ABD borsa endeksleri, yüksek enerji maliyetlerinin GSYH üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağını öngörmesiyle şu ana kadarki petrol şokunu iyi atlattı.


İran ile olan savaşın süresinin belirsizliği enerji fiyatlarını anlık olarak değil yıl boyu yüksek tutacaktır.
Ancak petrol ve doğal gaz maliyetinin artması gübre üretim fiyatlarını artırıyor ve gübre sevkiyatlarının aksamasına neden oluyor.
Bundan dolayı gıda fiyatları da yükseliyor.
Enflasyonun yeniden etkisiyle faiz indirimleri de ileriye ötelendi.
Faizin yüksek kalmasıyla mortgage kredileri de düşmeyecektir, hatta yükseledebilir.
Bu hanehalkını sıkıştıracaktır.

Tabi durum sıkıntılı olsa da ABD artık enerji alan bir ülke değil satan bir ülke.
Son 1 yılda 100 milyar dolarlık enerji ticaret fazlası verdi.
Enerji fiyatlarındaki artış bu fazlayı daha da artıracak.
ABD 1950'lerden bu yana ilk kez enerji ürünlerinde net ihracatçı konumuna gelmesiyle, petroldeki fiyat artışı büyüme üzerinde yıkıcı bir etki yapmayacaktır.
2007-2008'de petrol fiyatları üç katına çıktığında ABD enerjide dışa bağımlıydı.
Yükselen enerji maliyetleri ekonomik daralmanın önemli bir bileşeniydi.
Şu anda tüketim düşecek olsa bile ihracat artacağından GSYH bir yerde dengeleniyor.
GSYH makul kalsa bile asıl mesele paranın hanehalkından enerji şirketlerine akması.
Hükümet müdahale eder mi?
Trump rezerv salımı ve IEA koordinasyonuyla bazı adımlar attı ama bunlar geçici formüller.
Seçim yaklaşırken siyaset baskın olacaktır.
Fiyat artışının İran savaşından kaynaklandığı gerçeği masada duruyor.
Savaş bitse bile sistemin normale dönmesi zaman alacak.