Çin şekeri zirveye taşıyabilir
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 31 August 2010
Dünyanın üçüncü büyük üreticisi olmasına rağmen iç talebi nedeniyle en büyük ithalatçı konumunda da olan Çin’in bu sene alımlarını geçen seneye göre yüzde 42 oranında artıracağı yönündeki araştırma piyasalarda heyecan yarattı.
Kaynak: Referans gazetesi
Ülkede bu yıl, geçen sene olduğu gibi üretimin düşeceği öngörülüyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA) verisine göre Çin’deki ham şeker üretimi 2008-2009 yılında yüzde 16 oranında 13.3 milyon tona, 2009-2010′da ise 11.6 milyona tona gerilemişti. Yine USDA’ya göre bu sene ülkenin talebi 14.9 milyon tona çıkabilir. Ülke 30 Eylül’de bitecek yıl için şimdiden yedi defa stok ihalesi yapmış durumda. İhalelerde satılan toplam şeker stoku böylece 1.47 milyon tona ulaştı.
Pekin yönetiminin ham şeker alımlarını bu sene geçen seneki rakam olan 1.06 milyon tondan 1.5 milyon tona çıkarabileceği ifade ediliyor. Eğer tahminler gerçekleşirse bu rakam son beş yılın da zirvesine işaret ediyor.
Arz sıkıntıları artışı destekliyor
New York’taki Kıtalararası Borsa’da (ICE) ham şeker fiyatları son günde 20.32 cent/pound düzeyini görmüş fakat kâr satışları ile haftayı 19.96 centten kapatmıştı. Artışa gerekçe olarak ise dünyanın en büyük üreticisi konumunda olan Brezilya’daki kuru havanın hasada zarar vereceği düşüncesi gösterilmişti. Zhengzhou Borsası’nda ise vadeli rafine şeker kontratları 18 Mayıs’taki dip fiyatından bugüne yüzde 17 oranında değer kazandı ve 802 dolar/ton düzeyine çıktı.
Artan satın almalar ile birlikte ICE’de şeker fiyatları son üç ayda yüzde 28 oranında artış gösterdi. Son gelişme ile birlikte bu artışın bir ralli havasına gidebileceği uzmanların beklentisi. Öngörüyü destekleyen arz verileri de mevcut. Şekerkamışı üretiminin önemli ülkeleri Endonezya ve Pakistan’da hasadın zarar görmesi pozitif baskılanmayı artırıyor.
Çin’in döviz rezervleri yeşil sahaya çıkıyor
Yazan :Blog · · 8 August 2010
Liverpool’u satın alma girişiminde bulunan Çinli işadamı, Çin’in döviz rezervlerini kullanacak…
Çin’in yurtdışı yatırımlarından sorumlu kolu olan CIC’nin Liverpool’a milyonlarca sterlin akıtmaya hazırlandığı ortaya çıktı. Borç batağına giren ünlü İngiliz kulübünü satın alma teklifinde bulunan Çinli işadamı Kenny Huang, CIC’nin finansman sağlayacağını açıkladı.
Çin’in 2,4 trilyon dolarlık devasa döviz rezervlerinin 200 milyar dolarlık kısmını elinde tutan CIC’nin 477 milyon dolarlık bir finansmana hazır olduğu ifade ediliyor.
Liverpool’un sahipleri Amerikalı Tom Hicks ve George Gillett, Liverpool’u üç yıl önce satın almıştı. Ancak Hicks ve Gillett, Liverpool’u Nisan’da satışa çıkarmış ve British Airways Yönetim Kurulu Başkanı Martin Broughton’ı bu konuyla ilgilenmesi için görevlendirmişti.
Egemen varlık fonu statüsündeki CIC, Çin’in 2,4 trilyon dolarlık döviz rezervlerinin kendisine ayrılan 200 milyar dolarlık kısmını yönetiyor. Küresel krizde finansal varlık yatırımlarından zarar ettiği belirtilen CIC, son dönemde enerji ve madencilik hisselerine yoğunlaşan ilgisi ile dikkat çekiyordu.
Varlık fonunun Nijerya petrollerinden, Şili madenlerine kadar uzanan yatırımlarına bir de futbol takımı eklenecek gibi görünüyor.
Amerikan dolarının küresel finans piyasalarında değer yitirmesi, döviz rezervlerinin yaklaşık üçte ikisini Amerikan hazine bonosu gibi dolar varlıklarında tutan Çin’i yeni alternatiflere yöneltti. Bu doğrultuda Çin hükümeti 2007′de Çin Yatırım Kurumu’nu (CIC) kurdu. İsviçre merkezli Credit Suisse’ye göre, CIC yatırım yaptığı şirketlerde yüzde 5-10 civarı hisseye sahip olarak, uluslararası dalgalanmalara karşı riskleri minimize etme amacı güdüyor. CIC, ABD’nin yatırım şirketlerinden Blackstone’da 3 milyar dolarlık hisse satın almıştı. Analistlere göre Blackstone’un yatırım stratejisine etki etmekten kaçınan CIC, denizaşırı finans piyasalarında karma yatırımlara girişiyor. Bazı uzmanlar, varlık fonunun Batı hükümetleri üzerinde politik ağırlığa sahip ya da Çin’de yoğun yatırımı bulunan yabancı şirketlere yöneldiğini savunuyor.
Dev varlık fonu CIC, finansal krizden evvel yatırım şirketi Morgan Stanley’nin yüzde 9,9 hissesini satın almıştı. Ancak, finansal kriz ile Blackstone ve Morgan Stanley hisselerinden ağzı yanan kurum, krizin derinleştiği son bir yılda daha ihtiyatlı bir tutum izlemeye başladı. Mart ayında Çin basınında çıkan haberlere göre, CIC yüzünü finansal varlıklardan reel ekonomiye çeviriyor.
Başbakan Wen Jiabao’nun otoritesi altında yer alan CIC’in başkanlığını Lou Jiwei yürütüyor. Lou Jiwei’nin pozisyonu, bakan düzeyine denk düşüyor. Çin’de mali sistemin yeniden yapılandırılmasında çok önemli rol oynayan Lou, Çin finans piyasalarında son derece etkili bir isim. 2,1 trilyon dolarlık döviz rezervlerinin bir kısmının yönetiminden sorumlu Lou, Time dergisi tarafından 2008 yılında dünyanın en etkili 100 kişisi arasında gösterilmişti.
Çin verisi aşırı ısınma korkularını dindirdi
Yazan :Blog · · 8 August 2010
ABD’deki büyüme verisinin hayal kırıklığı yaratmasından sonra, Çin’den gelen imalat sektörüne yönelik haberler dış dünyada endişeleri artırdı. Buna karşın, yavaşlamanın hükümet politikaları doğrultusunda gerçekleştiği göz önüne alınırsa, son verilerin sağlıklı bir seyir çizdiği söylenebilir. Nitekim, tamamen iç piyasa beklentileri ile uyumlu gelen veriler, finans piyasalarında olağan karşılandı.
Çin’in imalat sektörü, Pekin hükümetinin kredileri kısma ve konut sektöründe bir balon oluşmasını engelleme çabalarını sürdürmesinden dolayı, Temmuz ayında üst üste 3′üncü ay yavaşladı. Açıklanan resmi satın alma yöneticileri imalat endeksi (PMI), Temmuz ayında, Haziran’da bulunduğu 52.1 seviyesinden 51.2’e gerileyerek, son 17 ayın en düşüğüne geldi.
Çin Merkez Bankası, Pazar günü yaptığı açıklamada bu yıl 1.1 trilyon dolarlık kredi dağıtma sözüne sadık kalacaklarını ancak kredi politikalarını sıkılaştırmaya devam edeceklerini ifade etti. Merkez Bankası’nın çeyreksel bazda 3:3:2:2 kredi orantısını hedeflediğini düşünürsek, yılın ikinci yarısında kredi hacminin yarıya düşmesi beklenebilir.
Çin, kendi kredi derecelendirme devrimini yaptı!
Yazan :Blog · · 13 July 2010
Çin basını, küresel kredi derecelendirme kuruluşlarına kafa tutacak şirketi selamladı: Dagong Global Credit Rating Co. !
Çinli kredi derecelendirme kuruluşu Dagong Global Credit Rating Co., 50 ülkenin kredi derecelendirme değerlerinin yer aldığı raporu yayımladı. Şirket, ABD’nin kredi notunu negatif görünümlü AA olarak derecelendirirken, Çin’in notunu pozitif görünümlü AA olarak derecelendirdi. Çin’in not, Japonya ve İngiltere’den de yüksek belirlendi.
Derecelendirme taplosuna bakıldığında, 27 ülkenin reytinglerinin Fitch, Moody’s ve S&P ortalamalarından önemli ölçüde saptığı görülüyor.
Reytinglerde en önemli rolü ise, kısa dönemli risk değerlendirmeleri oynuyor. Dünyanın en dinamik ekonomisini yönetenlerin, karşı karşıya oldukları kısa dönemli risklerin bolluğu da dikkate alınırsa, yürürken kafalarını kaldırıp ufka bakacak lükse sahip olmadıklarını söylemek yanlış olmaz.
Bu doğrultuda, Çin’in kredi notunun ABD’den daha yüksek olması, kamu borç yükünün ağırlıklarından kaynaklanıyor.
Konunun arkasında, Çinli liderlerin uzun zamandır küresel kredi derecelendirme sisteminden yakınıyor olması yatıyor. Küresel kriz ile birlikte, mesele dış piyasalarda yatırıma açılan Çinliler için doğal olarak büyük önem arzediyor. Dolayısıyla, Çin, kendi risk değerlendirmesini yaparak yatırımlarına yol göstermiş oluyor.
YUAN ESNEDİ, BORSA GÖÇTÜ
Yazan :Haber · · 2 July 2010
Yuanın esnemeye bırakıldığı tarihten bu yana kan kaybeden Çin borsası, gün içinde dip noktasını gördükten sonra toparlandı.
Şanghay Bileşik Endeksi, günü yüzde 0,38 çıkışla 2382,90 puandan kapadı. Son 8 işlem gününü de düşüşle kapatan Şanghay Bileşik Endeksi, seans içinde 2320,65 puana kadar inerek son 20 ayın en düşük seviyesini gördü. Kapanışa doğru gelen alımlarla toparlanan borsa, haftayı çıkışla tamamladı. Buna rağmen, endeksin haftalık kaybı ise yüzde 9′a yaklaştı. Küresel finans krizinin derinleştiği 2008′de bir haftada en fazla yüzde 13 değer kaybı yaşanmıştı.
Değer kaybının bu yıl yüzde 28′i bulduğu Şanghay borsası, mali kriz ile boğuşan Yunanistan’ın ardından yılın en çok kaybettiren endeksi konumunda bulunuyor.
Çin’in 19 Haziran’da kontrollü dalgalanmaya bıraktığı yuan, piyasaların açık olduğu son 9 günde yüzde 0,61 değer kazandı.
Dolar karşısında bugün binde 5 değerlenerek en güçlü seviyesine çıkan yuan, döviz kuru reformunun başlatıldığı 2005′ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Çin Döviz Alım Satım Sistemi verilerine göre, yuan/dolar kuru paritesi 6,7752′ye çıktı.
Dongfang Daily gazetesinde yer alan değerlendirmede, döviz kuru reformu ile dolara karşında yuanın değerlenmeye başlamasına rağmen, ABD Başkanı Barrack Obama’nın baskılarını sürdürdüğü vurgulandı. Değerlendirmede, yılın en düşük seviyesine inen imalat artış seviyesine dikkat çekilerek, üretimin yavaşlamasının döviz kurunun esneklik payını daralttığı da belirtildi.
Çin’de dün açıklanan imalat endeksleri, Haziran ayında üretim artış hızında yavaşlama olduğunu gösterdi. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 11,9 büyüyen ekonomi, Çin hükümetini özellikle inşaat sektöründe soğutucu önlemler almaya itmişti. … devamını okuyun!
ÇİNLİ BORSACI HAZIR KITA!
Yazan :Blog · · 30 June 2010
Derdi başından aşkın Helen topraklarını saymazsak, Şanghay, yer kürenin bu yıl en çok kaybettiren borsası olma özelliğini taşıyor.
Çin ekonomisi duyulunca akla gelen büyüme sözcüğü, anlaşıldığı gibi borsa yatırımcılarının kulaklarında pek de yankılanmıyor.
Ekonominin dümenindeki adam Wen Jiabao’ya kulak vermek yeterli, toparlanma istikrar kazanmadı, belirsizlik ve riskler (ezelden beri olduğu gibi) devam ediyor.
Dün yaşanan %4,3′lük düşüşle Shanghai endeksinin son altı aydaki kaybı %26′yı aştı. Olağanüstü şartların hüküm sürdüğü Atina’da bile %35 kayıp olduğu göz önüne alındığında, durum pek de iç açıcı gibi görünmüyor.
Öte yandan, dibe gidiş, aynı zamanda fırsat penceresini de aralamaya başladı. Çinli yatırım kurumlarından alım pozisyonu raporları çıkmaya başladı. İşlem hacimleri Lehman krizi dönemlerine döndü.
“Al” pozisyonu gösteren kilit gösterge PE rasyosu. Dün 18′e kadar düşen PE ölçeği, MSCI Yükselen Piyasalar Endeksi’nin en cazibi haline geldi.
Dolayısıyla, endeksin değer kaybettiği her gün, Çin’de yatırımcıların iştahını daha da artıyor. “Askerlerini hazır tut, hareket etme” anlamındaki “Anbingbudong”, borsa yorumlarında boy göstermeye başladı.
Geçen haftanın en önemli gelişmesi, hiç şüphesiz borsacılar için de yuan açıklamasıydı. Keza, dolar çıpasının 2005 Temmuz ayında ilk kez çekildiği güne bir yıl sonra tekrar gelindiğinde, endeks %62 daha değerliydi! Yuan kararını yine katalizör haline getirecek şartlar da şekillenmek üzere.
Sonuç olarak, Çinli yatırımcılar halen egemen borç krizi ve sıkılaştırıcı politikalar nedeniyle temkinli pozisyonlarını korusa da, “al” komutu için mevziler tutuldu.
Dolayısıyla rebound sürecinde önce 3400 denenebilir, kırılırsa seneye 4000′e gidilir.
(Bu arada, piyasada dev Agricultural Bank arzı bekleniyor. 20 milyar doları aşacak rekor arz nedeniyle gerçekleşen sell-off dalgacıklarıyla fonlar da boşa çıkıyor)
Sadi KAYMAZ
Çin borsası tutunama(dı)
Yazan :Blog · · 29 June 2010
Küresel finans piyasalarının en çok kaybettirenlerinden Çin borsasında kan kaybı sürüyor.
Şanghay Bileşik Endeksi, günü yüzde yüzde 4,27 düşüşle 2427 puandan kapadı. Son 5 işlem gününde arka arkaya düşen endeks, son 14 ayın en dibine indi.
Küresel finans piyasalarının en çok kaybettirenlerinden Çin borsasında kan kaybı sürüyor.
Şanghay Bileşik Endeksi, günü yüzde yüzde 4,27 düşüşle 2427 puandan kapadı. Son 5 işlem gününde arka arkaya düşen endeks, son 14 ayın en dibine indi.
YUAN KARARI İHRACATÇIMIZA UMUT OLDU, AMA…
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 23 June 2010
Çin Merkez Bankası, dolar karşısında dün yuanın değerini yükseltirken, bugün düşürdü.
Çin Merkez Bankası (PBOC), bu sabah referans yuan-dolar paritesini 6,8102′ye yükseltti. Pazartesi günü 6,8275 olarak ilan edilen resmi parite, dün 6,7980′e düşmüştü.
PBOC, belirlediği referans yuan-dolar paritesini günlük bazda işlem seansları açılmadan ilan ediyor. PBOC’un belirlediği parite, bankalararası döviz piyasasında yüzde 0,5′le sınırlı olmak kaydıyla dalgalanabiliyor.
ÇİN BANKALARI DOLAR TOPLADI
Çin’de bankalararası piyasada dün dolara yaşan hücum, Merkez Bankası’nın belirlediği referans paritenin tersine kaymasına yol açtı.
Çin Merkez Bankası (PBOC), Pazartesi günü değiştirmediği referans yuan-dolar paritesini dün 6,7980′e indirdi. Buna karşın, bankalararası piyasada dolara yoğunlaşan talep, dar bantta paritenin 6,8136 düzeyine çıkmasına yol açtı.
Analistler, dolar talebinin devlet bankalarından geldiğine işaret ederek, Pekin hükümetinin paritede iki yönlü hareket stratejisi benimsemiş olabileceğini belirtiyor. Pazartesi günü 6,8275 olarak belirlenen referans parite, bankalararası piyasada 8,7981′e kadar ilerlemişti. Dün ise, döviz kurunun ters yöne kayması ile dolara karşı yuan değer kaybetti.
PBOC, 2005-2008 yılları arasında yaşanan revalüasyon sürecinde de aynı stratejiyi benimseyerek, spot piyasanın kapanış verileri ile referans parite arasında yakın korelasyon kurmuş ve iki yönlü hareket stretejisini benimsemişti.
TÜRK İHRACATÇI KARLI ÇIKAR MI
Uluslararası piyasalarda euronun yaşadığı değer kaybı nedeniyle, dolara sabitlenen yuan yılbaşından bu yana euroya karşı yüzde 20 dolaylarında değerlendi.
Çin’in en büyük ihraç pazarının Avrupa Birliği olduğuna işaret eden analistler, esneklik kararına müteakip yuanın değerini döviz sepetine bağlamak suretiyle, Pekin yönetiminin euroda yaşanan düşüşe müdahale etmeyi de amaçladığını belirtiyor. Çünkü, Avrupa Birliği pazarına satış yapan Çinli ihracatçılar, euro karşısında yuanın değerlenmesi sürecinde ciddi rekabet kaybı yaşadı.
Bu açıdan, esneklik kararı Türkiye ile rekabetin yoğunlaştığı Avrupa Birliği pazarında Çin’in lehine sonuçlar doğurabilir.
GEİTHNER SIKINTISI
ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner, Çin’in döviz kuru manipülatörü olup olmadığına ilişkin 15 Nisan’a kadar yayımlaması gereken Hazine raporunu, 12 Nisan tarihinde ertelediğini duyurmuştu. Konuyu diyalog yoluyla çözümleme yanlısı olduğunu belirten Geithner, Çin ile ABD arasında gerçekleşecek üst düzey ikili görüşmelerin yanı sıra, Toronto’da yapılacak G-20 Zirvesi’ni ertelemenin gerekçeleri olarak göstermişti.
Çin Merkez Bankası’nın kararında, döviz kurunda adım atılmaması halinde, ertelenen raporun Çin’in aleyhine çıkabileceği endişesinin de yattığı ifade ediliyor.
TİCARET BAKANLIĞI MEMNUN
Daha önce revalüasyona karşı tutumuyla bilinen Çin Ticaret Bakanlığı (MOFCOM), esneklik kararını olumlu karşıladığını bildirdi. MOFCOM Sözcüsü Yao Jian, döviz kuru reformunun orta ve uzun vadede işletmelerin rekabet gücünün arttırılmasına katkı sağlayacağını söyledi.
MOFCOM, olası bir kur dalgalanmasının ihracat sektörü üzerindeki etkilerini tespit etmek için geçtiğimiz aylarda stres terstleri gerçekleştirmişti.
ESNEK DÖVİZ GAZI KISA SÜRDÜ, PİYASANIN AYAĞI YERE BASTI
Yazan :Blog · · 22 June 2010
Çin’in döviz kuru açıklaması ile Doğu Asya piyasalarında oluşan heyecan dalgası duruluyor.
Şanghay Bileşik Endeksi, günü yüzde 0,10 artışla 2588,70 puandan kapadı. Endeks, Merkez Bankası’nın Cumartesi günü yaptığı döviz kurunda esneklik açıklamasının yarattığı heyecan ile dün yüzde 2,90 yükselmişti. Daha küçük şirketlerin listelendiği Shenzhen borsası ise günü yüzde 0,35 yükselişle 10345,55 puandan kapadı.
Uzmanlara göre, dün piyasaları saran yuan heyacanı, Çin’in dolar kurundaki değişimi küçük çaplı hareketlerle uzun vadeye yayacağının anlaşılmasıyla kaybolmaya başladı.
Son 10 işlem gününü yükselişle kapatan Hong Kong borsası, bugün gerileyerek yüzde 0,45 düşüş gösterdi. Japon borsası da günü düşüşle tamamlayarak yüzde 1,22 geriledi.
DÖVİZ SÖZÜNDE İLK ADIM
Çin Merkez Bankası (PBOC) tarafından sabah yayımlanan verilere göre, dolar paritesi 6,7980 yuene tırmandı. Resmi dolar kuru böylece son 5 yılın en yüksek düzeyini gördü. PBOC verilerine göre, kur seviyesi dün sabah 8,8275 olarak ilan edilmişti.
PBOC, her sabah belirlediği günlük döviz paritesini ilan ediyor. PBOC’un belirlediği parite, spot piyasada gün içinde en fazla %0,5 dalgalanabiliyor. Dolar kuru, dün sabah 6,8275 olarak belirlenmiş ve spot piyasada sınıra yaklaşarak %0,44 kadar değerlenmişti. PBOC, bu sabah ise pariteyi 6,7980 olarak belirledi.
PBOC, Cumartesi günü 2008 yılından bu yana sabit tutulan dolar kurunu “esnetme” kararı aldığını duyurmuştu. Pazar günü yapılan açıklamada ise, dalgalanmanın ani ve büyük çaplı olmayacağı vurgulanmıştı.
Bu açıdan, Türk ihracatçılarımızın dün yaşadığı heyecanın da yerini aklıselime bıraktığını düşünüyorum. Çünkü, Çin’in hareketi ancak dar bantta ve kademeli olarak geçerli olacak. Keza, bir yıl içinde yuanın %5′ten fazla yükselmesi de başka köklü değişimler olmadıkça olanaksız görünüyor.
Öte yandan, yapılan stres testlerine göre, yalnızca düşük karj marjjıyla çalışan, rekabet gücünden neredeyse yoksun işletmeler olası bir değerlenmeden etkilenecek. Dolayısıyla, Türk şirketlerine rakip olan Çinli işletmelerin dalgalanmadan kısa vadede negatif etkilenmeyeceğini, orta ve uzun vadede ise pozitif etkileneceklerini düşünüyorum. Keza, Çinli uzmanlar, ucuz dövize dayanan şirketlerin sahneden çekilmesiyle, sağlam şirketlerin güçleneceğini belirtiyor.
2008 yılında Çin’i vuran küresel krizde, Çin’in güneyindeki 80 bin imalathane kapanmış, ancak ayakkabı ve tekstil ihracatında dramatik düşüşler meydana gelmediği gibi, ölçekli işletmeler daha da güçlenmişti.
ÇİN MERKEZ BANKASI’NDAN BİR AÇIKLAMA DAHA
Yazan :Haber · · 20 June 2010
Dün sabit kur politikasını gevşeteceğini açıklayan Çin Merkez Bankası, bugün ‘büyük çaplı değişiklik beklemeyin’ mesajı verdi.
Çin Merkez Bankası’ndan bugün yapılan açıklamada, döviz kuru rejiminin temel istikrarının korunacağı belirtilirken, yüenin değerinde büyük çaplı bir değişiklik için uygun zeminin bulunmadığı vurgulandı. Merkez Bankası, dün, döviz kuru mekanizması reformunun hızlandırılmasına ve kur politikasının esnetilmesine karar verildiğini açıklamıştı.
Bankanın dünkü açıklamasının özellikle dış dünyada yarattığı etkiye dikkat çeken analistler, Merkez Bankası yetkililerinin sıcak para riski ve finans piyasalarının göstereceği tepkiyi göz önüne alarak, dünkü açıklamaya açıklık getirmeyi amaçladığını ifade ediyor.
Ulusal para birimi yüenin değerini son iki yıldır dolara sabitleyen Çin’in üzerindeki baskılar, yaklaşan G-20 öncesinde giderek artıyordu.
Bazı uzmanlar, Merkez Bankası’nın raporlarında sık sık yer alan ‘reform’ ibarelerine ek olarak, Toronto’da yapılacak zirveye katılacak olan Devlet Başkanı Hu Jintao’nun döviz kuru mekanizması reformunu daha önce dillendirdiğine de işaret ederek, Çin’in açıklamasının içerikten yoksun olduğunu savunuyor.
Dünkü açıklamayı memnuniyetle karşılayan dış dünyanın aksine, Çin basınında bugün çıkan değerlendirmelerde, küresel ekonomik toparlanma ve ihracatın önündeki riskler hatırlatılarak, güçlü yüenin ihracat sektörüne darbe vuracağı görüşü öne çıktı.










