Jensen Huang CES'te sahneye çıktı ve Rubin platformunu tanıttı. Bahse lüzum yok, teknolojide bir atılım daha yapıyorlar.
Fakat bu kez yeni platformun ısı ve soğutma altyapısına etkileri de çok önemli. Zira önemli bazı yenilikler ve değişiklikler getiriyor. O bakımdan soğutma ve elektrik sistemleri sağlayan tedarikçi hisselerine de olumlu veya olumsuz yansıyacak faktörler var.
Neyse, bu kısa girizgahın ardından Morgan Stanley raporunu özetleyeyim.

Esasen diyorlar ki, yeni çipler önceki Blackwell neslinin iki katı güç tüketecek ama soğutma ihtiyacı aynı kalacak. Yani megawatt başına HVAC içeriği hem yeni tesislerde hem mevcut tesislerin yükseltmelerinde düşecek.
HVAC: Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme
Peki nasıl oluyor bu diyeceksiniz. İlk duyduğumda ben de öyle dedim. O nedenle raporu bir kenara bırakıp, YZ'yle bir seans da yaptım. Beraber harmanlayayım. Aşağıya raporun ilgili kısmını da bırakırım.
Evvela Blackwell'in soğutulmasından başlamak lazım.
O mimaride soğutmanın yaklaşık yüzde sekseni doğrudan çipe temas eden sıvı soğutmayla sağlanıyordu.
Geri kalan yüzde yirmilik kısım hala hava soğutmaya bağımlıydı.
Sistem şöyle işliyordu, soğuk su çipin üzerindeki soğutucu plakadan geçiyor, ısıyı alıyor, ısınan su Cooling Distribution Unit yani CDU'ya gidiyor, orada tekrar soğutuluyor ve döngüye geri dönüyordu.
CDU'dan çıkan ısı ise genellikle su soğutucularına yani chiller'lara aktarılıyordu.
Bu chiller'lar ciddi enerji tüketen, pahalı ve hacimli ekipmanlar.
Suyun sıcaklığı da yaklaşık 30 santigrat derecede tutuluyordu.
Çünkü çiple su arasındaki sıcaklık farkı ne kadar büyükse ısı transferi o kadar verimli oluyor.
Vera Rubin'de ne değişti?
İki kritik değişiklik var.
Birincisi doğrudan sıvı soğutma oranı yüzde yüze çıktı.
Artık hiçbir kısım hava soğutmaya bırakılmıyor.
Tüm ısı sıvı döngüsü üzerinden alınıyor.
İkincisi, CDU'ların akış hızı iki katına çıktı.
Akış hızı neden önemli?
Düşünün, elinizi küçük bir soğuk su kovasına daldırıyorsunuz. Ama eliniz bir süre sonra suyu hafif ılıtıyor ve ısı transferiniz yavaşlıyor.
Ama çeşme suyunun altında, soğuk su hızlı akarsa ısı transferi sürekli biçimde hızla devam eder.
CDU'larda da aynı mantık geçerli.
Daha hızlı akış, çipin üzerinden geçen suyun daha az ısınmasını sağlıyor.
Her bir su molekülü daha kısa süre çipin yakınında kalıyor.
45 derece su
İşte burada zekice bir mühendislik kararı var.
Eskiden su 30 dereceydi, şimdi 45 derece.
İlk bakışta mantıksız görünüyor.
Daha sıcak su nasıl olur da aynı soğutmayı sağlar?
Cevap akış hızında gizli.
Su iki kat hızlı aktığında aynı sürede iki kat fazla su çipin üzerinden geçiyor.
Her bir litre su daha az ısı alsa bile toplam alınan ısı aynı kalıyor.
Hatta sistem daha verimli çalışıyor çünkü suyun sıcaklığı daha homojen kalıyor.
Peki neden 45 dereceyi tercih ettiler?
Çünkü 45 derecelik su hala çiplerden çok daha soğuk.
Modern GPU'lar 80-90 derece civarında çalışabiliyor.
Aradaki 35-45 derecelik fark ısı transferi için fazlasıyla yeterli.
Chiller'lar devre dışı
İşte asıl devrimci kısım burası.
Eskiden sıvı soğutma döngüsünden çıkan 30 derecelik su, dış ortama ısı atmak için chiller'lara gidiyordu.
Chiller'lar kompresörlü sistemler, tıpkı buzdolabınız gibi çalışıyorlar.
Çok enerji tüketiyorlar ve pahalılar.
Ama 45 derecelik su için durum farklı.
45 derece, çoğu iklimde dış ortam sıcaklığının üzerinde.
Yani bu suyu soğutmak için kompresörlü chiller'lara gerek yok.
Basit hava soğutucular yani kuru soğutucular yeterli.
Bunlar sadece büyük fanlar ve radyatörlerden oluşuyor.
Sıcak su radyatörden geçiyor, fanlar üzerine hava üflüyor, su soğuyor.
Çok daha az enerji tüketiyorlar ve daha ucuzlar.
Neticede Vera Rubin şunu başarıyor, birim soğutma altyapısında çipin gücünü katlıyor.
Vay canına sayın seyirciler hesabı
Bu kadar da değil. Chiller'lar devre dışı kaldığı için üstüne maliyet düşüyor.
Veri merkezi operatörleri için bu ciddi bir tasarruf.
Hem ilk yatırım maliyeti düşüyor hem de işletme giderleri azalıyor.
Soğutma, veri merkezi enerji tüketiminin yüzde otuz ila kırkını oluşturuyor-du.
Bu oranın düşmesi aynı güç bütçesiyle daha fazla hesaplama kapasitesi demek.

Raporda önemli bir nokta daha var.
Isı transfer kapasitesi çiple su arasındaki sıcaklık farkına bağlı.
Şu an çipler 80-90 derecede çalışıyor, su 45 derecede.
Eğer gelecekte çipler daha yüksek sıcaklıklara dayanabilirse su sıcaklığı daha da artabilir.
Diyelim çipler 100 derecede çalışabilir hale geldi.
O zaman su 55-60 dereceye çıkabilir.
Bu da soğutmayı daha da kolaylaştırır.
Hatta bazı iklimlerde sadece dış ortam havasıyla pasif soğutma bile mümkün olabilir.
Yani Nvidia'nın açıkladığı mimari sadece bugünkü bir çözüm değil, gelecek nesiller için de ölçeklenebilir bir yol haritası sunuyor.
Sonuç olarak sistem artık daha sıcak su kullanıyor ama bu su hala çiplerden daha soğuk. Soğutucuyu başlangıç sıcaklığına döndürmek de daha az zahmetli.
Tedarikçileri nasıl etkilenir?
Morgan Stanley diyor ki Trane Technologies, Johnson Controls ve Carrier gibi ticari HVAC üreticileri için bu gelişme olumsuz sayılabilir ama başlıkların ima ettiği kadar sert bir darbe değil.
Veri merkezi, ticari HVAC pazarının yüzde on ila on beş arası. Sektörde gelir dağılımı kabaca yüzde altmış soğutucu, yüzde otuz hava işleme, yüzde on kontrol ve servis şeklinde.
Hava ve su soğutucuları arasında yarı yarıya bir dağılım varsayarsak en kötü senaryo toplam adreslenebilir pazarın tek haneli düşük yüzde dilimlerinde erimesi. Ama etki muhtemelen bundan da hafif olacak çünkü veri merkezi operatörleri arasında mimari farklılıklar var.
Üstelik yükselen su sıcaklığı ısı atımı için daha fazla hava soğutucu içeriği gerektirecek. Bu kısmen telafi edici bir etki yaratır.
Göz ardı edilen bir risk var, sektör veri merkezi pazarına hizmet etmek için ciddi soğutucu kapasitesi ekledi.
Talep düşerse fiyatlar ve marjlar üzerinde baskı oluşabilir. Öte yandan 2025'in ikinci yarısında veri merkezi HVAC siparişleri güçlü seyretti. Bu da 2026'nın ikinci yarısına kadar teslimatların güçlü kalacağına işaret ediyor. Dolayısıyla korkulan etki daha hafif olabilir.
Sıvı soğutmada asıl kazananlar
Vertiv ve Eaton için bu açıklama nötr ila olumlu. Soğutma Dağıtım Üniteleri yani CDU'lar sıvı soğutma sisteminin en kritik parçası. Raf içindeki su akışını hassas şekilde kontrol ediyor. Nvidia'nın açıklaması sıvı soğutmanın pazar penetrasyonu için güçlü bir yol haritası çizdi.
İnovasyon, premium oyuncular için olumlu. Özellikle karar vericilerle yakın çalışan ve geleceğe yatırım yapabilen şirketler avantajlı. Vertiv bu konuda en iyi konumda. Eaton da Boyd anlaşmasıyla güçlendi. Teknoloji eğrisi düzleşmeden önce premium üreticilerle yeni girişimciler arasındaki hendek aşınmaz.
Daha detaylı bakarsak Nvidia'nın anlattığı gelecek mimarisi Vertiv'in pay almasına zemin hazırlıyor. Vertiv CDU'larda lider ama soğutucularda geride. Johnson Controls ve Trane gibi köklü oyuncuların gerisinde kalıyordu. Soğutucular önemini yitirirse bu dezavantaj ortadan kalkıyor. Vertiv entegre çözüm ihalelerinde daha rahat rekabet edebilir.

Güç altyapısı tarafında soru işaretleri
Soğutma, veri merkezi enerji tüketiminin yüzde otuz ila kırk arası. Soğutma gereksinimlerindeki düşüş ve verimlilik kazanımları mantıken güç talebini olumsuz etkiler. Eaton ve Hubbell bu bağlamda temkinli değerlendirilmeli.
Karşı argüman şu, güç darboğaz olmaya devam ettiği sürece sektör mevcut megawattların tamamını kullanacak. Soğutmadan tasarruf edilen enerji daha yüksek GPU yoğunluğuyla telafi edilir.
Makul bir görüş ama fazla iyimser. Bu senaryo veri merkezi yatırımlarında ciddi artış gerektirir. GPU'lar megawatt başına soğutma ekipmanının on katından fazla maliyetli.

Yatırım döngüsünde değişim
Verimlilik kazanımları yapay zeka döngüsünü altyapı sağlayıcılarından teknoloji benimseyenlere doğru kaydırıyor. ABD yeniden sanayileşme tezi için olumlu. Yapısal teknoloji yayılımı ABD üretimi ile uluslararası rakipler arasındaki maliyet farkını daraltacak. Amerikalıların bazı hesaplarına göre yüzde yirmi insansı robot penetrasyonu ABD'nin Çin'le maliyet paritesine ulaşmasını sağlayabilir.
Burada şunu eklemem lazım, Çinliler çok daha etkin ve düşük maliyetli bir robot penetrasyonuna hazırlanıyor. Semianalysis bu konuda uyarmıştı, Çinliler fabrikalara kitlesel biçimde robotları sokarsa gameover olur demişti. Linkini de bulayım. Hatta ekran resmini de ekleyeyim.
Önemine müteakip uzadı, Amerikalılar naif biçimde Çinlilerin yerinde sayacağını ve kendilerinin robot devrimi yapacağını sanıyor.
Tabii bu ne ilk ne son naiflikleri...

Neyse, Morgan Stanley raporu diyor ki YZ ve robotics devrimi sanayileşmeyi geri getirirse Rockwell Automation ve Ralliant Corporation öne çıkabilir.
Daha yazılacak şeyler var da bugünlük bu kadar olsun.