Çin’de günün endüstri ve finans gelişmeleri:2009-12-23
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 23 December 2009
- Çin’in hızlı tren hatlarına 3 yıl içinde planladığı yatırım tutarı: 292 milyar dolar #
- Avrupa Birliği, Çin malı deri ayakkabılara uyguladığı anti-damping vergilerini (16.5%) 15 ay daha uzattı #
- Petrol fiyatları 74.40 dolara yükseldi #
- Son 7 gündür düşüş trendinde seyreden Şanghay borsası, inişli çıkışlı bir grafikle günü yüzde 0.8 değer kazanarak kapadı #
- Çin’in geliştirdiği yolcu uçaklarını, Fransız Safran ve Amerikan GM yapımı motorlar uçuracak. #
- Saab’ı satın alan Çin’in en büyük 5′inci otomotiv üreticisi BAIC, teknoloji transferi karşılığında 220 milyon dolar ödedi #
- Temmuz ayında GM’den Opel’i satın alamayan Beijing Otomotiv (BAIC), Saab’ı satın aldı #
- Ford, Volvo’nun Çinli Geely’ye satışını kabul etti #
- Çin’in Nasdaq’ı ChinaNext’te listelenen 36 startup’ın 28′ini risk sermayesi fonları destekliyor. #
- Çin’in dış ticareti, yılın ilk 11 ayında geçen seneye göre yüzde 17,5 azalarak 1 trilyon 960 milyar dolara indi. #
Çin, süper güç oldu mu?
Yazan :Blog · · 17 December 2009
Çin süper güç “olur mu, olmaz mı” tartışmaları; “oldu mu, olmadı mı” boyutuna kaydı bile!
Princeton’un pek çok ülkeyi kapsayarak Ekim ayında yayımladığı küresel eğilimler anketinden çıkan sonuçlar, özellikle ABD’de tartışmalara neden oldu. Çünkü, Amerikalıların yarıya yakını Çin’in süper güç olacağına inanıyor. Dahası ise, Çin’in ekonomik gücünün en önde geldiğine inananların oranı yüzde 44′iken, ABD’ninkine inanan Amerikalıların oranının yüzde 24′e düşmesi!
Konu hiç şüphesiz çok tartışmalı, ancak ilk bakışta akla gelen, Amerikalıların krizin etkisiyle biraz fazla karamsar göründüğü, en azından şimdilik!
Amerikalı akademisyen ve yazarların kitaplarının ön yüzlerini de, kocaman yazılarla “Super Power” (Süper güç) içeren başlıklar kaplıyor. Kimisi “süper güç” sözcüğünün önüne/arkasına “kırılgan” kelimesini ekliyor, kimisi soru işareti koyuyor, kimisi “yeni” diyor…
Öte yandan, PEW anketinde Türkiye’yi atlamamak gerekir. Çin’in süper güç olarak “ABD’nin yerini” alacağına inanan Türklerin oranı yüzde 29, Amerikalıların ise yüzde 33′ü Çin’in kendilerini geçeceğine inanıyor.
Ortaya çıkan durum, “kraldan çok kralcı olmak” diye tanımlanabilir mi, sizlere bırakıyorum ama, şu istatistikleri de atlamak istemeden:
Kanadalıların yüzde 52′si, Almanların yüzde 51′i, İngilizlerin yüzde 49′u;
Japonların yüzde 35′i, Hintlilerin yüzde 48′i, Güney Korelilerin yüzde 48′i;
Meksikalıların yüzde 47′si, Arjantinlilerin de yüzde 50′si Çin’in ABD’yi geçeceğine inanıyor.
Peki ya Ortadoğulular,
Filistinlilerin yüzde 40′ı, Lübnanlıların yüzde 36′sı, Mısırlıların ise yüzde 29′u…
PEW anketi kriter alınırsa, ABD’liler bile kendilerine “stratejik müttefik” Mısır ve Türkiye kadar güvenemiyor!
PEW anketinin yanında, haftaya düşen önemli haberlerden biri de son 10 yılın haber konularını tarayan Amerikan medya takip kuruluşu GLM’in yayımladığı sonuçlar oldu. Kuruluşun çeşitli algoritmalar ile 10 binlerce haberi tarayarak oluşturduğu listenin birinci sırasında, Çin’in yükselişi yer aldı. Üstelik, mesele ikinci sırada yer bulan Irak Savaşı’ndan 4 kat daha fazla konu edilmişti.
İşte onlardan biri de, Forbes dergisinde yayımlanan bir makale oldu. Makalede, Çin’in şimdiden bir süper güç haline geldiği savunuldu. Makalenin haberleştirdiğim hali, Hürriyet gazetesinde şöyle yayımlandı:
Forbes dergisinde yayımlanan bir imzalı makalede, Çin’in süper güç olup olamayacağı ile ilgili tartışmalara atıfta bulunularak, Çin’in pek çok bakımdan zaten süper güç haline geldiği savunuldu. Buna göre, Çin’in süper güç statüsünün göstergesi olarak 2010′da belirginleşecek trendler öne sürüldü.
İlk olarak, ABD’nin ideolojik karşıtı olan Çin’in demokrasilerin işbirliği yapamayacağı İran ve Sudan gibi ülkeler ile petrol sağlamak amacıyla ortaklık yaptığı anlatıldı. Çin, buna karşın finansal kriz sırasında Fransa ve İngiltere gibi ülkelerle milyarlarca dolarlık kontratlar yaparak ABD’nin en yakın geleneksel müttefikleri üzerinde bile etkisini artırdı.
Makalede, Çin’in 100 milyar doları aşan karşılıklı ticaret ile Brezilya ve Ortadoğu ülkelerinin en büyük ticari ortağı haline gelerek, ABD’nin yerini aldığı vurgulandı. Öte yandan, Çin tarafından altyapısı örülen Afrika’da 750 binden fazla Çinli işçi bulunduğuna işaret edilerek, Başbakan Wen Jiabao ve Dünya Bankası yetkililerinin Afrika’da fabrikalar kurulması için görüşmeler yürüttüğü hatırlatıldı.
MARKA YARATMIYOR; HAZIR OLANI ALIYOR
Toyota ve Sony gibi markalar oluşturmanın onlarca yıl aldığını belirten Forbes, Çinli şirketlerin Batılı markaları satın alma peşine düştüğüne dikkat çekti. Dergide, Çinli firmaların geleneksel olarak fiyat rekabetine girdiğine değinilerek, bunun hızla değiştiği kaydedildi.
Makalede sabırsız ve agresif olarak nitelenen Çinli şirketlerin, küresel krizi kullanarak satın almalar ile küresel çapta genişlemelerini hızlandırmayı planladıkları ileri sürüldü. Nakit zengini Çinli şirketlerin hedef tahtasında ise özellikle ABD ve Avrupa bulunuyor.
ÇİN, ARTIK İNOVASYON KAYNAĞI
Çin’in teknolojik yenilik merkezi olarak ortaya çıkışı makalede bu ülkenin süper güç olduğunu gösteren başka bir işaret olarak değerlendirilirken, analistlerin Çinlilerin sadece kopyalamada başarılı olduğunu düşünmesine rağmen, bu durumun geçerliliğini kaybettiği savunuldu.
Çin, temiz teknoloji alanında risk sermayesinin başlıca adresi oldu. Çin hükümeti de çevre kirliliğinin yarattığı sosyal maliyetleri azaltmak için yenilenebilir enerji alanındaki yabancı yatırımları aktif biçimde destekliyor, hatta Çin ABD’ye bile rüzgar enerjisi teknolojisi ihraç etmeye başladı. Çinliler Texas eyaletinde dev bir rüzgar enerjisi çiftliği kuruyor.
Forbes’a göre, temiz enerji araştırmalarına her ay 9 milyar dolar harcayan Çin, gelecek 5 yıl içinde dünyanın rüzgar ve güneş enerjisinden en çok elektrik üreten ülkesi haline gelecek.
BEYİN GÖÇÜ TERSİNE DÖNDÜ
Bush yönetiminin zorlaştırıcı vize politikalarına gönderme yapan dergi, ABD ekonomisinin kötüleşmesiyle iyi eğitim almış Çinlilerin ülkelerine dönmeye başladığına dikkat çekti. Dergide, yurtdışında halihazırda eğitim gören Çinlilerin sayısının 1,5 milyondan fazla olduğu belirtilirken, 1980 ile 1990 arasında ABD’ye göç edenlerin Silikon Vadisi’nin gelişmesinde katkı sahibi olduğu vurgulandı.
Forbes, Çin’in ekonomik açıdan güçlenmekle kalmadığı, aynı zamanda politik gücünü küresel çapta kullanarak daha fazla sorumluluk aldığı görüşüne de yer verdi.
Kopenhag’da yapılan iklim konferansında hırçın tutumuyla öne çıkan Çin, küresel krize karşı işbirliği sürecinde G-20 içinde liderlik rolüne soyundu. Gelişmekte olan ülkelerin başını çeken Çin’in, G-20′nin zenginler kulübü G-8′in yerini almasında da önemli pay sahibi olduğu ifade edildi. Dergide, Çin’in Kuzey Kore’ye ilişkin çabaların da kilidi olduğuna değinildi.
Makalenin sonunda “Çin’in yıllardır yükselen bir dünya gücü olduğu konuşuluyor, oysa Çin pek çok bakımdan tam bir güç olarak ortaya çıktı” ifadesi kullanıldı. … devamını okuyun!
Çin, yabancı yatırımları kolaylaştırıyor
Yazan :Haber · · 2 December 2009
Çin, yabancıların kurabileceği şirketlere yönelik düzenlemelerin kapsamını genişletti.
Çin Devlet Konseyi, yabancıların limited şirket kurabilmesine olanak tanıyan bir karar aldı. Kabine olarak nitelendirilen Devlet Konseyi’nin gelecek Mart ayında geçerli olacak kararı uyarınca, yabancılar tarafından kurulan limited şirketlerin tescillerini yerel yönetimler gerçekleştirecek. Fonların sermayeleri yuan ya da uluslararası geçerliliğe sahip olan döviz kurları cinsinden olacak.
SERMAYE PİYASASI KAPSAM DIŞI
Yabancıların özel sermaye ortaklıkları ve girişim fonları kurmasına dair düzenlemelerin ise geçerliliğini sürdüreceği belirtilerek, sermaye piyasasına yönelik sınırlı ortaklıkların kapsam dışı kalacağını bildirildi.
Konsey’in bildirisinde, “risk sermayesi ve özel sermaye ortaklıklarına ilişkin olarak, risklerin neler olduğu, büyüklükleri ve ne gibi tedbirler alınması gerektiği konularında yeterli bilgiye sahip değiliz” denildi.
Uzmanlara göre, Çin’de gelişen ekonomiye paralel olarak genişleyen sermaye, kısıtlı yatırım kanalları yüzünden gayrimenkul ve borsaya aktıkça, varlık balonları da kaçınılmaz hale geliyor.
GOOGLE’ın ÇİN ŞEFİ RİSK SERMAYESİNE ATILDI
Özel sektörün gelişiminin sağlıklı sermaye piyasalarının varlığına bağlı olduğunun bilincinde olan Çin hükümeti, finans düzenlemelerini kontrollü biçimde gevşetiyor. … devamını okuyun!








