Otuz Beş Yıllık Bacanın Son Dumanı
Chiba kentinin sanayi koridorunda, Tokyo Körfezi'nin tuzlu rüzgarına karşı yükselen çelik boru ormanı, 2025 yılında son kez buhar saldı. Mitsui Chemicals'ın 553 bin tonluk etilen üretim kapasitesine sahip tesisi, devreye alındığı 1990'lı yıllardan bu yana Japonya'nın en büyük ikinci petrokimya kompleksi olarak anılıyordu. Kapanış kararı, şirketin 2030'a kadar yurt içi etilen kapasitesini 1,1 milyon tondan 600 bin tona indirme planının ilk büyük adımı oldu. Tesisin kraker ünitesi, saatte 70 ton etilen üretecek şekilde tasarlanmıştı. 700 ton nafta işlemek anlamına geliyordu. Nafta, ham petrolün 180 ila 360 santigrat derece aralığında damıtılmasıyla elde edilen ve petrokimyanın ana hammaddesi olan yarı mamul bir sıvıdır.
Benzin üretiminde de kullanıldığı için fiyatı doğrudan rafineri ekonomisiyle bağlantılıdır. Kapanış, sadece bir fabrikanın değil, Japonya'nın petrokimya sektörünün yapısal dönüşümünün simgesi olarak kayıtlara geçti.
Japon kimya devleri, 2010'lu yılların sonundan itibaren iç pazardaki talep daralmasıyla yüzleşmek zorunda kaldı. Ülkenin toplam etilen talebi, 2000 yılındaki 7,4 milyon ton seviyesinden 2023 itibarıyla 5,5 milyon tona geriledi. Düşüşün arkasında, otomotiv ve elektronik sektörlerinin üretimini Çin ve Güneydoğu Asya'ya kaydırması yatıyordu. Chiba tesisi, bu değişime rağmen uzun yıllar ayakta kalmayı başardı.
Çünkü Mitsui Chemicals, tesisin ürettiği etileni kendi polimer tesislerinde değerlendiriyor, dışarıya satış yapmıyordu. Fakat 2022'de başlayan enerji krizi, Japon tesislerinin en büyük maliyet avantajını ortadan kaldırdı, Japonya'nın elektrik fiyatları, ABD'deki doğal gaz kaynaklı tesislere kıyasla üç kat daha pahalı hale geldi. Etilen krakerleri, sıcaklığı 850 dereceye çıkarmak için devasa fırınlar kullanır. Fırınlar, doğal gaz veya elektrikle çalışır ve enerji giderleri toplam üretim maliyetinin yüzde 60 ila 70'ini oluşturur. Chiba'nın kapanışı, bu enerji farkının artık katlanılamaz boyuta ulaştığını gösteriyor.
Nafta Beslemeli Krakerin Anatomisi
Bir etilen krakeri, temel olarak hidrokarbon moleküllerini yüksek sıcaklıkta parçalayan dev bir fırın sistemidir. Chiba tesisindeki fırınlar, boru tipi piroliz teknolojisi kullanıyordu. Teknolojide nafta, 850 ila 900 santigrat dereceye ısıtılmış paslanmaz çelik boruların içinden saniyenin onda biri kadar kısa bir sürede geçirilir.
Süreçte uzun karbon zincirleri kırılır ve etilen, propilen, büten gibi daha kısa moleküller açığa çıkar. Krakerin verimliliği, büyük ölçüde bu temas süresine bağlıdır. Süre çok uzun olursa istenmeyen yan ürünler oluşur, çok kısa olursa dönüşüm oranı düşer. Chiba'daki modernize edilmiş fırınlarda bu süre 0,1 saniye olarak optimize edilmişti. Değer, 1990'lardaki ilk tasarımın 0,3 saniyesine kıyasla önemli bir iyileştirmeydi. Kısa temas süresi, etilen verimini yüzde 28'den yüzde 33'e çıkarmıştı. Artış, aynı nafta miktarından daha fazla ürün elde etmek anlamına geliyordu.
Krakerden çıkan ürün karışımı, önce hızlı bir soğutma kulesinde 400 derecenin altına indirilir. Ani soğutma, istenmeyen ikincil reaksiyonları durdurur. Ardından gaz, beş aşamalı bir kompresör sistemiyle 35 atmosfer basınca sıkıştırılır ve kademeli olarak soğutularak sıvılaştırılır. Ayrıştırma kolonlarında etilen, propilen ve diğer ürünler birbirinden ayrılır. Etilenin saflığı, polimer üretimi için yüzde 99,9'un üzerinde olmalıdır. Chiba kompleksi, bu saflık seviyesine ulaşmak için kriyojenik damıtma kolonları kullanıyordu.
Kolonlar, eksi 100 derecenin altındaki sıcaklıklarda çalışır ve etilen moleküllerini diğer gazlardan ayırır. Tesisin toplam enerji tüketimi, saatte yaklaşık 250 megavat saati buluyordu. Miktar, orta ölçekli bir şehri aydınlatmaya yetecek düzeydedir. Enerji yoğunluğu, Japonya gibi elektrik fiyatlarının yüksek olduğu ülkelerde tesis ekonomisinin en kritik belirleyicisi haline gelmiştir.
Kok Sorunu ve Bakım Maliyetleri
Nafta beslemeli krakerlerin en büyük operasyonel sorunu, fırın borularının iç yüzeyinde biriken kok tabakasıdır. Nafta içindeki aromatik bileşikler, yüksek sıcaklıkta karbonize olarak boru çeperine yapışır. Tabaka zamanla borunun çapını daraltır ve ısı transferini engeller. Kok birikimi, fırının enerji verimliliğini yüzde 15 ila 20 oranında düşürür. Da aynı üretim miktarı için daha fazla yakıt yakılması demektir. Chiba tesisi, bu sorunu çözmek için fırınları dönüşümlü olarak devre dışı bırakır ve buhar havalandırma yöntemiyle kok tabakasını temizlerdi.
Temizlik işlemi, her fırın için yaklaşık 48 saat sürer ve bu süre boyunca fırın devre dışı kalır. Tesisin altı fırını olduğundan, her bir fırın yılda ortalama dört kez bu temizliğe alınıyordu. 000 saatle sınırlıyordu.
Kok birikimini azaltmanın bir diğer yolu, nafta beslemesine kükürt katkısı eklemektir. Chiba tesisi, besleme akışına yüzde 20 ila 50 ppm oranında dimetil disülfür enjekte ediyordu. Katkı, boru yüzeyinde koruyucu bir film oluşturarak kok oluşumunu yavaşlatıyordu. Fakat bu uygulama, ürün içindeki kükürt oranını artırdığı için sonraki saflaştırma aşamasında ek maliyet yaratıyordu. Kükürt giderme ünitesi, ürün gazındaki kükürtü hidrojenle reaksiyona sokarak hidrojen sülfüre dönüştürür. Gaz daha sonra absorbsiyon kolonlarında tutulur.
Ek ünite, tesisin toplam yatırım maliyetinin yaklaşık yüzde 8'ini oluşturuyordu. Bakım planlaması, kraker operasyonlarının en kritik yönetim görevidir. Çünkü plansız bir duruş, günlük 2 milyon dolarlık kayıp anlamına gelir. Chiba'da bu riski azaltmak için tüm fırınların temizlik döngüleri, üretim takvimine göre optimize ediliyor ve talep düşük dönemlerde fırınlar bilinçli olarak devre dışı bırakılıyordu.
Enerji Verimliliği ve Rekabetçilik Sınırı
Japonya'daki etilen tesislerinin küresel rekabette tutunabilmesi, büyük ölçüde enerji verimliliğine bağlıdır. Chiba tesisi, devreye alındığı dönemde ton etilen başına 6,5 gigakalori enerji tüketiyordu. Değer, 2020'lerin başında yapılan modernizasyonla 5,2 gigakaloriye düşürülmüştü. Iyileştirme, atık ısı geri kazanım sistemlerinin eklenmesi ve fırın tasarımındaki optimizasyonlarla sağlanmıştı. Fakat bu seviye bile, ABD'deki etan beslemeli tesislerin 3,8 gigakalori seviyesinin oldukça üzerindedir. Etan, doğal gazdan elde edilen ve krakerlerde naftaya kıyasla daha yüksek etilen verimi sağlayan bir hammaddedir.
Etan beslemeli tesislerde etilen verimi yüzde 80'e ulaşırken, nafta beslemeli tesislerde bu oran yüzde 33 civarındadır. Verim farkı, ABD tesislerinin üretim maliyetini ton başına 200 dolar daha düşük tutmasını sağlar. Chiba'nın kapanış kararında bu maliyet farkı belirleyici oldu.
Japonya'nın enerji politikaları da bu tabloyu ağırlaştırdı. 2011'deki Fukuşima felaketinin ardından nükleer santrallerin kapatılması, ülkenin enerji ithalatını artırdı ve elektrik fiyatlarını yükseltti. Chiba tesisi, doğal gazı doğrudan yanıcı olarak kullanmak yerine elektrikli ısıtma sistemlerine kısmen geçmişti. Geçiş, karbon emisyonlarını azaltma hedefiyle yapılmıştı ancak elektrik fiyatlarındaki artış maliyetleri yukarı çekti. Tesisin yıllık enerji faturası, 2023 itibarıyla 180 milyon dolara ulaşmıştı. Rakam, tesisin toplam işletme maliyetinin yüzde 55'ini oluşturuyordu.
200 doların üzerinde seyretmesi durumunda başa baş noktasında kalabileceğini hesapladı. 2024 yılında Asya piyasasında etilen fiyatı 850 ila 950 dolar aralığında dalgalandı. Seviye, tesisin her ton üretimde 150 ila 200 dolar zarar etmesi anlamına geliyordu. Zarar, yıllık bazda 80 ila 110 milyon dolara tekabül ediyordu ve şirketin konsolide karlılığını ciddi şekilde tehdit ediyordu.
Tedarik Zinciri ve Yerel Ekonomiye Etkisi
Chiba kompleksi, sadece bir üretim tesisi değil, aynı zamanda bölgesel bir sanayi ekosisteminin merkeziydi. Tesisin ürettiği etilen, boru hatlarıyla komşu tesislere taşınıyor ve bu tesisler etileni polietilen, etilen oksit ve stiren gibi ürünlere dönüştürüyordu. Entegre yapı, Mitsui Chemicals'ın yanı sıra diğer kimya şirketlerinin de Chiba bölgesinde yatırım yapmasını sağlamıştı. Kapanış kararı, bu tedarik zincirini doğrudan etkileyecek. Boru hattıyla beslenen tesisler, hammadde bulmak için alternatif kaynaklara yönelmek zorunda kalacak. Japonya'nın diğer etilen üreticileri, bu talebi karşılamak için üretimlerini artırabilir ancak bu durum iç piyasadaki arz fazlasını daha da derinleştirecek.
Chiba tesisinin kapanmasıyla birlikte Japonya'nın etilen üretim kapasitesi 6,2 milyon tondan 5,6 milyon tona gerileyecek. Düşüş, ülkenin petrokimya ürünlerinde net ithalatçı konuma geçişini hızlandıracak.
Tesisin kapanışı, bölgesel istihdam açısından da önemli bir kayıp anlamına geliyor. 800 kişiyi istihdam ediyordu. Çalışanların büyük çoğunluğu yüksek teknik beceri gerektiren operatör ve bakım mühendislerinden oluşuyordu. 000 kişiye ulaşıyordu. Mitsui Chemicals, çalışanların bir kısmını diğer tesislerine transfer etmeyi planladı ancak bu transferler, tüm çalışanları kapsamayacak. Japonya'nın kimya sektörü, bu tür kapanışların önümüzdeki on yılda daha da yaygınlaşacağını öngörüyor.
Ülkenin toplam etilen kapasitesinin 2035'e kadar 4 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Dönüşüm, Japonya'nın yüksek katma değerli özel kimyasallara yönelme stratejisinin bir parçası. Şirketler, temel petrokimya ürünlerinde küresel rekabeti bırakıp, elektronik malzemeleri ve ilaç ara maddeleri gibi niş alanlara odaklanıyor.
Piyasa Hafızası
Etiket, Mitsui Chemicals Chiba Kapanışı (2025)
Mitsui Chemicals, Şubat 2025'te Chiba kompleksindeki etilen krakerini kapatma kararını resmen duyurdu. Şirket, bu kararı 2030 yılına kadar yurt içi etilen kapasitesini 1,1 milyon tondan 600 bin tona indirme stratejisinin bir parçası olarak açıkladı. Kapanışın, 2026 yılının ilk çeyreğinde tamamlanması planlanıyor. Hamle, Japonya'nın petrokimya sektöründe son on yılda gerçekleşen en büyük kapasite azaltımı olarak kayıtlara geçti. Duyurunun ardından Mitsui Chemicals'ın hisse senedi, yatırımcıların maliyet azaltma adımını olumlu karşılamasıyla kısa vadede yükseldi. Ders, enerji yoğun sektörlerde rekabetçiliğin sadece teknolojiyle değil, enerji fiyatları ve hammadde verimliliğiyle belirlendiği. Faktörler değiştiğinde köklü tesislerin bile kapanma riskiyle karşı karşıya kaldığıdır.
Küçük Bir Hesap
| Kalem | Değer |
| Yıllık etilen üretimi | 500.000 ton |
| Nafta tüketimi (ton etilen başına) | 3,1 ton |
| Nafta birim maliyeti | 620 dolar/ton |
| Yıllık nafta maliyeti | 961 milyon dolar |
| Enerji maliyeti (ton başına) | 360 dolar |
| Yıllık enerji maliyeti | 180 milyon dolar |
| Diğer işletme giderleri | 90 milyon dolar |
| Toplam yıllık maliyet | 1,23 milyar dolar |
| Etilen satış fiyatı | 900 dolar/ton |
| Yıllık satış geliri | 450 milyon dolar |
| Yan ürün geliri | 300 milyon dolar |
| Yıllık net sonuç | 480 milyon dolar zarar |
Sayılar temsili, mantık gerçek.
Tablodaki en kritik değişken, etilen satış fiyatı ile nafta maliyeti arasındaki marjdır. Nafta fiyatının varil başına 10 dolar düşmesi, ton başına maliyeti yaklaşık 45 dolar azaltır. Da yıllık zararı 22 milyon dolar aşağı çeker. Fakat etilen fiyatının ton başına 100 dolar artması, yıllık geliri 50 milyon dolar yükseltir. Etki, nafta avantajının iki katından fazladır. Kraker ekonomisi, hammadde maliyetinden çok ürün fiyatına duyarlıdır.
O yüzden tesisler, talep döngülerinin en alt noktasında zarar etmeye mahkumdur. Chiba'nın kapanışı, bu marjın uzun yıllar boyunca başa baş noktasının altında kalacağı öngörüsüyle alınmış bir karardır.
Katmanlı Okuma ve Kalıcı Ders
Chiba'nın hikayesi, üç farklı katmanda okunabilir. İlk katman, enerji fiyatları ile sanayi rekabetçiliği arasındaki doğrudan ilişkidir. Ilişki, Japonya gibi enerji ithalatçısı ülkeler için yapısal bir dezavantaj yaratır.
İkinci katman, teknolojik verimlilik iyileştirmelerinin sınırlarını gösterir. Chiba'daki modernizasyon çalışmaları enerji tüketimini yüzde 20 azalttı ancak bu iyileştirme, ABD'deki etan avantajını kapatmaya yetmedi. Üçüncü katman, şirketlerin stratejik önceliklerini değiştirme cesaretidir. Mitsui Chemicals, karlılığını korumak için köklü bir tesisi feda etmeyi göze aldı ve kaynaklarını daha yüksek katma değerli alanlara yönlendirdi. Üç katman, petrokimya sektörünün geleceğini anlamak isteyen herkes için bir çerçeve sunar. Bir tesisin kapanışı, çoğu zaman bir sonun değil, bir dönüşümün başlangıcıdır.