 cevaplayacak. Şirket açıklamasına göre skuamöz kohortta final PFS 2026’nın ikinci yarısında bekleniyor.
Lisans sözleşmesinde veri, maliyet ve fesih
Lisans bölgelerinin bölünmesi MRCT’de veri sahipliğini de böler. Akeso’nun 6 Aralık 2022 tarihli Hong Kong borsası duyurusuna göre Summit, kendi bölgesindeki bütün gelecek çalışmaların geliştirme ve düzenleyici maliyetini tek başına taşır. Akeso Çin dahil diğer bölgelerin haklarını elinde tutar. Yani HARMONi-A ve HARMONi-6 gibi Çin çalışmalarının maliyeti Akeso’dadır. Kamuya açık metinlerde Summit’in bu çalışmalar için ayrı bir maliyet paylaşımı görünmez. Ortak yönlendirme komitesi ve veri hakkı maddeleri de kamuya açık özetlerde yer almaz.
Summit’in 2025 10-K’sı bu bağımlılığı kendi risk faktörü olarak yazar. Şirketin Akeso’nun Çin’deki çalışmalarından klinik öncesi veri ve hasta verisi kullanabilmesi, kayıt çalışmaları için açık bir risktir. Aynı belge FDA’nın yabancı veriyi ancak ABD popülasyonuna ve ABD tıp pratiğine uygulanabilir bulursa kabul edeceğini hatırlatır. HARMONi-3 için Kuzey Amerika, Çin ve Avrupa’da merkez açıldığını da söyler. Çin sahalarının verisi bu yüzden hem bilimsel hem sözleşmesel bir sorudur.
10-K’daki ödeme kayıtları manşet rakamdan farklıdır. Summit 2023’ün ilk çeyreğinde 474,9 milyon dolar nakit ve 25,1 milyon dolar değerinde 10 milyon hisse ödedi. Haziran 2024’teki ikinci değişiklik yeni bölgeleri 15,0 milyon dolara ekledi ve toplam ilk bedel 515 milyon dolara çıktı. Koşullu ödemeler 4,56 milyar dolara kadardır. Etken madde üretiminden yalnız Akeso sorumludur, ticarileştirmede nihai karar Summit’tedir. Akeso ödeme dışı esaslı ihlalde 90 gün, ödeme ihlalinde 60 gün, tedarik ihlalinde 30 günlük düzeltme süresinden sonra sözleşmeyi feshedebilir. Batılı ortak böylece hem veride hem üretimde Çinli lisans verene asimetrik biçimde bağlı kalır.
Pazarın büyüklüğü bu maddelerin ağırlığını artırır. IQVIA’nın Ocak 2026 değerlendirmesine göre 2025’te büyük ilaç şirketlerinin lisansladığı varlıkların %40’ında lisans veren taraf Çinliydi. PharmCube verisinde 2025’te peşin ödemeler toplam işlem değerinin yalnız yaklaşık %5’idir (7,0 milyar dolar bölü 135,7 milyar dolar). Geri kalan değer kilometre taşlarına bağlıdır ve ABD tarafındaki büyük kilometre taşları ABD’ye uygulanabilirlik kanıtlanmadan gelmez. rNPV, yani risk ayarlı net bugünkü değer hesabında MRCT sonucu bu yüzden en ağır olasılık adımlarından biri olur.
Maliyet ve hız farkı
Çin sahalarının MRCT’deki çekiciliği maliyet ve hızdan gelir, ama bu konudaki rakamlar birincil kaynaklı değildir. General Catalyst’in aktardığı bir analize göre NSCLC Faz 3’te hasta başı maliyet ABD’de en az 69.000 dolar, Çin’de yaklaşık 25.000 dolardır. Aynı kaynağa göre Çin’de geç faz hasta alımı ABD’den 2-5 kat hızlıdır. Danışmanlık şirketi Vision Lifesciences ise bir onkoloji Faz 3’ünün maliyetini Çin’de 15-20 milyon dolar, ABD’de 40-50 milyon dolar olarak tahmin eder. Rakamların yılı ve yöntemi belirsizdir, bu yüzden yön göstergesi olarak okunmalıdır.
IQVIA, WuXi, Tigermed ya da Parexel gibi CRO’lardan hasta başı karşılaştırmalı bir rakam yayımlanmış değildir. Çin’in genetik kaynak onayının kaç hafta sürdüğüne dair sayısal bir CRO bildirimi de bulunmuyor. Maliyet avantajı bu yüzden takvim riskiyle birlikte hesaplanır. Çin’de ucuz ve hızlı toplanan hasta, verisi sınırı geçemezse ABD başvurusunda işe yaramaz.