Çin’in 450 milyar doları ABD’de buharlaştı mı ?

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   4 September 2010

Çin Merkez Bankası Başkanı (PBOC) hakkında ortaya çıkan çeşitli spekülasyonlar, ülkenin finans krizinden ettiği zararlar konusunu da gündeme getirdi.

ABD’nin finans krizinde batan mortgage devleri Fannie Mae ve Freddie Mac’e ait finans varlıklarını elinde tutan Çin’in, bu yatırımlarından dolayı 450 milyar dolarlık zarar yazdığı söylentileri geçen hafta internet ve kısa mesajlar aracılığıyla çığ gibi yayıldı. Zararın faturasının ilgililerine kesileceğine yönelik takip eden söylentiler ise, PBOC başkanına kadar uzanacak kadar derinleşti.

Buna karşın, rakamların yetersiz bilgiden kaynaklandığına yönelik eleştiriler de ortaya atılıyor. Harward Üniversitesi araştırma görevlilerinden Gao Kai, iddiaların bilgi eksikliğinden kaynaklandığını ifade ederek, asılsız dedikodudan öteye gitmediğini ileri sürdü.

Ekonomi dünyasının en saygın isimlerinden Hu Shuli’nin başında olduğu Caixin dergisinin blogunda yazan Gao, öncelikle Çin’in Fannie Mae ve Freddie Mac hisse senetlerine değil, borç tahvillerine yatırım yaptığını belirtti ve borç yükümlülüğünün devlet garantili olduğunun altını çizdi.

1938 yılında Amerikan halkına ucuz konut kredisi sağlayabilecek bir kanal olarak Büyük Buhran’ın yaralarını sarmak için kurulan Fannie Mae, 1968’de bütçe açığını kapatmak için özelleştirilirken, Freddie Mac, Fannie Mae’nin “monopol” durumuna gelmesini engellemek için Kongre kararıyla ve devlet sermayesiyle kurulmuştu.

Piyasaya 5 trilyon dolarlık kredi açan kuruluşlar, 2008′de iflasın eşiğine gelince Amerikan hükümeti tarafından mecburen kamulaştırıldı. Şirketin hisse senetleri, iflasın eşiğine giden süreçte çöpe dönmüştü. Gao, dolayısıyla Çin’in yatırımlarının hisse senetleri ile borsada buharlaşmadığını savunarak, 2008 yılında 500 milyarı aşan Fannie&Freddie tahvillerinin değerinin, 2009 yılında 450 milyar dolara indiğini belirtti

Sadi KAYMAZ

Page copy protected against web site content infringement by Copyscape

Yazar ve site adı belirtilerek, etkin link vermek kaydıyla alıntı yapılabilir.

Anakaranın Ardındaki Sermaye Adası: Çin’in Dış Ticaret Devleri

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   4 September 2010

Çin’in en çok ithalat ve ihracat yapan 500 şirketinin listesi yayımlandı. Tayvan sermayesinin ağırlığı listede öne çıktı.

Çin Ticaret Bakanlığı’nın yayımladığı rapora göre, 2009 yılında ülkenin en çok dış ticaret yapan kuruluşu Sinopec oldu. Ülkede sayıları geçen ay 123′e indirilen dev KİT’lerin en büyüklerinden olan Sinopec, geçen yıl 55,1 milyar dolarlık ithalat ve ihracat gerçekleştirdi. Listede ikinci sırayı, küresel markalara dizüstü bilgisayar üreten Tayvan merkezli Quanta aldı.

Son dönemde adı genç işçilerin intiharlarıyla sık sık gündeme gelen bir başka dev elektronik imalatçısı Foxconn ise, listenin 3′üncü sırasında yer aldı. Foxconn’un bağlı olduğu Tayvanlı Hon Hai Grubu, sahibi olduğu iki şirketi daha listenin ilk 10′una sokmayı başardı. Apple, Sony ve HP gibi küresel markaların imalatını gerçekleştiren Hon Hai Grubu’nun Çin’de 800 binden fazla işçisi bulunuyor. Shenzhen kentindeki 400 bin kişilik fabrikasında yaşanan intihalar ise, şirketin fabrikasını ülkenin iç kesimlerindeki Zhenghou şehrine taşıma kararı almasına yol açmıştı.

Nokia, Sinochem, Huawei gibi tanıdık şirketler de listenin ilk 10 sırasında kendilerine yer buldu. İlk 10′a giren şirketler, en büyük 500 şirketin toplam ithalat ve ihracat hacminin yüzde 20′lik payını gerçekleştirdi.

Raporda, küresel finans krizi ile ona karşı uygulamaya konulan ekonomik destek tedbirlerinin çift taraflı etkisi altında kalan işletmelerin toplam dış ticaret tutarı artış gösterdi. Buna karşın, listeye giriş eşiği 440 milyon dolara düştü. Listenin tepesindeki şirketler ile dibindeki şirketler arasındaki uçurum daha da açıldı.

Çin zorunlu karşılıkları artırdı, faiz rafa mı kalktı ?

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   4 May 2010

Zorunlu karşılık düzenlemesi, faiz artırımının yerini tutmaz

Kaynak: Zhongzheng Wang Çeviri: Sadi Kaymaz

SWS Araştırma Enstitüsüne göre, gerçekleştirilen 3′üncü zorunlu karşılık oranı artışının 2 temel nedeni var: Birincisi aşırı likiditenin emilmesi. İkincisi, aşırı ısınan ekonominin engellenmesi.

Yılın ilk çeyreğinde verilen kredilerin, öngörülen miktarı 300 milyar yuan aşarak 2,6 trilyon yuane ulaştığını belirten SWS Research, ikinci çeyrekteki sıkılaştırmanın, yılın geri kalan yarısındaki kredilerin %60 düzeyinde tutulmasına katkı sağlayacağını sağlayacağını kaydetti.

Öte yandan, doğrudan yabancı sermaye yatırımları ve dış ticaret fazlası miktarı düşülünce boyutları 70 milyar dolara ulaşan sıcak para hacmi, likidite baskısını ağırlaştırıyor. Açık piyasa araçlarından biri olan zorunlu karşılık oranları, banka fonlarının bir kısmını alıkoyabilir ve yeni kredi verme kapasitesini sınırlayabilir. 50 baz puanlık artış, 300 milyar yuanlik banka fonunu zapt edebilir.

Yılın ilk çeyreğinde GSYİH artış hızı %11,9′a çıktı. Merkez Bankasının mevsimsel etkilerden arındırılmış tahminine göre, büyüme hızı %12,2′yi buldu ve potansiyel büyüme oranını geçti. Kömür, elektrik, petrol ve taşımacılık boyutunda henüz bir arz yetersizliği ortaya çıkmasa da, çıktı miktarı potansiyel üretimi eğrisinin üzerine çıktı. Tüfe artışı beklenenin altında gerçekleşti. Buna karşın, özellikle hammadde ve yakıt fiyatlarındaki artışlar, TEFE’nin hızlanma ivmesini kuvvetlendiriyor. Enflasyon baskısındaki artış açıkça görülüyor.

Bu şartlar altında, zorunlu karşılıklar ayarlaması likiditeyi sınırlayarak, ekonomide ortaya çıkan aşırı ısınma engelleme amacını taşıyor.

SWS Research’e göre, yıl sonuna kadar zorunlu karşılık oranlarında bir puanlık artış alanı daha bulunuyor. Niceliksel bir düzenleme aracı olan zorunlu karşılıklar ile niteliksel düzenleme enstrümanı faiz oranları birbirinin yerini tutamaz.

GSYİH, yatırım, Tüfe, krediler ve para arzını kapsayan 5 temel faktör göz önüne alındığında, faiz artırımının kaçınılmaz olduğu bir sürece girildiğini kaydeden SWS Research, buna rağmen artırımın Temmuz’dan önce gerçekleşmeyeceğini savundu.

Faiz artırımının ideal zamanlamasını değerlendiren enstitü; ilk çeyrekteki %11,9′luk büyüme hızı ve %26′lık sabit sermaye yatırımlarının yüksekliği, öngörülen miktarı 300 milyar yuan aşan kredileri, %17 olarak planlanan M2 artışının %22′yi bulmasını, beklentilerin altında gerçekleşse de güçlenen enflasyon baskısını gibi faktörleri önceleyecek 2′inci çeyrek verilerinin açıklanmasının ardından, faiz artırımı için en uygun zeminin oluşacağını kaydetti.


Page copy protected against web site content infringement by Copyscape

Sadi Kaymaz tarafından Çince orjinalinden çevrilmiştir. Link vermek kaydıyla referans gösterilebilir.


Çin’de imalat üst üste 13′üncü ay genişledi

Yazan :Haber ·  ·   4 May 2010

HSBC tarafından oluşturulan satın alma yöneticileri endeksine göre, Çin’in imalat endeksi geçen ay 55,4 puan oldu. Endeks, üst üste 13′üncü ay da imalat artışına işaret etti. Artış miktarı ise son 7 ayın en düşük düzeyine indi. 50 puanın üzerindeki endeks değerleri imalatta genişlemeyi, altındaki değerler daralmayı gösteriyor.

HSBC Asya Baş Ekonomisti Hongbin Qu, “Endeks imalat sektöründeki genişleme biraz yavaşladı. Yavaşlamanın, hükümetin aldığı soğutucu önlemlerin işe yaradığına işaret eden olumlu bir gelişme olduğuna inanıyoruz” dedi. Qu, yavaşlamanın artan enflasyon baskını hafifletici etkisi olacağını da belirtti.

Çin Satın Alma ve Lojistik Federasyonu (CFLP) tarafından tutulan resmi imalat endeksi de imalat artışına işaret etti. Nisan ayı imalat endeksi 55,7 olarak gerçekleşti. … devamını okuyun!

Çin’in Döviz Kontrolü

Yazan :admin ·  ·   4 May 2010

Döviz ile Ödemeler ve Döviz ile Ödeme Kabul Etme Üzerinde Denetim

Çin Halk Cumhuriyeti’nde (ÇHC) döviz ile ödemeler, cari hesap veya sermaye hesapları üzerinden gerçekleştirilmektedir. Cari hesap, ticaret ve işgücüne ilişkin ödemelerin tek yönlü döviz transferleri ile yapılmasını kapsamaktadır. Cari hesaplar üzerinden yapılan uluslararası ödemeler ve transferler hakkında herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Sermaye hesabı, doğrudan yatırımlar, her türlü kredi, portföy yatırımı ve benzeri gerekçeler ile döviz ödemeleri ve ödeme alıntısını kapsamaktadır. Sermaye hesabı haraketleri üzerinde sıkı bir denetim mevcuttur.

Yabancı Sermayeli İşletmelerin Döviz Transferleri Üzerindeki Deneti

a) Cari Hesaplar

Cari Hesaplar Altında Alınan Döviz Transferleri

Yabancı sermayeli işletmeler (Foreign-invested enterprise, FIE), Devlet Döviz İdaresi’nin (the State Administration of Foreign Exchange – SAFE) ön onayını alarak, SAFE’den alınan “Döviz Tescil Sertifikası” ( Foreign Exchange Registration Certificate) ve diğer destekleyici belgeler ile birlikte ÇHC Hükümetince belirlenmiş bankalarda döviz hesabı açabilmektedir. Yabancı sermayeli işletmeler, banka cari hesablarına transfer edilen dövizin hepsini hesapda tutamamakta ve sadece SAFE’nin belirlediği miktar dövizi cari hesaplarında muhafaza edebilmektedir. Sözkonusu miktarı aşan döviz, ÇHC hükümetince belirlenmiş bankalara satılmak zorundadır. … devamını okuyun!

Çin Pazarının Genel Özellikleri (DTM)

Yazan :admin ·  ·   4 May 2010

Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki mevcut durumun en belirgin özelliği çok hızlı bir değişimin gözlenmesi. Özellikle DTÖ’ye giriş sürecinde 2002 yılından itibaren geçiş dönemi olarak verilen 5 yıl içerisinde bu değişimin tüm sektörlerde kendini daha fazla hissettirmesi bekleniyor. Bu değişim göreceli de olsa açılım/serbestlik yönünde olacağından Çin pazarına ihracat yapan ve yapacak olan ihracatçılarımız açısından sonuçlarının olumlu olması bekleniyor.

Bölgesel Farklılıklar: 9 milyon 600 bin m2 yüzölçümü ile çok geniş bir ülke olan Çin Halk Cumhuriyeti, idari açıdan 31 Eyalet/bağımsız belediyeden oluşuyor. Bölgeler arasında bulunan başta iklim olmak üzere diğer fiziki farklılıklar, tüketici tercihlerinde de farklılaşmalara neden oluyor. Diğer yandan, ülkenin sahil kesimini oluşturan doğu bölgeleri çok hızlı kalkınırken, batı kesimleri geri kaldı. Örneğin Şanghay’da 2000 yılında 4 bin 182 dolar olan kişi başına milli gelir, Guizhou’da 322 dolar oldu. 2001 yılında, kentsel bölgelerde yaşayanların geliri yüzde 8,5 oranında artarken, kırsal bölgelerde gelir artışı yüzde 4,2’de kaldı.

Mevzuat ve Uygulama Problemleri: Çin Halk Cumhuriyeti’nde piyasa ekonomisi reformları gerçekleştirilmeye başlanmakla beraber, aşırı devletçi ve yasakçı komünist sürecin etkileri henüz tamamen ortadan kalkmadı. Serbest pazar reformlarının devletçi sistem içerisinde uygulanmaya çalışılması, bürokrasinin büyümesine ve yolsuzlukların … devamını okuyun!

Çin’de sıcak para alarmı

Yazan :Haber ·  ·   25 April 2010

Çin’e giren kısa vadeli spekülatif sermaye akımları Mart ayında keskin artış gösterdi.

Çin’in en önemli düşünce kuruluşu Sosyal Bilimler Akademisi’nin baş ekonomistlerinden Zhang Ming, keskin biçimde yükseliş gösteren spekülatif sermaye akımlarının yarattığı riske dikkat çekerek, acil tedbirler alınması gerektiğini söyledi. Zhang, “Önceki iki aya göre Mart ayında ülkeye giren sıcak para miktarında çok önemli yükseliş gözleniyor. Bu yeni bir trendin başlangıcı olabilir” diye konuştu.

Devlet Döviz İdaresi (SAFE), hafta başında yayımladığı raporda, geçen ay göslenen spekülatif sermaye akınının başlıca nedenleri olarak ‘görece yüksek faiz oranları’ ve ‘para biriminde değerlenme beklentilerinin artışını’ gösterdi.

Çin’e giren kısa vadeli spekülatif sermayenin Mart ayında 20 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Buna karşın, Ocak ve Şubat aylarındaki sıcak para hacmi toplam 10 milyar doların altında kalmıştı.

Çin’e giren dış yatırımlar arttı

Yazan :Haber ·  ·   19 April 2010

Çin Ticaret Bakan Yardımcısı Ma Xiuhong, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının yılın ilk çeyreğinde geçen yıla oranla yüzde 7,7 artarak, 23,44 milyar dolara çıktığını açıkladı. Aynı dönemde, ülkede kurulan yabancı sermayeli işletmelerin sayısı da yüzde 19,9 artarak 5459′a çıktı.

Öte yandan, ekonomiyi tehdit eder hale gelen aşırı konut fiyatları artışı hız kesmedi. Ulusal İstatistik Bürosu, ülkenin en büyük 70 şehrini baz alan konut fiyatlarının geçen ay yüzde 11,7 artış gösterdiğini bildirdi. Konut fiyatlarında şubat ayında yüzde 10,7 artış kaydedilmişti.

Çin borsasında yeni dönem

Yazan :Haber ·  ·   4 April 2010

Çin borsasında hazırlıkları dört yıl süren kredili menkul kıymet satışları bugün başladı.

Shanghai Securities News gazetesi, Şanghay ve Shenzhen borsalarında 6 aracı kuruluşun kredili menkul kıymet satışlarına başladığını bildirdi. Hazırlıkları 4 yıl süren sistem çerçevesinde, borsa yatırımcıları açığa satış işlemleri de gerçekleştirebilecek. Menkul Kıymetler Düzenleyici Kurumu, daha önce kredili satış yapmak üzere 6 aracı kuruluşa lisans vermişti.

Analistler, Çinli otoritelerin kredili menkul kıymet satışı ve açığa satış yöntemlerine olanak tanıyarak ülkenin sığ sermaye piyasalarına çeşitlilik getirmeyi amaçladığını belirtiyor.

Borsa Sakin Karşıladı

Kredili satışların borsayı hareketlendireceğine yönelik beklentiler ise boşa çıktı. Şanghay Bileşik Endeksi günü yüzde 0,4, Shenzhen Bileşik Endeksi ise yüzde 0,9 değer kazanarak kapadı.

Kredili menkul kıymet satışı, hisse senedi alıcılarının aracı kuruluşlar nezdinde kredi ile hisse senetleri alımına olanak tanıyor.

ABD faiz artırırsa risk artar

Yazan :Haber ·  ·   4 April 2010

Çin Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Zhu Min, ABD’nin faiz oranlarını yükseltmesiyle gelişmekte olan piyasalarda varlık balonunun patlama riski ortaya çıkacağını belirtti.

Financial News gazetesinin Çince yayımlanan versiyonuna konuşan Zhu, “Piyasada gizli varlık balonu riski devam ediyor. Piyasaların küresel kriz sonrasında beklenenden daha iyi toparlanması, özellikle sermaye piyasalarında varlık balonu tehlikesi yarattı” dedi.

Zhu, potansiyel balonların, gelişmekte olan ülkelere olan “dolar arbitraj işlemlerinden” kaynaklandığını belirtti. Yani yatırımcıların, gelişmekte olan ülkelerin para birimleri ile dolar arasındaki kur farkından işlem yaparak kâr sağlama isteğinin varlık balonu tehdidi yarattığına dikkat çekti.

Zhu, “Asıl tedirginliği, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranlarını yükseltmesi yaratacak. Bu durumda, yatırımcılar gelişmekte olan piyasalarda çekilecek ve varlık balonların patlamasına neden olacak” dedi.

Diğer yandan, Washington hükümeti, döviz kurunu yükseltme ve yuanın değer kazanmasına izin vermesi için Pekin’e baskı yapmaya devam ediyor. 2008 yılı ortalarından bu yana dolar/yuan paritesini 6.83 seviyesinde tutan Çin, ihracatçılarının küresel finansal krizden etkilenmemesini sağlamıştı.

SUÇLU DOLAR

Değerlendirmelerinde bu konu hakkında yorum yapmayan Zhu, küresel ekonomideki istikrarsızlık için doları suçladı.

Zhu, “Dolardaki dalgalanmalar daha da kötüye gidiyor. Yaşanan son finansal kriz bir kez daha sadece dolar hakimiyetindeki bir kur rejiminin istikrarlı olmadığını gösterdi. Dolardaki büyük dalgalanmalar, küresel ekonomi ve finans piyasalarını oldukça etkiliyor” dedi.

Çin ise gelişmekte olan ülkeler için sermaye akışlarını en sıkı kontrol eden ülke. Bununla birlikte, ülkenin gayrimenkul piyasasında fiyatlar ciddi bir şekilde yükselmeye başladı ve gerçek bir varlık balonu tehdidi ortaya çıktı.

Japonya Merkez Bankası ise Salı günü Pekin’in hiçbir zaman 1990’lı yıllarda Japonya’nın yaşadığı türde bir varlık balonu sorunu yaşamayacağını belirtti.

Sonraki Sayfa »

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
Copy Guarded by IamShekhar's WP-CopyGuard.