Çin’in süper trenleri…
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 27 December 2009
Çin, ülkenin büyük şehirlerini ortalama 350 kilometre servis hızına sahip trenlerle birbirine bağlayarak, ekonomik entegrasyonu sıkılaştırmak ve ülke içindeki kalkınma hızı farklılıklarını azaltmayı amaçlıyor.
Çin Demiryolları Bakanlığı, bu çerçevede ülkenin büyük şehirlerini 2012′ye kadar 350 kilometre hızla seyreden süper trenlerle birbirine bağlayacak tarihi projeleri yürütüyor.
Projeler tarihi kılan, zaman ve harcama rasyosu: Sürat trenlerinin işleyebileceği demiryolu hatlarına gelecek 3 yıl içinde 300 milyar dolara yakın yatırım planlanıyor. Yani her yıl ortalama 100 milyar dolar. Başka bir ifade ile, Türkiye’nin 2010 bütçesinin yarısı kadar!
Süper trenler için yapılan altyapı yatırımlarının ekonomiyi raydan çıkartacağını savunanlar bile var. Demiryolları Bakanlığı’nın projelerin finansmanı için yalnızca geçen yıl 60 milyara yakın borçlandığı biliniyor. Demiryolu yatırımları 2009′un ilk 11 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 80 artış gösterirken, 2010 yılında harcamaların 100 milyar doları aşacak.
Bütçe rakamlarını bir kenara bırakıp, hayata geçen projelere bakacak olursak, düne kadar Çin’in en hızlı treni 2008 Pekin Olimpiyatları öncesinde açılan 27 dakikalık Pekin-Tianjin hattıydı.
Çin’in 394 kilometre hıza çıkabilen süper treni, dün ise dünyanın en uzun hızlı tren hattında hizmete girdi. Ülkenin ortasındaki, benim Afyon’a benzettiğim kavşak noktası Wuhan şehri ile güneyindeki ihracat üssü Guangzhou arasındaki mesafe 10 saatten 3 saate indi.
Başka bir anlatımla, Türkiye’nin en sonunda hizmete soktuğu hızlı treni (saatte 90 kilometre), Ankara ve İstanbul arasındaki 500 kilometreyi 5 saatte alıyor. Wuhan hattı ise, 1000 kilometreden fazla.
İşin, bizim için en üzücü yanı ise, Çin’in artık kara tren sınıfına sokup servisten kaldırmaya başlayacağı trenlerin bile 500-600 kilometre mesafeyi 5-6 saatte alıyor oluşu… Nitekim, Wuhan ile Guangzhou arasındaki eski demiryolunda işleyen trenler, 1300 kilometreyi 10-11 saatte kat ediyordu. Süper trenin gelişiyle, demiryolları bakanlığı eski trenlerin önemli bir kısmını seferden kaldırdı bile!
Çin tarihinin en büyük altyapı projesi de, doğal olarak demiryolları bakanlığından çıktı.
127 bin işçi ter döküyor
Yapımı devam eden Şanghay-Pekin hızlı tren yolu projesi, Çin tarihinin en büyük altyapı projesi özelliğini taşıyor. 2012′de tamamlanacak projenin inşasında tam 127 bin işçi çalışıyor.Kimi kaynaklara göre, proje çerçevesinde dolaylı olarak seferber edilen işçilerin toplam sayısı 400 bini buluyor.
‘Jinghu’ adı verilen hat tamamlandığında, toplam 50 milyon kişinin yaşadığı Şanghay ve Pekin arasındaki 1203 kilometrelik mesafe 10 saatten 4 saatte inecek. Projenin finansmanı için ayrılan 32 milyar doların yetersiz kaldığı bildirilirken, ek maliyetler ile demiryolu hattının 40 milyar dolara mal olabileceği belirtiliyor. Tarihin en pahalı projelerinden biri olan demiryolu için 224 köprü ve 16 tünel de yapılıyor.
Kanadalı Bombardier ve Alman Siemens ise, Çin’in süper tren ihalelerinden milyarlarca dolarlık sipariş almış durumda bulunuyor. Japon Hitachi demiryolu ekipmanları, Alston teknoloji, IBM sinyalizasyon…
Çin parayı verip, siparişleri almıyor! Neredeyse tüm siparişleri yerli şirketler ile ortaklık yaparak, Çin’de üretim yapan kuruluşlara veriyor. Örneğin, siperişlerin aslan payını alan uçak motoru üreticisi Bombardier, Qingdao Sifang ile ortak. Üretim Qingdao’da yapılıyor. Bu bakımdan, Çin yerli endüstrinin gelişimini de sağlıyor. Milyarlarca dolar, ülkeden uçup gitmiyor…
Nasıl…
Dünyayı sarsan tarihin en büyük ekonomik krizlerden biri, diğer taraftan Çin’in süper trenler devrine geçişini hızlandırdı.
2008 yılının Kasım ayında uygulamaya sokulan 586 milyar dolarlık ekonomik destek paketi, öncelik olarak altyapı yatırımlarını aldı. Altyapı bütçesinin aslan payı ise süper trenlere düştü..
Öbür yandan, Çin bankaları piyasaya 1.5 trilyon dolara yakın kredi sürdü. Kredi selinden tüketiciler ya da Kobiler nasiplenebilmiş değil. Onlar, Türkiye’deki bankaların kapısındaki özel sektör gibi …
Kredilerden aslan payı alanlar ise, kamu ihalelerini alan inşaat şirketleri. Aslında, inşaat şirketlerinin de çoğu kamu şirketi…
Üstelik, krediler sudan ucuz olmasa da, projelerin finansman maliyetleri düşünüldüğünde, erişim kolaylığı açısından dünyanın en avantajlı kredileri. Böylece, Çin bankaları ülkede yol, liman, demiryolu, havaalanı, santral vs. ne varsa her projeyi kolaylıkla finanse edebiliyor. Hatırlatmadan geçmemeliyim, Çinliler üçüncü köprüye de talip… Dünyanın en yurtdışından en çok iş alan inşaat şirketleri Çinlilerin boğaz köprüsü işindeki en büyük avantajları da, arkalarındaki finansman desteği, yani Çin bankaları olacak!
Terminoloji sorununa da değinmeli: Hızlı tren deyince, Türkiye’de 90 kilometre hızla raydan çıkan trenler akla geliyor. Çin’de ise, “genel tren” denilen ve en yavaş olan trenlerin 90-100 kilometre seyir hızı var! Öte yandan, “bullet train” denilen ultra hızlı trenlerin karşılığı Türkçe’de yok. (varsa cehaletimi affedin)
350 kilometre hızla giden trenlere, yüksek hızlı tren de demek istemiyorum. Çünkü Çinlilerin “Dongche” adını verdikleri trenler 250 kilometre hızla seyrediyor!
Çin’in 2014′e kadar tam 42 yeni hızlı tren hattını hizmete açacağının altını çizerek bitirmek istiyorum. Bunlardan 12′sinde 350 kilometre hızla seyredebilen trenler yol alacak. Diğerlerinde ise 250 km.
Wuhan-Guangzhou hattı ile ilgili yazdığım haber : Hürriyet‘ten
Çin’in süper treni dünyanın en hızlısı oldu
Çin’in 394 kilometre hıza çıkabilen süper treni, dünyanın en uzun hızlı tren hattında hizmete girdi.
Çin’in milyarlarca dolar harcayarak inşa ettiği Wuhan-Guangzhou hattı bugün düzenlenen tören ile açıldı. Ülkenin ortasında bulunan Wuhan ile güneyinde yer alan ihracat üssü Guangzhou şehirlerini birbirine bağlayan süper trenin ortalama seyir hızının saatte 350 , maksimum hızının ise 394 kilometre olduğu bildirildi. CHR adını taşıyan süper treninin 1300 kilometrelik mesafeyi 10 saatten 3 saate düşürdüğü kaydedildi.
Çin, 2012 yılına kadar süper trenlerin işleyeceği 12 bin kilometrelik demiryolunu hizmete sokmayı planlıyor. Ülkenin kuzeyindeki ağır endüstri merkezleri Harbin ve Shenyang’dan güneyindeki imalat merkezi Guangzhou’ya, İpek yolunun başladığı tarihi Xian’dan modern ticaret merkezi Şanghay’a kadar uzanacak süper tren hatları, tarihin en büyük ulaşım devrimlerinden biri olarak da nitelendiriliyor.
Ülkenin en büyük havayolu şirketi Sourthern Airlines’ın Başkanı Si Xianmin, iç hatlardaki 160 uçuştan 38′inin yeni açılan süper hızlı tren hattından etkileneceğini söyledi. Öte yandan, yolcuların hızlı trenleri tercih edeceğinden endişe eden havayolu şirketlerinin büyük fiyat indirimlerine girmesi sonucunda, en ucuzu 71 dolardan başlayan süper tren biletleri dahi havayolundan daha pahalı hale geldi.
* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Kopyalanamaz ve referans gostermeksizin alıntı yapılamaz.Yazının fikri mülkiyet hakları digital imza ve fingerprint ile korunmaktatır. Aksi hallerde her türlü hukuki yola doğrudan başvurulmaktadır.
Çinliler, telekom piyasasını altüst etti
Yazan :Haber · · 30 November 2009
Çinli Huawei, İskandinavya’nın kalbinde Ericsson’a ait baz istasyonlarını kendi ekipmanları ile değiştirdi. Operasyon bir bakımdan Çin’in Nokia ve Erickson’un egemen olduğu İskandinavya topraklarına teknolojiyle girişini sembolize ediyor.
Aslına bakılırsa, 3-5 yılda küresel iletişim teknolojileri devi haline gelen Huawei’nin Türkiye dahil girmediği bir pazar yok gibi.
Huawei’nin hızlı yükselişinde maliyet faktörü elbette başta geliyor. Ancak, Çinlilerin sadece maliyet avantajıyla endüstri payı edindiğini söylemek haksızlık olur. Çünkü, Huawei’nin endüstride yarattığı etki, pazar payı elde etmenin fazlasıyla ötesine geçiyor. Şirketin maliyet avantajını araştırma geliştirme faaliyetleri ile birleştirmesi, iletişim teknolojileri endüstrisinde son derece büyük etkiler yarattı. Konu ile ilgili haber yazım, Hürriyet ve CNN Türk‘te yayımlandığı şekliyle şöyle:
Çinlilerin endüstride darbe yaptığı iddia edildi.
New York Times gazetesi, Norveçli cep telefonu operatörü Telanor’un cep telefonu ağını yenilemek için Çinlileri seçtiğine işaret ederek, sektörün yenisi Çinli Huawei’in dünyanın en büyük ikinci telekom ekipmanları üreticisi haline geldiğine dikkat çekti.
Gazeteye göre, Çinli şirket düşük maliyetinin yanı sıra, hızı ve çok fonksiyonlu kullanım avantajları sayesinde endüstrinin yükselen yıldızı olmayı başardı.
Telenor’un küresel iş geliştirmeden sorumlu müdürü Morten Karlsen Sorby, Huawei’in kısa zamanda rekabetçi ve yenilikçi bir konum alarak, endüstride önde gelen bir oyuncu haline geldiğini söyledi.
New York Times’a göre, geçen yıl endüstrinin en büyük dördüncü şirketi olan Huawei, 2009 satışlarında rakipleri Nokia-Siemens ve Alcatel’i gerisinde bıraktı.
Çinliler geliyor
Economist yayımlanan bir makalede ise, Huawei’in Asya’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya kadar dünyanın her yerinde ihale aldığı belirtildi. Dergiye göre, 2004 ve 2006 arasında Vodafon’dan ayrılarak medya sekröründe çalışan bir Vodafone yetkilisi, endüstrideki değişimi şöyle tarif etti: “Ayrılmadan önce Huawei adını birkaç kez duymuştum, döndüğümde ise Vodafon’un tedarikçisi haline gelmişlerdi”
Huawei’in rakiplerine oranla yüzde 50′ye varan oranlarda düşük fiyatlar önerdiği belirtiliyor. Vodafone, France Telecom, Telefonica ve Deutche Telekom gibi Avrupalı devlere ekipman sağlayan Çinli şirket, Türkiye pazarında da etkin rol oynuyor. Cep telefonu operatörlerinin hepsine ekipman sağlayan Huawei, yurtdışındaki 8′inci AR-GE merkezini de Türkiye’ye açıyor.
Avrupalılar sarsıldı
Economist’e göre, Çinli şirketlerin pazar paylarından çok, endüstride yarattıkları etki önem taşıyor. Avrupalı rakiplerinin milyarlarca dolar harcayarak geliştirdikleri GSM gibi iletişim teknojilerini kullanan Çinli şirketler, maliyet avantajlarını AR-GE etkinlikleri ile birleştirince endüstriyi alt üst etti. Alcatel ve Lucent’in 2006 yılında birleşmesiyle başlayan süreçte, Nokia ve Siemens’in mobil telekom kolları birleşirken, Nortel Ericsson’a satıldı.
Merkezi Çin’in güneyinde yer alan Shenzhen’de bulunan Huawei’in aynı şehirdeki yerel rakibi de çoktan küreselleşmiş durumda bulunuyor. Yerli rakibi Huawei’in izinden giden ZTE, 2008 yılı satışlarıyla dünyanın en büyük 8′inci iletişim teknolojileri şirketi haline geldi. ZTE’nin Türkiye’yi Avrupa operasyonlarında lojistik merkezi haline getirmeyi ve Türkiye’de AR-GE merkezi kurmayı planladığı belirtiliyor.
Sadi Kaymaz tarafından yazılmış, Hürriyet, CNN Türk ve Ekolay’da yayımlanmıştır.








