Çin’den ithal edilen lastiğe soruşturma
Yazan :Haber · · 15 August 2010
Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM), Çin’den ithal edilen ‘ağır vasıta dış lastikleri, zirai araç dış lastikleri, iş makinesi dış lastikleri’ için halen uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin yürürlükten kalkması halinde, dampingin ve zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesi ihtimaline karşı nihai gözden geçirme soruşturması açılmasına karar verdi.
Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğe göre, GTİP numaraları belirtilen Çin menşeli, bazı araçların dış lastikleri konusunda önlemin sona ermesinin damping ve zararın devamına veya yeniden meydana gelip gelmeyeceği konusunda inceleme yapıldı.
Nihai gözden geçirme soruşturmasının açılması için yeterli delillerin bulunduğunun anlaşıldığı belirtilen tebliğde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu tarafından Çin menşeli, ağır vasıta dış lastikleri, zirai araç dış lastikleri, iş makinesi dış lastikleri için nihai gözden geçirme soruşturması açılmasına karar verildiği ifade edildi.
Tebliğe göre, ağır vasıta dış lastikleri, zirai araç dış lastikleri, iş makinesi dış lastiklerine uygulanan mevcut dampinge karşı önlem soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalacak.
Otomobil dış lastikleri, hafif ticari araç lastiklerine uygulanan mevcut dampinge karşı önlem 20 Ağustos 2010 tarihinde yürürlükten kalkacak.
Tebliğ, bugün itibariyle yürürlüğe girerken, soruşturma da bugün itibariyle başlamış kabul edilecek.
Yuan’de iki yönlü hareket beklenmeli
Yazan :Haber · · 29 July 2010
Yuanın değer kazanmasına izin verileceğini taahhüt eden Çin şimdilik bu sözünü tutup, para biriminin biraz daha serbest hareket etmesine olanak sağlıyor. Ancak analistler ve yabancı yatırımcılar yuanda olası bir değer kaybına hazırlıksız yakalanabilir.
Çin daha önce sözünü verdiği, yuanın dolar karşısında yüzde 0.5′lik işlem bandı içerisinde piyasaya paralel biçimde daha dalgalı hareket etmesi taahhüdünü yerine getiriyor. Ancak Pekin’in bu sefer uyguladığı yöntem, bazılarının beklediği gibi 2005 ve 2008 yılları arasındaki yuan/dolar paritesinin istikrarlı biçimde arttığı dönemdekinden farklı yürüyor.
Bu da, yuanın dolar karşısında zaman içerisinde değer kazanacağının bir garantisi olmadığı anlamına geliyor. Çin yönetimi, başta ABD olmak üzere diğer ülkelerden gelecek eleştirilere rağmen yuanın esnekliği konusundaki duruşundan taviz vermeye niyetli görünmüyor.
Yuanda önemli oranda değer artışı gerektiğini öne sürenlerin görüşlerini dayandırdıkları temel ekonomik göstergeler, son yaşanan küresel krizden sonra değişiklik gösterdi. Örneğin Çin şimdi daha az ticaret fazlası verirken, ekonomistler azalma eğiliminde olan cari fazlanın önümüzdeki yıllarda açığa dönüşme olasılığından bahsediyor.
Bu nedenle yuanın, beş yıl önce olduğu gibi dolar karşında yavaş ancak istikrarlı şekilde yükselmesi gereken güçlü ekonomik ortam bulunmuyor.
Şanghay merkezli Haitong Securities yatırım şirketinin baş ekonomisti olan Chen Lu konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Çin’in yeni yuan politikası ekonomide ve piyasada gerçekleşen değişikliklere daha hızlı tepki verilmesini öne çıkarıyor. Çin bunu yaparken kısa ya da uzun vadede yuanın ne kadar değer kazanacağıyla ilgili önceden ayarlama yapmıyor” dedi.
Çin Merkez Bankası (PBOC) şimdiye kadar ortaya koyduğu uygulamayla, 19 Haziran’da duyurduğu, yuanın daha geniş bantta ve esnekliğe rağmen kademeli ve kontrollü hareket edeceği açıklaması ile tutarlılık sergiliyor.
Arjantin demiryolları Çin’e emanet
Yazan :Haber · · 19 July 2010
Çin’e beş günlük resmi ziyaret gerçekleştiren Arjantin Devlet Başkanı Cristina Fernandez De Kirchners, bugün milyarlarca dolarlık demiryolu sözleşmelerine imza attı.
Anlaşmalar uyarınca, Çin’in Arjantin’de 10 ayrı demiryolu projesini 2 ila 5 yıl arasında inşa etmesi öngörülüyor. Teknoloji transferini de kapsayan projelerin finansmanı da büyük ölçüde Çin tarafının üstlendiği belirtiliyor.
Küresel pazarlarda etkinliğini giderek artıran Çinli demiryolu şirketlerinden en büyüğü olan CSR, yalnızca geçen yıl 1,2 milyar dolarlık yurtdışı sözleşmeye imza attı. Şirketin 2001 yılı ihracat tutarı ise, tamamına yakını geri kalmış ülkelere olmak üzere yalnızca 59 milyon dolardı.
CSR’ın önümüzdeki yıllarda hızlanacak ihracatı göz önüne alındığında büyüme potansiyeli çok yüksek. Bu yüzden Nomura tarafından borsada “al” moduna alındı. Bir diğer dev lokomotif şirketi CNR’ın da TCDD’nın açtığı 80 lokomotiflik ihaleye en düşük teklifi verdiğini not düşelim.
Çin’de enflasyon tırmanıyor
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 20 May 2010
Aşırı ısınma sinyalleri veren Çin’de enflasyon baskısı da artıyor.
Çin İstatistik Bürosu (NBS), tüketici fiyatları enflasyonunun Nisan ayında geçen yıla göre yüzde 2,8 yükseldiğini açıkladı. Açıklamaya göre, aynı dönemde üretici fiyatları endeksinde yüzde 6,8 artış kaydedildi.
Tüketici fiyatları enflasyonu, geçen yılın aynı ayında yüzde 1,5 düşüş göstermişti. Nisan ayı enflasyon artışının, bir önceki aya göre de yüzde 0,4 hızlanması, enflasyon baskının beklendiği gibi etkisini göstermeye başladığına işaret ediyor.
Çin Merkez Bankası’nın dün yayımladığı raporda, işçi ücretleri ile hammadde ve gıda fiyatları artışlarının enflasyon baskısı yarattığı belirtilmişti.
Bugün açıklanan NSB verilerine göre, gıda fiyatları artışı yüzde 5,9 olurken, gıda dışı enflasyon artışı yüzde 1,3 oldu. Son 3 ayda ise çoğunluğu endüstrileşmiş kıyı bölgelerinde bulunan 8 eyalet yönetimi, asgari işçi ücretlerini yüzde 5 ila 13 arasında değişen oranlarda artırdıklarını açıkladı.
Özellikle demir cevheri ve petrol fiyatları olmak üzere, ekonomiyi besleyen ithal hammadde fiyatlarında gerçekleşen küresel ölçekli artışlar da enflasyon ithali şeklinde etkisini gösteriyor.
FAİZ, ENFLASYONUN ALTINDA KALDI
Brezilya ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerden ardı ardına gelen faiz artırımı haberlerine karşın, Çin Merkez Bankası (PBOC) faiz silahını kullanmaktan kaçınıyor.
Enflasyon rakamlarının son iki aydır yüzde 2,25 düzeyindeki yıllık tasarruf faizlerinin üstüne seyretmesi, faiz artırımı beklentilerine yol açan en önemli etken durumunda bulunuyor. Uzmanlar ise, güçlü artırım beklentilerine rağmen, PBOC’un birkaç ay daha artırımdan kaçınabileceğini vurguluyor.
Çinli ekonomistlere göre, PBOC, yeni yılda 3 kez zorunlu rezerv oranlarını yükselmenin yanı sıra, bankaların kredi verme politikalarını da kısıtlıyor. PBOC, ayrıca, son haftalarda yoğunlaşan tahvil ihaleleri aracılığıyla piyasadan yüklü miktarlarda likidite çekiyor.
PBOC, bugün yaptığı açıklamada, M2 para tabanında geçen ay yüzde 22,5 genişleme kaydedildiğini bildirdi. Genişleme, geçen yılın aynı ayında yüzde 25 düzeyinde gerçekleşmişti.
Çin hükümetinin, emlak piyasasında spekülasyonu önleyici tedbirlerin ise etkisini gösterdiği gözleniyor. Ülkenin en büyük 70 kentini kapsayan konut fiyatları artışının Nisan ayında yüzde 12′nin üstüne çıkarak rekor kırmasına rağmen, emlak piyasası analistleri, konut alım-satım hacminde yüzde 60′lara varan olağan üstü düşüşler yaşandığını ifade ediyor.
Çin Devlet Konseyi, geçen ay bankaların birden fazla evi olan vatandaşlara konut kredisi vermesini yasaklamıştı. Pekin Belediyesi ise, önlemleri daha da sıkılaştırarak, her ailenin peşin ödeme vasıtasıyla birden fazla ‘yeni ev’ almasının önünü tıkamıştı.
Çin’de kötü haber enflasyon, iyi haber konut fiyatları
Yazan :Blog · · 11 May 2010
Çin’de uzunca zamandır geliyorum diyen enflasyon, Nisan ayında kendini iyice gösterdi. Bırakın gösterge faizlerini, iki yıllık tasarruf faizi oranı bile enflasyonun altında kaldı.
Çin İstatistik Bürosu (NBS), tüketici fiyatları enflasyonunun Nisan ayında geçen yıla göre yüzde 2,8 yükseldiğini açıkladı. Açıklamaya göre, aynı dönemde toptan eşya fiyatlarında yüzde 6,8 artış kaydedildi.
Enflasyon önceki ay 2,4 düzeyindeydi. Geçen yılın aynı döneminde ise eksi 1,5. Enflasyon beklenti anketlerinde ise, tahminler 2,5-2,8 arasında yoğunlaşıyordu. Dolayısıyla, enflasyon beklentiler dahilinde, ama üst sınırda gerçekleşti.
Aslında, dün açıklanan Merkez Bankası (PBOC) raporu, enflasyonu deşifre etmişti. PBOC, işçi ücretleri ile hammadde ve gıda fiyatları artışlarının enflasyon baskısı yaratan başlıca etkenler olduğunu vurgulamıştı. Dolayısıyla, iki yapısal ve bir dönemsel etken öne çıkıyor.
Bugün açıklanan NSB verilerine göre, gıda fiyatları artışı yüzde 5,9 olurken, gıda dışı enflasyon artışı yüzde 1,3 oldu. Son 3 ayda ise çoğunluğu endüstrileşmiş kıyı bölgelerinde bulunan 8 eyalet yönetimi, asgari işçi ücretlerini yüzde 5 ila 13 arasında değişen oranlarda artırdıklarını açıkladı. Asgari ücretlerden çok, işçi arzındaki yapısal problemler ücretleri artıyor. Özellikle, köylü işçilerin iç bölgelerin kalkınmaya başlamasıyla birlikte kıyıdan çekilmeye başlamaları. Bunun yanı sıra, 80 sonrası yeni nesil işçilerin, daha fazla hak ve sosyal imkan talep etmesi gibi nedenler de, Çinli fabrikaları asıl zora sokan nedenlerin başında geliyor.
Diğer taraftan, enflasyon ithal ediliyor. Özellikle demir cevheri ve petrol fiyatları olmak üzere, ekonomiyi besleyen ithal hammadde fiyatlarında gerçekleşen küresel ölçekli artışlar da enflasyon ithali şeklinde etkisini gösteriyor.
Brezilya ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerden ardı ardına gelen faiz artırımı haberlerine karşın, Çin Merkez Bankası (PBOC) faiz silahını kullanmaktan kaçınıyor.
Enflasyon rakamlarının son iki aydır yüzde 2,25 düzeyindeki yıllık tasarruf faizlerinin üstüne seyretmesi, faiz artırımı beklentilerine yol açan en önemli etken durumunda bulunuyor. Güçlü artırım beklentilerine rağmen, PBOC’un birkaç ay daha artırımdan kaçınabileceği görüşü yavaş yavaş ağır basıyor.
PBOC, yeni yılda 3 kez zorunlu rezerv oranlarını yükselmenin yanı sıra, bankaların kredi verme politikalarını da kısıtladı. PBOC, ayrıca, son haftalarda yoğunlaşan tahvil ihaleleri aracılığıyla piyasadan yüklü miktarlarda likidite çekiyor.
PBOC, bugün yaptığı açıklamada, M2 para tabanında geçen ay yüzde 22,5 genişleme kaydedildiğini bildirdi. Genişleme, geçen yılın aynı ayında yüzde 25 düzeyinde gerçekleşmişti. Yıllık hedef ise yüzde 18 dolaylarında.
En kritik konu ise, Çin hükümetinin konut fiyatları spekülasyonunu önlemek için uyguladığı tedbirlere piyasanın çok hızlı tedbir vermiş olması. Geçen ay konut fiyatlarının rekor düzeyde artış gösterdiğinin açıklanması, aslında hükümetin son derece doğru bir zamanlamayla, oldukça kararlı ve sert önlemler aldığını ortaya koyuyor. En önemlisi, konut piyasası, hükümetin ciddiyetine tartışmasız biçimde inanıyor.
Nitekim, büyük şehirlerde emlak piyasasında son iki haftadır yaptak kıpırdamıyor. Örneğin, Pekin’de işçi bayramı tatili konut satışlarının altın dönemidir. Oysa, Pekin belediyesinin geçen ayın son günü açıkladığı aşırı sert tedbirlerin etkisiyle, 4 günde yalnızca “bir” konut satışı gerçekleşti.
Ülke genelinde, son iki haftada alım-satım hacimlerinde en az yüzde 50′lik dramatik düşüşler yaşandığı haberleri geliyor.
Çin Devlet Konseyi, geçen ay bankaların birden fazla evi olan vatandaşlara konut kredisi vermesini yasaklamıştı. Pekin Belediyesi ise, önlemleri daha da sıkılaştırarak, her ailenin peşin ödeme vasıtasıyla birden fazla ‘yeni ev’ almasının önünü tıkamıştı.
Çin’de 90′ların sonundan bu yana, istatistiklere göre alım-satım hacimlerindeki düşüşler, yaklaşık 6 ay sonra fiyatlara yansıyor. Buna göre, sektör analistleri özellikle son çeyrekte konut fiyatlarında yüzde 30′u aşan düşüşler görülebileceğinden söz ediyor.
Bir de, çok söz edilen emlak balonu riski. Evet, ciddi bir balon var. Ancak, Çin ekonomisinde yatırım olanakları sınırlı olduğu müddetçe, varlık balonlarının mevcudiyeti kaçınılmaz. Nitekim, parasını konut piyasasına aktaran Çinliler’e “neden” sorusunu yönelttiğinizde, alacağınız cevap, hiç şüphesiz, “Peki nereye koyayım” olur… Dolayısıyla, bizdeki gibi, paranın emlak piyasasından alternatif araçlara ya da yurtdışına kaçması mümkün değil. Likiditenin, fizik teorilerine aykırı olarak buharlaşmasını da bekleyemeyeceğimize göre, balon nasıl sönecek.
Son olarak, geçen hafta katıldığım bir seminerde konuşan, Çin’in en prestijli ekonomistlerinden Fan Gang, şöyle diyordu: “Evet, balon var. Peki siz, Çinlilerin aptal olduklarını mı düşünüyorsunuz. Çin, aptal olduğu için, balonun şiştikçe şişmesi bekleyecek, en sonunda patlamasını mı izleyecek.”
Hükümetin bankalara kredileri durdurun emri verebildiği topraklara uzaktan bakıp, “faiz artımı gecikti, hükümet emlak balonuna seyirci kalıyor” demek, Çinli liderlerin en sevdiği “Çin’e özgü…” nitelemesinin unutuluyor olduğu izlenimi veriyor.
(Konu ile ilgili olarak, Çinli uzmanların yarınki değerlendirmelerinden bazılarını Türkçe’ye çevireceğim)
Çin’in Döviz Kontrolü
Yazan :admin · · 4 May 2010
Döviz ile Ödemeler ve Döviz ile Ödeme Kabul Etme Üzerinde Denetim
Çin Halk Cumhuriyeti’nde (ÇHC) döviz ile ödemeler, cari hesap veya sermaye hesapları üzerinden gerçekleştirilmektedir. Cari hesap, ticaret ve işgücüne ilişkin ödemelerin tek yönlü döviz transferleri ile yapılmasını kapsamaktadır. Cari hesaplar üzerinden yapılan uluslararası ödemeler ve transferler hakkında herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Sermaye hesabı, doğrudan yatırımlar, her türlü kredi, portföy yatırımı ve benzeri gerekçeler ile döviz ödemeleri ve ödeme alıntısını kapsamaktadır. Sermaye hesabı haraketleri üzerinde sıkı bir denetim mevcuttur.
Yabancı Sermayeli İşletmelerin Döviz Transferleri Üzerindeki Deneti
a) Cari Hesaplar
Cari Hesaplar Altında Alınan Döviz Transferleri
Yabancı sermayeli işletmeler (Foreign-invested enterprise, FIE), Devlet Döviz İdaresi’nin (the State Administration of Foreign Exchange – SAFE) ön onayını alarak, SAFE’den alınan “Döviz Tescil Sertifikası” ( Foreign Exchange Registration Certificate) ve diğer destekleyici belgeler ile birlikte ÇHC Hükümetince belirlenmiş bankalarda döviz hesabı açabilmektedir. Yabancı sermayeli işletmeler, banka cari hesablarına transfer edilen dövizin hepsini hesapda tutamamakta ve sadece SAFE’nin belirlediği miktar dövizi cari hesaplarında muhafaza edebilmektedir. Sözkonusu miktarı aşan döviz, ÇHC hükümetince belirlenmiş bankalara satılmak zorundadır. … devamını okuyun!
İşadamlarının Çin’de Dikkat Etmesi Gereken Hususlar (DTM)
Yazan :admin · · 4 May 2010
Sağlam Kontratlar Yapılmalı:
Hukuksal danışmanlık alınmalı açık ve güvenilir kontratlar yapılmalı, Çinli ortağın hukuksal konularla ilgili tavsiyeleriyle hareket edilmemeli.
Projelerin Gerçekleştirilebilirliği, Profesyonel Destek Almak Suretiyle İyi Araştırılmalı:
Bir iş projesinin kârlılığının tespitinde sunulan teşviklerin cazipliği veya verilen sözlerle değil, rasyonel kârlılık hesabı ile hareket edilmeli, çok hızlı büyüyen bir ekonomide geleceği kestirmenin zorlukları göz önünde bulundurularak, uzun dönemde kâra geçmesi beklenen işlerden kaçınılmalı. Pazara girmek konusunda gösterilmesi gereken sabır, sarfedilmesi gereken çaba ile faaliyete geçtikten sonraki kârlılık beklentisine ilişkin süreler birbirine karıştırılmamalı.
Ortaklık Kurulacaksa Karşı Taraf İyi Tanınmalı:
İhtilafa düşülmesi halinde Çin Mahkemelerinde hak kaybına uğramamak için “kazan-kazan” formülü ile tasarlanacak anlaşmaların kurulabileceği ortaklık seçimine dikkat edilmeli. … devamını okuyun!
Çin’de Nasıl Rekabet Edilir? (KOBİFİNANS)
Yazan :admin · · 2 May 2010
İster diş macunu satıyor olsunlar isterse elektrik aktarım ekipmanı, Çin’in küçük ama yüksek karlılık sağlayan üst segmentinde, yani bu ülkedeki yabancı oyuncuların geçmişten beri başarılı bir şekilde rekabet edebildikleri segmentte, çok uluslu şirketler egemen durumda. Dolayısıyla, üst segmentte başarılı olanların orta pazara doğru hamle yapması ciddi bir risk barındırıyor. En önemli tehlikelerden biri, yeni ürün ve hizmetler nedeniyle eskilerinin satışlarının düşmesi. Ne de olsa, daha alt segmentlerdeki müşterilere satış, üst segment ürünlerinin satışlarını olumsuz şekilde etkileyebilir.
Ayrıca, bu şirketler, ürünlerinin farklı şekillerde pazarlanması tehlikesiyle de karşı karşıyadır. Örneğin, bir şirket Çin’de 10 Dolar’a sattığı tişörtleri ABD’de 20 Dolar’a satıyorsa, girişimci bir dağıtımcının bu tişörtleri Çin’de satın alarak ABD’de satma olasılığı yüksektir. Bu nedenle, çok ulus lu şirket yöneticileri, Çin’in üst ve “yeterince iyi” segmentleri arasındaki farkları anlamak için özenli pazar analizleri yapmalıdır. Örneğin, belirli bir şirkete özel avantajlar sağlayan coğrafi ayrımlar bulunabilir. GE Healthcare’in Çin’ deki MR cihazı satışlarını artırmak için kullandığı strateji üzerinde durabiliriz. Bu şirket, Çin’in uzak ve mali kısırlara sahip ikincil ve üçüncül kentlerindeki (diğer çokuluslu şirketlerin nadiren yatırım yaptığı Hefei ve Lanzhou gibi kentler) hastaneleri hedef alarak, … devamını okuyun!
Çin Pazarında Gelişen Fırsatlar (KAPİTAL DERGİSİ)
Yazan :admin · · 2 May 2010
Geçmişte, Çin pazarlarının yapısı basitti. Tepede, sağlam kırlar elde eden ve hızlı büyüyen yabancı şirketlerin egemen olduğu küçük bir üst segmentti. Dipte ise düşük kaliteli, çeşitlendirilmemiş ürünleri yüzde 40’tan 90’a varan oranlarda daha düşük fiyatlarla satan ve hesaplarını doğru tuttuklarında çoğu zaman zarar ettikleri anlaşılan yerel şirketlerin egemen olduğu büyük bir alt segment bulunuyordu. Bu ikisinin arasında hızla büyüyen “yeterince iyi” segment yer alıyor.
Çin’deki “yeterince iyi” alan çok farklı nedenlerle büyüyor. Yakın geçmişte tüketicilerin satın alma biçim ve tercihlerinde kaymaların yaşanmış olması. Bunların en önemsizi değil. Bu kaymalar iki farklı doğrultuda gerçekleşiyor. Gelirleri artan tüketiciler geçmişte satın aldıkları en ucuz ürünlerden daha pahalılarına, yöneliyor. Aynı zamanda, daha yüksek gelire sahip tüketiciler, yüksek fiyatlı yabancı markalardan uzaklaşarak makul kalitedeki daha az pahalı yerli alternatifleri kabul ediyor. Sonuç olarak, Çin’in orta pazarı, üst ve alt segmentlerden daha hızlı büyüyor ve bazı kategorilerde daha şimdiden tüm gelirlerin yaklaşık yarısı bu pazardan elde ediliyor. Bugün Çin’de satılan her on çamaşır makinesi ile televizyondan sekizi “yeterince iyi” markalar taşıyor. Dolayısıyla, Çin’in ve özellikle de fırsatlarla dolu orta segment pazarının çok uluslu şirket yöneticilerinin dikkatini giderek daha fazla çekmesi şaşırtıcı değil. General Motors’un Şangay merkezli GM China Group’unun CFO’su Mark Bernhard, kısa bir süre önce Detroit News’e şu … devamını okuyun!
Çin borsası kaybettirmeye devam edecek mi?
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 1 May 2010
Borsanın mayısta düşmeye devam etme ihtimali az değil, 3 önemli faktöre dikkat:
Kaynak: Xinxi Shibao Çeviren: Sadi Kaymaz
Uzmanların büyük çoğunluğu, borsanın geçen ay dünya piyasalarından bağımsız hareket etmesinin temel nedeni olarak, emlak piyasası önemlerinin dozunun tahmin edilenin ötesine geçmesi olduğuna inanıyor. Geçen yıl ve bu yılın ilk çeyreğine dair yeni yayımlanan raporlar, Çin ekonomisinin küresel finans krizinin etkisini atlattığını gösteriyor. Borsada listelenen şirketler, ortalama %25 net kar elde etti. Hiç durmadan düşen bankacılık ve emlak hisselerinin dengeye oturması, borsanın daha fazla düşmesine yol açacak zemini de ortadan kaldıracak. Buna karşın, endeksin ne zaman dip noktasını göreceği önümüzdeki dönemin getireceklerine bağlı. Pek çok analist, borsanın bu ay da düşmeye devam etme ihtimalini oldukça yüksek görüyor. Dolayısıyla, mayıs ayında dikkat gösterilmesi gereken 3 temel faktör var.
Mart ayı ekonomi verilerinin yönü
China Securities Araştırma Departmanı, dün Mart ayı ekonomi verilerine ilişkin tahmin raporunu yayımladı: Enflasyonda yıllık bazda artış öngörüsü %2,8. M2 para arzında yıllık bazda %22,3 genişleme, önceki aya göre ise %0,2′lik daralma tahmin edildi. Bunlar, geniş kabul görür hale gelen enflasyon baskısı ve likiditenin kısılması olgularına işaret ediyor.
Merkez Bankası (PBoC) Para Politikası Komitesi Üyesi ve Tsinghua Üniversitesi Profesörü Daokui Li, önceki gün yaptığı konuşmada: “Ekonomi ısınma eğilimine girdi. Bu sadece tek veriye dayalı bir çıkarım değil. Pek çok verinin sentezlenerek değerlendirilmesiyle ortaya çıkan bir sonuç. Bu şartlar altında, tüketici fiyatlarının kontrol altına alınması baskısı çok büyük. Ayrıca, uzun vadeli enflasyon faktörlerinden biri, Amerikan doları bazındaki hammadde fiyatları artışı. Reel faizler birkaç ay daha eksi seyrederse, faiz oranlarında ayarlama gerekli olacak.
PBoC Araştırma Bürosu Başkan Yardımcısı De Li’ye göre de PBoC’ın faiz artımına ihtimali yüksek. Enflasyon seviyesi yıllık tasarruf faizlerini aştı. Reel faiz oranı negatif. Bu sebeble PBoC’un artırıma gitme ihtimali oldukça fazla. Buna karşın, muhtemel artırım miktarı sınırlı.
Guangzhou Securities Analisti Guangwen Zhang’a göre, ülkede ılımlı enflasyon baskısı açıkça görülüyor. Faiz artırımı ikinci yarıda gelebilir. Büyük ihtimalle Mayıs ayında. Bu borsa için aslında kötü bir haber olmaz. Üstelik, piyasanın toparlanmasına zemin hazırlayabilir. Artırım doğrudan borsanın lehine olabilir. … devamını okuyun!








