İçeriğe geç

Derin Okuma — Baselinde NSFR

Bankaların varlıklarını ve yükümlülüklerini bir yıldan uzun süre boyunca birbirine kilitleyen bir istikrar denklemi, kısa vadeli fonlamanın cazibesine karşı bilançonun derinliklerine işleyen sessiz bir disiplindir.

Kasanın İçindeki İkinci Kasa

Frankfurt'taki bir bankanın hazine odasında, gecenin on birinde bir analist iki sayıya bakıp donup kalıyor. Likidite karşılama oranı yüzde yüz otuz iki seviyesinde, kısa vadeli panik senaryolarında bilanço rahat görünüyor. Aynı bankanın bir yıllık fonlama profiline gönderilen denetim mektubu ise tek bir oranı kırmızı mürekkeple işaretlemiş. Yüzde doksan sekiz. Oran, yüzde yüz eşiğinin iki puan altında. Banka otuz günlük bir mevduat koşusuna dayanıklı, ancak önümüzdeki on iki ay boyunca varlıklarını taşıyacak kalıcı kaynaklar cephesi zayıf. Kısa vade ile uzun vade arasındaki bu uçurumun adı Net İstikrarlı Fonlama Oranı, yani NSFR.

Bir Barajın İki Yüzü

NSFR'yi kavramak için hidroelektrik baraj iyi bir başlangıçtır. Nehir tarafı bankanın istikrarlı fonlama kaynaklarını, türbin tarafı ise varlıklar ile bilanço dışı yükümlülükleri simgeler. Baraj duvarındaki su seviyesi, fonlamanın istikrarına karşılık gelir. NSFR, su kotunun asgari seviyenin altına düşmesini engelleyen otomatik kontrol sistemidir. Soru doğrudan sorulur. Bir yıl boyunca nakde çevrilemesi zor varlıklar, bir yıl içinde geri çağrılmayacak kaynaklarla mı finanse ediliyor?

Hesaplama tek bir bölme işlemine iner. Mevcut İstikrarlı Fonlama tutarı Gerekli İstikrarlı Fonlama tutarına bölünür. Basel Komitesi oranın her zaman yüzde yüzün üzerinde olmasını şart koşar. Eşik altındaki her puan, bankanın bir sonraki kredi sıkışmasında fona erişim hızını yavaşlatır.

Mevcut Fonlamanın Şifreleri

Mevcut İstikrarlı Fonlama tarafı, bankanın pasifinde neyin gerçekten yapışkan olduğunu kalem kalem tartar. Her fonlama kaynağı, bir yıl içinde buharlaşma ihtimaline göre yüzde sıfır ile yüzde yüz arasında bir katsayı alır. Tier 1 sermaye ve bir yıldan uzun vadeli teminatsız borçlanmalar tam ağırlıkla sayılır, katsayı yüzde yüzde sabittir. Tier 2 sermaye araçları da kalan vade on iki ayı aştığı sürece yüzde yüze yakın ağırlık taşır. Kısa vadeli piyasa fonlaması ise çok daha kırılgan bir tablo çizer.

Perakende mevduatlar iki sepete ayrılır. Mevduat sigortası kapsamındaki ve işlemsel bir hesaba bağlı küçük tasarruflar istikrarlı sayılır, katsayı yüzde doksan beşe kadar yükselir. Daha az yapışkan perakende fonlarda katsayı yüzde doksan seviyesine iner. Aradaki beş puanlık fark küçük görünür. Yüz milyar TL'lik bir perakende mevduat stoğunda bu fark beş milyar TL ek fonlama ihtiyacı doğurur.

Operasyonel detay burada keskinleşir. Bir mevduatın istikrarlı sayılabilmesi için toplam bakiyenin sigorta limitinin altında kalması ve sahibinin banka ile ödemeler, maaş girişleri ya da kredi kartı talimatları üzerinden aktif bir ilişkisinin bulunması gerekir. Mevduat sigortası tavanı ulusal sistemlerde farklılaşır. Avro bölgesinde bu tavan kabaca yüz bin avrodur, ABD'de iki yüz elli bin dolara kadar çıkar. Sadece faiz geliri için park edilmiş, sigorta limitinin üzerindeki bir milyon avroluk bakiye, banka için kurumsal toptan fon kadar kaygan kabul edilir ve yüzde elli katsayıya tabi tutulur. Kurumsal mevduatlar operasyonel ilişki göstermezse yine yüzde ellide kalır, operasyonel bir hesaba bağlı olduklarında dahi katsayı ancak yüzde elli beşe yükselebilir.

Türev yükümlülükleri sıfır katsayı ile başlar. Netleştirme anlaşmaları çerçevesinde bu yükümlülüklerin piyasa değeri gün içinde defalarca yön değiştirir, bir yıllık kalıcılık varsayımı burada çalışmaz.

Gerekli Fonlamanın Anatomisi

Gerekli İstikrarlı Fonlama tarafında her varlık, bir yıllık ufukta nakde çevrilemeyen kısmı kadar fon talep eder. Kasadaki nakit ve merkez bankası rezervleri sıfır katsayı alır. Söz konusu varlıkların likiditeye dönüşmesi gerekmez, zaten likiditenin kendisi sayılır. Kısa vadeli bankalar arası alacaklar da düşük katsayılarla geçer. Asıl hesaplama, bilançoda uzun süre kalan kredilerde yoğunlaşır.

Devlet tahvilleri için katsayı yüzde beşten başlar. Yüksek kaliteli likit varlık sayılan, derin piyasada işlem gören, ihraççısı yatırım yapılabilir notta duran tahviller yüzde beş katsayıyla fonlanabilir. Notu bir basamak düşen ikinci sınıf devlet kağıtları için katsayı yüzde on beşe tırmanır. Derecelendirilmemiş bir şirket tahvili ise yüzde elli katsayıya oturur. Piyasanın derinliği ve ihraççının şeffaflığı, varlığın bir yıl içinde hangi fiyattan nakde çevrilebileceğini belirler.

Kredi portföyünde vade tek başına belirleyicidir. Bir yıldan kısa vadeli sağlıklı bir KOBİ kredisi yüzde elli katsayıyla fonlanır. Vadesi on iki ayı aştığı anda katsayı yüzde seksen beşe fırlar. Aradaki otuz beş puanlık sıçrama, kredinin artık yıllık bilanço yapışkanlığını kabul eder. Konut ipotekleri için risk ağırlığı eşiğe bölünür. Risk ağırlığı yüzde otuz beşin altında kalan ipotekler yüzde altmış beş katsayı alır, eşiğin üzerindeki ipotekler yüzde seksen beşe yükselir. Aynı vadeye sahip iki ipotek arasındaki yirmi puanlık fark, teminat kalitesinin fonlama ihtiyacını nasıl değiştirdiğini gösterir.

Bilanço dışı kalemler de burada yer kaplar. Kullanılmamış kredi taahhütleri, vadesine göre yüzde on ile yirmi arasında bir katsayıyla RSF hesabına girer. On milyar TL'lik kullanılmamış kurumsal bir limit, yüzde on katsayıyla bir milyar TL istikrarlı fon gerektirir. Para hiç hareket etmediği gün dahi o limit için fon ayrılır. Bilanço sakin göründüğünde dahi NSFR, verilen sözün gelecekteki nakit talebini şimdiden tartar.

Vade Dönüşümünün Görünmez Maliyeti

Bankacılığın temel işlevi vade dönüşümüdür, kısa vadeli mevduat toplayıp uzun vadeli kredi vermek. NSFR bu dönüşümü yasaklamaz, yalnızca maliyetini bilançonun yüzeyine taşır. Bir banka yüzde elli katsayılı kurumsal mevduatla on yıllık altyapı kredisini finanse ederse, her yüz liralık kredi için seksen beş liralık RSF doğar. Aynı yüz liralık mevduat yalnızca elli liralık ASF üretir. Aradaki otuz beş liralık boşluk, ya öz kaynakla ya da uzun vadeli tahvil ihracıyla kapatılır.

Boşluğun fiyatı yalnızca düzenleyici bir cezadan ibaret değildir. Uzun vadeli teminatsız tahvilin fonlama maliyeti, kısa vadeli mevduata göre kabaca iki yüz baz puan daha yüksektir. Otuz beş milyar TL'lik bir açık, yılda yedi yüz milyon TL ek faiz yükü getirir. Kredi fiyatlamasında bu fark ya borçluya yansır ya da bankanın net faiz marjını aşındırır. Altyapı projelerinde on yıllık sabit faizli kredilerin bir anda pahalılaşması, düzenleyici oranın sahadaki yatırım kararlarına nasıl sızdığını gösterir.

Vade dönüşümünün görünmez maliyeti bilançonun büyüklüğüne göre değil, uçurumun şekline göre artar. Konut kredisi odaklı bir bilanço, on yıl vadeli sabit faizli ipotekleri kısa vadeli fonla taşıyorsa, katsayı farkı otuz beş puandan başlar, kimi portföylerde kırk puanı aşar. Her yeni ipotek, yeni bir fonlama açığı doğurur. Banka ya büyümeyi yavaşlatır ya da teminatlı tahvil piyasasına daha uzun vadeyle girer. İkinci yol likiditeyi iyileştirir, ancak ihraç maliyetini ve vadeye duyarlılığı kalıcı olarak bilançoya işler.

Katsayıların Sınır Koşulları

NSFR'nin asıl disiplini, katsayıların tek tip olmamasından gelir. İki banka aynı yüzde yüz on oranına sahip olabilir, ancak birinin fonlaması sigortalı perakende mevduata, diğerinin fonlaması altı ay ila bir yıl arasındaki banka mevduatına dayanabilir. Oran aynı, risk aynı değildir. Mevcut İstikrarlı Fonlama tarafında altı aydan kısa vadeli teminatsız toptan fonlar sıfır katsayıyla hiçbir katkı sağlamaz. Vade altı ayı bir gün dahi aştığında katsayı yüzde elliye yükselir, on iki ayı aştığında yüzde yüze ulaşır. Üç aylık repo ile on üç aylık teminatlı tahvil arasında yüzde yüz puanlık bir istikrar farkı oluşur.

Varlık tarafında da eşikler sert çizgilerle belirlenir. Bir devlet tahvili, yüksek kaliteli likit varlık statüsünü kaybettiğinde RSF katsayısı yüzde beşten yüzde elliye sıçrayabilir. Aynı tahvilin ödenmemiş bakiyesi bilançoda aynı görünür, ancak NSFR hesaplamasında fonlama ihtiyacı on katına çıkar. Kredilerde ise vade sınırı on iki aydır. On bir ay yirmi dokuz günlük kredi yüzde elli, on iki ay bir günlük kredi yüzde seksen beş katsayı alır. Gün farkı küçüktür, fonlama etkisi büyür.

Ulusal otoritelerin takdiri de devreye girer. Bazı denetim otoriteleri, internet üzerinden yüksek faizle toplanan ama sigorta limitinin altındaki mevduatların istikrarını sorgulayabilir. Kağıt üzerinde yüzde doksan beş katsayı alan bir bakiye, uygulamada yüzde doksana çekilebilir. Banka ile otorite arasındaki bu tür ince ayarlar, NSFR'nin sadece şablon bir oran olmadığını, yerinde denetimin bilanço yapısını okuyarak katsayıları yeniden yorumlayabildiğini gösterir. Oranın standart formülü küresel ölçekte aynıdır, ancak formülün altındaki mevduat davranışı her piyasada farklı çalışır.

Piyasa Hafızası

Ocak 2018. Avrupa Merkez Bankası'nın NSFR Ön İnceleme Şoku

Ocak 2018'de Avrupa Merkez Bankası, avro bölgesindeki yüzden fazla büyük bankayı kapsayan bir NSFR simülasyonunun sonuçlarını yayınladı. Henüz yasal bağlayıcılığı olmayan bu ön incelemede, bankaların dörtte birinin yüzde yüz eşiğinin altında kaldığı ortaya çıktı. En büyük açık, İskandinav ülkelerindeki konut ipoteği ağırlıklı bankalarda görüldü. Bankalar, uzun vadeli sabit faizli ipotekleri finanse etmek için yoğun olarak kısa vadeli teminatlı tahvil piyasasına bel bağlamıştı. Simülasyon, NSFR'nin sadece bir uyum egzersizi değil, aynı zamanda bir iş modeli stres testi olduğunu gösterdi. Danimarka ve İsveç'teki bazı bankalar, fonlama profillerini yeniden yapılandırmak için ipotek portföylerini menkul kıymetleştirerek bilanço dışına çıkarmak zorunda kaldı. Çıkarılan ders nettir, NSFR, bir bankanın fonlama stratejisini kökünden değiştirmesini talep edebilecek kadar güçlü bir düzenleyici kaldıraçtır.

Küçük Bir Hesap

Sayılar temsili, mantık gerçek.

KalemDeğer
Tier 1 Sermaye (ASF katsayısı %100)40 milyar TL
Perakende istikrarlı mevduat (ASF katsayısı %95)120 milyar TL
Kurumsal mevduat (ASF katsayısı %50)80 milyar TL
**Toplam Mevcut İstikrarlı Fonlama (ASF)****194 milyar TL**
Nakit ve rezervler (RSF katsayısı %0)30 milyar TL
Devlet tahvili (RSF katsayısı %5)50 milyar TL
Kurumsal krediler, >1 yıl (RSF katsayısı %85)150 milyar TL
Konut ipotekleri, düşük risk (RSF katsayısı %65)60 milyar TL
Kullanılmamış kredi taahhütleri (RSF katsayısı %10)40 milyar TL
**Toplam Gerekli İstikrarlı Fonlama (RSF)****173 milyar TL**
**NSFR****%112**

Banka yüzde on iki marjla eşiğin üzerinde görünüyor. Duyarlılık twisti şurada saklıdır. Kurumsal mevduatın sadece yüzde yirmilik bir kısmı, mevduat sahiplerinin daha yüksek faizli alternatiflere yönelmesiyle bir ay içinde bankayı terk ederse, Mevcut İstikrarlı Fonlama 16 milyar TL azalır. NSFR bir anda yüzde yüz üç seviyesine geriler. Eşik hala aşılmıştır, ancak konfor alanı neredeyse tamamen kaybolmuştur.

İstikrarın Katmanları

NSFR'yi okumak, bir bankanın risk iştahını üç katmanda değerlendirmeyi gerektirir. İlk katman oranın seviyesidir. Yüzde yüz onun üzerindeki bir NSFR, düzenleyici asgariye uyulduğunu gösterir, ancak tek başına yeterli değildir. Yüzde yüz on ile yüzde yüz yirmi arasında bir oran, kağıt üzerinde sağlam görünen ama şoklara karşı marjı sınırlı bir bilançoya işaret edebilir.

İkinci katman oranın bileşenleridir. Mevcut İstikrarlı Fonlama tarafında perakende mevduatın ağırlığı ne kadar yüksekse, fonlama profili o kadar sağlamdır. Gerekli İstikrarlı Fonlama tarafında ise yüksek katsayılı varlıkların toplam içindeki payı, bankanın vade dönüşümünden ne kadar agresif marj kazandığını anlatır. Oranın yüzde yüz onun üzerinde olması yetmez, bileşenlerin kalitesi risk iştahını ele verir.

Üçüncü katman oranın yönüdür. İki çeyrek üst üste düşen bir NSFR, bankanın bilançosunu sessizce uzattığının en erken sinyalidir. Oran aynı seviyede kalsa dahi, kurumsal mevduatın payı artarken perakende mevduatın payı azalıyorsa fonlama kalitesi bozuluyor demektir. Aynı şekilde Gerekli İstikrarlı Fonlama tarafında bir yıldan uzun kredilerin stoğu büyürken kısa vadeli krediler sabit kalıyorsa, banka vade dönüşümünü derinleştiriyor.

Son denklem basittir. Bir bankanın bugünkü NSFR'sine değil, oranı oluşturan fonlama tercihlerinin mimarisine bakmak gerekir. İstikrar, bir anlık fotoğrafta değil, bilançonun derinliklerindeki gerilimlerin sürekli izlenmesinde saklıdır.

Harika! Başarıyla kaydoldunuz.

Tekrar hoş geldiniz! Başarıyla giriş yaptınız.

Başarıyla Dragonomi abonesi oldunuz.

Başarılı! Giriş yapmak için sihirli bağlantıyı e-postanızda kontrol edin.

Başarılı! Fatura bilgileriniz güncellendi.

Faturanız güncellenmedi.