Çin’den ithal edilen lastiğe soruşturma

Yazan :Haber ·  ·   15 August 2010

Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM), Çin’den ithal edilen ‘ağır vasıta dış lastikleri, zirai araç dış lastikleri, iş makinesi dış lastikleri’ için halen uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin yürürlükten kalkması halinde, dampingin ve zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesi ihtimaline karşı nihai gözden geçirme soruşturması açılmasına karar verdi.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğe göre, GTİP numaraları belirtilen Çin menşeli, bazı araçların dış lastikleri konusunda önlemin sona ermesinin damping ve zararın devamına veya yeniden meydana gelip gelmeyeceği konusunda inceleme yapıldı.

Nihai gözden geçirme soruşturmasının açılması için yeterli delillerin bulunduğunun anlaşıldığı belirtilen tebliğde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu tarafından Çin menşeli, ağır vasıta dış lastikleri, zirai araç dış lastikleri, iş makinesi dış lastikleri için nihai gözden geçirme soruşturması açılmasına karar verildiği ifade edildi.

Tebliğe göre, ağır vasıta dış lastikleri, zirai araç dış lastikleri, iş makinesi dış lastiklerine uygulanan mevcut dampinge karşı önlem soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalacak.

Otomobil dış lastikleri, hafif ticari araç lastiklerine uygulanan mevcut dampinge karşı önlem 20 Ağustos 2010 tarihinde yürürlükten kalkacak.

Tebliğ, bugün itibariyle yürürlüğe girerken, soruşturma da bugün itibariyle başlamış kabul edilecek.

YUAN KARARI İHRACATÇIMIZA UMUT OLDU, AMA…

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   23 June 2010

Çin Merkez Bankası, dolar karşısında dün yuanın değerini yükseltirken, bugün düşürdü.

Çin Merkez Bankası (PBOC), bu sabah referans yuan-dolar paritesini 6,8102′ye yükseltti. Pazartesi günü 6,8275 olarak ilan edilen resmi parite, dün 6,7980′e düşmüştü.

PBOC, belirlediği referans yuan-dolar paritesini günlük bazda işlem seansları açılmadan ilan ediyor. PBOC’un belirlediği parite, bankalararası döviz piyasasında yüzde 0,5′le sınırlı olmak kaydıyla dalgalanabiliyor.

ÇİN BANKALARI DOLAR TOPLADI

Çin’de bankalararası piyasada dün dolara yaşan hücum, Merkez Bankası’nın belirlediği referans paritenin tersine kaymasına yol açtı.

Çin Merkez Bankası (PBOC), Pazartesi günü değiştirmediği referans yuan-dolar paritesini dün 6,7980′e indirdi. Buna karşın, bankalararası piyasada dolara yoğunlaşan talep, dar bantta paritenin 6,8136 düzeyine çıkmasına yol açtı.

Analistler, dolar talebinin devlet bankalarından geldiğine işaret ederek, Pekin hükümetinin paritede iki yönlü hareket stratejisi benimsemiş olabileceğini belirtiyor. Pazartesi günü 6,8275 olarak belirlenen referans parite, bankalararası piyasada 8,7981′e kadar ilerlemişti. Dün ise, döviz kurunun ters yöne kayması ile dolara karşı yuan değer kaybetti.

PBOC, 2005-2008 yılları arasında yaşanan revalüasyon sürecinde de aynı stratejiyi benimseyerek, spot piyasanın kapanış verileri ile referans parite arasında yakın korelasyon kurmuş ve iki yönlü hareket stretejisini benimsemişti.

TÜRK İHRACATÇI KARLI ÇIKAR MI

Uluslararası piyasalarda euronun yaşadığı değer kaybı nedeniyle, dolara sabitlenen yuan yılbaşından bu yana euroya karşı yüzde 20 dolaylarında değerlendi.

Çin’in en büyük ihraç pazarının Avrupa Birliği olduğuna işaret eden analistler, esneklik kararına müteakip yuanın değerini döviz sepetine bağlamak suretiyle, Pekin yönetiminin euroda yaşanan düşüşe müdahale etmeyi de amaçladığını belirtiyor. Çünkü, Avrupa Birliği pazarına satış yapan Çinli ihracatçılar, euro karşısında yuanın değerlenmesi sürecinde ciddi rekabet kaybı yaşadı.

Bu açıdan, esneklik kararı Türkiye ile rekabetin yoğunlaştığı Avrupa Birliği pazarında Çin’in lehine sonuçlar doğurabilir.

GEİTHNER SIKINTISI

ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner, Çin’in döviz kuru manipülatörü olup olmadığına ilişkin 15 Nisan’a kadar yayımlaması gereken Hazine raporunu, 12 Nisan tarihinde ertelediğini duyurmuştu. Konuyu diyalog yoluyla çözümleme yanlısı olduğunu belirten Geithner, Çin ile ABD arasında gerçekleşecek üst düzey ikili görüşmelerin yanı sıra, Toronto’da yapılacak G-20 Zirvesi’ni ertelemenin gerekçeleri olarak göstermişti.

Çin Merkez Bankası’nın kararında, döviz kurunda adım atılmaması halinde, ertelenen raporun Çin’in aleyhine çıkabileceği endişesinin de yattığı ifade ediliyor.

TİCARET BAKANLIĞI MEMNUN

Daha önce revalüasyona karşı tutumuyla bilinen Çin Ticaret Bakanlığı (MOFCOM), esneklik kararını olumlu karşıladığını bildirdi. MOFCOM Sözcüsü Yao Jian, döviz kuru reformunun orta ve uzun vadede işletmelerin rekabet gücünün arttırılmasına katkı sağlayacağını söyledi.

MOFCOM, olası bir kur dalgalanmasının ihracat sektörü üzerindeki etkilerini tespit etmek için geçtiğimiz aylarda stres terstleri gerçekleştirmişti.

ESNEK DÖVİZ GAZI KISA SÜRDÜ, PİYASANIN AYAĞI YERE BASTI

Yazan :Blog ·  ·   22 June 2010

Çin’in döviz kuru açıklaması ile Doğu Asya piyasalarında oluşan heyecan dalgası duruluyor.

Şanghay Bileşik Endeksi, günü yüzde 0,10 artışla 2588,70 puandan kapadı. Endeks, Merkez Bankası’nın Cumartesi günü yaptığı döviz kurunda esneklik açıklamasının yarattığı heyecan ile dün yüzde 2,90 yükselmişti. Daha küçük şirketlerin listelendiği Shenzhen borsası ise günü yüzde 0,35 yükselişle 10345,55 puandan kapadı.

Uzmanlara göre, dün piyasaları saran yuan heyacanı, Çin’in dolar kurundaki değişimi küçük çaplı hareketlerle uzun vadeye yayacağının anlaşılmasıyla kaybolmaya başladı.

Son 10 işlem gününü yükselişle kapatan Hong Kong borsası, bugün gerileyerek yüzde 0,45 düşüş gösterdi. Japon borsası da günü düşüşle tamamlayarak yüzde 1,22 geriledi.

DÖVİZ SÖZÜNDE İLK ADIM

Çin Merkez Bankası (PBOC) tarafından sabah yayımlanan verilere göre, dolar paritesi 6,7980 yuene tırmandı. Resmi dolar kuru böylece son 5 yılın en yüksek düzeyini gördü. PBOC verilerine göre, kur seviyesi dün sabah 8,8275 olarak ilan edilmişti.

PBOC, her sabah belirlediği günlük döviz paritesini ilan ediyor. PBOC’un belirlediği parite, spot piyasada gün içinde en fazla %0,5 dalgalanabiliyor. Dolar kuru, dün sabah 6,8275 olarak belirlenmiş ve spot piyasada sınıra yaklaşarak %0,44 kadar değerlenmişti. PBOC, bu sabah ise pariteyi 6,7980 olarak belirledi.

PBOC, Cumartesi günü 2008 yılından bu yana sabit tutulan dolar kurunu “esnetme” kararı aldığını duyurmuştu. Pazar günü yapılan açıklamada ise, dalgalanmanın ani ve büyük çaplı olmayacağı vurgulanmıştı.

Bu açıdan, Türk ihracatçılarımızın dün yaşadığı heyecanın da yerini aklıselime bıraktığını düşünüyorum. Çünkü, Çin’in hareketi ancak dar bantta ve kademeli olarak geçerli olacak. Keza, bir yıl içinde yuanın %5′ten fazla yükselmesi de başka köklü değişimler olmadıkça olanaksız görünüyor.

Öte yandan, yapılan stres testlerine göre, yalnızca düşük karj marjjıyla çalışan, rekabet gücünden neredeyse yoksun işletmeler olası bir değerlenmeden etkilenecek. Dolayısıyla, Türk şirketlerine rakip olan Çinli işletmelerin dalgalanmadan kısa vadede negatif etkilenmeyeceğini, orta ve uzun vadede ise pozitif etkileneceklerini düşünüyorum. Keza, Çinli uzmanlar, ucuz dövize dayanan şirketlerin sahneden çekilmesiyle, sağlam şirketlerin güçleneceğini belirtiyor.

2008 yılında Çin’i vuran küresel krizde, Çin’in güneyindeki 80 bin imalathane kapanmış, ancak ayakkabı ve tekstil ihracatında dramatik düşüşler meydana gelmediği gibi, ölçekli işletmeler daha da güçlenmişti.

ÇİN SÖZÜNÜ TUTTU! YUAN %0,4 DEĞERLENDİ

Yazan :Haber ·  ·   22 June 2010

Çin ulusal para birimi yüenin dolar karşısındaki resmi değeri yüzde 0,43 yükseldi.

Çin Döviz Alım Satım Sistemi tarafından yayımlanan verilere göre, yüenin bugunkü dolar paritesi 6,7980′a tırmandı. Dolar paritesi, böylece son 5 yılın en yüksek düzeyini gördü. Çin Merkez Bankası (PBOC) verilerine göre, kur seviyesi dün 8,8275 düzeyindeydi.

PBOC, her sabah günlük döviz paritesini yayınlar. PBOC’un belirlediği parite, spot piyasada gün içinde en fazla %0,5 dalgalanabilir. Dolar kuru, dün sabah 6,8275 olarak belirlenmiş ve spot piyasada sınıra yaklaşarak  %0,44 kadar değerlenmişti. PBOC, bu sabah ise pariteyi 6,7980 olarak belirledi.

PBOC, Cumartesi günü 2008 yılından bu yana sabit tutulan dolar kurunu “esnetme” kararı alıdığını duyurmuştu.

Öte yandan, Türkiye’deki heyecan da yerini aklıselime bırakmış görünüyor. İhracatçılarımız, Cumartesi açıklamasını rekabet avantajı elde edeceğiz diye heyecanla karşılamış görünüyordu. Sonradan, Çin’in yalnızca bir süreci başlattığı, değerlenmenin uzun vadeye yayılacağı anlaşıldı!

PBOC, 2005 yılında döviz kuru mekanizmasında reform sürecini başlattığını bildirerek, 21 Temmuz 2005 tarihinde dolar kurunu yüzde 2 düşürmüştü. Bu tarihten 2008 yılının ortasına kadar dolara karşı yüzde 21 değerlenen yuan, son 2 senedir 6,82-8,84 bandında tutuluyordu.

Çin’de Nasıl Rekabet Edilir? (KOBİFİNANS)

Yazan :admin ·  ·   2 May 2010

İster diş macunu satıyor olsunlar isterse elektrik akta­rım ekipmanı, Çin’in küçük ama yüksek karlılık sağla­yan üst segmentinde, yani bu ülkedeki yabancı oyuncuların geçmişten beri başarılı bir şekilde rekabet ede­bildikleri segmentte, çok uluslu şirketler egemen du­rumda. Dolayısıyla, üst segmentte başarılı olanların or­ta pazara doğru hamle yapması ciddi bir risk barındı­rıyor. En önemli tehlikelerden biri, yeni ürün ve hiz­metler nedeniyle eskilerinin satışlarının düşmesi. Ne de olsa, daha alt segmentlerdeki müşterilere satış, üst segment ürünlerinin satışlarını olumsuz şekilde etkileyebilir.

Ayrıca, bu şirketler, ürünlerinin farklı şekiller­de pazarlanması tehlikesiyle de karşı karşıyadır. Örne­ğin, bir şirket Çin’de 10 Dolar’a sattığı tişörtleri ABD’de 20 Dolar’a satıyorsa, girişimci bir dağıtımcının bu tişört­leri Çin’de satın alarak ABD’de satma olasılığı yüksek­tir. Bu nedenle, çok ulus lu şirket yöneticileri, Çin’in üst ve “yeterince iyi” segmentleri arasındaki farkları anlamak için özenli pazar analizleri yapmalıdır. Örne­ğin, belirli bir şirkete özel avantajlar sağlayan coğrafi ayrımlar bulunabilir. GE Healthcare’in Çin’ deki MR ci­hazı satışlarını artırmak için kullandığı strateji üzerin­de durabiliriz. Bu şirket, Çin’in uzak ve mali kısırlara sahip ikincil ve üçüncül kentlerindeki (diğer çokuluslu şirketlerin nadiren yatırım yaptığı Hefei ve Lanzho­u gibi kentler) hastaneleri hedef alarak, … devamını okuyun!

Çin Pazarında Gelişen Fırsatlar (KAPİTAL DERGİSİ)

Yazan :admin ·  ·   2 May 2010

Geçmişte, Çin pazarlarının yapısı basitti. Tepede, sağ­lam kırlar elde eden ve hızlı büyüyen yabancı şirket­lerin egemen olduğu küçük bir üst segmentti. Dipte ise düşük kaliteli, çeşitlendirilmemiş ürünleri yüzde 40’tan 90’a varan oranlarda daha düşük fiyatlarla satan ve he­saplarını doğru tuttuklarında çoğu zaman zarar ettikle­ri anlaşılan yerel şirketlerin egemen olduğu büyük bir alt segment bulunuyordu. Bu ikisinin arasında hızla büyüyen “yeterince iyi” segment yer alıyor.

Çin’deki “yeterince iyi” alan çok farklı nedenlerle büyüyor. Yakın geçmişte tüketicilerin satın alma biçim ve tercihlerinde kaymaların yaşanmış olması. Bunların en önemsizi değil. Bu kaymalar iki farklı doğrultuda gerçekleşiyor. Gelirleri artan tüketiciler geçmişte satın aldıkları en ucuz ürünlerden daha pahalılarına, yöneli­yor. Aynı zamanda, daha yüksek gelire sahip tüketici­ler, yüksek fiyatlı yabancı markalardan uzaklaşarak makul kalitedeki daha az pahalı yerli alternatifleri ka­bul ediyor. Sonuç olarak, Çin’in orta pazarı, üst ve alt segmentlerden daha hızlı büyüyor ve bazı kategoriler­de daha şimdiden tüm gelirlerin yaklaşık yarısı bu pa­zardan elde ediliyor. Bugün Çin’de satılan her on ça­maşır makinesi ile televizyondan sekizi “yeterince iyi” markalar taşıyor. Dolayısıyla, Çin’in ve özellikle de fırsatlarla dolu orta segment pazarının çok uluslu şirket yöneticilerinin dikkatini giderek daha fazla çekmesi şaşırtıcı değil. General Motors’un Şangay merkezli GM China Group’unun CFO’su Mark Bernhard, kısa bir sü­re önce Detroit News’e şu … devamını okuyun!

Obama, Hu’ya boyun eğdi!

Yazan :Blog ·  ·   19 April 2010

Fotograf karesinde dünyanın en güçlü iki lideri, yer Washington. (Aklıma nedense Bülent Ecevit geliyor…  )

Obama daha önce Japon imparatoruna da eğildi. Fakat, eğilmenin Japon kültüründeki yeri ile Çin kültüründeki yeri arasında uçurum var. Örneğin, Çin dizilerinde birbirlerine karşı durmadan(! ) eğilip duran  Japonların “inceden tiye alındığını” bile görmek mümkün. Neyse, kültür konularına daha fazla burnumu sokmadan, ekonomiye geçelim…

Nükleer güvenlik zirvesine katılmak üzere geçen hafta ABD’ye giden Hu Jintao, Başkan Barrack Obama ile yaptığı görüşmede, herhangi bir baskıyla döviz kuru politikasının değişmeyeceğini söyledi. (Hu’nun sözlerinin ABD’den çok, iç politikaya yönelik olduğunu söylemekte fayda var.  Keza, Çinliler özellikle ABD’den gelen baskı ve taleplere karşı giderek hassaslaşıyor. Bu yüzden, Çinli liderlerin içine düşmeyi en son isteyecekleri durumlardan birini  ABD’ye boyun eğiyor görünmek oluşturuyor…)

Pekin’in değişime hazır olduğunu söyleyen Hu, “Çin, döviz kurunu belirleme mekanizmasını gözden geçirme düşüncesine sıkı şekilde bağlı bulunuyor. Karar alırken, küresel ekonomik gelişmeleri ve değişiklikleri yakından takip edeceğiz ancak ilk önce Çin’in ekonomik durumunu göz önünde bulunduracağız” dedi.

Hu’nun yorumlarının ardından, yuan değer kaybederken, son zamanlarda Çin’in döviz politikasında değişikliğe gitmesini bekleyen diğer Asya ülkelerinin para birimlerinde de düşüşler görüldü.

Yatırımcılar ise yuanın kademeli olarak değerleneceği düşüncesine göre pozisyon alıyor.

Pekin, 2008’ın ortalarında, ekonomisinin küresel mali krizden etkilenmesini engellemek adına yuanın değerini dolar karşısında 6.8 seviyesinde sabitlemişti.

Ancak Çin’deki güçlü ekonomik iyileşme sonrasında, Pekin’in para politikalarına yönelik eleştiriler arttı ve uluslararası piyasalar yuanın değerlenmesine izin verileceği umuduna kapılmaya başladı.

Beyaz Saray Danışmanı Jeffrey Bader gazetecilere yaptığı açıklamada, Obama’nın konuşmalarında yuan konusunda hassas davrandığı ve zirvede daha çok İran’ın nükleer faaliyetlerine karşı uygulanacak yaptırımlar için Çin’den destek almaya odaklandığını belirtti.

ABD, yuanın değerinin düşük tutarak dış ticarette haksız rekabet avantajı sağladığını iddia ettiği Çin’e yönelik döviz kuru baskılarını artırdı. İki ülke arasındaki en çetrefilli sorun olarak nitelenen meselenin, liderlerin görüşmesindeki en kritik konuyu oluşturması bekleniyordu.

ABD döviz kuru raporunu neden erteledi ?

Yazan :Haber ·  ·   11 April 2010

Çin’i para manipülatörü ilan etmeye karar verdiği iddia edilen ABD, 15 Nisan’da yayımlanması gereken hazine raporunu geciktirdi.

ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner, daha önce 15 Nisan’da yayımlanması planlanan döviz kuru raporunu açıklamayı ertelediklerini söyledi. Geithner, G-20 ülkelerinin finans yetkililerinin bir araya geleceği toplantılara işaret ederek, ABD’nin çıkarlarını korumak için en uygun yolu seçtiklerine inandığını ifade etti.

Çin basınında çıkan haberlerde ise, ABD’nin Çin’i ‘kur manipülatörü’ ilan etmeye karar verdiği, buna karşın kararın açıklanmasını Hu Jintao’nun Washington ziyareti nedeniyle geciktirdiği değerlendirmeleri öne çıktı.

Ülkenin en popüler finans portalı olan Sina’da en çok okunan yazı haline gelen haberde, Devlet Başkanı Hu Jintao’nun 12-13 Nisan’da Washington’da düzenlenecek nükleer silahsızlanma zirvesine katılacağına dikkat çekilerek, Hazine Bakanlığı’nın raporun yayımlanması için 15 Nisan tarihinden kaçındığı savunuldu.

Çin basınında ağır basan yorumlarda, Hu Jintao’nun ülkeye dönmesinin hemen ardından Çin’in ‘kur manipülatörü’ ilan edilmesi halinde, kamuoyu tepkisinin de ağırlaşacağına işaret edildi.

Çin’de ağırlığı giderek artan kamuoyu tepkisi, özellikle ABD baskılarına boyun eğildiği algısının oluştuğu durumlarda hat safhaya çıkıyor. Uzmanlar, ABD’nin Çin’i ‘kur manipülatörü’ olarak damgalaması halinde, liderlik rekabetinin başladığı bir ortamda Komünist Parti liderlerinin kamuoyu tepkisi nedeniyle geri adım atma olanaklarının kalmayacağını vurguluyor. ABD Hazine Bakanlığı’nın da bu çerçevede Pekin yönetimine daha fazla hareket alanı bırakmayı seçmiş olabileceği değerlendirmeleri de yer alıyor.

Misilleme kaçınılmaz

Öte yandan, manüpülatör ilan edilmesi durumunda Pekin yönetiminin misilleme yapması da kaçınılmaz olarak değerlendiriliyor.

Çin Ticaret Bakanı Chen Deming, Pekin’de önceki hafta düzenlenen “2010 Çin Kalkınma Forumu” kapsamında yaptığı konuşmada, Yuan’ın değerlenmesi yönündeki baskıları “mantıksız” bir seçim olarak niteleyerek, “Olası bir kur manipülatörü kararını ticari yaptırımların izlemesi halinde, buna seyirci kalamayız.” demişti.

ABD’de 1988 yılında kabul edilen “Ticaret ve Rekabet Yasası”, resmen “para manupulatoru” olarak ilan edilen ülkeye karşı ticari yaptırımlar uygulanmasını gerektiriyor. Yasaya göre; Amerikan Hazine Bakanı her yıl yabancı ülkelerin döviz kuru politikalarını analiz ederek, ticari dengeyi bozmayı ve haksız rekabet avantajı sağlamayı amaçlayan döviz kuru manipülasyonu belirlerse, Washington yönetimi gerekli önlemleri almakla yükümlü bulunuyor. Bu süreçte, antidumping önlemleri, gümrük vergileri ve gerekli diğer korumaları devreye sokulabiliyor.

Obama’nın geçen yıl Hazine Bakanlığı’nın başına atadığı Timothy Geithner, görevi resmen devralmadan hemen önce “Çin’in döviz kurlarını manipüle ettiğine inandığını” söylemişti. Buna karşın, Geithner döneminde yayımlanan iki raporda kur manipülatörü ülke tespiti yer almadı.

Çin’in süper trenleri havayollarını vurdu

Yazan :Haber ·  ·   17 February 2010

Çin’in 394 kilometre hıza çıkabilen trenleri havayollarını korkutuyor. Hızla müşteri kaybeden havayolları bilet fiyatlarında yüzde 80′e varan indirimlere gitti.

Çin’in en büyük havayolu şirketi China Southern, yeni hızlı trenlerle girdiği rekabet sonucu bazı hatlarda bilet fiyatlarını yüzde 80 düşürdü. Son yıllarda finansal kriz ve kötü yönetim gibi etkenlerle büyük zararlar açıklayan havayolları yeni yeni toparlanırken, 2014 yılına kadar ülkenin büyük şehirlerinin modern tren hatlarıyla birbirine bağlanacak olması Boeing ve Airbus gibi dev uçak üreticilerini de zora sokuyor.

Citigroup analistlerinden Ally Ma, “Yolcular hızlı trenleri seçiyor. Bu da Boeing ve Airbus’ın pazar potansiyelini aşındırıyor. Kısa ve orta mesafede hızlı trenlerin uçakları mağlup etmesi kaçınılmaz” diyerek, havayolu şirketlerinin rekabete hazırlanması ve karlılıklarını artırması gerektiğini vurguladı.

Çin’de süper trenlerin hizmete girdiği 3 farklı demiryolu hattı bulunuyor. Ülkenin en büyük kentlerinden 8′ini kapsayan hatların uzunluğunun 5 yıl içinde 10 katına çıkarılması planlanıyor. Pekin ile Şanghay arasında inşaatı devam eden süper tren hattı ise tarihin en pahalı altyapı projelerinden biri olarak niteleniyor. Maliyetin 40 milyar doları aşan hat, toplam 40 milyon kişinin yaşadığı iki şehir arasındaki uzaklığı 11 saatten 4 saate düşürecek.

Google’ın tehdidi Baidu’ya yaradı

Yazan :Haber ·  ·   12 February 2010

Google’ın en büyük rakibi Baidu’nun yüzü gülüyor. Çinli şirketin net karı yarıya yakın artarken, hisse senetlerinde belirgin artışlar gözleniyor.

Ülkede en popüler arama motoru olan Baidu’dan yapılan açıklamada, Google’ın ülkedeki operasyonlarını sona erdirebileceğini duyurmasından sonra müşterilerin şirkete olan güveninin arttığı kaydedildi. Baidu’nun kurucusu ve CEO’su Robin Li (Çin’in harika çocuğu ya da Sergey Brin’i olarak adlandırılıyor), Google’ın ülkeyi terketmesinin şirketi nasıl etkileyeceğine ilişkin bir soruya, “Bundan faydalanmayı bekliyoruz. Müşterilerimizin güveni belirgin biçimde arttı.” diye cevap verdi.

Baidu’nun geçen yılın son çeyreğinde elde ettiği net karın ise yüzde 48 arttığı bildirildi. Son çeyrek karını ek olarak, ilk çeyrek karının beklentilerin çok üstünde gerçekleşeceğine dair beklentilerin etkisiyle Nasdaq borsasında işlem gören şirket hisseleri çıkışa geçti.

Mevcut durumu en iyi açıklayan değerlendirme Hong Kong merkezli yatırım kuruluşu CLSA analisti Elinor Leung’dan: “Google’ın geleceği üzerindeki belirsizlikler, reklam verenleri seçenekler aramaya itiyor. Baidu ise seçenekler arasında en başta yer alıyor” …

Çinli internet şirketlerinin hisselerine görülen genel düşüş eğilimine karşın, Google’ın tehdinden bu yana Baidu’nun Nasdaq borsasında işlem gören hisseleri yüzde 15′e yakın değer kazandı. Çin’in piyasa değeri en büyük internet şirketi Tencent’in hisseleri Hong Kong borsasında yüzde 20′den fazla düşüş kaydederken, e-ticaret devi Alibaba hisselerinde yeni yılda yüzde 13′lük düşüş gözlendi.

Altı çizilmesi gereken noktalardan biri, Google’ın olası çıkışından kısa vadede nemalanan Baidu’nun uzun vadede kaybeden olacağı…  Zira, Baidu’nun bu noktaya gelmesinde en büyük pay Google ve Yahoo ile girilen rekabet oldu. Rekabet ortamının yokluğunda, Baidu’nun teknolojik yenilikler konusunda uzun vadede ivme kaybetmesi kaçınılmaz.

Sonraki Sayfa »

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
Copy Guarded by IamShekhar's WP-CopyGuard.