Piyasa Gelişmeleri — 29 Ekim 2026
Intel hisseleri İsrail’deki fabrika patlaması ve PC pazarındaki zayıflıkla yüzde 18 düştü. Wall Street, Alphabet’in gelir beklentisini karşılayamaması ve yapay zeka harcamalarına dair endişelerle geriledi.
PPA (power purchase agreement, elektrik satın alma anlaşması), bir alıcının belirli bir santralin elektriğini ya da o elektriğin fiyat farkını yıllara yayılan bir süre boyunca önceden anlaşılmış fiyattan almayı taahhüt ettiği sözleşmedir.
PPA (power purchase agreement, elektrik satın alma anlaşması), bir alıcının belirli bir santralin ürettiği elektriği ya da o elektriğin fiyat farkını, çoğu zaman 10 ile 25 yıl arasında değişen bir süre boyunca önceden anlaşılmış fiyattan almayı taahhüt ettiği sözleşmedir. Satıcı genellikle bir rüzgâr, güneş, hidroelektrik ya da nükleer santralin sahibidir. Alıcı bir elektrik dağıtım şirketi, bir enerji tedarikçisi ya da çok elektrik tüketen bir şirket olabilir. Sözleşme santralin gelirini önceden sabitleyerek yatırımın finanse edilmesini sağlar, alıcıya da fiyat güvencesi ve temiz enerji iddiası verir. Dragonomi'de terim en çok Vistra, Talen ve NextEra gibi elektrik üreticilerinin telekonferans notlarında, nükleer santrallerin veri merkezi işleten teknoloji şirketlerine yaptığı uzun vadeli satışlar bağlamında geçer.
| Künye | |
|---|---|
| Açılım | Power purchase agreement |
| Türkçe karşılık | Elektrik satın alma anlaşması, enerji satın alma anlaşması |
| Başlıca türler | Fiziki PPA, aracılı (sleeved) PPA, sanal PPA (VPPA), tarife üzerinden PPA, saha içi PPA |
| Tipik vade | Avrupa'da en yaygın 10 yıl (ICIS, 2021), ABD'deki nükleer anlaşmalarda yaklaşık 17-25 yıl |
| Başlıca alıcılar | Meta, Amazon, Google ve Microsoft, 2025'te küresel kurumsal hacmin %49'u (BloombergNEF) |
| Fiyat göstergeleri | LevelTen P25 endeksleri, Pexapark EURO Composite |
| Küresel kurumsal hacim | 2025'te 55,9 GW (BloombergNEF) |
Bir PPA'nın iki tarafı vardır. Satıcı santrali kuran ya da işleten şirkettir. Alıcı (offtaker) ise santralin üretimini ya da bir bölümünü uzun süre satın almayı üstlenen taraftır. Sözleşme üç şeyi sabitler. Birincisi fiyattır. Bu, megavatsaat başına sabit bir rakam, yıllık artışı belirlenmiş bir rakam ya da bir taban ile tavan arasında kalan bir aralık olabilir. İkincisi hacimdir, yani alıcının santralin ürettiği her megavatsaati mi, yoksa belirli bir saatlik profili mi aldığı. Üçüncüsü vadedir.
Kurumsal PPA'da elektrik çoğu zaman tek başına satılmaz. Yenilenebilir ya da karbonsuz bir santralin her megavatsaatlik üretimine bir çevresel nitelik sertifikası (energy attribute certificate, EAC) karşılık gelir. ABD'de buna REC, Avrupa'da menşe garantisi, Türkiye'de YEK-G belgesi denir. Elektrik şebekeye karışır ve hangi santralden geldiği izlenemez, ama sertifika izlenebilir. Alıcının temiz enerji iddiası, sertifikanın kendisine devredilip onun adına iptal edilmesine dayanır.
Satıcı açısından sözleşmenin asıl işlevi finansmandır. Rüzgâr ve güneş enerjisi santrallerinde yakıt maliyeti yoktur, maliyetin neredeyse tamamı kuruluşta harcanan sermaye harcamasıdır. Banka, kredi verirken gelirin ne kadar öngörülebilir olduğuna bakar. Yıllar boyunca belirli fiyattan satış garantisi taşıyan bir proje daha fazla borçla ve daha düşük faizle finanse edilir. Bu da projenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetini düşürür ve satıcının teklif edebileceği fiyatı aşağı çeker. Alıcının kredi notu bu yüzden fiyatın bir parçasıdır.
Alıcı açısından iki gerekçe öne çıkar. İlki fiyat riskinden korunmadır. Elektrik fiyatı doğal gaz fiyatı, hava ve talep şoklarıyla oynar, sabit fiyatlı bir PPA bu oynaklığın bir bölümünü uzun süreliğine dondurur. İkincisi emisyon hedefleridir. Satın alınan elektrikten kaynaklanan dolaylı emisyonlar sera gazı muhasebesinde Kapsam 2 olarak raporlanır. PPA ile alınan sertifikalar bu emisyonun piyasa bazlı yöntemle sıfıra yakın hesaplanmasını sağlar.
ABD'de 1978'de çıkarılan PURPA yasası, düzenlemeye tabi elektrik şirketlerini bağımsız üreticilerin elektriğini belirli koşullarla satın almaya zorladı. İlk geniş PPA dalgası, alıcının elektrik şirketi olduğu bu sözleşmelerle başladı. Avrupa'da ve Türkiye'de aynı rolü uzun süre devlet garantili alım tarifeleri oynadı.
2010'larda rüzgâr ve güneşin kurulum maliyeti hızla düştü, devlet destekli tarifeler birçok ülkede kısıldı. Aynı dönemde büyük teknoloji şirketleri iklim taahhütleri vermeye başladı. Garantili tarifenin yerine uzun vadeli bir alıcı arayan geliştirici ile temiz elektrik arayan şirket, kurumsal PPA'da buluştu. 2026 itibarıyla alıcıların başında hiper ölçekleyiciler, yani bulut hizmeti veren büyük teknoloji şirketleri geliyor. Satıcı tarafında bağımsız geliştiriciler, elektrik şirketlerinin yenilenebilir kolları ve giderek artan biçimde mevcut nükleer santral sahipleri bulunuyor.
Fiziki PPA'da santral ile alıcı aynı şebeke bölgesindedir ve elektrik alıcının hesabına teslim edilir. Aracılı PPA (sleeved PPA) bunun bir türüdür. Santralin elektriğini alıcının tedarikçisi alır, eksik saatleri kendi portföyünden tamamlar ve bu hizmet için ücret keser. Sanal PPA (virtual PPA, VPPA, finansal PPA) ise bir fark sözleşmesidir. Elektrik alıcıya teslim edilmez, santral elektriğini kendi bölgesindeki toptan piyasaya satar ve taraflar sözleşme fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki farkı nakit olarak öder. Sertifikalar alıcıya geçer. Bu yapı, veri merkezleri birçok şebekeye dağılmış şirketlerin işine gelir.
Tarife üzerinden PPA'da aracı, düzenlemeye tabi bir elektrik şirketidir. Kurumsal müşteri özel bir tarife üzerinden santralin maliyetini ve sertifikalarını üstlenir. Saha içi PPA (on-site PPA) ise alıcının çatısına ya da arazisine kurulan santralin elektriğinin doğrudan o tesise satıldığı küçük ölçekli modeldir.
Hacmin biçimi de ekonomiyi değiştirir. Üretildiği kadar (pay-as-produced) sözleşmede alıcı santral ne üretirse onu alır. Baz yük (baseload) sözleşmede satıcı her saat aynı miktarı teslim eder ve üretmediği saatlerde açığı piyasadan kendisi kapatır. Sabit hacimli (fixed-shape) hedge da bu ikinci mantığın finansal karşılığıdır. Sürekli güç (firm) ürünleri arada yer alır, güneşin yanına batarya, rüzgârın yanına güneş eklenerek profil düzleştirilir. Profil riski kimde kalırsa fiyat ona göre ayarlanır. Bu ayrımın neden hayati olduğunu aşağıdaki Uri bölümü gösteriyor.
Varsayımsal bir örnek mekanizmayı ortaya koyar. Bir şirket, 100 MW'lık bir güneş santraliyle megavatsaat başına 60 dolarlık sabit fiyatlı, üretildiği kadar esaslı bir sanal PPA imzalıyor. Uzlaşma, bölgedeki işlem merkezinin (hub) saatlik fiyatı üzerinden yapılıyor.
Birinci ay santral 20.000 MWh üretiyor, üretim saatlerinde ortalama hub fiyatı 45 dolar oluyor. Fark 60 - 45 = 15 dolardır. Alıcı satıcıya 15 x 20.000 = 300.000 dolar öder ve satıcının geliri megavatsaat başına 60 dolara tamamlanır. İkinci ay hub fiyatı 75 dolara çıkıyor. Fark bu kez 75 - 60 = 15 dolardır ve satıcı alıcıya 300.000 dolar öder. Alıcı aynı ay tedarikçisine daha yüksek fatura öder, bu ödeme onu dengeler. Bu denge, alıcının tükettiği saatlerin fiyatı santralin ürettiği saatlerin fiyatıyla birlikte hareket ettiği ölçüde geçerlidir.
Üçüncü ay santralin bağlı olduğu düğüm noktasında (node) fiyat iletim tıkanıklığı yüzünden 40 dolara düşüyor, hub fiyatı 45 dolarda kalıyor. Satıcı elektriğini 40 dolardan satar ama alıcıdan yalnızca 60 - 45 = 15 dolarlık farkı alır. Megavatsaat başına geliri 40 + 15 = 55 dolar olur. Aradaki 5 dolar baz farkı riskidir (basis risk). Sözleşme hub fiyatından uzlaştığı için bu riski satıcı taşır.
BloombergNEF'in 19 Şubat 2026'da yayımladığı verilere göre kurumsal alıcılar 2025'te dünya genelinde 55,9 GW'lık temiz enerji PPA'sı imzaladı. Bu, yaklaşık on yıl sonra görülen ilk yıllık gerileme ve %10'luk bir düşüştü. ABD 29,5 GW ile rekor kırdı, ama PPA imzalayan farklı kurumsal alıcı sayısı %51 düşüşle 33'e indi. Meta, Amazon, Google ve Microsoft küresel faaliyetin %49'unu oluşturdu. Yani daha az sayıda alıcı daha büyük anlaşmalar yaptı. Pexapark'a göre Avrupa'da 2025'te kamuya açıklanan PPA sayısı 247, toplam kapasite 13,1 GW oldu ve kapasite %13 düştü. BloombergNEF yalnızca kurumsal alıcıları sayar, Pexapark elektrik şirketlerini de kapsar. İki kaynağın rakamı bu yüzden doğrudan karşılaştırılmaz.
Fiyat tarafında en çok izlenen gösterge LevelTen Energy'nin P25 endeksidir. P25, bir piyasada verilen PPA tekliflerinin en ucuz %25'lik diliminin üst sınırıdır. Bu bir teklif fiyatıdır, imzalanmış sözleşmelerin ortalaması değildir. LevelTen'in 2025 dördüncü çeyrek verilerine göre Kuzey Amerika'da güneş ve rüzgâr P25'i yıllık yaklaşık %9 arttı. Bölgeler arasındaki fark ise ortalamadan çok daha büyüktür.
| Şebeke bölgesi | Güneş P25, 4Ç 2025 ($/MWh) |
|---|---|
| ISO-NE (New England) | 115,00 |
| PJM (Orta Atlantik) | 81,03 |
| MISO (Orta Batı) | 64,95 |
| CAISO (Kaliforniya) | 62,00 |
| ERCOT (Teksas) | 49,00 |
Avrupa'da yön ters. LevelTen'in Avrupa endeksinde 2025 dördüncü çeyrekte güneş P25'i üst üste üçüncü kez düşerek megavatsaat başına yaklaşık 57,44 avroya indi, rüzgâr P25'i 85,96 avroda kaldı. LevelTen farkı Almanya ve İspanya'daki güneş kanibalizasyonuna, yani aynı saatlerde üreten güneş santralleri çoğaldıkça o saatlerin fiyatının çökmesine bağlıyor. PPA fiyatı çoğu zaman vadeli piyasa eğrisinin altında kalır. Grant Thornton Greece'in Pexapark verisine dayanan 2022 tablosunda 10 yıllık üretildiği kadar esaslı anlaşmalar, vadeli eğrinin İspanya ve Portekiz'de %40-50, diğer Avrupa piyasalarında %15-30 altındaydı.
Şubat 2021'de Teksas'ı vuran Uri kış fırtınası, PPA ve hedge sözleşmelerinin metnini değiştiren olaydır. ERCOT fiyatı günlerce megavatsaat başına 9.000 dolarlık tavanda kaldı. Bu fiyatta kazanan ya da batan taraf, santralin ne ürettiğine değil, sözleşmenin hacmi nasıl tanımladığına bağlıydı.
Clay County'deki 204,1 MW'lık Shannon Wind santrali, 29 Haziran 2015'te Citigroup Energy ile iki ISDA çerçeve anlaşması imzalamıştı. Chapter 11 dosya özetlerine göre güç hedge'inin sabit fiyatı megavatsaat başına 26,20 dolardı, REC'ler de tanesi 0,75 dolardan Citigroup'a satılıyordu. Hedge sabit hacimliydi. Fırtınada kanatlar buzlandı, üretim düştü ve santral teslim edemediği miktarı yaklaşık dört gün boyunca 9.000 dolardan kapatmak zorunda kaldı. Megavatsaat başına açık 9.000 - 26,20 = 8.973,80 dolardı. Citigroup Mart 2021'de 39.486.641,34 dolarlık fatura kesti.
Santral mücbir sebep ileri sürdü ve faturanın cezai şart niteliğinde olduğunu savunarak Nisan 2021'de Harris County mahkemesinde dava açtı. İhtiyati tedbir talebi reddedildi. Citigroup Nisan 2022'de teminat hesaplarından yaklaşık 14 milyon dolar çekti, dava Şubat 2023'te düştü. Ocak 2026'daki Chapter 11 dilekçesinde Citigroup'a güç hedge borcu yaklaşık 102,9 milyon dolar, Kasım 2025 tarihli 5 milyon dolarlık avansla birlikte yaklaşık 108,1 milyon dolar görünüyor. Santralin Nomura aracılığıyla satılması planlanıyor. Ders açıktır. Sabit hacimli bir hedge'de "üretemedim" savunması fiyat riskini karşı tarafa devretmez. Innergex'in Mayıs 2021 duyurusuna göre aynı şirketin ortak olduğu Flat Top projesi de güç hedge karşı tarafıyla benzer bir ödeme uyuşmazlığına girmişti.
Danışmanlık şirketi DNV, 2021'de 100 MW'lık varsayımsal bir Batı Teksas rüzgâr santrali üzerinden 13-19 Şubat haftasını hesapladı. Hedge fiyatı megavatsaat başına 20,10 dolardı. Normal bir haftada santralin net geliri yaklaşık 187 bin dolardı.
| Senaryo, 13-19 Şubat 2021 | Haftalık sonuç (DNV) |
|---|---|
| Sabit hacimli hedge, santral normal üretiyor | Yaklaşık 12 milyon $ kâr |
| Sabit hacimli hedge, üretim tamamen duruyor | Yaklaşık 38 milyon $ zarar |
| Vekil gelir swap'ı (PRS), üretim tamamen duruyor | Yaklaşık 17 milyon $ zarar |
Vekil gelir swap'ı (proxy revenue swap, PRS) ve vekil üretim (proxy generation), uzlaşmayı ölçülen üretime değil, rüzgâr hızından ya da ışınım verisinden modellenen üretime bağlar. REsurety gibi hesap ajanları bu modeli örneğin türbin başına %85 verim varsayımıyla kurar. Normalde bu yapı satıcının kasıtlı kısıntısını önler. Uri'de ise rüzgâr esiyordu ama türbinler buz tutmuştu. Model yüksek üretim gösterdi, gerçek üretim sıfıra yakındı ve aradaki fark satıcıya fatura oldu. DNV örneğinde sabit hacim ile PRS arasındaki zarar farkı yaklaşık 21 milyon dolardır, yani PRS daha az kaybettirdi ama korumadı.
REsurety'den Lee Taylor'ın Norton Rose Fulbright'ın Haziran 2022 yayınında aktardığına göre fırtına öncesi Teksas hedge'lerinin kabaca %20-25'i sabit hacimli, yaklaşık %10'u vekil üretim tabanlıydı. Teksas yenilenebilir projelerinin yaklaşık üçte biri hedge kaynaklı ciddi zarar gördü. Sonrasında borç verenler sınırsız yükümlülüğü kabul etmez oldu. Vekil üretim artık uzlaşmada değil, yalnızca performans yetersizliğinde tazminat hesaplayıcısı olarak kullanılıyor. Tazminat da çeyreklik, yıllık ve toplam üst sınırla sınırlanıyor. Kurumsal alıcılar kullanılabilirlik tanımlarını sıkılaştırırken, geliştiriciler ticari işletmeye giriş tarihi için 18 ay ve üzeri esneklik istiyor. Aynı yayına göre fırtınanın kayıpları ağırlıkla sanal PPA alıcılarına değil, perakende tedarikçilere ve onların hissedarlarına düştü.
Aynı fiyatı taşıyan iki PPA çok farklı ekonomiye sahip olabilir. Farkı maddeler yaratır.
Kısıntı (curtailment), şebeke kısıtı ya da düşük fiyat nedeniyle santralin üretimini azaltmasıdır. Modo Energy'ye göre ERCOT'ta rüzgâr ve güneş kısıntısı 2024'te 8 TWh'yi aştı. Norton Rose Fulbright'a göre kısılan enerji için ödeme yapılmaz ve alıcı o enerjinin sertifikasını da alamaz. Bu yüzden sözleşmelere hub-düğüm ayarı, fiyat tabanı ve tavanı (collar) ve kısıntıya üst sınır eklenir.
Negatif fiyatlı bir saatte üretildiği kadar esaslı sanal PPA'nın alıcısı, sözleşme fiyatına ek olarak negatif fiyatın mutlak değerini de öder. Pexapark'ın verilerine göre Almanya'da bu risk yaklaşık 2023 sonuna kadar alıcıdaydı, 2024 ortasından itibaren satıcıya kaydı ve paylaşımlı yapılar yaygınlaştı. Pexapark'ın İspanya için 2024 analizi, negatif fiyat maddelerinin yazılışına bağlı olarak üretildiği kadar esaslı PPA üretiminin %25'inin üretici açısından zararda kalabileceğini gösterdi. Modo Energy'ye göre İspanya'da 2025 baharında 404 negatif fiyatlı saat yaşandı ve Ekim 2025 itibarıyla yeni sözleşmelerde 0 avroluk taban ile uzlaşmaya sayılan negatif saatlere tavan yaygınlaştı. Pazarlık bazen hiç sonuçlanmaz. Pexapark'a göre 2025 üçüncü çeyrekte Almanya'da yalnızca üç anlaşma ve 169 MW açıklandı, çünkü alıcılar güneşin yakalama oranı (capture rate) varsayımlarını sürekli aşağı çekiyordu. Yakalama oranı, santralin ürettiği saatlerde elde ettiği ortalama fiyatın piyasa ortalamasına oranıdır. Yeni PPA'ların yüzde kaçında sıfır taban bulunduğunu gösteren bir veri kamuya açık değildir.
Pexapark'ın tanımlarına göre proje finansmanında alıcı için olağan taban BBB- ve üstü nottur. Bunun altındaki alıcıdan ana şirket garantisi ya da akreditif istenir. Satıcı da geliştirme dönemi için teminat verir ve bu teminat ticari işletme tarihi yaklaştıkça artar. Kamuya açık örnekler düzenleyici programlardan gelir. Kaliforniya'nın CREST PPA'sında kilovat başına 20 dolar isteniyordu. 2006 tarihli bir Utah düzenleyici dosyasındaki şemada teminat imzadan 30 gün sonra kilovat başına 20 dolar, işletmeye girişten 18 ay önce 40 dolar, 12 ay önce 50 dolar düzeyine çıkıyordu. Bu rakamlar eski ve programa özgüdür. Yatırım yapılabilir notun altındaki alıcılar için güncel akreditif düzeyleri kamuya açık kaynaklarda bulunmuyor.
Pine Gate Renewables Kasım 2025'te Teksas'ta Chapter 11 iflas korumasına başvurdu. Çözüm tek bir yeniden yapılandırma planı yerine, kredi verenlerin kendi teminatlarındaki portföyler için öncü teklif (stalking horse) verdiği varlık satışlarıyla ilerledi. Şirket, işletmedeki projelerin elektrik satmaya ve sözleşmelerini yerine getirmeye devam edeceğini açıkladı. Hangi PPA'ların devralan tarafa aktarıldığı ya da reddedildiği haber kaynaklarında yer almıyor. Satış yoluyla ilerleyen bir iflasta PPA çoğu zaman varlıkla birlikte el değiştirir. Alıcı açısından bu durumda yeni sahibin kredi kalitesi ve teslim takvimi önem kazanır.
ABD'de Temmuz 2025'te yasalaşan OBBBA (One Big Beautiful Bill Act) ile rüzgâr ve güneş vergi kredileri, inşaatına 4 Temmuz 2026'dan önce başlanmayan projelerde ancak 31 Aralık 2027'ye kadar hizmete girilirse sürüyor. LevelTen'e göre bu, şebeke bağlantısı gecikmesini doğrudan kredi kaybı riskine çeviriyor ve risk fiyat ayarlama maddeleriyle paylaştırılıyor. İkinci tetikleyici FEOC (foreign entity of concern, yasaklı yabancı kuruluş) kuralıdır. Norton Rose Fulbright'ın özetine göre 2026'da inşaatına başlanan güneş projelerinde ürün maliyetinin en az %40'ı yasaklı kuruluşlardan gelmemeli ve bu eşik sonraki yıllarda %60'a çıkıyor. Depolamada eşik %55'ten başlıyor. Hazine'nin Şubat 2026'da yayımladığı IRS Notice 2026-15 bir maliyet oranı formülü getirdi, ek güvenli liman tabloları ise 31 Aralık 2026'ya kadar yayımlanacak. 2025 sonuna kadar inşaatı başlamış projeler testten muaf. Tablolar sözleşme imzasından sonra çıkacağı için yeni PPA'ların mevzuat değişikliği maddesi, kredinin kaybedildiği durumda fiyatın nasıl uyarlanacağını açıkça yazmak zorunda kalıyor.
Veri merkezleri günün her saati elektrik çeker. BloombergNEF'e göre Meta ve Amazon 2025'te birlikte 20,4 GW sözleşme yaptı, bunun 4,7 GW'ı nükleerdi. Bu anlaşmaların hiçbirinde fiyat açıklanmadı. Ama şirketlerin SEC'e verdiği belgeler yapıyı fiyattan daha çok anlatıyor.
| Anlaşma | Kapasite ve vade | Açıklanan yapı |
|---|---|---|
| Talen-Amazon (Susquehanna), Haziran 2025 | 1.920 MW'a kadar, 2042'ye kadar | Asgari 1.680 MW, tavanlı telafi ödemesi, şebeke önü teslim |
| Vistra-Meta, Ocak 2026 | 2.176 MW + 433 MW artırım, 20 yıl | Enerji ve kapasite satışı, artırım kilometre taşlarına bağlı |
| Constellation-Meta (Clinton), Haziran 2025 | 1.121 MW, 20 yıl | Teslimat Haziran 2027'de, eyalet ZEC programının bittiği ay |
| Vistra-Amazon (Comanche Peak), Eylül 2025 | 1.200 MW, 20 yıl | 20 yıla kadar uzatma opsiyonu |
| NextEra-Google (Duane Arnold), Ekim 2025 | Yaklaşık 615 MW, 25 yıl | Yeniden başlatma, hedef 2029'un ilk çeyreği |
Talen'in 11 Haziran 2025 yatırımcı sunumu, nükleer PPA'da hacim taahhüdünün nasıl yazıldığını gösteren nadir belgedir. Sözleşme tam hacimde 2042'ye kadar yaklaşık 18 milyar dolar nominal gelir öngörüyor. Asgari hacim 1.680 MW'tır. Amazon'un hacmi 480 MW'a düşürme opsiyonu kaldırıldı. Hacim, tavanlı bir telafi ödemesiyle (make-whole) korunuyor. Talen'in tahminine göre alıcı hiç elektrik çekmezse ödeyeceği tutar, piyasa fiyatlarına bağlı olarak tam etkinin %50-65'iyle sınırlı kalıyor. Yani teslim edilmeyen hacmin riski taraflar arasında kabaca yarı yarıya paylaşılıyor. Sunum fiyat eskalatörlerinden ve 2028 sonrası %2'lik bir eskalasyondan söz ediyor, ama fiyatın sabit mi piyasaya endeksli mi olduğunu açıkça yazmıyor. Kapasite geliri ve sertifika paylaşımı da ayrıca rakamlandırılmıyor.
Bu sözleşmeyi okumanın bir yolu taban fiyattır. Talen'e göre nükleer üretim vergi kredisi, 2032'ye kadar enflasyona endeksli olarak megavatsaat başına yaklaşık 40-44 dolarlık bir taban koruması sağlıyor. Şirket Amazon sözleşmesinin bu krediye bağımlılığı azalttığını söylüyor. PPA'nın gerçek değeri, bu taban ile sözleşme fiyatı arasındaki farktır. Talen'in 26 Şubat 2026 sonuçlarına göre nükleer filosunun 2026 beklenen üretiminin yaklaşık %90'ı, 2027'ninkinin yaklaşık %40'ı hedge'li.
Vistra'nın 9 Ocak 2026 tarihli 8-K bildirimine göre Meta'ya satılan 2.609 MW, mevcut üretim (Perry 1.268 MW, Davis-Besse 908 MW) ile artırımlardan (Perry 213 MW, Davis-Besse 80 MW, Beaver Valley 140 MW) oluşuyor. Artırım (uprate), mevcut reaktörün gücünün ekipman yenilemesiyle yükseltilmesidir. Satılan ürün "karbonsuz enerji ve kapasite"dir. Artırım kısmı koşullara, kilometre taşlarına ve belirli durumlarda fesih haklarına bağlı. Yatırımın 2026-2034 arasında yapılması, 2028 sonuna kadar %20'den azının harcanması bekleniyor. Vistra tam teslimatta mevcut hacimden büyüme öncesi düzeltilmiş serbest nakit akışına yaklaşık %8-10, artırım hacminden %5-7 ek katkı bekliyor ve artırım yatırımının orta onlu yüzdelik getiri hedefini aştığını söylüyor. Fiyat verilmeden sözleşmenin ekonomisi bu yüzdelerden okunur.
Clinton santrali Haziran 2017'den beri Illinois'nın sıfır emisyon kredisi (ZEC) programından destek alıyor ve program Mayıs 2027'de bitiyor. Meta'ya teslimat Haziran 2027'de başlıyor. POWER Magazine'e göre ZEC fiyatı 2024-25 planlama yılında kredi başına 9,38 dolar iken 2025-26'da 1,17 dolara indi. Bu düşüş, piyasa gelirleri arttıkça desteğin azaldığını düşündürüyor. Takvim, Meta PPA'sının devlet desteğinin yerini alan bir piyasa sözleşmesi olarak kurgulandığına işaret ediyor.
Bu yapıların hukuki mimarisi düzenleyici engellerle şekillendi. FERC Kasım 2024'te Susquehanna ile AWS arasındaki sayaç arkası (behind-the-meter) bağlantının genişletilmesini reddetti. Haziran 2025'teki yeni sözleşme bu yüzden şebeke önünde (front-of-the-meter) kuruldu. FERC'in PJM'de birlikte konumlanmaya dair 18 Aralık 2025 emrinin ardından yazılı duruşmanın Nisan 2026 ortasında bitmesi öngörülüyor. Yeniden başlatma PPA'larında asıl risk şebeke bağlantısıdır. Amerikan Nükleer Derneği'nin 3 Nisan 2026 haberine göre Constellation, PJM bağlantı çalışmaları Crane'in devreye girişini 2030'lara itebileceği için Eddystone santralinin şebekeye enerji verme hakkının Crane'e aktarılması amacıyla FERC'e başvurdu. Fiyat cephesinde yalnızca analist tahminleri var. Jefferies Eylül 2025'te piyasanın Comanche Peak için megavatsaat başına yaklaşık 100 doları fiyatladığını belirtti.
IASB, Aralık 2024'te UFRS 9 ve UFRS 7'de "doğaya bağlı elektrik" sözleşmeleri için değişiklik yayımladı. Değişiklik 1 Ocak 2026 ve sonrasında başlayan dönemlerde geçerli. Asıl sorunun ne olduğu IASB'nin 2024 personel kâğıtlarında görülür. Sanal PPA bir türevdir ve gerçeğe uygun değer üzerinden izlenir. Alıcı bu oynaklığı riskten korunma muhasebesiyle özkaynağa almak ister. Ancak korunma aracı, yani PPA, gerçeğe uygun değeri hesaplanırken P50 üretim tahminiyle ölçülür. P50, gerçekleşme olasılığı %50 olan orta tahmindir. Korunan kalemin "yüksek olasılıklı" sayılması ise P90 düzeyinde, yani %90 olasılıkla aşılacak daha düşük bir hacim gerektirir. Araç ile korunan kalem arasındaki bu hacim uyumsuzluğu, korunma ilişkisinin kurulmasını zorlaştırıyordu. Değişiklik, değişken nominal hacmin korunan kalem olarak belirlenmesine izin vererek bu düğümü çözdü.
Fiziki PPA'da sorun farklıdır. Sözleşmenin türev sayılmaması için kendi kullanım istisnası (own-use exemption) gerekir, bunun için de alıcının net alıcı olması şarttır. IASB'nin danışma forumu ASAF'ın Ocak 2024 belgesi, güneşin fazla ürettiği saatlerde kullanılmayan elektriğin spot piyasada satılmasının bu istisnayla çelişebileceğini sorun olarak sundu. Değişiklikten sonra bu satışlar testi bozmuyor.
ABD'de konu ASC 815 kapsamındadır. Amazon 27 Ekim 2025'te FASB'nin acil konular görev gücüne (EITF) başvurarak elektrik alım ve satım anlaşmalarında normal alım-satım istisnasının (NPNS) modernleştirilmesini istedi. EITF Gündem Komitesi konuyu Aralık 2025'te gündeme aldı. 2026 Nisan'ı itibarıyla bu sürecin sonucu belli değil.
2026 Nisan'ı itibarıyla yürürlükteki uygulamada bir şirket yıl boyunca tükettiği kadar sertifika aldığında piyasa bazlı Kapsam 2 emisyonunu sıfıra yakın raporlayabiliyor. Sertifikanın hangi saatte ve hangi şebekede üretildiğine bakılmıyor. Sera Gazı Protokolü (GHG Protocol) 14 Ekim 2025'te bunu değiştiren bir öneri duyurdu. Öneri saatlik eşleşme, yani sertifikanın tüketimle aynı saatte üretilmiş olması şartını ve teslim edilebilirlik (deliverability), yani sertifikanın yükü fiziksel olarak besleyebilecek bölgeden gelmesi şartını getiriyor. İstişare 31 Ocak 2026'da kapandı, revize standart 2027 sonunda bekleniyor.
Öneri PPA'nın değerini profile bağlıyor. Gece tüketimini karşılamayan bir güneş PPA'sı saatlik eşleşmede yetersiz kalır, gece de üreten nükleer ve depolamalı ürünler değer kazanır. LevelTen verilerini aktaran Utility Dive'a göre önerilen değişiklikler bazı alıcıları alımı ertelemeye itti. Google'ın 2025 çevre verilerine göre şirketin saatlik karbonsuz enerji oranı 2024'te %66 oldu. Yıllık eşleşmeyle %100 temiz diyebilen bir şirketin saatlik ölçümde bu düzeyde kalması, iki yöntem arasındaki farkı gösterir.