Türkiye’ye giren yeni markaların işi kolay değil

Yazan :Haber ·  ·   24 August 2010

Türkiye’ye giren yeni markaların işi kolay değil

Ufuk Sandık / SABAH

Bin kişiye düşen otomobil sayısı her ne kadar dünya ortalamalarının altında da olsa, Türklerin otomobile olan ilgisi her geçen gün artıyor. Bu ilgi, Türk otomotiv pazarına her geçen gün yeni markaların girmesine neden oluyor. 70 milyon nüfuslu Türkiye, sahip olduğu pazar potansiyeliyle otomotiv üreticilerinin iştahını kabartıyor. Bugün distribütörleri tek bir çatı altına toplayan Otomotiv Distribütörleri Derneği’ne üye 55 marka bulunuyor. Marka sayısı her geçen gün artıyor.

Ancak, Türkiye pazarına giren her marka başarılı sonuçlar alamıyor. Son dönemde Türkiye pazarına giriş yapan Çinli Chery, DFM, Geely, İranlı Samand, Hintli Mahindra ve Güney Koreli Ssangyong’ın satış rakamları da bunu ortaya koyuyor. Bu 6 yeni markanın 2010 Ocak-Temmuz döneminde toplam pazardan aldığı pay ancak yüzde 1.3′ü buluyor. Toplam 340 bin adet aracın satıldığı 7 aylık dönemde, bu 6 markanın toplam satışı 4 bin 462 adet. Ancak, kısa sürede 4×4 pick-up pazarının lideri olan Ssangyong’un başarısının da altını çizmek lazım.

Hayal kırıklığı yarattı

Peki Türkiye pazarına giren özellikle Çinli markalar neden istenen başarıyı yakalayamadı. Bence iki nedeni var. Bundan birkaç yıl önce Çinli markalarla ilgili oldukça büyük bir yaygara koptu. Tüketiciler, ucuz otomobil beklentisine girdi. Ama Çinli markalar düşünüldüğü gibi ucuza Türkiye’ye gelmedi, hayal kırıklığı yarattı. Bir başka neden ise Çin pazarının büyüklüğü nedeniyle, Çinli markaların yurtdışına fazla konsantre olamaması ve bu yüzden Türkiye’deki distribütörlerine yeterli destek verememeleri. Ayrıca sadece otomobilde değil tüm Çin ürünlerinin kalitesiz olarak algılanması da etkili oluyor.

Ama Çin imajını silmek için 5 yıl 150 bin kilometre garanti vermeye başlayanlar da var. Bu tip uygulamaların artmasıyla birlikte satışlar önümüzdeki yıllarda daha farklı olabilir.

Sonuçta, Türkiye’ye giren yeni markaların işi kolay değil. Ama, Türkiye iştah kabartan bir pazara sahip. Sabırlı olan, marka imajını kuvvetlendiren Türkiye’de mutlaka yer edinir.

KAYNAK: Sabah

http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/sandik/2010/08/23/turkiyeye_giren_yeni_markalarin_isi_kolay_degil

Çin’den ithal edilen lastiğe soruşturma

Yazan :Haber ·  ·   15 August 2010

Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM), Çin’den ithal edilen ‘ağır vasıta dış lastikleri, zirai araç dış lastikleri, iş makinesi dış lastikleri’ için halen uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin yürürlükten kalkması halinde, dampingin ve zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesi ihtimaline karşı nihai gözden geçirme soruşturması açılmasına karar verdi.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğe göre, GTİP numaraları belirtilen Çin menşeli, bazı araçların dış lastikleri konusunda önlemin sona ermesinin damping ve zararın devamına veya yeniden meydana gelip gelmeyeceği konusunda inceleme yapıldı.

Nihai gözden geçirme soruşturmasının açılması için yeterli delillerin bulunduğunun anlaşıldığı belirtilen tebliğde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu tarafından Çin menşeli, ağır vasıta dış lastikleri, zirai araç dış lastikleri, iş makinesi dış lastikleri için nihai gözden geçirme soruşturması açılmasına karar verildiği ifade edildi.

Tebliğe göre, ağır vasıta dış lastikleri, zirai araç dış lastikleri, iş makinesi dış lastiklerine uygulanan mevcut dampinge karşı önlem soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalacak.

Otomobil dış lastikleri, hafif ticari araç lastiklerine uygulanan mevcut dampinge karşı önlem 20 Ağustos 2010 tarihinde yürürlükten kalkacak.

Tebliğ, bugün itibariyle yürürlüğe girerken, soruşturma da bugün itibariyle başlamış kabul edilecek.

Çin malı oto satışları yüzde 40 arttı

Yazan :Haber ·  ·   9 May 2010

Çin Otomobil ve Teknoloji Merkezi (CATRC), ülkede Nisan ayında 1 milyon 390 bin yerli üretim araç satıldığını bildirdi. Merkezin raporuna göre, yerli üretim araç satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 40 artış gösterdi. Çin’de üretim yapan otomotiv firmalarının üretimleri ise, geçen ay aylık bazda yüzde 9,82 gerileyerek 1 milyon 520 adede indi. Buna karşılık, araç üretiminde yıllık bazda yüzde 35,18 artış kaydedildi.

CATRC Direktörü Zhao Hang, otomotiv endüstrisinin hızla büyümeye devam edeceğini vurgulayarak, “Mayıs satışlarının olumlu geleceğini bekliyoruz. Tüketicilerin oto alım iştahı, indirim kampanyaları ve otomobil fuarının etkisiyle kabardı.” dedi.

Çin Pazarında Gelişen Fırsatlar (KAPİTAL DERGİSİ)

Yazan :admin ·  ·   2 May 2010

Geçmişte, Çin pazarlarının yapısı basitti. Tepede, sağ­lam kırlar elde eden ve hızlı büyüyen yabancı şirket­lerin egemen olduğu küçük bir üst segmentti. Dipte ise düşük kaliteli, çeşitlendirilmemiş ürünleri yüzde 40’tan 90’a varan oranlarda daha düşük fiyatlarla satan ve he­saplarını doğru tuttuklarında çoğu zaman zarar ettikle­ri anlaşılan yerel şirketlerin egemen olduğu büyük bir alt segment bulunuyordu. Bu ikisinin arasında hızla büyüyen “yeterince iyi” segment yer alıyor.

Çin’deki “yeterince iyi” alan çok farklı nedenlerle büyüyor. Yakın geçmişte tüketicilerin satın alma biçim ve tercihlerinde kaymaların yaşanmış olması. Bunların en önemsizi değil. Bu kaymalar iki farklı doğrultuda gerçekleşiyor. Gelirleri artan tüketiciler geçmişte satın aldıkları en ucuz ürünlerden daha pahalılarına, yöneli­yor. Aynı zamanda, daha yüksek gelire sahip tüketici­ler, yüksek fiyatlı yabancı markalardan uzaklaşarak makul kalitedeki daha az pahalı yerli alternatifleri ka­bul ediyor. Sonuç olarak, Çin’in orta pazarı, üst ve alt segmentlerden daha hızlı büyüyor ve bazı kategoriler­de daha şimdiden tüm gelirlerin yaklaşık yarısı bu pa­zardan elde ediliyor. Bugün Çin’de satılan her on ça­maşır makinesi ile televizyondan sekizi “yeterince iyi” markalar taşıyor. Dolayısıyla, Çin’in ve özellikle de fırsatlarla dolu orta segment pazarının çok uluslu şirket yöneticilerinin dikkatini giderek daha fazla çekmesi şaşırtıcı değil. General Motors’un Şangay merkezli GM China Group’unun CFO’su Mark Bernhard, kısa bir sü­re önce Detroit News’e şu … devamını okuyun!

Çin dış açık verdi, peki yuan…

Yazan :Blog ·  ·   13 April 2010

Güçlü yuan yönündeki dış baskıların tavan yaptığı dönemde ortaya çıkan dış ticaret açığı, Çin’de sabit döviz kuru taraftarlarının elini güçlendirdi.

Döviz kuru politikaları dolayısıyla aşırı dış fazla vermekle suçlanan Çin, 70 ay sonra ilk kez dış açık açıkladı. Çin Gümrük İdaresi (GAC) verilerine göre, geçen ay 112 milyar dolar tutarında ihracat gerçekleşti. Keskin artış gösteren ithalat tutarı ise 119 milyar dolara çıktı. Çin’in ihracatında %24 artış kaydedilmesine rağmen, ithalattaki %66 artış dış açığa yol açtı.

Dış ticaret açığını değerlendirirken, öncelikle dengesizliğin dış ticarette iki yönlü genişlemeye dayandığını belirtmek gerekir. Çünkü, ihracattaki genişlemeye karşın, ithalatta ihracatı aşan bir artış meydana geldi.

İthalat, iç yatırımlardaki artıştan kaynaklanan reel talebe bağlı olarak genişlemekle birlikte, küresel hammadde fiyatları artışından da doğrudan etkilendi.

Sadece petrol ve demir cevheri  fiyatlarının yükselmesinden kaynaklanan ithalat tutarı artışı %12′i aştı. Reel talep tarafına baktığımızda, Çin’in geçen ay gerçekleştirdiği otomobil ithalatı %240′tan fazla arttı. Otomobil ithalatının tutarı 3 milyar doları aştı.

İhracat tarafına baktığımızda, ilk olarak mevsimsel etkenler dikkat çekiyor. Geçmişte de, Çin Yeni Yılı’nın etkisi işçilerin tatil süreci ile sınırlı kalmıyor. Tatile çıkan işçiler, aynı zamanda işgücü piyasasında hareket dönemini başlatıyor. Kimi çalıştığı fabrikayı, kimi yaptığı işi, kimisi yaşadığı şehri değiştiriyor. Dolayısıyla, Şubat-Mart aylarında tarihsel olarak özellikle emek yoğun endüstrilerde ihracat eğrisi alçalıyor. Yeni yıl etkisi diyebileceğimiz faktör, bu yıl yeni bir fenomen ile şiddetlendi.

Yeni jenerasyon işçiler

Başka bir yazıda daha geniş yazacağım fenomen, Çinlilerin 80/90 kuşağı işçiler dediği, tamamıyla yepyeni bir işçi jenerasyonun ağırlık kazanmasından kaynaklanıyor. Fenomen, son dönemde  Çin’deki iş ve ekonomi dergilerinin kapak ya da odak konuları arasında sıkça boy gösteriyor.

Yeni işçilerin dünyaya gözlerini açtıkları ülke ile alın terleriyle Çin’in kendi endüstri devrimi gerçekleştirmesini sağlayan anne ve babaları arasında en hafif deyişle, “uçurum” bulunuyor. Kısaca geçmek gerekirse, yeni jenerasyon kendisi için yaşıyor, tüketmek, şehirli olmak, yükselmek ya da köşeyi dönmek istiyor… En önemlisi ise,  anne ve babalarının en büyük özellikleri olan, Çince’de ·chiku· dedikleri, Türkçe’ye “her türlü zorluğa göğüs germek” olarak çevrilebilecek karakteristikten yoksun olmaları!

İşte bu yeni jenerasyon işçiler, işgücü piyasasını bu yıl alt üst etti.

Emek yoğun imalat sanayilerinden giyim ihracatı %20′ye yakın düştü. Çanta ihracatında daralma %16.7, ayakkabı ihracatında %6.5 oldu. Oyun makineleri ihracatında ise düşüş yüzde 50′ye yaklaştı.

Bu 4 kalemin dış ticaret açığındaki payı ise tam %29.4!

Ticaret Bakanlığı

Dolara sabitlenen yuanın değeri konusunda, özellikle ABD’nin uyguladığı baskıların zirveye çıktığı bir dönemde ortaya çıkan dış ticaret açığı, döviz kurunun gevşetilmesine şiddetle karşı çıkan Ticaret Bakanlığı’nın (MOFCOM) elini güçlendirdiği şeklinde yorumlanıyor.

MOFCOM Sözcüsü Yao Jian, “Dış ticaret bilançosundaki iyileşme yuan için istikrar ortamı yarattı” diye konuşarak, döviz kuru konusunda süregelen tutumunu devam ettireceklerinin sinyalini verdi.

Çin Merkez Bankası yetkililerinden güçlü yuan yönünde gelen sinyaller ise basında yer buluyor. Döviz kuru politikalarında önemli ölçüde söz sahibi olan Para Politikası Kurulu’nda ise yuanın değerlenmesine sıcak bakan üyelerin sayısı ağır basıyor.

Ülkenin en güçlü kurumlarından biri olarak bilinen Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu’nun (NDRC) geçen hafta ihracatçıları döviz kuru dalgalanmalarına karşı uyarması ise, yuanın değerinde bir artış gerçekleşebileceği yorumlarına yol açmıştı. Buna karşın, NDRC’nin uyarısı, zaman zaman yapılan olağan uyarılardan biri olarak da algılanabilir.  Örneğin, ticaret bakanlığının önceki ay yaptırdığı stres testleri de buna benzer yorumlanmıştı. Oysa, Ticaret Bakanlığı geçen 30 yılda faklı çaplarda 240 stres testi gerçekleştirmişti.

Mart ayı dış ticaretine ilişkin Gümrük İdaresi raporunda da, ithalatın artırılması çabalarına vurgu yapılarak, “Küresel ekonominin zayıfladığı bir dönemde Çin’in ithalatı güçlendirme çabalarının etkisiyle gerçekleşen hızlı ithalat artışı, dış açığın ana kaynağını oluşturdu” denildi.

Çin’de pek çok ekonomist, orta ve uzun vadede yuanın değerlenmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtse de, döviz kuru politikasının son dönemde Amerikan kongresi tarafından iç politika malzemesi olarak kullanıldığını savunuyor. Çinli analistler, yuanın değerinde keskin artışa gidilmesinin olanaksız olduğunu, sınırlı değerlenmenin ise ABD’nin dertlerine deva olmayacağını iddia ediyor.

Gümrük Birliği ASEAN’a yaradı

Çin’in yılın ilk çeyreğindeki toplam dış ticaret fazlası ise, geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 76 azalarak 14,5 milyar dolara indi.

GAC verilerine göre, Çin’in ABD’ye karşı verdiği ticaret fazlası yüzde 3,5 azalırken, Avrupa Birliği’ne karşı verilen dış fazla yüzde 13,1 azaldı. Buna karşın, Japonya’ya karşı verilen dış fazla 3 kattan fazla arttı.

Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ise, yılbaşında yürürlüğe giren serbest ticaret anlaşmasının sayesinde Çin’e gerçekleştirdiği ithalatta patlama yaşadı. Çin’in ASEAN’a karşı verdiği dış ticaret açığı geçen ay önceki yıla göre 10 kat artarak 2,7 milyar dolara fırladı.

Geithner Sessiz

Geçen hafta Çin’in uluslararası finans konularından sorumlu Başbakan Yardımcısı Wang Qishan ile sürpriz şekilde görüşme gerçekleştiren Geithner ise konuya ilişkin düşük profilini koruyor.

Geçen hafta başında, Çin’in para manipülatörü olup olmadığı konusundaki Hazine Bakanlığı raporunu ertelediğini açıklayan Geithner’ın sessizliği , Çinli liderlere daha fazla manevra alanı vermeyi amaçladığı şeklinde yorumlanıyor.

Çin’de ağırlığı giderek artan kamuoyu tepkisi, özellikle liderlerin ABD’nin taleplerine boyun eğdiği algısına karşı en üst düzeye çıkıyor.

Son olarak, ticaret açığının kalıcı olmadığını savunanların yanında, bir süre daha devam edeceğini iddia edenler de var. Küresel hammadde fiyatlarında ve reel talepte bir artışın devam edeceğini göz önüne alırsak, ithalat tutarlarında artış eğiliminin süreceği  açık.

Buna karşın, konunun ihracat tarafı halen muğlak. Herşeyden önce, küresel talepteki toparlanmanın reel ya da kalıcı olup olmadığı henüz anlaşılmış değil. Öte yandan, Çin’de üretim maliyetleri giderek artıyor. Düşük kar marjı ile çalışan emek yoğun endüstrilerin ihracat kayıpları yaşaması olağan olur.

Dolayısıyla, her ne kadar yuanın gevşetileceği beklentileri yüksek olsa da, dış  ticarette denge ya da açık eğiliminin sürdürülebilir olacağı öngörüsü, Çin’in döviz kurunda hareket etmemesine ya da geç hareket etmesine, veya baskıları azaltmak amacıyla cüz’i bir değerlenmeye gitmesine neden olabilir. %5′in üstünde bir artışın, neredeyse olanaksız olduğu, küçük gevşemelerin ise sıcak para seli yaratabileceği göz önüne alınırsa, denklem iyice karmaşıklaşıyor.

NOT: Dış dünyada faiz artışı beklentileri “bugün, yarın geliyor” diyecek kadar güçlü. Oysa, Çin’de faiz artımının gerekliliği konusunda bile tartışmalar bulunuyor. Kamuoyu anketlerinde, 3 ay içinde faiz artışı bekleyenlerin oranı yüzde 30 dolaylarında. Bu sene hiç artış olmayacağına inanların oranının da %20′ye yakın olduğunu vurgulamadan geçmemek gerekir.  Konunun en kilit ismi, Merkez Bankası Başkanı Zhou Xiaochuan’ın kendisini Asya’nın Davos’u olarak nitelenebilecek Boao Forumu’nda sıkıştıran bir gazeteciye, “2′inci çeyrekte faiz artışının gerekli olduğunu kim söyledi!” demesine de parantez açmalı. Neticede, Merkez Bankası’nın enflasyon beklentilerinin oldukça “iyimser olduğunu” düşünürsek ,  yazıyı “Cateris Paribus” ekleyerek kapatmalı…

Sadi Kaymaz

Page copy protected against web site content infringement by Copyscape

* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Kopyalanamaz ve referans gostermeksizin alıntı yapılamaz.Yazının fikri mülkiyet hakları digital imza ve fingerprint ile korunmaktadır. Aksi hallerde  her türlü hukuki yola doğrudan başvurulmaktadır.

Yuan değerlenirse ne olur

Yazan :Blog ·  ·   11 April 2010

Karikatür: ABD, kendi “ağırlıklarının” sorumlusu olarak günah keçisi gösteriyor

Çin, para birimindeki değerlenmenin ihracatçıları nasıl etkileyeceğini test etti.

Çin Ekonomik Enformasyon Gazetesi’nin Ticaret Bakanlığı’nca gerçekleştirilen stres testine dayanarak yayımladığı habere göre, para birimi yuanın dolar karşısında yüzde 3 değerlenmesi halinde beyaz eşya, otomobil ve cep telefonu imalatçılarının karlarında yüzde 30 ila 50 arasında düşüş kaydedileceği kaydedildi. Bazı küçük ve orta ölçekli işletmelerin karlarının ise tamamen eriyeceği belirtildi.

Ticaret Bakanlığı, mart ayında Guangdong, Zhejiang, Jiangsu ve Shanghay gibi ihracat merkezlerindeki imalatçıların doların değer kaybetmesinden nasıl etkileneceklerine yönelik kapsamlı bir stres testi gerçekleştirmişti.

Pekin yönetiminin içinde ise yuanın dolara karşı değerlenmesine izin verilmesi konusunda farklı görüşler bulunduğu belirtiliyor.

Ticaret Bakanlığı yetkililerinin değerlenmeye son derece net biçimde karşı çıktığı bilinirken, Merkez Bankası yetkililerinden daha yumuşak sinyaller geliyor.

Çin’in döviz kuru politikalarında önemli ölçüde söz sahibi olan Para Politikası Kurulu’na ise yeni atamalar yapıldı.

Kurulun üye sayısı 11′den 13′e çıkarılırken, yeni atanan 3 ismin ülkenin en önemli üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerden seçilmesi Çin basınında önemli yer buldu. Öte yandan, yeni atanan akademisyenlerin kurun dalgalanmaya bırakılması yönündeki görüşlerine dikkat çekildi.

Kurulun görevden ayrılan ismi Fang Gang ise, Avustralya’da yayımlanan Age gazetesine geçen hafta yazdığı makalede, Çin’in döviz kurunu “kontrollü dalgalanmaya” bırakabileceğini kaydetmişti. Fang Gang, finans çevrelerinin en etkili isimlerinden biri olarak biliniyor.

Ülkenin en önemli düşünce kuruluşu Sosyal Bilimler Akademisi’nin araştırmacısı Zhang Ming, ihracatın döviz kurlarına duyarlılığının sanıldığı kadar yüksek olmadığını iddia ederek, “reel talep olduğu sürece kurdaki sınırlı dalgalanmalar ihracata darbe vurmaz” dedi.

Yuan değerlenirse…

Yazan :Blog ·  ·   4 April 2010

Çin, para birimindeki değerlenmenin ihracatçıları nasıl etkileyeceğini test etti.

Çin Ekonomik Enformasyon Gazetesi’nin Ticaret Bakanlığı’nca gerçekleştirilen stres testine dayanarak yayımladığı habere göre, para birimi yuanın dolar karşısında yüzde 3 değerlenmesi halinde beyaz eşya, otomobil ve cep telefonu imalatçılarının karlarında yüzde 30 ila 50 arasında düşüş kaydedileceği kaydedildi. Bazı küçük ve orta ölçekli işletmelerin karlarının ise tamamen eriyeceği belirtildi.

Ticaret Bakanlığı, mart ayında Guangdong, Zhejiang, Jiangsu ve Shanghay gibi ihracat merkezlerindeki imalatçıların doların değer kaybetmesinden nasıl etkileneceklerine yönelik kapsamlı bir stres testi gerçekleştirmişti.

PEKİN’DE ANLAŞMAZLIK

Pekin yönetiminin içinde ise yuanın dolara karşı değerlenmesine izin verilmesi konusunda farklı görüşler bulunduğu belirtiliyor.

Ticaret Bakanlığı yetkililerinin değerlenmeye son derece net biçimde karşı çıktığı bilinirken, Merkez Bankası yetkililerinden daha yumuşak sinyaller geliyor.

Çin’in döviz kuru politikalarında önemli ölçüde söz sahibi olan Para Politikası Kurulu’na ise yeni atamalar yapıldı.

Kurulun üye sayısı 11′den 13′e çıkarılırken, yeni atanan 3 ismin ülkenin en önemli üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerden seçilmesi Çin basınında önemli yer buldu. Öte yandan, yeni atanan akademisyenlerin kurun dalgalanmaya bırakılması yönündeki görüşlerine dikkat çekildi.

Kurulun görevden ayrılan ismi Fang Gang ise, Avustralya’da yayımlanan Age gazetesine geçen hafta yazdığı makalede, Çin’in döviz kurunu “kontrollü dalgalanmaya” bırakabileceğini kaydetmişti. Fang Gang, finans çevrelerinin en etkili isimlerinden biri olarak biliniyor.

Çin’de geçen haftanın ekonomik gelişmeleri 2010-03-15

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   15 March 2010

  • Google Çin'de sona yaklaştı: NASDAQ'da işlem gören Baidu hisseleri %7 değer kazanırken, Google hisseleri tepe taklak oldu. #
  • Çin Demiryolları Bakanlığı'nın 2010'da hızlı tren hatları inşasına ayırdığı bütçe: 120 milyar dolar… #
  • Çin Merkez Bankası Başkanı: "Faiz artırımı önümüzdeki aylarda gerçekleşecek enflasyon rakamlarına bağlı" #
  • Çin'in dış ticaret fazlası geçen ay son bir yılın en düşük düzeyi olan 7,6 milyar dolara indi. #
  • Çin'de yılın ilk iki ayında sabit sermaye yatırımlarının %26,6 arttığı açıklandı, yatırım tutarı: 1,3 trilyon yuan #
  • Çin'in M2 para tabanı geçen ay önceki yıla oranla %25 arttı. M1 artışı %35 #
  • Çin'de geçen ay verilen kredilerin toplam tutarı 701 milyar yuan olarak açıklandı. #
  • Çin'in enerji üretimi geçen ay %7,9 arttı. Enerji üretiminin dörtte üçü kömürden karşılanıyor. #
  • Çin'de yarın açıklanacak Şubat ayı kredilerinin 700 milyar yuan düzeyinde çıkması bekleniyor. #
  • Çin'in 5 trilyon doları aşan ekonomisinde gayrimenkul yatırımları 527 milyar dolarlık yer tuttu. #
  • Çin'de Şubat ayı enflasyonun %2 olarak açıklanması bekleniyor. #
  • Toyota'nın Çin'deki satışları eriyor. Toyota Top 10'dan düşerken, satışlar önceki aya göre yüzde 50'ye yakın azaldı. #
  • Çin'in en büyük otomobil üreticisi SAIC'in satışları geçen ay %46 arttı. #
  • Çin'in dövizlerini yöneten kuruma göre, altın rezervlerinin artırılması planlanmıyor. #
  • Çin'de otomobil satışları yılın ilk 3 ayında 3 milyona dayandı. #

Çin’de geçen haftanın ekonomik gelişmeleri 2010-03-08

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   8 March 2010

  • Çin Başbakanı 2010 büyüme hedefini yüzde 8 olarak açıkladı. #
  • Çin'in hızlı tren ağı 3 kat büyüyerek 12 bin km'ye çıkacak. #
  • Çin'in en büyük çelik üreticisi Baostel, ürün fiyatlarında ton başına 29 ile 80 dolar arasında değişen artışlar yaptığını açıkladı. #
  • Çin'de geri çağrılan otomobil sayısının görece azlığına (75 bin) karşın, Toyota başkanı ABD'den sonra Pekin'e uçarak "özür diledi". #
  • Çin'in en büyük inşaat şirketi Vanke, hızla artan konut fiyatlarına bağlı olarak 2009'da karını %32 artırdı. #
  • Çin'de konut piyasasını frenleyecek yeni önlemler planlanıyor. #

Çinliler ‘Kaplan’ yılından umutlu

Yazan :Blog ·  ·   19 February 2010

Çin’de halkın çoğunluğu yeni girilen Kaplan yılında gelir artışı sağlayacağına inanıyor. En çok bilgisayar almayı istiyor, çıldıran ev fiyatlarından endişe ediyor.

Guangming Daily gazetesinde yayımlanan haberde, ülke çapında 100 bin aile ile yapılan dev ankette her 10 Çinli’den 6′sının 2010′da gelir artışı beklediği kaydedildi. Ulusal İstatistik Bürosu (NBS), devlet televizyonu CCTV ve Posta Kurumu’nun ortaklaşa gerçekleştirdiği ankete göre, gelir artış beklentileri en yüksek olanlar arasında turizm merkezi Hainan tepeye çıktı.

Öte yandan, ankete katılanların 2010′da satın almayı en çok istedikleri ürün ‘bilgisayar’ oldu. Bilgisayarı tatile çıkmak ve otomobil almak gibi istekler takip etti. Otomobil satın almak isteyenlerin yüzde 65′i ise, aracın maliyetinin 15′bin doları aşmaması gerektiğini belirtti.

Anket sonuçlarına göre, Çinlilerin en çok rahatsız olduğu konuların başında ise aşırı yükselen ev fiyatları yer alıyor.

NBS verilerine göre, Çin’de kentte yaşayanların kişi başı harcanabilir geliri geçen yıl yüzde 8,8 artarak, 17 bin yuane (2510 dolar) yükseldi. Kırsal kesimde yaşayanların harcanabilir geliri ise yüzde 8,2′lik artışla 5 bin 150 yuane (369 dolar) çıktı.

Yatırımcılar dikkatli olmalı

Hong Kong merkezli ünlü yatırım kuruluşu CLSA, geçen haftasonu ay takvimine göre yeni başlayan Kaplan Yılı’nın yatırımcıları nasıl etkileyeceğine ilişkin geleneksel raporunu yayımladı. Raporda, Kaplan Yılı’nın kazanç potansiyelinin yanında riskleri de beraberinde getirdiği belirtilerek, “Kaplan yılları köklü değişiklikler, hatta çalkantıları da simgeler. Tıpkı kaplanın kendisi gibi enerji dolu ve güçlüdür. Aynı zamanda da atılgan ve riskli!” denildi.

Özellikle Hong Kong’lı yatırımcıların büyük ilgiyle takip ettiği geleneksel raporda, kaplan yılının beş geleneksel elementten biri olan “metaller” ile özdeşleştiği belirtilerek, 2010′da altın fiyatlarının 2 bin doların üstüne çıkabileceği iddia edildi. Buna karşın, geleneksel elementlerden “su” ile uyuşmadığı hatırlatılarak, gemicilik gibi su ile ilintili sektörleri zor bir yılın beklediği ileri sürüldü.

Rapor, kaplan yılının At Yılı’nda doğanlara “uğur” getirdiğini kaydederek, Çin’in en zengin adamı Wang Chuanfu’nun talihinin daha da açılacağını iddia etti.

Kuruluşun 16 yıldır yayımladığı raporun geçen yılki sayısında, altın fiyatlarının bin doları aşacağı doğru tahmin edilmişti. Raporları merakla takip eden yatırımcılar, geçen yıl ekonomik krizle boğuşan Barrack Obama’nın geride kalan Boğa Yılı’nın azizliğine uğradığını iddia etmişti.

Yazan: Sadi Kaymaz

Radikal

Sonraki Sayfa »

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
Copy Guarded by IamShekhar's WP-CopyGuard.