Çinli banka yeşil ayakkabıya girdi, halka arz rekoru kırıldı

Yazan :Haber ·  ·   16 August 2010

Geçen ay borsaya açılan Agricultural Bank, yeşil ayakkabı opsiyonunun kullanılması ile halka arz rekoru kırdı.

Çin’in en büyük devlet 4 devlet bankası arasında yer alan Agricultural Bank of China (ABC), hisse arzı tutarını 22,1 milyar dolara çıkararak dünyanın en büyük halka arzına imza attı. Banka hisselerinin yüzde 15′lik ek satış hakkının Cuma günü Şanghay borsasında kullanılması ile halka arz geliri ülkenin en büyük bankası ICBC’nin 2006′daki 21,9 milyar dolarlık rekorunu geride bıraktı. Büyük devlet bankalarının borsaya en son açılanı olan ABC, geçen ay Şanghay ve Hong Kong borsasında işlem görmeye başlamıştı. Bankanın 2,68 yuanden işlem görmeye başlayan hisseleri ise, aradan geçen bir aylık süreçte benzeri banka arzlarının aksine yatay seyir izledi. ABC, günü keskin yükselişle kapatan Şanghay borsasında yüzde 0,74 yükselerek 2,72 yuane çıktı.

(Yeşil ayakkabı opsiyonu, hisselerini halka arz edecek şirketin aracı kurum ile yaptığı yüklenim sözleşmesine koyduğu bir hak. Yüklenici,  böyle bir hakka sahipse oluşan talebe göre ek satış yapma opsiyonunu kullanır)

Buğday krizi Çin’i etkilemeyecek

Yazan :Haber ·  ·   16 August 2010

Rusya’da aşırı sıcakların yol açtığı kuraklık ve yangınlar yüzünden ortaya çıkan buğday krizinin Çin’i etkilemeyeceği kaydedildi.

Çin’in en güçlü kurumlarından Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu, Rusya’daki buğday krizinin spekülasyon nedeniyle ağırlaştığını belirterek, tahıl tüketiminin yüzde 1′ini ithalat aracılığıyla karşılayan Çin’in buğday krizinden etkilenmeyeceğini bildirdi. Komisyon, ülkenin tahıl ambarı bölgelerinde güz hasadının sorunsuz gerçekleşeceğini kaydederek, buğday üretiminin üst üste 7′inci yıl artmasının beklendiğini bildirdi.

Çin’in döviz rezervleri yeşil sahaya çıkıyor

Yazan :Blog ·  ·   8 August 2010

Liverpool’u satın alma girişiminde bulunan Çinli işadamı, Çin’in döviz rezervlerini kullanacak…

Çin’in yurtdışı yatırımlarından sorumlu kolu olan CIC’nin Liverpool’a milyonlarca sterlin akıtmaya hazırlandığı ortaya çıktı. Borç batağına giren ünlü İngiliz kulübünü satın alma teklifinde bulunan Çinli işadamı Kenny Huang, CIC’nin finansman sağlayacağını açıkladı.

Çin’in 2,4 trilyon dolarlık devasa döviz rezervlerinin 200 milyar dolarlık kısmını elinde tutan CIC’nin 477 milyon dolarlık bir finansmana hazır olduğu ifade ediliyor.

Liverpool’un sahipleri Amerikalı Tom Hicks ve George Gillett, Liverpool’u üç yıl önce satın almıştı. Ancak Hicks ve Gillett, Liverpool’u Nisan’da satışa çıkarmış ve British Airways Yönetim Kurulu Başkanı Martin Broughton’ı bu konuyla ilgilenmesi için görevlendirmişti.

Egemen varlık fonu statüsündeki CIC, Çin’in 2,4 trilyon dolarlık döviz rezervlerinin kendisine ayrılan 200 milyar dolarlık kısmını yönetiyor. Küresel krizde finansal varlık yatırımlarından zarar ettiği belirtilen CIC, son dönemde enerji ve madencilik hisselerine yoğunlaşan ilgisi ile dikkat çekiyordu.

Varlık fonunun Nijerya petrollerinden, Şili madenlerine kadar uzanan yatırımlarına bir de futbol takımı eklenecek gibi görünüyor.

Amerikan dolarının küresel finans piyasalarında değer yitirmesi, döviz rezervlerinin yaklaşık üçte ikisini Amerikan hazine bonosu gibi dolar varlıklarında tutan Çin’i yeni alternatiflere yöneltti. Bu doğrultuda Çin hükümeti 2007′de Çin Yatırım Kurumu’nu (CIC) kurdu. İsviçre merkezli Credit Suisse’ye göre, CIC yatırım yaptığı şirketlerde yüzde 5-10 civarı hisseye sahip olarak, uluslararası dalgalanmalara karşı riskleri minimize etme amacı güdüyor. CIC, ABD’nin yatırım şirketlerinden Blackstone’da 3 milyar dolarlık hisse satın almıştı. Analistlere göre Blackstone’un yatırım stratejisine etki etmekten kaçınan CIC, denizaşırı finans piyasalarında karma yatırımlara girişiyor. Bazı uzmanlar, varlık fonunun Batı hükümetleri üzerinde politik ağırlığa sahip ya da Çin’de yoğun yatırımı bulunan yabancı şirketlere yöneldiğini savunuyor.

Dev varlık fonu CIC, finansal krizden evvel yatırım şirketi Morgan Stanley’nin yüzde 9,9 hissesini satın almıştı. Ancak, finansal kriz ile Blackstone ve Morgan Stanley hisselerinden ağzı yanan kurum, krizin derinleştiği son bir yılda daha ihtiyatlı bir tutum izlemeye başladı. Mart ayında Çin basınında çıkan haberlere göre, CIC yüzünü finansal varlıklardan reel ekonomiye çeviriyor.

Başbakan Wen Jiabao’nun otoritesi altında yer alan CIC’in başkanlığını Lou Jiwei yürütüyor. Lou Jiwei’nin pozisyonu, bakan düzeyine denk düşüyor. Çin’de mali sistemin yeniden yapılandırılmasında çok önemli rol oynayan Lou, Çin finans piyasalarında son derece etkili bir isim. 2,1 trilyon dolarlık döviz rezervlerinin bir kısmının yönetiminden sorumlu Lou, Time dergisi tarafından 2008 yılında dünyanın en etkili 100 kişisi arasında gösterilmişti.

ÇİNLİ BORSACI HAZIR KITA!

Yazan :Blog ·  ·   30 June 2010

Derdi başından aşkın Helen topraklarını saymazsak, Şanghay, yer kürenin bu yıl en çok kaybettiren borsası olma özelliğini taşıyor.

Çin ekonomisi duyulunca akla gelen büyüme sözcüğü, anlaşıldığı gibi borsa yatırımcılarının kulaklarında pek de yankılanmıyor.

Ekonominin dümenindeki adam Wen Jiabao’ya kulak vermek yeterli, toparlanma istikrar kazanmadı, belirsizlik ve riskler (ezelden beri olduğu gibi) devam ediyor.

Dün yaşanan %4,3′lük düşüşle Shanghai endeksinin son altı aydaki kaybı %26′yı aştı. Olağanüstü şartların hüküm sürdüğü Atina’da bile %35 kayıp olduğu göz önüne alındığında, durum pek de iç açıcı gibi görünmüyor.

Öte yandan, dibe gidiş, aynı zamanda fırsat penceresini de aralamaya başladı. Çinli yatırım kurumlarından alım pozisyonu raporları çıkmaya başladı. İşlem hacimleri Lehman krizi dönemlerine döndü.

“Al” pozisyonu gösteren kilit gösterge PE rasyosu. Dün 18′e kadar düşen PE ölçeği, MSCI Yükselen Piyasalar Endeksi’nin en cazibi haline geldi.

Dolayısıyla, endeksin değer kaybettiği her gün, Çin’de yatırımcıların iştahını daha da artıyor. “Askerlerini hazır tut, hareket etme” anlamındaki “Anbingbudong”, borsa yorumlarında boy göstermeye başladı.

Geçen haftanın en önemli gelişmesi, hiç şüphesiz borsacılar için de yuan açıklamasıydı. Keza, dolar çıpasının 2005 Temmuz ayında ilk kez çekildiği güne bir yıl sonra tekrar  gelindiğinde, endeks %62 daha değerliydi! Yuan kararını yine katalizör haline getirecek şartlar da şekillenmek üzere.

Sonuç olarak, Çinli yatırımcılar halen egemen borç krizi ve sıkılaştırıcı politikalar nedeniyle temkinli pozisyonlarını korusa da, “al” komutu için mevziler tutuldu.

Dolayısıyla rebound sürecinde önce 3400 denenebilir, kırılırsa seneye 4000′e gidilir.

(Bu arada, piyasada dev Agricultural Bank arzı bekleniyor. 20 milyar doları aşacak rekor arz nedeniyle gerçekleşen sell-off dalgacıklarıyla fonlar da boşa çıkıyor)
Sadi KAYMAZ

Çin’de Nasıl Rekabet Edilir? (KOBİFİNANS)

Yazan :admin ·  ·   2 May 2010

İster diş macunu satıyor olsunlar isterse elektrik akta­rım ekipmanı, Çin’in küçük ama yüksek karlılık sağla­yan üst segmentinde, yani bu ülkedeki yabancı oyuncuların geçmişten beri başarılı bir şekilde rekabet ede­bildikleri segmentte, çok uluslu şirketler egemen du­rumda. Dolayısıyla, üst segmentte başarılı olanların or­ta pazara doğru hamle yapması ciddi bir risk barındı­rıyor. En önemli tehlikelerden biri, yeni ürün ve hiz­metler nedeniyle eskilerinin satışlarının düşmesi. Ne de olsa, daha alt segmentlerdeki müşterilere satış, üst segment ürünlerinin satışlarını olumsuz şekilde etkileyebilir.

Ayrıca, bu şirketler, ürünlerinin farklı şekiller­de pazarlanması tehlikesiyle de karşı karşıyadır. Örne­ğin, bir şirket Çin’de 10 Dolar’a sattığı tişörtleri ABD’de 20 Dolar’a satıyorsa, girişimci bir dağıtımcının bu tişört­leri Çin’de satın alarak ABD’de satma olasılığı yüksek­tir. Bu nedenle, çok ulus lu şirket yöneticileri, Çin’in üst ve “yeterince iyi” segmentleri arasındaki farkları anlamak için özenli pazar analizleri yapmalıdır. Örne­ğin, belirli bir şirkete özel avantajlar sağlayan coğrafi ayrımlar bulunabilir. GE Healthcare’in Çin’ deki MR ci­hazı satışlarını artırmak için kullandığı strateji üzerin­de durabiliriz. Bu şirket, Çin’in uzak ve mali kısırlara sahip ikincil ve üçüncül kentlerindeki (diğer çokuluslu şirketlerin nadiren yatırım yaptığı Hefei ve Lanzho­u gibi kentler) hastaneleri hedef alarak, … devamını okuyun!

Çin dış açık verdi, peki yuan…

Yazan :Blog ·  ·   13 April 2010

Güçlü yuan yönündeki dış baskıların tavan yaptığı dönemde ortaya çıkan dış ticaret açığı, Çin’de sabit döviz kuru taraftarlarının elini güçlendirdi.

Döviz kuru politikaları dolayısıyla aşırı dış fazla vermekle suçlanan Çin, 70 ay sonra ilk kez dış açık açıkladı. Çin Gümrük İdaresi (GAC) verilerine göre, geçen ay 112 milyar dolar tutarında ihracat gerçekleşti. Keskin artış gösteren ithalat tutarı ise 119 milyar dolara çıktı. Çin’in ihracatında %24 artış kaydedilmesine rağmen, ithalattaki %66 artış dış açığa yol açtı.

Dış ticaret açığını değerlendirirken, öncelikle dengesizliğin dış ticarette iki yönlü genişlemeye dayandığını belirtmek gerekir. Çünkü, ihracattaki genişlemeye karşın, ithalatta ihracatı aşan bir artış meydana geldi.

İthalat, iç yatırımlardaki artıştan kaynaklanan reel talebe bağlı olarak genişlemekle birlikte, küresel hammadde fiyatları artışından da doğrudan etkilendi.

Sadece petrol ve demir cevheri  fiyatlarının yükselmesinden kaynaklanan ithalat tutarı artışı %12′i aştı. Reel talep tarafına baktığımızda, Çin’in geçen ay gerçekleştirdiği otomobil ithalatı %240′tan fazla arttı. Otomobil ithalatının tutarı 3 milyar doları aştı.

İhracat tarafına baktığımızda, ilk olarak mevsimsel etkenler dikkat çekiyor. Geçmişte de, Çin Yeni Yılı’nın etkisi işçilerin tatil süreci ile sınırlı kalmıyor. Tatile çıkan işçiler, aynı zamanda işgücü piyasasında hareket dönemini başlatıyor. Kimi çalıştığı fabrikayı, kimi yaptığı işi, kimisi yaşadığı şehri değiştiriyor. Dolayısıyla, Şubat-Mart aylarında tarihsel olarak özellikle emek yoğun endüstrilerde ihracat eğrisi alçalıyor. Yeni yıl etkisi diyebileceğimiz faktör, bu yıl yeni bir fenomen ile şiddetlendi.

Yeni jenerasyon işçiler

Başka bir yazıda daha geniş yazacağım fenomen, Çinlilerin 80/90 kuşağı işçiler dediği, tamamıyla yepyeni bir işçi jenerasyonun ağırlık kazanmasından kaynaklanıyor. Fenomen, son dönemde  Çin’deki iş ve ekonomi dergilerinin kapak ya da odak konuları arasında sıkça boy gösteriyor.

Yeni işçilerin dünyaya gözlerini açtıkları ülke ile alın terleriyle Çin’in kendi endüstri devrimi gerçekleştirmesini sağlayan anne ve babaları arasında en hafif deyişle, “uçurum” bulunuyor. Kısaca geçmek gerekirse, yeni jenerasyon kendisi için yaşıyor, tüketmek, şehirli olmak, yükselmek ya da köşeyi dönmek istiyor… En önemlisi ise,  anne ve babalarının en büyük özellikleri olan, Çince’de ·chiku· dedikleri, Türkçe’ye “her türlü zorluğa göğüs germek” olarak çevrilebilecek karakteristikten yoksun olmaları!

İşte bu yeni jenerasyon işçiler, işgücü piyasasını bu yıl alt üst etti.

Emek yoğun imalat sanayilerinden giyim ihracatı %20′ye yakın düştü. Çanta ihracatında daralma %16.7, ayakkabı ihracatında %6.5 oldu. Oyun makineleri ihracatında ise düşüş yüzde 50′ye yaklaştı.

Bu 4 kalemin dış ticaret açığındaki payı ise tam %29.4!

Ticaret Bakanlığı

Dolara sabitlenen yuanın değeri konusunda, özellikle ABD’nin uyguladığı baskıların zirveye çıktığı bir dönemde ortaya çıkan dış ticaret açığı, döviz kurunun gevşetilmesine şiddetle karşı çıkan Ticaret Bakanlığı’nın (MOFCOM) elini güçlendirdiği şeklinde yorumlanıyor.

MOFCOM Sözcüsü Yao Jian, “Dış ticaret bilançosundaki iyileşme yuan için istikrar ortamı yarattı” diye konuşarak, döviz kuru konusunda süregelen tutumunu devam ettireceklerinin sinyalini verdi.

Çin Merkez Bankası yetkililerinden güçlü yuan yönünde gelen sinyaller ise basında yer buluyor. Döviz kuru politikalarında önemli ölçüde söz sahibi olan Para Politikası Kurulu’nda ise yuanın değerlenmesine sıcak bakan üyelerin sayısı ağır basıyor.

Ülkenin en güçlü kurumlarından biri olarak bilinen Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu’nun (NDRC) geçen hafta ihracatçıları döviz kuru dalgalanmalarına karşı uyarması ise, yuanın değerinde bir artış gerçekleşebileceği yorumlarına yol açmıştı. Buna karşın, NDRC’nin uyarısı, zaman zaman yapılan olağan uyarılardan biri olarak da algılanabilir.  Örneğin, ticaret bakanlığının önceki ay yaptırdığı stres testleri de buna benzer yorumlanmıştı. Oysa, Ticaret Bakanlığı geçen 30 yılda faklı çaplarda 240 stres testi gerçekleştirmişti.

Mart ayı dış ticaretine ilişkin Gümrük İdaresi raporunda da, ithalatın artırılması çabalarına vurgu yapılarak, “Küresel ekonominin zayıfladığı bir dönemde Çin’in ithalatı güçlendirme çabalarının etkisiyle gerçekleşen hızlı ithalat artışı, dış açığın ana kaynağını oluşturdu” denildi.

Çin’de pek çok ekonomist, orta ve uzun vadede yuanın değerlenmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtse de, döviz kuru politikasının son dönemde Amerikan kongresi tarafından iç politika malzemesi olarak kullanıldığını savunuyor. Çinli analistler, yuanın değerinde keskin artışa gidilmesinin olanaksız olduğunu, sınırlı değerlenmenin ise ABD’nin dertlerine deva olmayacağını iddia ediyor.

Gümrük Birliği ASEAN’a yaradı

Çin’in yılın ilk çeyreğindeki toplam dış ticaret fazlası ise, geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 76 azalarak 14,5 milyar dolara indi.

GAC verilerine göre, Çin’in ABD’ye karşı verdiği ticaret fazlası yüzde 3,5 azalırken, Avrupa Birliği’ne karşı verilen dış fazla yüzde 13,1 azaldı. Buna karşın, Japonya’ya karşı verilen dış fazla 3 kattan fazla arttı.

Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ise, yılbaşında yürürlüğe giren serbest ticaret anlaşmasının sayesinde Çin’e gerçekleştirdiği ithalatta patlama yaşadı. Çin’in ASEAN’a karşı verdiği dış ticaret açığı geçen ay önceki yıla göre 10 kat artarak 2,7 milyar dolara fırladı.

Geithner Sessiz

Geçen hafta Çin’in uluslararası finans konularından sorumlu Başbakan Yardımcısı Wang Qishan ile sürpriz şekilde görüşme gerçekleştiren Geithner ise konuya ilişkin düşük profilini koruyor.

Geçen hafta başında, Çin’in para manipülatörü olup olmadığı konusundaki Hazine Bakanlığı raporunu ertelediğini açıklayan Geithner’ın sessizliği , Çinli liderlere daha fazla manevra alanı vermeyi amaçladığı şeklinde yorumlanıyor.

Çin’de ağırlığı giderek artan kamuoyu tepkisi, özellikle liderlerin ABD’nin taleplerine boyun eğdiği algısına karşı en üst düzeye çıkıyor.

Son olarak, ticaret açığının kalıcı olmadığını savunanların yanında, bir süre daha devam edeceğini iddia edenler de var. Küresel hammadde fiyatlarında ve reel talepte bir artışın devam edeceğini göz önüne alırsak, ithalat tutarlarında artış eğiliminin süreceği  açık.

Buna karşın, konunun ihracat tarafı halen muğlak. Herşeyden önce, küresel talepteki toparlanmanın reel ya da kalıcı olup olmadığı henüz anlaşılmış değil. Öte yandan, Çin’de üretim maliyetleri giderek artıyor. Düşük kar marjı ile çalışan emek yoğun endüstrilerin ihracat kayıpları yaşaması olağan olur.

Dolayısıyla, her ne kadar yuanın gevşetileceği beklentileri yüksek olsa da, dış  ticarette denge ya da açık eğiliminin sürdürülebilir olacağı öngörüsü, Çin’in döviz kurunda hareket etmemesine ya da geç hareket etmesine, veya baskıları azaltmak amacıyla cüz’i bir değerlenmeye gitmesine neden olabilir. %5′in üstünde bir artışın, neredeyse olanaksız olduğu, küçük gevşemelerin ise sıcak para seli yaratabileceği göz önüne alınırsa, denklem iyice karmaşıklaşıyor.

NOT: Dış dünyada faiz artışı beklentileri “bugün, yarın geliyor” diyecek kadar güçlü. Oysa, Çin’de faiz artımının gerekliliği konusunda bile tartışmalar bulunuyor. Kamuoyu anketlerinde, 3 ay içinde faiz artışı bekleyenlerin oranı yüzde 30 dolaylarında. Bu sene hiç artış olmayacağına inanların oranının da %20′ye yakın olduğunu vurgulamadan geçmemek gerekir.  Konunun en kilit ismi, Merkez Bankası Başkanı Zhou Xiaochuan’ın kendisini Asya’nın Davos’u olarak nitelenebilecek Boao Forumu’nda sıkıştıran bir gazeteciye, “2′inci çeyrekte faiz artışının gerekli olduğunu kim söyledi!” demesine de parantez açmalı. Neticede, Merkez Bankası’nın enflasyon beklentilerinin oldukça “iyimser olduğunu” düşünürsek ,  yazıyı “Cateris Paribus” ekleyerek kapatmalı…

Sadi Kaymaz

Page copy protected against web site content infringement by Copyscape

* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Kopyalanamaz ve referans gostermeksizin alıntı yapılamaz.Yazının fikri mülkiyet hakları digital imza ve fingerprint ile korunmaktadır. Aksi hallerde  her türlü hukuki yola doğrudan başvurulmaktadır.

Çin borsasında yeni dönem

Yazan :Haber ·  ·   4 April 2010

Çin borsasında hazırlıkları dört yıl süren kredili menkul kıymet satışları bugün başladı.

Shanghai Securities News gazetesi, Şanghay ve Shenzhen borsalarında 6 aracı kuruluşun kredili menkul kıymet satışlarına başladığını bildirdi. Hazırlıkları 4 yıl süren sistem çerçevesinde, borsa yatırımcıları açığa satış işlemleri de gerçekleştirebilecek. Menkul Kıymetler Düzenleyici Kurumu, daha önce kredili satış yapmak üzere 6 aracı kuruluşa lisans vermişti.

Analistler, Çinli otoritelerin kredili menkul kıymet satışı ve açığa satış yöntemlerine olanak tanıyarak ülkenin sığ sermaye piyasalarına çeşitlilik getirmeyi amaçladığını belirtiyor.

Borsa Sakin Karşıladı

Kredili satışların borsayı hareketlendireceğine yönelik beklentiler ise boşa çıktı. Şanghay Bileşik Endeksi günü yüzde 0,4, Shenzhen Bileşik Endeksi ise yüzde 0,9 değer kazanarak kapadı.

Kredili menkul kıymet satışı, hisse senedi alıcılarının aracı kuruluşlar nezdinde kredi ile hisse senetleri alımına olanak tanıyor.

Çin’in en karlı şirketleri

Yazan :Haber ·  ·   4 April 2010

Çin’in en karlı şirketleri finans ve enerji sektörlerinden çıktı.

Beijing Times gazetesinin haberine göre, Çin’in en karlı şirketi ülkenin en büyük bankası olan Endüstri ve Ticaret Bankası (ICBC) oldu. Piyasa değeri bakımından dünyanın en büyük bankası olma özelliğini de taşıyan ICBC, geçen yıl 18,9 milyar dolar kar etti. Bankacılık sektörünün ikinci büyüğü İnşaat Bankası (CCB) 15,6 milyar dolar net kar ile ikinci sırada yer aldı.

Ülkenin en büyük petrol ve gaz üreticisi PetroChina ise, elde ettiği 15,14 milyar dolarlık net kar ile CCB’yi takip etti. PetroChina, önceki sene en karlı şirketler listesinin en tepesinde yer almıştı.

Çin’in en büyük üçüncü bankası Bank of China 11,8 milyar dolar, rafineri kurumu Sinopec 9 milyar dolar, kömür işletmesi Shenhua ise 4,4 milyar dolarlık kar miktarları açıkladı. En karlı şirketler listesine giren diğer şirketler ise, ülkenin en büyük devlet bankalarından Sanayi Bankası (IBC), ikinci büyük cep telefonu operatörü China Unicom, inşaat devi Vanke ve elektrik üreticisi Huaneng oldu.

Listenin ilk 10 sırasındaki şirketlerin toplam karı ise 82,5 milyar dolar oldu.

Çin’e özgü siyaset, “Lianghui” geleneği

Yazan :Blog ·  ·   18 March 2010

1979′da dışa açılma ve reform sürecini başlatan liderlerin kullanmayı en çok sevdiği sıfatların başında, “Çin’e özgü” sözcüğü geliyor. İşte, bu tanımlamayı fazlasıyla hak eden olgulardan biri de, yılın en önemli siyasi etkinliği olarak nitelenen “Lianghui” toplantıları.

Dünya Bankası’nın dün yayımladığı Çin raporuna göre, bu yıl ülkenin %9,5 büyümesi bekleniyor. Çin ekonomisinin kaptanı Başbakan Wen Jiabao ise “temkinli” duruyor. Wen, Çin’in yasama organı olan ulusal meclisin (NPC) açılışında, ekonominin önündeki risklerin halen devam ettiğini vurguladı. Wen’in hükümet raporunu okumasıyla açılan NPC’den 2 gün önce ise, siyasi gelenekte çok önemli rolü bulunan İstişare Konferansı (CPPCC) açıldı.

Gelenek birlikteliği: Ulusal Meclis (NPC) ve İstişare Konferansı (CPPCC)

NPC; savaş ilan etmek, anayasa değişiklikleri yapmak ve devlet başkanını atamak gibi birincil yetkilerle donatılmış yasama organı olma sıfatını taşıyor. Buna karşın, bizden farklı olarak yaklaşık 3 bin milletvekili bulunan NPC, anayasal yetkilerini 184 kişilik daimi komitesi eliyle kullanıyor. Yılda bir kez de 10 gün süren oturumlarla toplanıyor.

CPPCC’nin varlığı ise, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına dayanıyor. Komünist devrimi yapan önderlerin oluşturduğu CPPCC, devrimden sonra 1954′e kadar kurucu meclis fonksiyonu icra ederek, yasama organı sıfatıyla anayasayı hazırladı. Devleti her anlamda inşa eden CPPCC, ülkenin ilk anayasası olan 1954 Anayasası’nı da hazırlayarak esasen tüm yasama yetkilerini NPC’ye bıraktı. Kurucu meclis olan CPPCC, anayasada kendine yer vermedi. Anayasanın önsözünde ise, istişare konferansı sıfatıyla belirtildi. Devrim sürecinde en kritik rolü oynayan kurum, 1954′ten bu yana kendini siyasi geleneğin bir parçası olarak devam ettiriyor.

Benim uygun bulmadığım, ancak kaba bir fonksiyonel benzetmeyle: Batı’daki “house” ya da “chambers” kurumlarına da başvurulabilir. İstişare konferansı, tarihi konumuyla parlementer sistemin üst kanadı olarak tanımlanabilir. Varlık ve yetkilerini istişare konferansına borçlu olan ulusal meclis ise, parlementonun alt kanadı olarak tanımlanabilir. (Alt/üst tanımlaması kafanızı karıştırmasın. Anayasa hukuku bağlamında, üst sıfatı yetkisel bakımdan değil, tarihsel ve geleneksel bağlamda kullanılıyor. Üst kanat olarak tanımlanan upper chamber ya da house, günümüzde alt kanada göre daha az yetkiye haizdir ve gelenek yanı ağır basar.)

Yetkisel bakımdan; yasama organı sıfatıyla, en üst düzey anayasal yetkilerle donatılmış NPC ile tartışma platformundan öteye gitmeyen CPPCC arasında uçurum bulunuyor.

Buna rağmen, siyasi gelenekte ulusal meclis (NPC) ve istişare konferansının (CPPCC) toplantıları, ‘çifte toplantılar’ anlamına gelen “lianghui” olarak adlandırılıyor. Çin’e özgü diyebileceğimiz bu durumda, ülkenin her kesiminden temsilcilerin katıldığı istişare konferansı (CPPCC), halkın sorunlarının ses bulduğu bir platform halini alıyor. Yetkisel uçurumlara rağmen, siyasi gelenekte iki toplantıya benzer siyasi önem ve ilgi atfediliyor. Hatta, medya ilgisi “yasama işlerinin” görüşüldüğü NPC yerine, istişare konferansının görüşmelerine ve temsilcilerine fazlasıyla yoğunlaşıyor. Öyle ki, Olimpiyat Şampiyonu koşucu Liu Xiang, yolunu kesen gazetecilerden koşarak bile kurtulamıyor!

Fangjia, fangjia , fangjia …

Yüzlerce gazeteci ve televizyoncunun en popüler sorusu ise, “toplantılarda en çok hangi derde deva aransın” oldu. “Konut fiyatları – Fangjia”, soruya verilen yanıtların en başında geldi. Zira, Çin’de konut fiyatları son bir yılda neredeyse ikiye katlandı. Pekin’in merkezinde metre kare başına ev fiyatları 4,500 doları aşarken, Şanghay’da ev fiyatları inanılmaz boyutlara ulaştı. (6-10,000 dolar). Şehirleşme olgusunun tüm hızıyla devam ettiği ülkede, on milyonlarca kentlinin belini büken de haliyle konut fiyatları oluyor.

Kalkınmanın yaygınlaştırılması…

Çin’de siyasetin çoğu ekonomiden oluşuyor. Öyle ki, 25 sayfalık hükümet raporunda kaç kez ekonomi (jingji) sözcüğünün geçtiğini tahmin edemezsiniz. Hal böyle olunca, parlemento toplantılarında da en çok ekonomi konuşuldu. Çin’de ekonomik kalkınma, ülkenin Doğu kıyılarında başladı. Dolayısıyla, ülkenin iç kısımları görece geri kaldı. Toplantılarda en çok vurgulanan konuların başında, kalkınmanın iç kısımlara yayılmasının gerekliliği yer aldı. Çevre ile ekonomik kalkınma arasında uyum sağlanması, dış ticaret ilişkileri gibi konular da fazlaca duyuldu. İşsizlik ve sosyal güvenlik de popüler kelimeler arasında yer aldı.

Başbakan deyim kullanmayı çok sevince

Başbakan Wen Jiabao, ulusal meclisin kapanışının hemen ardından, yüzlerce gazetecinin karşısına geçip, iki saat boyunca soruları yanıtladı. O iki saatin kahramanı ise, Başbakan’ın çevirmeni oldu. Deyim kullanmayı çok seven başbakanın anlatımını kusursuzca çeviren gizemli tercümanın kimliği internetin merak konusu oldu. Başbakanın bugüne kadar kullandığı tüm deyimlere 30 gün boyunca çalıştığı belirtilen tercüman, Çinlileri kendine hayran bıraktı. Çin’in 400 milyon nüfuslu internet toplumu, Zhanglu adlı tercümanı en çok aranan kişi haline getirirken, forumlar takdir mesajlarıyla doldu …

Çin’de geçen haftanın ekonomik gelişmeleri 2010-03-15

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   15 March 2010

  • Google Çin'de sona yaklaştı: NASDAQ'da işlem gören Baidu hisseleri %7 değer kazanırken, Google hisseleri tepe taklak oldu. #
  • Çin Demiryolları Bakanlığı'nın 2010'da hızlı tren hatları inşasına ayırdığı bütçe: 120 milyar dolar… #
  • Çin Merkez Bankası Başkanı: "Faiz artırımı önümüzdeki aylarda gerçekleşecek enflasyon rakamlarına bağlı" #
  • Çin'in dış ticaret fazlası geçen ay son bir yılın en düşük düzeyi olan 7,6 milyar dolara indi. #
  • Çin'de yılın ilk iki ayında sabit sermaye yatırımlarının %26,6 arttığı açıklandı, yatırım tutarı: 1,3 trilyon yuan #
  • Çin'in M2 para tabanı geçen ay önceki yıla oranla %25 arttı. M1 artışı %35 #
  • Çin'de geçen ay verilen kredilerin toplam tutarı 701 milyar yuan olarak açıklandı. #
  • Çin'in enerji üretimi geçen ay %7,9 arttı. Enerji üretiminin dörtte üçü kömürden karşılanıyor. #
  • Çin'de yarın açıklanacak Şubat ayı kredilerinin 700 milyar yuan düzeyinde çıkması bekleniyor. #
  • Çin'in 5 trilyon doları aşan ekonomisinde gayrimenkul yatırımları 527 milyar dolarlık yer tuttu. #
  • Çin'de Şubat ayı enflasyonun %2 olarak açıklanması bekleniyor. #
  • Toyota'nın Çin'deki satışları eriyor. Toyota Top 10'dan düşerken, satışlar önceki aya göre yüzde 50'ye yakın azaldı. #
  • Çin'in en büyük otomobil üreticisi SAIC'in satışları geçen ay %46 arttı. #
  • Çin'in dövizlerini yöneten kuruma göre, altın rezervlerinin artırılması planlanmıyor. #
  • Çin'de otomobil satışları yılın ilk 3 ayında 3 milyona dayandı. #

Sonraki Sayfa »

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
Copy Guarded by IamShekhar's WP-CopyGuard.