Enerji dünyasında siyaset ve ticaret hiç olmadığı kadar iç içe geçti. Washington Venezuela’da petrol devlerini sahaya inmeye zorluyor. Rusya Ukrayna’da, doğrudan Amerikan şirketine saldırdı. Ayrıca Amerika arka planda nükleerden rafinerilere kadar stratejik hamleler peş peşe geliyor.
Washington, Maduro'yu devirmesinden sonra Venezuela petrolü için Amerikan şirketleriyle masaya oturdu. Trump tüm şirketlerin piyasaya girmek istediğini söylemişti. Ancak yöneticiler hem altyapının olmamasından hem de siyasi belirsizliklerden dolayı kaygılılar. Piyasa ise rezervlerin Amerikan şirketlerine geçmesini fiyatladı bile, Chevron %5 civarı, Exxon ise %2 civarı yükseldi.
Olayın hukuki bir yanı da var. Yirmi yıl önce şirketlerin varlıklarına hükümet el koymuştu. Washington alacakların tahsilini yeni yatırım şartına bağlıyor. Exxon ve ConocoPhillips gibi devlerin milyarlarca dolarlık alacağı var. Burada şirketleri yatırıma bir nevi zorluyorlar.
Bir de yan dallar var. ABD körfezindeki rafinerilerde de ciddi bir yükseliş görüldü. Servis şirketleri de altyapıların yenileneceği beklentisiyle yükseldi. Piyasa gelecekteki potansiyel petrol üretimini fiyatlıyor.
Ablukayı delen tankerler Venezuela konusunda kritik bir diğer olay. Yılbaşından beri yaklaşık 12 tanker Venezuela'dan ayrıldı. Yükleri tahminen 12 milyon varil ham petrol ve yakıt. Gemilerin çoğu hayalet filolar. Teslimat adresleri de Asya ve Çin. Trump zaten Çin'in petrol almaya devam edeceğini söylemişti, bu sevkiyatlara bu yüzden dokunulmadığını düşünüyorum.
Trump, Maduro ile kalmayacağı sinyalini veriyor. Uyuşturucu trafiği gerekçesiyle Kolombiya ve Meksika'ya, protestoları bahane ederek İran'a müdahale tehdidi var. Petrolde bugünkü yükselişin bir nedeni de bu ileride oluşabilecek arz kesintilerinden kaynaklı. OPEC+ şimdilik üretim seviyelerini koruma kararı aldılar.
Rus füzeleri bu kez Dnipro’da bir ABD şirketini vurdu. Tarım devi Bunge’ye ait tesisler isabet aldı. 300 ton ayçiçek yağı sokağa döküldü. Harkiv’e de beş füze düştü. Hedef yine enerji altyapısı. Şehre zaten sınırlı elektrik veriyorlardı. Şimdi ısınma ve su sistemleri de darbe aldı. Saldırılar tam Paris’te yapılacak Ukrayna zirvesi öncesinde oldu. Florida’daki Zelensky-Trump görüşmesinin hemen ardından gelen bu hamle, barış planlarını sabote etmeye yönelik olabilir.
Washington nükleer enerjide Rus bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Enerji Bakanlığı zenginleştirilmiş uranyum (HALEU) üretimi için şirketlerle masadaydı. Bu zenginleştirilmiş uranyum (HALEU) özellikle yeni teknoloji küçük SMR reaktörlerde kullanılıyor. Sipariş verilen şirketler: American Centrifuge Operating, General Matter, Orano Federal Services. Bakanlık bu 3 şirketin her birine 900 milyon dolarlık sipariş verdi. ABD, 2028 yılına kadar Rus uranyumunu tamamen yasaklamayı planlıyor. Bu, ABD’nin yeni nesil nükleer için en kritik reaksiyonlardan biri.
Trump, Rus petrolü alımını durdurmazlarsa Hindistan'ın gümrük vergilerini artıracağını söyledi. Mevcut vergiler zaten %50. Ama asıl tehdit senatodaki yeni tasarı. Senatör Graham, Rus petrolü alan ülkelere %500 vergi getirecek bir yasayı destekliyor.
Hindistan bugüne kadar arada kalmayı başarmıştı. Artık o alan kalmadı. Hint borsası bu riski hemen fiyatladı, teknoloji hisseleri düştü. Yeni Delhi çözüm arıyor ama Washington'ın sabrı tükenmiş durumda.
ABD'li rafineri devi Phillips 66, İngiltere'deki iflas eden Lindsey Rafinerisi'nin tesislerini satın aldı. Bu tesisi hem geleneksel hem de yenilenebilir yakıt için depolama ve lojistik amaçlı kullanacaklar.
İtalyan enerji şirketi Eni ise Avrupa ve Orta Doğu'daki rafineri ve depolama varlıklarını tek bir çatı altında topluyor. Yeni şirketin adı Eni Industrial Evolution. Burada amaçları, yenilenebilir ve fosil tesisleri ayırarak ana şirketi daha “YEŞİL” yapmak.