İçeriğe geç

Yapay zeka - Bir felaket senaryosu (Citrini Research)

Dün piyasaları sallayan Citrini Research raporunu okurken kanım dondu. Üstelik şahsen hiç birini şaşırtıcı ve sürpriz bulmamakla birlikte. Hatta önemli bir kısmını zaten sezinliyor veya düşünmüş olmakla birlikte. Uzun uzun not ediyorum. Mutlaka okunası.

Citrini Research ilginç bir soru sormuş. Ya YZ konusundaki iyimserliğimiz tutarsa? Ya da daha doğrusu, ya tutması aslında kötü bir şeyse?

Yazı bir kehanet değil. Bir düşünce deneyi. Haziran 2028'den geriye bakarak yazılmış kurgusal bir makro rapor. Ama kurgu diye hafife almayın. Modellenen risk, yatırımcıların çoğunun henüz düşünmediği türden.

Güzel görünen rakamlar

Senaryo şöyle başlıyor. S&P 500 Ekim 2026'da 8000'i zorluyor. Nasdaq 30 binin üzerinde. YZ kaynaklı işten çıkarmalar hız kazanmış ama piyasa memnun. Marjlar genişliyor, karlar rekor kırıyor, hisseler ralli yapıyor. Rekor karların tamamı da yeniden YZ altyapısına akıyor.

Manşet rakamlar harika. Nominal GSYH yüksek tek haneli büyüme basıyor. Verimlilik patlıyor. Saatlik reel çıktı 1950'lerden beri görülmemiş hızda artıyor. Neden? Çünkü YZ ajanları uyumaz, hastalanmaz, sağlık sigortası istemez.

Hesaplama gücünün sahipleri servetlerini katlıyor. Gel gelelim reel ücret artışı çöküyor. Beyaz yakalılar işlerini makinelere kaptırıp daha düşük maaşlı rollere kayıyor.

Ekonomi yorumcuları duruma "Hayalet GSYH" diyor. Milli gelir hesaplarında görünen ama gerçek ekonomide dolaşmayan çıktı.

İşin özü aslında çok basit bir denklemde gizli. Kuzey Dakota'daki tek bir GPU kümesi, Manhattan'da 10 bin beyaz yakalının ürettiği çıktıyı yapabiliyor. Güzel. Ama makineler ne kadar harcıyor? Sıfır. Tüketici ekonomisi ABD GSYH'sının yüzde 70'i. Makineler kazanıyor ama harcamıyor.

Ortaya da şöyle bir döngü çıkıyor. YZ yetenekleri gelişiyor, şirketler daha az çalışana ihtiyaç duyuyor, işten çıkarmalar artıyor, işsiz kalanlar daha az harcıyor, marj baskısı şirketleri daha fazla YZ'ye itiyor, YZ yetenekleri daha da gelişiyor. Doğal freni olmayan bir kısır döngü.

Yazılımın çöküşü

İlk kırılma noktası yazılım sektöründe yaşanıyor.

Ajansal kodlama araçları 2025 sonunda ciddi bir sıçrama yapıyor. Yetkin bir geliştirici Claude Code veya Codex ile orta segment bir SaaS ürününü haftalar içinde kopyalayabiliyor. Mükemmel değil belki. Ama yeterince iyi. Yılda 500 bin dolar lisans yenileyen CIO artık "bunu kendimiz yapsak?" diye soruyor.

İlk gerçek şok ServiceNow'un 2026 üçüncü çeyrek raporuyla geliyor. Net yeni sözleşme değeri büyümesi yüzde 23'ten yüzde 14'e geriliyor. Şirket yüzde 15 işgücü kesintisi açıklıyor. Hisse yüzde 18 düşüyor.

SaaS ölmüyor aslında. Kendi sisteminizi kurup çalıştırmanın hala maliyeti var. Ama artık şirket içi geliştirme bir opsiyon. Fiyat müzakerelerinde masaya oturuyor. Bir de şöyle bir şey oldu. YZ özellik geliştirmeyi kolaylaştırınca farklılaşma çöktü. Yerleşik oyuncular hem birbirleriyle hem de eski maliyet yapısı olmayan yeni rakiplerle dibe doğru yarışıyor.

Asıl fark edilmeyen kısım bağlantılılık. ServiceNow çalışan ya da kullanıcı başı (per seat) satıyor. Fortune 500 müşterisi çalışanlarının yüzde 15'ini çıkarınca lisansların yüzde 15'ini de iptal ediyor. Yani müşterilerin marjlarını artıran işten çıkarmalar, ServiceNow'un gelir tabanını mekanik olarak yok ediyor. Aynı YZ, müşterisine kazandırırken kendisine kaybettiriyor.

Tarihsel yıkım modeli şöyle derdi. Yerleşikler yeni teknolojiyi reddeder, çevik girişimcilere pazar payı kaptırır, yavaşça ölür. Kodak, Blockbuster, BlackBerry hikayesi hep böyleydi. Ama 2026'da olan farklı. Yerleşikler direnmedi çünkü direnemezlerdi.

Hisseleri yüzde 40-60 düşmüş, yönetim kurulları cevap istiyor. Yapabilecekleri tek şey var. Çalışan kes, tasarrufu YZ araçlarına yatır, daha düşük maliyetle aynı çıktıyı sürdür. Her şirketin bireysel tepkisi gayet rasyonel. Sorun şu ki kolektif sonuç ise felaket.

Sürtünme sıfıra giderken

Citrini'nin kastettiği sürtünme, ekonomideki insan verimsizlikleri üzerine kurulmuş para kazanma katmanı.

İnsan olarak bazı şeyleri yapmaya üşenirsin, vaktin yetmez, sabırsızsın ya da bilgin eksik kalır. Beş farklı siteyi karşılaştırıp en ucuz uçak biletini bulmaya vaktin yok mesela. Ya da sigortan yenilenirken başka tekliflere bakmaya üşenirsin, aynı yere devam edersin. Kredi kartı aidatını sorgulamazsın. DoorDash'ta her seferinde en ucuz teslimat seçeneğini araştırmazsın, alışkanlıktan hep aynı uygulamayı açarsın.

İşte trilyonlarca dolarlık iş modeli tam da bunun üzerine kurulu. Booking.com senin otel karşılaştırmasını yapmaya üşenmenden para kazanıyor. Sigorta şirketi senin yenileme döneminde başka teklif aramaya üşenmenden para kazanıyor. Mastercard her işlemde yüzde 2-3 alıyor çünkü daha ucuz bir ödeme yolu aramıyorsun. DoorDash senin acıkınca ilk aklına gelen uygulama olmaktan para kazanıyor. Emlakçı bilgi asimetrisinden, yani senin bilmediğini bilmesinden komisyon alıyor.

Şimdi yukarıdaki çerçevede YZ ajanları söz konusu sürtünmeyi sıfıra indiriyor. Ajan yorulmaz, üşenmez, sabırsızlanmaz, alışkanlık geliştirmez. Beş değil elli platformu saniyeler içinde tarar. En ucuz seçeneği bulur. Her yenileme döneminde her teklifi karşılaştırır. Ana ekranı yoktur, marka bağlılığı yoktur.

Sürtünme sıfıra gidince bu sürtünmeden beslenen iş modelleri de çöker. Citrini'nin ifadesiyle "insanların ilişki dediği şeylerin çoğu aslında güler yüzlü sürtünmeymiş."

LLM kullanımı 2027 başında varsayılan hale geliyor. İnsanlar YZ ajanı nedir bilmeden kullanıyor. Tıpkı bulut bilişimi bilmeden Netflix izlemek gibi.

Kırılma noktası şu. Ajanlar arka planda kullanıcı tercihleriyle çalışmaya başlıyor. Ticaret artık ayrık insan kararları değil. Sürekli çalışan bir optimizasyon süreci. ABD'de ortalama birey günde 400 bin token tüketiyor, yani 2026 sonuna göre 10 kat artış.

**Ajanlar sürtünmeyi kaldırıyor**

Aylardır kullanılmayan abonelikler, deneme süresinden sonra gizlice ikiye katlanan fiyatlar var. Ajanlar her birini müzakere edilecek bir rehin durumu olarak tanımlıyor. CLV dediğimiz ortalama müşteri yaşam boyu değeri, yani tüm abonelik ekonomisinin üzerine kurulduğu metrik, belirgin şekilde düşüyor.

Seyahat platformları ilk kurban. Çünkü en basit olanı onlar. Ajanlar 2026 dördüncü çeyreğine kadar komple bir seyahat planını herhangi bir platformdan daha hızlı ve ucuza hazırlayabiliyor.

Sigorta yenilemeleri de çöküyor. Tüm yenileme modeli poliçe sahiplerinin ataleti üzerine kuruluydu. Hani sigorta bitiyor, yenilemek yerine alışkanlıktan aynı yere devam ediyorsun ya. Kapsamını her yıl yeniden karşılaştıran ajanlar, sigortacıların pasif yenilemelerden kazandığı yüzde 15-20'lik primi yok ediyor.

Mali danışmanlık, vergi hazırlığı, rutin hukuk işleri de aynı kaderi paylaşıyor. Hizmet sağlayıcının değer önerisi temelde "sizin sıkıcı bulduğunuz karmaşıklığı ben yönetirim" idi. Ajanlar ise hiçbir şeyi sıkıcı bulmuyor.

DoorDash poster çocuğu oluyor. Kodlama ajanları teslimat uygulaması kurmanın önündeki engeli kaldırıyor. Yetkin bir geliştirici haftalar içinde işlevsel bir rakip kuruyor. Düzinelercesi bunu yapıp teslimat ücretinin yüzde 90-95'ini sürücüye aktarıyor, DoorDash'ten sürücü çekiyor.

DoorDash'ın hendeği tam anlamıyla "acıktın, tembelsin, ana ekranındaki uygulama bu" idi. Ama bir ajanın ana ekranı yok. DoorDash'ı, Uber Eats'i, restoranın kendi sitesini ve yirmi yeni alternatifi kontrol edip en düşük ücreti buluyor.

Ajanlar sonra daha büyük hedeflere yöneliyor. Fiyat karşılaştırmasının bir sınırı var. Kullanıcıya sürekli para tasarruf ettirmenin en büyük yolu ücretleri tamamen ortadan kaldırmak. Makineden makineye ticarette yüzde 2-3'lük kart takas ücreti bariz hedef. Ajanlar kartlardan daha hızlı ve ucuz seçenekler arıyor. Çoğu Solana veya Ethereum L2 üzerinden stablecoin'e yöneliyor.

Mastercard'ın 2027 birinci çeyrek raporu dönüm noktası. Satın alma hacmi büyümesi yüzde 5.9'dan yüzde 3.4'e geriliyor. Ajansal ticaret bir ürün hikayesinden altyapı hikayesine dönüşüyor.

American Express en sert darbeyi alıyor. Hem beyaz yakalı işgücü azalması müşteri tabanını yiyor hem de ajanların takas ücretini bypass etmesi gelir modelini çökertiyor. İki taraflı bir sıkışma.

Hendekleri sürtünmeden yapılmıştı. Sürtünme ise sıfıra gidiyordu.

Sektörel riskten sistemik riske

Piyasalar 2026 boyunca YZ'nin olumsuz etkisini sektör hikayesi olarak okuyor. Yazılım ve danışmanlık eziliyor, ödeme sistemleri sallanıyor ama genel ekonomi iyi görünüyor. Konsensüs rahat. Yaratıcı yıkım her teknoloji döngüsünün parçası, bazı ceplerde acı verici ama net pozitifler ağır basar.

Citrini bunun yanlış zihinsel model olduğunu savunuyor. ABD ekonomisi bir beyaz yakalı hizmetler ekonomisi. Beyaz yakalılar istihdamın yarısını oluşturuyor, ihtiyari tüketici harcamalarının dörtte üçünü yönlendiriyor. YZ'nin yediği işler ekonominin çevresinde değil, tam kendisi.

"Teknolojik yenilik işleri yok eder ama daha fazlasını yaratır." Karşı argüman ikna edici çünkü iki yüzyıldır doğru çıktı. ATM'ler şube işletmeyi ucuzlattı, bankalar daha çok şube açtı, veznedar istihdamı yirmi yıl boyunca arttı. İnternet seyahat acentelerini yok etti ama yerlerine tamamen yeni endüstriler icat etti.

**Ama her yeni iş bir insanın yapmasını gerektiriyordu.**

YZ ise farklı. İnsanların yeniden konuşlanacağı görevlerde de gelişen genel bir zeka. İşten çıkarılan kodlayıcılar "YZ yönetimi"ne geçemiyor çünkü YZ bunu da yapabiliyor. Yeni işler yarattı tabii. Prompt mühendisleri, güvenlik araştırmacıları, altyapı teknisyenleri. Ama yarattığı her yeni rol için düzinelercesini gereksiz kıldı. Üstelik yeni roller eskilerinin bir kısmını ödüyordu.

JOLTS verisi, yani aylık iş ilanları ve işgücü devir raporu, Ekim 2026'da belirleyici oluyor. Açık pozisyonlar 5.5 milyonun altına düşüyor, yıllık yüzde 15 gerileme. Beyaz yakalı açıklar çökerken mavi yakalı taraf görece stabil kalıyor. Ama her iki grupta da reel ücret artışı yılın büyük bölümünde negatif.

Hisse piyasası JOLTS'tan çok GE Vernova'nın türbin kapasitesinin 2040'a kadar satıldığı haberiyle ilgileniyor. Pozitif YZ altyapı haberleriyle negatif makro haberlerin çekişmesi sürüyor.

Tahvil piyasası ise her zamanki gibi hisselerden daha akıllı davranıyor. Tüketim darbesini fiyatlamaya başlıyor. 10 yıllık getiri dört ayda yüzde 4.3'ten yüzde 3.2'ye iniyor.

Normal bir durgunlukta sorun zamanla kendini düzeltir. Aşırı inşaat yavaşlamaya, düşük faize, sonra yeni inşaata yol açar. Stok fazlası stok eritmeye, sonra yeniden stoğa yol açar. Döngüsel mekanizma kendi çözümünü içerir.

**Ama burada döngünün nedeni döngüsel değil.**

YZ daha iyi ve ucuz hale geldi. Şirketler çalışan çıkardı, tasarrufla daha fazla YZ aldı, daha fazla çalışan çıkardı. İşten çıkarılanlar daha az harcadı. Tüketiciye satan şirketler zayıfladı, marjları korumak için daha fazla YZ'ye yatırım yaptı. YZ daha da iyi ve ucuz hale geldi. Frensiz bir döngü.

Sezgisel beklenti, düşen toplam talebin YZ yatırımını yavaşlatmasıydı. Ama olmadı. Çünkü söz konusu olan hyperscaler tarzı sermaye harcaması değildi. Faaliyet gideri ikamesi idi. Hani yılda 100 milyon dolar çalışana, 5 milyon dolar YZ'ye harcayan şirket vardı ya. Artık 70 milyon çalışana, 20 milyon YZ'ye harcıyor. YZ bütçesi katlanırken toplam harcama düşüyor.

İroni tam da burada. YZ altyapı kompleksi, bozduğu ekonomi kötüleşirken bile performans göstermeye devam etti. NVIDIA hala rekor gelir basıyordu. TSMC hala yüzde 95 üzeri kapasite kullanımındaydı. Hyperscaler'lar hala çeyreklik 150-200 milyar dolar veri merkezi yatırımı yapıyordu.

Hindistan ise tam tersi. Ülkenin BT hizmetleri sektörü yılda 200 milyar doların üzerinde ihraç ediyordu. Tüm model tek bir değer önerisine dayanıyordu. Hintli geliştiriciler Amerikalı muadillerinin çok küçük bir kesirine mal oluyor. Ama YZ kodlama ajanının marjinal maliyeti elektrik fiyatına inmişti. TCS, Infosys ve Wipro'da sözleşme iptalleri 2027 boyunca hızlandı. Rupi dört ayda dolara karşı yüzde 18 değer kaybetti.

Özel kredi krizi

Özel kredi dediğimiz alan, yani private credit, 2015'te 1 trilyon doların altındayken 2026'da 2.5 trilyon doları aşmış durumda. Sermayenin önemli kısmı yazılım ve teknoloji anlaşmalarına gitmiş. Çoğu da sonsuza kadar çift haneli gelir büyümesi varsayan SaaS kaldıraçlı satın almaları.

Varsayımlar ilk ajansal kodlama demosuyla öldü. Ama değerleme notları henüz habersiz.

Halka açık SaaS şirketleri 5-8 kat FAVÖK'e, yani faiz, amortisman ve vergi öncesi kara göre 5-8 katına düşerken, PE destekli yazılım şirketleri hala artık var olmayan gelir çarpanlarıyla bilançolarda duruyor. Yöneticiler notları yavaşça indiriyor. 100 sent, 92, 85... Halka açık karşılıklar 50 diyor.

Tetikleyici Zendesk oluyor. Hellman & Friedman ve Permira şirketi 2022'de 10.2 milyar dolara özelleştirmişti. Borç paketi 5 milyar dolarlık doğrudan kredi. Tarihin en büyük ARR destekli kredisi. ARR neydi, yıllık yinelenen gelir. Yani her yıl tekrarlanan abonelik gelirleri. Kaldıraç sadece gelirin "yinelenen" kalmaya devam etmesi halinde anlam taşıyordu.

Ama 2027 ortasına kadar anlam taşımıyordu.

YZ ajanları müşteri hizmetlerini bir yılı aşkındır otonom yönetiyordu. Zendesk'in tanımladığı kategori, yani biletleme ve insan destek yönetimi, hiç bilet oluşturmadan sorunları çözen sistemlerle zaten değiştirilmişti. Gelir henüz gitmemişti ama artık "yinelenen" değildi. Sadece henüz ayrılmamış gelirdi.

Tarihin en büyük ARR destekli kredisi tarihin en büyük özel kredi yazılım temerrüdü oldu.

Başlangıçta konsensüs haklıydı aslında. Kriz yönetilebilir olmalıydı. Özel kredi 2008 bankacılığı değil. Kapalı uçlu fonlar, kilitli sermaye, mevduat sahipleri yok, repo hatları yok. Yöneticiler hasarlı varlıkların üzerinde oturup zamanla çözebilirdi. Sistem bükülmeli ama kırılmamalıydı.

"Kalıcı sermaye" ifadesi her kazanç çağrısında ve yatırımcı mektubunda mantra gibi tekrarlandı. Ama kimse ince detaylara bakmadı.

Mesele şöyle. Büyük alternatif varlık yöneticileri önceki on yılda hayat sigortası şirketleri satın alıp fonlama araçlarına dönüştürmüştü. Apollo Athene'yi aldı. Brookfield American Equity'yi aldı. KKR Global Atlantic'i aldı.

Mantık zarifti. Emeklilik maaşı mevduatları istikrarlı ve uzun vadeli bir yükümlülük tabanı sağlıyordu. Yöneticiler mevduatları kendi oluşturdukları özel krediye yatırıyordu. Hem sigorta tarafında spread kazanıyordu hem de varlık yönetimi tarafında yönetim ücreti. Tek koşulla çalışan mükemmel bir makine. Özel kredinin sağlam olması gerekiyordu.

Gel gelelim "kalıcı sermaye" denilen şey soyut bir kurumsal para havuzu değildi. Amerikan hanehalkının birikimleri idi. Emeklilik sigortaları olarak yapılandırılmış, şimdi temerrüde düşen PE destekli yazılım kağıtlarına yatırılmış olan tasarruflar.

Sigorta düzenleyicileri varlıkların sermaye yükümlülüklerini sıkılaştırmaya başladı. Moody's Athene'nin mali güç notunu negatif izlemeye aldığında Apollo'nun hissesi iki seansta yüzde 22 düştü.

Mortgage sorunu

Senaryo en çarpıcı noktasına burada geliyor.

ABD konut mortgage piyasası yaklaşık 13 trilyon dolar. Mortgage, temelde borçlunun kredi süresi boyunca kabaca mevcut gelirinde istihdam edilmeye devam edeceğini varsayar. Çoğu mortgage için otuz yıl demek bu.

Beyaz yakalı istihdam krizi varsayımı tehdit ediyor. Üç yıl önce saçma görünen bir soru sormak gerekiyor. Prime mortgage'lar hala güvenli mi?

ABD tarihindeki her önceki mortgage krizi üç şeyden biri tarafından tetiklendi. Spekülatif aşırılık, yani 2008'deki gibi ödeyemeyecek insanlara kredi vermek. Faiz oranı şoku, yani 1980'lerdeki gibi yükselen oranların değişken faizli mortgage'ları ödenmez kılması. Ya da yerel ekonomik şok, yani Teksas'ta petrol veya Michigan'da otomobil gibi tek bölgede tek sektörün çökmesi.

Hiçbiri burada geçerli değil. Söz konusu borçlular subprime değil. FICO skorları 780. Yüzde 20 peşinat ödemişler. Temiz kredi geçmişleri, istikrarlı istihdam kayıtları var. Her risk modelinin kredi kalitesinin temeli olarak gördüğü borçlular.

Fark çok keskin. 2008'de krediler ilk günden kötüydü. Burada ise krediler ilk günden iyiydi. Dünya sonradan değişti. İnsanlar artık inanamayacakları bir geleceğe borçlandı.

Görünmez stres işaretleri 2027'de belirmeye başlıyor. HELOC kullanımı, yani konut rehni kredi limiti çekimleri artıyor. 401(k) birikimleri, yani emeklilik hesapları erken boşaltılıyor. Kredi kartı borcu tırmanıyor. Ama mortgage ödemeleri hala düzenli yapılıyor. Teknik olarak güncel görünüyorlar ama tüm isteğe bağlı harcamayı durdurmuş, birikimlerini eritmiş durumdalar. Bir şok daha uzaktalar.

Üstelik asıl hasar gelir dağılımının yapısından geliyor. En üst yüzde 10'luk gelir dilimi tüm tüketici harcamalarının yarısından fazlasını yapıyor. En üst yüzde 20 ise yaklaşık yüzde 65'ini. Evleri, arabaları, tatilleri, restoran yemeklerini, özel okul ücretlerini, ev tadilatlarını alan kesim hep burası.

Beyaz yakalı istihdamda yüzde 2'lik düşüş, isteğe bağlı harcamalarda yüzde 3-4'lük darbeye dönüşüyor. Mavi yakalı iş kayıplarından farklı olarak etki gecikmeli geliyor ama daha derin. Çünkü tasarruf tamponları birkaç ay boyunca harcamayı sürdürmelerine izin veriyor. Sonra davranış değişikliği bir anda devreye giriyor.

Politika açmazı

Federal hükümetin gelir tabanı temelde insan zamanı üzerinden alınan vergi. İnsanlar çalışıyor, firmalar ödüyor, hükümet payını alıyor. Gelir vergisi ve bordro vergisi normal yıllarda bütçenin omurgası.

Federal gelirler 2028 birinci çeyreğinde CBO tahminlerinin yüzde 12 altında seyrediyor. Bordro gelirleri düşüyor çünkü daha az insan önceki ücret düzeylerinde çalışıyor. Gelir vergisi düşüyor çünkü kazanılan gelirler yapısal olarak daha düşük. Verimlilik fırlıyor ama kazanımlar emeğe değil sermayeye akıyor.

Emeğin GSYH'deki payı 1974'te yüzde 64'ten 2024'te yüzde 56'ya inmişti. Kırk yıllık yavaş bir düşüş. YZ'nin üstel gelişmeye başlamasından sonraki dört yılda yüzde 46'ya gerilemiş. Rekorun en sert düşüşü.

Her durgunlukta olduğu gibi harcamalar gelirler düşerken artıyor. Ama fark var. Harcama baskısı döngüsel değil. Otomatik dengeleyiciler geçici iş kayıpları için tasarlanmış, yapısal yerinden edilme için değil. Sistem işçilerin yeniden emileceğini varsayarak ödeme yapıyor. Çoğu emilmeyecek, en azından önceki ücret düzeyinde.

Hükümetin hanehalkına daha fazla para aktarması gereken an, hanehalkından daha az vergi topladığı an. Tam bir kıskaç.

Yönetim "Geçiş Ekonomisi Yasası" adlı çerçeveyi tartışıyor. Yerinden edilmiş işçilere doğrudan transferler, YZ çıkarım hesaplaması üzerinden vergiyle finanse edilecek. Daha radikal teklif ise "Paylaşılan YZ Refahı Yasası" adında. YZ altyapısının getirileri üzerinde kamusal pay oluşturacak. Bir tür egemen varlık fonu ve YZ üretimi üzerinden telif hakkı birleşimi gibi düşünün.

Sağ transferleri Marksizm diye adlandırıyor, hesaplama gücünü vergilendirmenin liderliği Çin'e teslim edeceğini savunuyor. Sol ise yerleşik şirketlerin yardımıyla yazılan verginin başka adla düzenleyici yakalama olacağını söylüyor. Politikacılar atışırken toplumsal doku yasama sürecinin hızından daha hızlı çözülüyor.

Zeka priminin çözülmesi

Senaryonun özü tek bir cümlede. Modern ekonomik tarihin tamamında insan zekası kıt girdi oldu.

Sermaye boldu ya da en azından çoğaltılabilirdi. Doğal kaynaklar sonluydu ama ikame edilebilirdi. Teknoloji yeterince yavaş gelişiyordu ki insanlar adapte olabilsin. Ama zeka, yani analiz etme, karar verme, yaratma ve koordine etme yeteneği, ölçekte çoğaltılamayan tek şeydi.

İnsan zekası primini kıtlığından alıyordu. Emek piyasasından mortgage piyasasına, vergi düzeninden eğitim sistemine kadar her kurum o varsayımın geçerli olduğu bir dünya için tasarlanmıştı.

Makine zekası artık insan zekasının yetkin ve hızla gelişen bir ikamesi. Kıt insan zihinleri dünyası için optimize edilmiş mali sistem yeniden fiyatlanıyor. Acı verici, düzensiz ve tamamlanmaktan çok uzak.

Ama yeniden fiyatlama çöküşle aynı şey değil. Ekonomi yeni bir denge bulabilir. Oraya ulaşmak hala sadece insanların yapabileceği birkaç görevden biri.

Senaryonun dersi

Hatırlatma. Bunu Haziran 2028'de değil, Şubat 2026'da okuyorsunuz.

S&P tüm zamanların en yüksek seviyelerine yakın. Negatif geri besleme döngüleri başlamadı. Senaryoların bir kısmı kesinlikle gerçekleşmeyecek. Ama makine zekasının hızlanmaya devam edeceği de kesin. İnsan zekasının primi daralacak.

Yatırımcılar olarak portföylerin ne kadarının on yılı aşamayacak varsayımlar üzerine kurulduğunu değerlendirmek için hala vakit var.

Kanarya hala yaşıyor.

yapay zeka