Microsoft — Azure büyümesinde hızlanma beklentisi
Microsoft’ın Azure geliri 2027 mali yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda %48 büyüdü ve beklentiyi aştı, gelir ile kâr kalemlerinin tümü konsensüsün üzerinde geldi.
CPU (merkezi işlem birimi), bir bilgisayarda programın komutlarını sırayla okuyup çözen, hesaplayan ve sistemin geri kalanını yöneten genel amaçlı işlemcidir. Hangi komutları anladığını komut seti mimarisi belirler. 2026 itibarıyla başlıca mimariler x86, Arm ve RISC-V'dir.
CPU (Central Processing Unit, merkezi işlem birimi), bir bilgisayarda programın komutlarını sırayla okuyup çözen, hesaplayan ve belleğe, diske, ağa ve diğer çiplere ne yapacaklarını söyleyen genel amaçlı işlemcidir. Akıllı telefondan dizüstü bilgisayara, bulut sunucusundan otomobile kadar her bilgisayarda en az bir CPU bulunur. İşletim sistemi ve uygulamaların neredeyse tamamı CPU üzerinde çalışır, bu yüzden Intel, AMD, Arm, Qualcomm ve bulut şirketlerinin gelirleri doğrudan bu çipe bağlıdır. Dragonomi yazılarında CPU, 2025 sonundan beri sunucu işlemcisi kıtlığı, Arm'ın telif gelirleri, bulut şirketlerinin kendi tasarladığı çipler ve yapay zekâ veri merkezlerinde CPU'nun yeniden önem kazanması bağlamında sık geçer.
| Künye | |
|---|---|
| Açılım | Central Processing Unit |
| Türkçe karşılık | Merkezi işlem birimi, ana işlemci |
| Kullanım alanı | Kişisel bilgisayar, akıllı telefon, sunucu ve veri merkezi, gömülü sistemler |
| Başlıca tasarımcılar | Intel, AMD (x86), Apple, Qualcomm, Nvidia, AWS, Microsoft, Google (Arm tabanlı) |
| Lisans ve üretim | Arm Holdings (ISA lisansçısı, çip üretmez), TSMC (sözleşmeli üretim), Intel (kendi fabrikaları) |
| İlk ticari kullanım | Tek yongalı ilk ticari mikroişlemci Intel 4004 (1971) |
| Güncel nesil | AMD EPYC "Venice" (Zen 6, 256 çekirdeğe kadar, CES 2026'da sergilendi), Nvidia Vera (88 Arm çekirdeği), AWS Graviton5 (192 Arm çekirdeği) |
Bir CPU'nun işi, bellekte duran komutları tek tek almak ve yerine getirmektir. Her komut dört temel adımdan geçer. Önce komut bellekten getirilir (fetch). Sonra çözülür, yani CPU bu bit dizisinin "iki sayıyı topla" mı yoksa "şu adresteki veriyi oku" mu olduğunu anlar (decode). Ardından komut yürütülür (execute). Son olarak sonuç bir yazmaca ya da belleğe yazılır. Yazmaç (register), çekirdeğin içindeki çok küçük ve çok hızlı saklama alanıdır.
Çekirdek (core), bu döngüyü bağımsız olarak yürütebilen bir işlem birimidir. 2026'da satılan CPU'ların neredeyse tamamı tek bir çip üzerinde birden çok çekirdek taşır. Telefonlarda birkaç çekirdek bulunurken sunucu CPU'larında bu sayı yüzleri aşar. Güncel sunucu işlemcilerinin çekirdek sayıları aşağıdaki çekirdek yarışı tablosunda yer alıyor.
Hız yalnızca çekirdek sayısından gelmez. Modern bir çekirdek komutları bir boru hattında (pipeline) üst üste bindirerek işler, bir komut yürütülürken sıradakini çözer. Programın hangi yöne dallanacağını tahmin eder ve tahmin doğruysa beklemeden ilerler. Bağımsız komutları sırasını değiştirerek aynı anda çalıştırır. Önbellek (cache), çekirdeğin hemen yanında duran küçük ama hızlı bellek katmanıdır. Ana bellekten veri getirmek yüzlerce döngü sürebildiği için L1, L2 ve L3 adlı önbellek katmanları sık kullanılan veriyi yakında tutar. Microsoft'un Cobalt 200 işlemcisinde çekirdek başına 3 MB L2 ve toplamda 192 MB L3 önbellek bulunur.
SMT (simultaneous multithreading, eşzamanlı çoklu iş parçacığı), bir çekirdeğin iki ayrı program akışını aynı anda yürütmesine izin veren tekniktir. Intel bunu Hyper-Threading adıyla pazarlar. Çekirdeğin boşta kalan birimlerini ikinci akışa verdiği için toplam iş hacmini artırır. Bir CPU'nun "128 çekirdek, 256 iş parçacığı" diye tanıtılması bu yüzdendir.
Çekirdek, çip ve soket kavramları sık karıştırılır. Çip, silikon üzerindeki fiziksel parçadır ve birden çok çekirdek taşır. Soket, çipin anakarta takıldığı yuvadır. Bir sunucuda genellikle bir ya da iki soket bulunur, sunucunun toplam çekirdek sayısı soket sayısıyla çekirdek sayısının çarpımıdır. Telefonlarda ve yeni dizüstü bilgisayarlarda CPU ayrı bir çip olarak durmaz. SoC (system on chip, yonga üzerinde sistem) adı verilen tek bir yongada CPU çekirdekleri grafik işlemci, yapay zekâ birimi, modem ve bellek denetleyicisiyle birlikte bulunur. Büyük sunucu işlemcileri ise büyük tek bir yonga yerine birkaç küçük yonga parçacığının (chiplet) aynı paket içinde birleştirilmesiyle üretilir. Küçük yongaların üretimde hatasız çıkma olasılığı daha yüksektir, bu da çok çekirdekli işlemcilerin maliyetini düşürür.
CPU performansını tek bir sayı anlatmaz. Saat frekansı (GHz) çekirdeğin saniyede kaç döngü attığını, döngü başına komut sayısı (IPC) ise her döngüde ne kadar iş yaptığını gösterir. Tek çekirdek performansı bu ikisinin çarpımına yakındır. Sunucuda ise çekirdek sayısı, bellek kanalı sayısı ve watt başına performans öne çıkar, çünkü veri merkezinin işletme maliyetinin büyük kısmı elektrik ve soğutmadır.
CPU ile GPU arasındaki iş bölümü bu yapıdan doğar. CPU az sayıda güçlü çekirdekle dallanmalı, sırası önemli, her adımda karar gerektiren işlerde iyidir. İşletim sistemi, veritabanı, web sunucusu ve derleyici böyle işlerdir. GPU ise binlerce basit birimle aynı işlemi çok sayıda veri üzerinde tekrarlar, matris çarpımı gibi düzenli hesaplarda öne geçer. Yapay zekâ sunucusunda GPU modeli çalıştırır, CPU ise sistemi yönetir, veriyi hazırlar ve GPU'ları besler.
Komut seti mimarisi (instruction set architecture, ISA), bir CPU'nun anladığı komutların, yazmaçların, bellek adresleme kurallarının ve hata durumlarının tanımlandığı sözleşmedir. Yazılım ile donanım arasındaki ortak dildir. Bir program belirli bir ISA için derlenir. x86 için derlenmiş bir uygulama, bir çevirme katmanı olmadan Arm işlemcide çalışmaz.
ISA ile mikromimari arasındaki fark CPU sektörünün temel ayrımıdır. ISA neyin yapılacağını söyler, mikromimari bunun silikonda nasıl yapılacağını. Aynı x86 ISA'sını hem Intel hem AMD kullanır, ama çekirdeklerinin iç tasarımı tamamen farklıdır. Aynı Arm ISA'sı üzerinde Arm'ın kendi hazır çekirdekleri, Apple'ın kendi çekirdekleri, Qualcomm'un Oryon'u ve Nvidia'nın Olympus çekirdekleri birbirinden bağımsız olarak tasarlanmıştır. ISA, yazılım ekosistemini belirler. Mikromimari ise performansı, enerji verimini ve maliyeti.
İki klasik tasarım felsefesi vardır. CISC (complex instruction set computer, karmaşık komut setli bilgisayar) tek komutla çok iş yapmayı hedefler, komutların uzunluğu değişkendir. x86 bu ailedendir. RISC (reduced instruction set computer, indirgenmiş komut setli bilgisayar) az sayıda, sabit uzunlukta, basit komut kullanır ve çözme devresini sadeleştirir. Arm ve RISC-V bu ailedendir. Günümüzde ayrım bulanıktır, x86 çekirdekleri karmaşık komutları içeride RISC benzeri küçük işlemlere böler. Pratikte belirleyici olan, ISA'nın kimin elinde olduğu ve nasıl lisanslandığıdır.
ISA'ya zamanla uzantılar eklenir. Vektör ve matris komutları (x86'da AVX ailesi, Arm'da SVE, RISC-V'de Vector uzantısı) yapay zekâ ve bilimsel hesapta hız kazandırır. Uzantıların bir kısmı yalnızca bazı çiplerde bulunursa yazılım parçalanır, geliştiriciler her çip için ayrı kod yazmak zorunda kalır. x86 bu soruna Intel ile AMD'nin ortak standartlarıyla, RISC-V ise RVA23 profiliyle cevap veriyor.
Lisans modeli üç mimaride kökten farklıdır. x86 fiilen kapalıdır. ISA'yı kullanma hakkı Intel ile AMD arasındaki çapraz lisansa dayanır, üçüncü bir şirketin x86 çip tasarlaması pratikte mümkün değildir. Çin'deki Hygon, AMD'den 2016'da aldığı lisansla bunun nadir istisnasıdır.
Arm ise lisanslanır. Arm Holdings çip üretmez, satmaz. Ya hazır çekirdek tasarımını (Cortex, Neoverse) ya da yalnızca ISA'yı kullanıp kendi çekirdeğini tasarlama hakkını veren mimari lisansı (architecture license agreement, ALA) satar. Son yıllarda bir üçüncü seçenek ekledi, çekirdekleri, önbellek ve bağlantı yapısıyla birlikte doğrulanmış hazır bir alt sistem olarak sunan CSS (Compute Subsystems, hesaplama alt sistemleri). Arm müşteriden peşin lisans ücreti, ardından sevk edilen her çip için telif alır.
RISC-V açık bir standarttır. Spesifikasyonu RISC-V International adlı kâr amacı gütmeyen kuruluş yönetir, ISA'yı kullanmak için telif ödenmez. Çekirdek tasarımını yapan SiFive gibi şirketler ise kendi tasarımlarını ücretli lisanslayabilir.
x86, Intel'in 1978'de piyasaya sürdüğü 8086 işlemcisinden adını alan ISA ailesidir. IBM PC'nin bu aileyi seçmesiyle masaüstü ve dizüstü bilgisayarın, 1990'lardan sonra da sunucunun standart mimarisi oldu. 2026 itibarıyla x86 yongalarını yalnızca Intel ve AMD tasarlıyor. Güçlü yanı on yıllardır biriken yazılım uyumluluğudur. Zayıf yanı aynı uyumluluğun getirdiği karmaşıklık ve geri uyumluluk yüküdür.
Arm, İngiliz Acorn'un 1985'te geliştirdiği RISC işlemcisinden doğdu. Düşük enerji tüketimi sayesinde cep telefonlarının, ardından neredeyse tüm akıllı telefonların standart mimarisi oldu. Apple'ın 2020'de Mac bilgisayarlarda Intel'den kendi Arm tabanlı M1 çipine geçmesi, Arm'ın masaüstü performansında da rekabetçi olabileceğini gösterdi. Sunucu tarafında AWS Graviton ailesiyle başlayan dalga Microsoft, Google ve Nvidia'yı da Arm tabanlı CPU tasarlamaya yöneltti. Arm adı iki ayrı şeyi karşılar. Arm Holdings ISA'nın sahibi ve lisansçısıdır. "Arm tabanlı CPU" ise Graviton, Grace ya da Snapdragon gibi başka şirketlerin tasarlayıp sattığı çiplerdir.
| Özellik | x86 | Arm | RISC-V |
|---|---|---|---|
| Felsefe | CISC | RISC | RISC |
| ISA sahibi | Intel ve AMD (çapraz lisans) | Arm Holdings | Açık standart (RISC-V International) |
| Kim çip tasarlayabilir | Pratikte yalnızca Intel ve AMD | Lisans alan herkes | Herkes |
| Ana pazarlar | PC, sunucu | Akıllı telefon, bulut sunucusu, PC'de artan pay | Gömülü kontrol çekirdekleri, Çin |
| Gelir modeli | Çip satışı | Lisans ücreti ve çip başına telif | Telifsiz ISA, çekirdek tasarımı için ücretli lisans |
Mercury Research verilerine göre 2025'in 4. çeyreğinde Arm tabanlı işlemcilerin PC (masaüstü ve dizüstü) pazarındaki payı %13,3 oldu. Pay 2024 sonunda %10,9 idi, 2025'in 1. çeyreğinde %13,9'a çıktı, 3. çeyrekte %13,7'ye ve 4. çeyrekte %13,3'e geriledi. Mercury son çeyrek tahmininde belirsizliğin olağandan yüksek olduğunu belirtti. Aynı kuruluşa göre Arm tabanlı işlemcilerin toplam sunucu CPU içindeki payı 4. çeyrekte yaklaşık %12'ydi (3. çeyrekte %11,7).
x86'nın içinde ise Intel ile AMD arasında hızlı bir pay kayması yaşanıyor. Mercury Research'e göre 2025'in 4. çeyreğinde toplam x86 pazarında AMD'nin payı %31,3'e çıktı (bir yıl önce %25,6). Masaüstünde AMD yaklaşık %36, Intel %63,6 pay aldı. Dizüstünde AMD %26, Intel %74'te kaldı. Sunucu CPU'larında AMD'nin birim payı bir yılda yaklaşık 3 puan artışla %28,8'e, gelir payı ise %41,3'e ulaştı. Gelir payının birim payından bu kadar yüksek olması, AMD'nin pahalı ve çok çekirdekli modellerde yoğunlaştığını gösterir.
RISC-V, 2010'da Kaliforniya Üniversitesi Berkeley'de akademik bir proje olarak başlayan açık komut seti mimarisidir. Temel bir komut kümesine isteğe bağlı uzantılar (çarpma, kayan nokta, vektör, sanallaştırma) eklenerek kullanılır. Telifsiz olması ve hiçbir ülkenin ihracat kontrolüne bağlı bir şirketin elinde bulunmaması iki ayrı ilgi kaynağı yaratır. Çip tasarımcıları için maliyet avantajı, Çin için de jeopolitik bağımsızlık.
Bu esneklik yazılım tarafında bir sorun doğurdu. Her tasarımcı farklı uzantı seçince, bir işletim sistemi dağıtımının her RISC-V çipinde çalışacağı garanti değildi. RISC-V International, Ekim 2024'te RVA23 profil standardını onayladı. Profil, uygulama işlemcilerinde bulunması zorunlu uzantıların listesidir. RVA23'te Vector ve Hypervisor (sanallaştırma) uzantıları zorunlu hâle geldi. Böylece standart Linux dağıtımlarının farklı şirketlerin RISC-V işlemcilerinde aynı ikili dosyalarla çalışmasının önü açıldı.
2026 başı itibarıyla RISC-V en çok, büyük bir çipin içinde güç yönetimi, güvenlik ya da veri akışını denetleyen küçük kontrol çekirdeği olarak kullanılıyor. Telefon ya da sunucunun ana işlemcisi olarak kullanımı hâlâ sınırlıdır. Bu ayrım, RISC-V hakkında dolaşan büyük sevkiyat sayılarını okurken belirleyicidir. Sayıların nasıl okunacağı aşağıda, RISC-V hacimleri başlığında ele alınıyor.
CPU değer zinciri dört halkadan oluşur. ISA sahibi ya da lisansçısı (Intel ve AMD x86 için, Arm Holdings Arm için), çekirdek ve çip tasarımcısı, çipi üreten dökümhane ve paketleme ile test. Zincirin tamamı yarı iletken değer zinciri maddesinde anlatılıyor. Intel tasarımı ve üretimi büyük ölçüde kendi fabrikalarında yapan bir IDM'dir (integrated device manufacturer, entegre cihaz üreticisi). AMD, Apple, Qualcomm, Nvidia ve bulut şirketleri ise fabrikasızdır ve çiplerini büyük ölçüde TSMC'ye ürettirir. Microsoft'a göre Cobalt 200 TSMC'nin 3 nm sürecinde, AMD'ye göre EPYC Venice TSMC'nin 2 nm proses düğümünde üretiliyor. AWS ise Graviton5'in 3 nm'de üretildiğini açıkladı ama dökümhaneyi adıyla anmadı.
Arm tarafında para akışı farklıdır. Arm Holdings'in 31 Mart 2025'te biten 2025 mali yılında toplam geliri %24 artışla yaklaşık 4,01 milyar dolar, telif geliri %20 artışla yaklaşık 2,17 milyar dolar oldu. Şirket artışı daha yüksek telif oranlı ürünlerin payının büyümesine bağladı. Aralık 2025'te biten 2026 mali yılı 3. çeyreğinde gelir %26 artışla 1,24 milyar dolara, telif %27 artışla 737 milyon dolara, lisans geliri %25 artışla 505 milyon dolara çıktı. Arm 4. çeyrek için 1,47 milyar dolarlık gelir rehberliği verdi.
x86 şirketlerinde CPU gelirini ayrı görmek daha zordur, çünkü raporlama segmentleri karışıktır. AMD'nin 2025 4. çeyrek geliri %34 artışla 10,27 milyar dolar oldu. EPYC sunucu CPU'larını ve Instinct GPU'larını birlikte içeren Veri Merkezi (Data Center) segmenti %39 artışla rekor 5,4 milyar dolara çıktı. Segmentin 2025 yılı geliri %32 artışla 16,6 milyar dolardı. AMD 2026 1. çeyrek için yaklaşık 9,8 milyar dolar (artı eksi 300 milyon dolar) gelir öngördü. Intel'in 2025 4. çeyrek geliri yıllık bazda %4 düşüşle 13,7 milyar dolar oldu. Sunucu CPU'larını içeren DCAI (Data Center and AI) segmenti ise önceki çeyreğe göre %15 büyüyerek 4,7 milyar dolara ulaştı. Intel'e göre bu, on yılı aşkın sürenin en hızlı çeyreklik büyümesiydi.
2023 ile 2025 arasında yapay zekâ yatırımlarının neredeyse tamamı GPU'ya gitti, CPU olgun ve sıkıntısız bir ürün gibi görüldü. 2025'in son çeyreğinde tablo değişti. SemiAnalysis'in Şubat 2026 analizi bu dönüşün mekanizmasını üç başlıkta açıklıyor.
Birincisi pekiştirmeli öğrenmedir (reinforcement learning, RL). Modeller artık yalnızca metin üzerinde değil, yazdıkları kodun derlenip derlenmediği, çağırdıkları aracın doğru sonuç verip vermediği ve bir simülasyonun başarıyla tamamlanıp tamamlanmadığı üzerinden eğitiliyor. Bu doğrulama işleri dallanmalıdır ve CPU'da yürür. SemiAnalysis'e göre Microsoft'un OpenAI için kurduğu Fairwater kümesinde 295 MW'lık GPU kümesinin yanına 48 MW'lık ayrı bir CPU ve depolama binası yapıldı. CPU ile GPU arasındaki güç oranı yaklaşık 1:6'dır (48 ÷ 295 ≈ 0,16).
Mekanizmanın sezgiye aykırı yanı şudur. GPU'lar hızlandıkça model daha fazla deneme üretir ve her denemenin CPU'da doğrulanması gerekir. GPU verimi arttıkça CPU kümesinin küçülmesi değil büyümesi gerekir. "Yapay zekâ eşittir GPU" bakışı bu ikinci talep katmanını kaçırır.
İkincisi ajanlardır. Yapay zekâ ajanları web araması, veritabanı sorgusu ve kod çalıştırma gibi adımları arka arkaya yürütür, bu adımların çoğu klasik sunucu iş yüküdür. RBC analisti Srini Pajjuri Ocak 2026'da x86 sunucu CPU talebinin ajan tabanlı yapay zekâ, RAG (bilgi getirmeli üretim) ile depolama ve dağıtılmış çıkarım tarafından desteklendiğini yazdı.
Üçüncüsü bellek taşıyıcılığıdır. Bir dil modeli uzun bir konuşmayı sürdürürken önceki adımların ara sonuçlarını KV önbelleği (key-value cache) adlı bir yapıda tutar. Bu önbellek pahalı GPU belleğini hızla doldurur. Nvidia, Bluefield-4 veri işleme biriminin (DPU) içine tam bir CPU yerleştirip KV önbelleğini GPU belleğinden bu CPU'nun belleğine boşaltıyor. Dört Bluefield-4, Nvidia'nın "Bağlam Belleği Depolama Platformu" dediği yapıyı oluşturuyor.
Micron'un teknik çalışmasına göre CPU başına 1,5 TB LPDDR5X bellek, gerçek zamanlı çıkarımda ilk token'ın (modelin ürettiği ilk metin parçasının) üretilme süresini %98 kısaltabiliyor. Bu bir bellek üreticisinin kendi ölçümüdür. Bu kullanımda CPU'nun rolü hesaplamaktan çok, büyük bir belleği GPU'nun yanında tutmaktır. Sunucu CPU'larının yanında telefon belleği olarak bilinen LPDDR5X'in kullanılması bellek tedarik zincirini de etkiliyor.
Talebin yapısal olduğuna dair ilk somut işaret şirket verilerinden geldi. AMD 3 Şubat 2026'daki telekonferansta 4. çeyrekte mevsimsel olarak düşmesi beklenen sunucu CPU gelirinin aksine arttığını söyledi. EPYC tabanlı bulut sanal sunucusu (instance) sayısı yıllık %50 artışla 1.600'e yaklaştı. AMD, hiper ölçekleyicilerin 2026 için ciddi CPU kapasite artışı planladığını aktardı ve sunucu CPU'da güçlü çift haneli büyüme beklediğini açıkladı. Kasım 2025'teki Finansal Analist Günü'nde ise sunucu CPU pazarının 2024-2030 döneminde yıllık %18 büyüyerek 2030'da yaklaşık 60 milyar dolara ulaşacağını öngördü ve bu pazarda %50'nin üzerinde gelir payı hedefledi. Bu, AMD'nin kendi tahminidir ve ajan tabanlı yapay zekâ talebinin süreceği varsayımına dayanır. Hedef, Mercury'nin ölçtüğü güncel gelir payıyla birlikte okunmalıdır.
Aynı dönüşün en net göstergesi Nvidia'nın kendisidir. Nvidia ile Meta 17 Şubat 2026'da çok yıllık bir anlaşma açıkladı. Meta, Blackwell ve Rubin GPU'larının yanında Nvidia'nın Grace CPU'larını ilk kez büyük ölçekte GPU'suz, bağımsız sunucularda konuşlandıracak. Vera tabanlı yalnızca CPU'dan oluşan sistemler 2027 için planlanıyor. The Decoder ve Taipei Times'ın aktardığına göre anlaşmanın değeri "on milyarlarca dolar". GPU satıcısı Nvidia, böylece Intel ve AMD'nin karşısına Arm tabanlı bağımsız bir sunucu CPU satıcısı olarak çıkıyor.
Intel Ocak 2026'daki telekonferansta 4. çeyrekte talebin arzı aştığını ve tampon stokların tükendiğini açıkladı. Finans direktörü David Zinsner'a göre bitmiş ürün stoku zirvesinin %40'ına indi. Şirket 2026 1. çeyreğinde arzın kısıtlı kalacağını, durumun 2. çeyrekten itibaren hafiflemesini beklediğini söyledi.
Darboğaz, Intel'in eski Intel 10 ve Intel 7 düğümlerindeki kapasitedir. Sapphire Rapids, Emerald Rapids ve Raptor Lake gibi hâlâ çok satan ürünler bu eski hatlarda üretiliyor. Yani kıtlık, Intel'in yeni 18A sürecinden önceki kuşak fabrikalarda yaşanıyor.
Intel bu kısıtı bir wafer (yonga plakası) tahsisi kararıyla yönetiyor. Şirket, Ekim 2025 ve Ocak 2026 telekonferanslarında kısıtlı Intel 7 wafer'larını PC işlemcilerinden sunucu işlemcilerine kaydırdığını anlattı. Giriş seviyesi PC'de pazar payı kaybetmeyi göze alıyor, çünkü bir Xeon sunucu işlemcisi birkaç bin dolara satılırken aynı silikondan çıkan PC işlemcisi çok daha az getirir. Mantık wafer başına gelirdir. Mercury verilerindeki dizüstü ve masaüstü pay kaybı kısmen bu bilinçli tercihin sonucudur.
Kıtlığın Çin yüzü fiyat ve sözleşme yapısında görünüyor. Reuters'ın 6 Şubat 2026 haberine göre Intel Çinli müşterilerine sunucu CPU teslim sürelerinin, özellikle 4. ve 5. nesil Xeon'da, 6 aya kadar uzadığını bildirdi. AMD'nin teslim süreleri 8-10 haftaydı. Intel'in sunucu fiyatları Çin'de genelde %10'un üzerinde arttı, bazı ürünlerde yılbaşından bu yana %40'ı aşan artışlar konuşuldu. Intel ve AMD Çinli müşterilerle uzun vadeli sözleşmeler imzalıyor. Bu, CPU ticaretinde alışılmış dönemsel fiyat listelerinden çok yıllık hacim taahhüdüne doğru bir kaymadır.
Kıtlığın ikinci katmanı bellektir. TrendForce'a göre DRAM sözleşme fiyatlarının 2026 1. çeyreğinde önceki çeyreğe göre %55-60 artması bekleniyor. Samsung'un 64 GB'lık DDR5 RDIMM (sunucularda kullanılan kayıtlı bellek modülü) fiyatı 2025 3. çeyrekteki yaklaşık 265 dolardan 4. çeyrekte 450 dolara çıktı. Intel yönetimi Ocak 2026'da müşterilerin CPU'yu teslim aldığını ama bellek bulamadığı için sistemi tamamlayamadığını söyledi. TrendForce, 2026'da sunucu tarafında DRAM ve NAND tüketiminin %40-50 artmasını, DRAM bit arzının ise yalnızca %15-20 büyümesini bekliyor. RDIMM arzı sunucu CPU sevkiyatındaki büyümenin gerisinde kalacak.
Bu tablo CPU şirketlerinin gelirini CPU'nun kendisinden çok bellek tahsisine bağlıyor. Sunucu üreten OEM ve ODM'ler belleği bulamadıkça işlemci siparişini erteleyebilir. Çekirdek sayısı arttıkça her çekirdeğe yetecek belleği sağlamak için gereken kanal ve gigabayt da artıyor. Bu yüzden bazı sistemlerde bellek maliyeti işlemci maliyetine yaklaşıyor, hatta onu geçebiliyor.
Arm hissesini ya da Arm tabanlı çip satan şirketleri okumak için telif ve lisans gelirinin nasıl oluştuğunu bilmek gerekir. Lisans geliri, bir şirketin Arm teknolojisini kullanma hakkı için peşin ödediği ücrettir ve dalgalıdır. Telif geliri (royalty), o teknolojiyle üretilen her çip sevk edildiğinde ödenen paydır ve yıllarca sürer.
Arm çip başına telif oranını resmî olarak açıklamaz. Oranlar, şirketin ABD'ye sunduğu yıllık 20-F faaliyet beyanında yer almaz. TIKR gibi yatırım veri platformlarının derlediği analist tahminlerine göre Armv7'den Armv8'e geçişte çip başına telif çip fiyatının yaklaşık %1-1,5'inden yaklaşık %3'üne çıktı, Armv9 bunu yaklaşık iki katına taşıdı. CSS ise oranı daha da yükseltir, çünkü müşteri çekirdeğin yanında doğrulanmış bir alt sistemin tamamını satın alır. Finans direktörü Jason Child Şubat 2026'da CSS'in telif gelirindeki payının bir yıl önce çift haneye yeni ulaşırken şimdi %10'ların ortasında olduğunu ve birkaç yıl içinde %50'ye çıkabileceğini söyledi. Bu, telif oranı hakkında yönetimin verdiği tek resmî göstergedir.
Arm'ın fiyatlama gücünü doğrudan sınadığı bir girişim başarısız oldu. The Register, TechSpot ve Computing'in 2023'teki haberlerine göre şirket 2022-23'te telif tabanını çip fiyatından cihaz fiyatına taşımayı önerdi. 40 dolarlık bir telefon çipinde %1-2 oranla 40-80 sentlik telif yerine ortalama 335 dolarlık telefon fiyatı üzerinden hesap yapılacaktı. Qualcomm, MediaTek, Xiaomi ve Oppo bilgilendirildi, ama müşteri direnci nedeniyle uygulama ertelendi. Telif artışı sonunda çip başına daha fazla değer taşıyan v9 ve CSS üzerinden geldi.
CSS'in yayılması hızlı. Arm'ın Şubat 2026 telekonferansına göre CSS'te 12 şirkette 21 lisans var, 5 müşteri CSS tabanlı çip sevk ediyor ve en büyük dört Android üreticisi CSS'li telefon satıyor. Arm, CSS'in pazara çıkış süresini yarıya indirdiğini söylüyor. Microsoft'un Cobalt 200'ü örnek bir vakadır. 132 aktif çekirdekli, TSMC 3 nm'de üretilen, çekirdek başına ayrı voltaj ve frekans ayarına (DVFS) sahip bu çip, Microsoft'a göre Cobalt 100'den %50 daha yüksek performans sunuyor. Ancak çip, Arm'ın hazır Neoverse CSS V3 alt sistemi üzerine kurulu. "Kendi çipini tasarlayan hiper ölçekleyici" iddiasının arkasında çoğu zaman Arm'dan satın alınmış entegrasyon vardır.
Gelirin kalitesine bakmak da gerekir. 2026 mali yılı 3. çeyreğindeki 505 milyon dolarlık lisans gelirinin 200 milyon doları, Arm'ın ana hissedarı SoftBank'a verilen teknoloji lisansı ve tasarım hizmetlerinden geldi. Yönetim bu geliri mevcut nesil teknolojilere dayandığı için sürdürülebilir olarak niteledi. Yine de ilişkili bir taraf tek bir çeyrekte lisans gelirinin yaklaşık %40'ını oluşturuyor (200 ÷ 505 ≈ 0,40). SoftBank'ın 25 Kasım 2025'te Arm tabanlı sunucu CPU tasarımcısı Ampere Computing'i 6,5 milyar dolara satın almayı tamamlaması da bu ilişkiyi karmaşıklaştırıyor. Arm'ın sahibi aynı zamanda Arm'ın müşterisiyle rekabet eden bir CPU şirketinin de sahibi oldu.
Arm'ın gelir karışımı akıllı telefondan veri merkezine kayıyor. Şirket 2026 mali yılı 3. çeyreğinde veri merkezi telif gelirinin yıllık bazda %100'ün üzerinde arttığını, veri merkezinin toplam gelirdeki payının yaklaşık %10'dan %20'ye yaklaştığını açıkladı. Yönetim 2-3 yıl içinde bu payın %40-45'e çıkarak akıllı telefonu geçmesini bekliyor. Arm'ın hesabına göre bellek kıtlığı yüzünden akıllı telefon sevkiyatı %20 düşse bile akıllı telefon telifine etkisi en fazla %2-4 olur, çünkü düşüş en çok düşük telifli ucuz modellerde yaşanır. Arm'ın açıklamasına göre en büyük hiper ölçekleyicilere 2025'te sevk edilen hesaplamanın yaklaşık %50'sinin Arm tabanlı olması bekleniyordu, Neoverse çekirdek sevkiyatı 1 milyarı aştı.
Bu dönüşümün bir maliyeti var. Arm'ın 3. çeyrekte Ar-Ge dahil GAAP dışı faaliyet giderleri %37 artışla 716 milyon dolara çıktı. Yönetim gerekçe olarak yeni mimariler, CSS, chiplet ve komple çip (SoC) tasarımına yapılan yatırımı gösterdi. GAAP dışı faaliyet kârı %14 artışla 505 milyon dolar, GAAP dışı faaliyet marjı %41 oldu. Gider büyümesi (%37) gelir büyümesini (%26) aşıyor. SemiAnalysis, Arm'ın "Phoenix" kod adlı kendi tam CPU'sunu tasarladığını ve ilk müşterinin Meta olduğunu yazdı. Şubat 2026 itibarıyla bu yalnızca basına yansımış, Arm'ın doğrulamadığı bir bilgidir. Arm ise 24 Mart 2026'da bir etkinlik düzenleyeceğini duyurdu. Arm'ın çip satıcısına dönüşmesi, müşterileriyle doğrudan rekabete girmesi anlamına gelir. Bu, telif modeli açısından önemli bir risktir.
Lisansın hukuki sınırları da sınanıyor. Qualcomm, özel Oryon çekirdeklerini satın aldığı Nuvia'nın Arm mimari lisansı temelinde geliştirdi. Arm, bu lisansın Qualcomm'a devredilemeyeceğini savunarak dava açtı. Delaware'deki federal mahkeme 30 Eylül 2025'te jüri kararını onaylayarak Qualcomm ve Nuvia lehine nihai karar verdi. Arm 1 Ekim 2025'te Üçüncü Daire temyiz mahkemesine başvurdu. Şubat 2026 itibarıyla Qualcomm'un Nisan 2024'te Arm aleyhine açtığı ayrı davanın duruşması Mart 2026'ya planlanıyor. Dava, tüm özel çekirdek stratejilerinin dayandığı mimari lisansın ne kadar güvenli olduğu sorusunu taşıyor. Qualcomm 2024'te Oryon'u akıllı telefonlarda ilk kez kullandı, rakibi MediaTek ise Arm'ın standart çekirdeklerine bağlı kaldı. İki şirketin Arm'a ödediği telifin yapısı bu yüzden farklıdır.
Arm tabanlı sunucu CPU'ları artık x86 ile aynı eksende, çekirdek sayısında yarışıyor. Arm'ın çekirdek başına lisanslama mantığında bu, çekirdek sayısı arttıkça çip başına telifin de yükselmesi demek.
| İşlemci | Mimari | Çekirdek | Üretim | Durum (Şubat 2026) |
|---|---|---|---|---|
| AMD EPYC Venice | x86 (Zen 6 / Zen 6c) | 256'ya kadar | TSMC 2 nm | CES 2026'da sergilendi, 2026 içinde bekleniyor |
| AWS Graviton5 | Arm | 192 | 3 nm | Aralık 2025'te önizleme, C9g ve R9g 2026 |
| Microsoft Cobalt 200 | Arm (Neoverse CSS V3) | 132 | TSMC 3 nm | Geniş müşteri erişimi 2026 |
| Nvidia Vera | Arm (özel Olympus çekirdeği) | 88 (176 iş parçacığı) | Açıklanmadı | 2026 2. yarıda rampa |
AMD'nin Venice'i, bir önceki nesil Turin'in 192 çekirdeklik sınırına göre %33 daha fazla çekirdek sunuyor (256 ÷ 192 ≈ 1,33). Zen 6c'de her yonga parçacığına (CCD) 32 çekirdek sığdırılıyor. Venice'in SP7 soketi 16 bellek kanalı gerektiriyor. Önceki bölümde anlatılan bellek fiyatlarıyla birlikte düşünüldüğünde, bu sistemlerde bellek maliyeti CPU maliyetinin önüne geçebiliyor. AWS, Aralık 2025'te önizlemeye açtığı Graviton5 tabanlı M9g sanal sunucu (instance) ailesinde Graviton4'e göre %25'e kadar daha yüksek performans ve 5 kat büyük önbellek açıkladı. C9g ve R9g aileleri 2026'da gelecek. Şirkete göre üst üste üçüncü yıl yeni eklenen CPU kapasitesinin yarıdan fazlası Graviton oldu, en büyük 1.000 EC2 müşterisinin %98'i ve toplam 90.000 kuruluş Graviton kullanıyor.
Çekirdek sayısını kıyaslarken iş parçacığı tanımına dikkat etmek gerekir. Nvidia Vera'nın 88 çekirdeği 176 iş parçacığı çalıştırıyor. Bunu Nvidia'nın uzamsal çoklu iş parçacığı (spatial multithreading) dediği yöntemle yapıyor. Klasik SMT'de iki iş parçacığı çekirdeğin birimlerini zaman içinde paylaşır. Vera'da ise temel kaynaklar iki iş parçacığı arasında fiziksel olarak bölünür.
Intel ise ters yöne gitti. Yeni nesil Xeon "Diamond Rapids"te SMT bulunmuyor, her çekirdek tek iş parçacığı çalıştırıyor. Bu, çekirdek başına daha öngörülebilir performans sağlar ama sunucuda toplam iş hacmini düşürür. Intel CEO'su Lip-Bu Tan, SMT'nin olmamasının ürünü daha az rekabetçi yaptığını kabul etti. TrendForce 17 Kasım 2025'te Intel'in Diamond Rapids'in 8 kanallı modelini iptal ettiğini ve yalnızca 16 kanallı üst segmente odaklanacağını bildirdi. Wccftech'in aktardığına göre SMT, 8 kanallı "Coral Rapids" ile yaklaşık 2028 ortasında geri dönecek. Hacmin büyük kısmı 8 kanallı segmentte olduğu için bu, AMD'ye boşluk bırakma riski taşıyor.
x86'nın Arm karşısındaki en ciddi savunması ISA birliğidir. Intel ve AMD, Ekim 2024'te OCP Summit'te (Open Compute Project zirvesi) x86 Ecosystem Advisory Group'u (x86 ekosistem danışma grubu) kurdu. Kurucu üyeler arasında Microsoft, Google, Meta, Broadcom, Dell, HPE, Lenovo, Oracle ve Red Hat var. Linux'un yaratıcısı Linus Torvalds ile Epic Games'in kurucusu Tim Sweeney bireysel üyedir. Grup ilk yıldönümünde, Ekim 2025'te dört ortak standart duyurdu. FRED yeni kesme (interrupt) modelidir. AVX10 vektör komutlarını birleştirir. ChkTag bellek etiketleme ile güvenlik sağlar. ACE ise Intel'in AMX matris uzantısının iki şirket tarafından ortak kullanılacak standart halefidir. Amaç, AVX-512'nin bazı çiplerde olup bazılarında olmamasından doğan yazılım parçalanmasını tekrarlamamak. İki rakibin aynı matris uzantısına geçmesi, yapay zekâ yazılımının x86 için tek bir hedefe derlenmesini kolaylaştırır.
x86'nın geri uyumluluk yükü ise hâlâ duruyor. Intel, 32 ve 16 bitlik eski çalışma modlarını ve kullanılmayan yetki halkalarını kaldırmayı öneren x86S projesini Aralık 2024'te iptal etti. Sadeleştirme ekosistemden yeterli destek bulamadı. ISA'yı temizlemek, ekosistemin onayını gerektiren bir karardır.
"x86 mı Arm mı" sorusu da ikili bir karşıtlık olmaktan çıkıyor. Nvidia 18 Eylül 2025'te Intel'e hisse başına 23,28 dolardan 5 milyar dolar yatırım yapacağını açıkladı. Anlaşmaya göre Intel, Nvidia için özel x86 veri merkezi CPU'ları ve RTX GPU yonga parçacığı içeren x86 PC çipleri üretecek, bağlantı Nvidia'nın NVLink teknolojisiyle sağlanacak. Nvidia böylece hem Arm (Grace, Vera) hem x86 ayağını destekleyen hibrit bir portföy kuruyor.
RISC-V'nin en büyük kullanıcılarından biri ana işlemci satmayan Nvidia'dır. RISC-V International'ın Ekim 2024'te aktardığı öngörüye göre Nvidia'nın 2024 sonuna kadar ürünlerinde yaklaşık 1 milyar RISC-V çekirdeği sevk etmesi bekleniyordu. Her GPU'da eski Falcon denetleyicisinin yerini alan 10-40 RISC-V mikrodenetleyici çekirdeği bulunuyor. Omdia, Mayıs 2024'te RISC-V işlemci sevkiyatının 2024-2030 arasında yılda yaklaşık %50 artıp 2030'da 17 milyara ulaşacağını tahmin etti, bunun %46'sının sanayi uygulamalarında olacağını öngördü. Bu sayılar uygulama işlemcisi değil gömülü kontrol çekirdeği hacmidir. "RISC-V ana CPU" ile "RISC-V kontrol çekirdeği" ayrı okunmalıdır.
Uygulama işlemcisi tarafında darboğaz çekirdek performansı değil yazılım olgunluğudur. TechInsights, SiFive'ın 2023'te tanıttığı P870 çekirdeğini Arm'ın Cortex-A720'sini geçen ilk lisanslanabilir RISC-V çekirdeği olarak tanımladı. Ancak veri merkezi ya da PC ölçeğinde seri üretilen RISC-V ürünü hâlâ sınırlı. Yazılım uyumluluğu ilk kez Ekim 2024'te RVA23 ile standartlaştı.
Veri merkezinde ilk büyük adım Qualcomm'dan geldi. Qualcomm Aralık 2025'te RISC-V sunucu CPU geliştiricisi Ventana Micro Systems'ı açıklanmayan bir bedelle satın aldı. Şubat 2026 telekonferansında Alphawave ve Ventana alımlarını, RISC-V CPU'yu yol haritasına eklediğini ve bu alandan 2027'de gelir elde etmeyi hedeflediğini söyledi. Ventana'nın kendi ilk ürünü piyasaya çıkmamıştı, yani alım esas olarak ekibin ve fikrî mülkiyetin satın alınmasıdır. Arm'la davalık olan büyük bir müşterinin RISC-V'ye yönelmesi, Qualcomm'a Arm karşısında bir alternatif de sağlıyor.