Çin borsası kaybettirmeye devam edecek mi?
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 1 May 2010
Borsanın mayısta düşmeye devam etme ihtimali az değil, 3 önemli faktöre dikkat:
Kaynak: Xinxi Shibao Çeviren: Sadi Kaymaz
Uzmanların büyük çoğunluğu, borsanın geçen ay dünya piyasalarından bağımsız hareket etmesinin temel nedeni olarak, emlak piyasası önemlerinin dozunun tahmin edilenin ötesine geçmesi olduğuna inanıyor. Geçen yıl ve bu yılın ilk çeyreğine dair yeni yayımlanan raporlar, Çin ekonomisinin küresel finans krizinin etkisini atlattığını gösteriyor. Borsada listelenen şirketler, ortalama %25 net kar elde etti. Hiç durmadan düşen bankacılık ve emlak hisselerinin dengeye oturması, borsanın daha fazla düşmesine yol açacak zemini de ortadan kaldıracak. Buna karşın, endeksin ne zaman dip noktasını göreceği önümüzdeki dönemin getireceklerine bağlı. Pek çok analist, borsanın bu ay da düşmeye devam etme ihtimalini oldukça yüksek görüyor. Dolayısıyla, mayıs ayında dikkat gösterilmesi gereken 3 temel faktör var.
Mart ayı ekonomi verilerinin yönü
China Securities Araştırma Departmanı, dün Mart ayı ekonomi verilerine ilişkin tahmin raporunu yayımladı: Enflasyonda yıllık bazda artış öngörüsü %2,8. M2 para arzında yıllık bazda %22,3 genişleme, önceki aya göre ise %0,2′lik daralma tahmin edildi. Bunlar, geniş kabul görür hale gelen enflasyon baskısı ve likiditenin kısılması olgularına işaret ediyor.
Merkez Bankası (PBoC) Para Politikası Komitesi Üyesi ve Tsinghua Üniversitesi Profesörü Daokui Li, önceki gün yaptığı konuşmada: “Ekonomi ısınma eğilimine girdi. Bu sadece tek veriye dayalı bir çıkarım değil. Pek çok verinin sentezlenerek değerlendirilmesiyle ortaya çıkan bir sonuç. Bu şartlar altında, tüketici fiyatlarının kontrol altına alınması baskısı çok büyük. Ayrıca, uzun vadeli enflasyon faktörlerinden biri, Amerikan doları bazındaki hammadde fiyatları artışı. Reel faizler birkaç ay daha eksi seyrederse, faiz oranlarında ayarlama gerekli olacak.
PBoC Araştırma Bürosu Başkan Yardımcısı De Li’ye göre de PBoC’ın faiz artımına ihtimali yüksek. Enflasyon seviyesi yıllık tasarruf faizlerini aştı. Reel faiz oranı negatif. Bu sebeble PBoC’un artırıma gitme ihtimali oldukça fazla. Buna karşın, muhtemel artırım miktarı sınırlı.
Guangzhou Securities Analisti Guangwen Zhang’a göre, ülkede ılımlı enflasyon baskısı açıkça görülüyor. Faiz artırımı ikinci yarıda gelebilir. Büyük ihtimalle Mayıs ayında. Bu borsa için aslında kötü bir haber olmaz. Üstelik, piyasanın toparlanmasına zemin hazırlayabilir. Artırım doğrudan borsanın lehine olabilir. … devamını okuyun!
Çinliler ‘Kaplan’ yılından umutlu
Yazan :Blog · · 19 February 2010
Çin’de halkın çoğunluğu yeni girilen Kaplan yılında gelir artışı sağlayacağına inanıyor. En çok bilgisayar almayı istiyor, çıldıran ev fiyatlarından endişe ediyor.
Guangming Daily gazetesinde yayımlanan haberde, ülke çapında 100 bin aile ile yapılan dev ankette her 10 Çinli’den 6′sının 2010′da gelir artışı beklediği kaydedildi. Ulusal İstatistik Bürosu (NBS), devlet televizyonu CCTV ve Posta Kurumu’nun ortaklaşa gerçekleştirdiği ankete göre, gelir artış beklentileri en yüksek olanlar arasında turizm merkezi Hainan tepeye çıktı.
Öte yandan, ankete katılanların 2010′da satın almayı en çok istedikleri ürün ‘bilgisayar’ oldu. Bilgisayarı tatile çıkmak ve otomobil almak gibi istekler takip etti. Otomobil satın almak isteyenlerin yüzde 65′i ise, aracın maliyetinin 15′bin doları aşmaması gerektiğini belirtti.
Anket sonuçlarına göre, Çinlilerin en çok rahatsız olduğu konuların başında ise aşırı yükselen ev fiyatları yer alıyor.
NBS verilerine göre, Çin’de kentte yaşayanların kişi başı harcanabilir geliri geçen yıl yüzde 8,8 artarak, 17 bin yuane (2510 dolar) yükseldi. Kırsal kesimde yaşayanların harcanabilir geliri ise yüzde 8,2′lik artışla 5 bin 150 yuane (369 dolar) çıktı.
Yatırımcılar dikkatli olmalı
Hong Kong merkezli ünlü yatırım kuruluşu CLSA, geçen haftasonu ay takvimine göre yeni başlayan Kaplan Yılı’nın yatırımcıları nasıl etkileyeceğine ilişkin geleneksel raporunu yayımladı. Raporda, Kaplan Yılı’nın kazanç potansiyelinin yanında riskleri de beraberinde getirdiği belirtilerek, “Kaplan yılları köklü değişiklikler, hatta çalkantıları da simgeler. Tıpkı kaplanın kendisi gibi enerji dolu ve güçlüdür. Aynı zamanda da atılgan ve riskli!” denildi.
Özellikle Hong Kong’lı yatırımcıların büyük ilgiyle takip ettiği geleneksel raporda, kaplan yılının beş geleneksel elementten biri olan “metaller” ile özdeşleştiği belirtilerek, 2010′da altın fiyatlarının 2 bin doların üstüne çıkabileceği iddia edildi. Buna karşın, geleneksel elementlerden “su” ile uyuşmadığı hatırlatılarak, gemicilik gibi su ile ilintili sektörleri zor bir yılın beklediği ileri sürüldü.
Rapor, kaplan yılının At Yılı’nda doğanlara “uğur” getirdiğini kaydederek, Çin’in en zengin adamı Wang Chuanfu’nun talihinin daha da açılacağını iddia etti.
Kuruluşun 16 yıldır yayımladığı raporun geçen yılki sayısında, altın fiyatlarının bin doları aşacağı doğru tahmin edilmişti. Raporları merakla takip eden yatırımcılar, geçen yıl ekonomik krizle boğuşan Barrack Obama’nın geride kalan Boğa Yılı’nın azizliğine uğradığını iddia etmişti.
Yazan: Sadi Kaymaz
Çin, nasıl ihracat şampiyonu oldu? (Deutche Welle)
Yazan :admin · · 10 January 2010
Deutche Welle
“…Çin, 2009’da ilk kez ihracat şampiyonu oldu. 746 milyar euroluk ihracat toplamıyla, bu yıl 734 milyar euroluk ihracat yapan Almanya’yı da geçti. Şangay’daki Alman Ticaret Odası’nın yönetim kurulu üyesi Ulrich Maeder, sıralamanın çok önemli olmadığını düşünüyor:
“Kesinlikle o kadar önemli değil. Çin’in 1 milyar 300 milyonluk nüfusu var. Bizim nüfusumuz ise 80 milyon. Almanya en istikrarlı ekonomi politikasına sahip ve benim görüşümce dünyanın da en istikrarlı ülkesi. Almanya’nın herhangi bir şekilde kötümser bir tablo çizmesi için hiçbir neden yok. Sayısal olarak birinci ya da ikinci sırada olması aslında hiç rol oynamıyor.“
Pek çok Alman işadamı aynı görüşü paylaşıyor. Maeder, 30 yıldan uzun bir süredir Çin’de bir tekstil fabrikası işletiyor. Bu işadamı Almanların dünya ihracat birinciliğini Çin’e kaptırmasını bu kadar sakin karşılamalarında Çin’in ihracat istatistiğine Çin’de üretim yapan yabancı firmaların da dâhil edilmesinin rol oynadığını söylüyor.
Çin’de iç ekonomiyi canlandırma çabaları
Ancak ihracat şampiyonu olmak ya da olmamak Çin’de Almanya’daki kadar soğukkanlılıkla karşılanmıyor. Orada ihracata bağımlılığı azaltmak ve zayıf olan iç ekonomiyi güçlendirmek konuları daha çok gündemde. Çin’deki Avrupa Ticaret Odası Başkanı Jörg Wuttke, bunun uzun süreli ve önemli bir proje olduğunu belirtti:
“Çin’de bunu tarif eden çok güzel bir resim var: Biri kaplanın sırtında oturur ve bunun çok sağlıklı olmadığını bilse de nasıl inmesi gerektiğini kestiremez. Oluşturulan bu sistem, ihracatı destekliyor ve pek çok iş fırsatı da mevcut. Ancak bu tabii Avrupa ile aşırı ticaret fazlasına da yol açıyor. Saat başı 17 milyon euro. Bu tabii ki parayla ne yapacağınıza dair bir sorun. Bu nedenle Çin, özel tüketimi artırmaya başlamalı. Çünkü sonunda Çin para biriminin değerini artırmaktan başka çareleri kalmayacak.“
Krizde yüzde 18 kayıp yaşandı
Çin ve Almanya, ekonomik krizde ihracat güçlerini yaklaşık yüzde 18 oranında yitirdi. Alman İhracatçılar Birliği, bir kaç gün önce, rekabete rağmen, Çin’i çok dinamik bir müşteri olarak tanımladı. Kimya firması BASF’ın Asya Müdürü Martin Brudermüller, kimyacılığı bu dinamizme örnek gösteriyor:
“Bizim için en önemli pazar Çin. Bugün kimya pazarının yaklaşık yüzde 50’si Asya’da bulunuyor. Bu oran gelecek yıllarda daha da artacak. Ayrıca geçen yıllardaki en yüksek büyüme oranları da Çin’deydi. Bu açıdan bakınca, Hindistan ile Çin arasındaki makas kapanmak yerine açılıyor.“
Çin’deki otomotiv şirketleri
İkinci örnek ise otomotiv sektörü. Volkswagen, Çin’de satılan 1 milyon 400 bin otomobilinin çoğunu bu ülkede üretiyor. Ancak Çin’deki Volkswagen şirketinin genel müdürü Winfried Vahland, 2009’da Almanya’dan yapılan ithalatın da büyük artış kaydettiğini söylüyor:
“Şu çok aşikâr ki, bu yıl 30 binden daha fazla araç ithal edeceğiz. Bunlar sıradan araçlar değil tam tersine Avrupa’dan özellikle Almanya’daki merkezden ithal ettiğimiz lüks araçlardan oluşuyor. Bizim büyümemiz Alman işletmelerinin de büyümesi demektir. Alman firmaları, Çengdu’daki ortaklığımıza milyonlarca sipariş gönderiyor…”
Çin korumacılık kurbanı olmaktan korkuyor
Yazan :admin · · 31 July 2009
Çin korumacılık kurbanı olmaktan korkuyor
Sadi Kaymaz
CNN Turk’te yayınlanmıştır
Dünyanın parlayan yıldızı Çin, küresel ekonomik krizin kurbanı olmaktan endişe ediyor. Kriz nedeniyle oluşan korumacılık dalgasının ana hedefi haline geldiklerini düşünen Çinliler, bu sorunu aşmanın yollarını arıyor.
(CNN TÜRK) — Krizle birlikte tüm ülkeler kendi üreticilerini korumak için ithalatı azaltmanın yollarını aramaya başlayınca, dünyanın üretim üssü haline gelen Çin endişelendi.
Çin Ticaret Bakanlığı, özellikle ABD ve Hindistan gibi ülkelerin korumacılığa yönelmesini endişeyle karşılıyor.
Çinli yetkililere göre, Çin malları anti-damping, özel koruma tedbirleri gibi çeşitli engellerle giderek daha fazla karşılaşacak.
Çin’e karşı yılbaşından bu yana açılan davalar yüzde 112 artış gösterdi.
Eylül ayından bu yana Dünya Ticaret Örgütü üyesi ülkeler Çin’e karşı 77 koruma önlemi başvurusu yaptı. Eğer bu talepler kabul edilirse Çin 9.8 milyar dolarlık ihracat kaybına uğrayacak.
Çin’e karşı en büyük iki davayı ABD’liler açtı. ABD yönetimi, petrol kuyularında kullanılan Çin üretimi çelik borular için 3.2 milyar dolarlık, araba lastikleri için de 2.2 milyar dolarlık dava açtı.
Hindistan ise Çinli ihracatçıların hızını kesmeye çalışıyor. Dünya Ticaret Örgütü’nde Çin’e karşı açılan davaların yüzde 40′ı Hindistan’dan kaynaklandı. Çin, Hindistan’ı kendi üreticilerinin her şikayetini davaya dönüştürmekle suçluyor.
Türkiye dahil birçok ülke ise Çin mallarına karşı dava açmadan önce anti-damping soruşturmaları açıyor. Soruşturmalar tamamlanıncaya kadar Çin’den ithal edilen söz konusu mallara geçici anti-damping vergisi uygulanıyor. Yorum Yaz | Yorumları Oku
Çin Borsası`nda neler oldu?
Yazan :admin · · 30 July 2009
ÇİN Merkez Bankası Piyasaları Yatıştırmaya Çalışıyor
Sadi Kaymaz
Bigpara ve CNN Türk’te yayınlanmıştır.
Çin Merkez Bankası borsada önceki gün yaşanan şiddetli düşüşe neden olan spekülasyonların önüne geçmek amacıyla gevşek para politikasına olan bağlılığını devam ettireceğini açıkladı.
Çin Merkez Bankası (PBoC) Başkan Yardımcısı Su Ning, Merkez Bankası’nın son derece kararlı biçimde gevşek para politikası uygulamalarına devam edeceğini ve ekonominin kazandığı toparlanma ivmesini güçlendireceklerini belirtti.
Şanghay Borsası’nda önceki gün %5 ile son 8 ayın en şiddetli düşüşü yaşanırken, Çin Merkez Bankasının ekonomik krize paralel olarak başlattığı gevşek para politikasını terk edeceği spekülasyonları şiddetli düşüşe neden oldu. Uzmanlara göre Merkez Bankası dün piyasaların kapanışının ardından yayınladığı açıklama ile hızla genişleyen kredi hacmini engelleyecek kotalardan kaçınarak sürdüreceği gevşek para politikası ile ekonomiye destek mesajını yenilemiş oldu.
Resmi Xinhua Haber Ajansının adını açıklamadığı bir Merkez Bankası yetkilisine dayandırdığı habere göre ise para politikasında “kademeli” değişiklikler gerçekleşebilir. Buna göre Merkez Bankası fiyatları makul ve kontrol edilebilir aralıklarda tutmak için “ küçük ayarlamalara” gidebilir.
2009’un ilk yarısında krediler hacmi %34 genişlerken, borsa ve emlak piyasalarında kredilerde agresif genişleme dayalı riskler büyüyor. Yine Çin Merkez Bankası’nın hafta başında yayınladığı bildiride yılın 3’üncü çeyreğinde tüketici fiyatları enflasyonun ortaya çıkma riski bulunduğu belirtilmişti. Çin’de enflasyon son aylarda eksi düzeylerde seyrediyor. Özellikle pozitif çıkan ilk yarı verilerinin ardından, Çin’de borsa ve emlak piyasaları hızla tırmanışa geçmişti…
Destek Paketlerine “Yerli Malı” Makyajı
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 17 June 2009
ABD’de Obama yönetiminin ekonomik kriz ile mücadele için aldığı önlemlerden biri yerli malı kullanımı şeklinde çevrilebilecek “buy America” tedbirleriydi.
Buna göre, Merkezi ve eyalet yönetimlerine 787 milyar dolarlık Amerikan destek paketinden finanse edilecek projeler için sadece Amerikan demir ve çelik ürünleri ile Amerikan yapımı mallar kullanma zorunluluğu getirildi.
Şimdi sıra ÇİN’de…
ÇİN’de 9 bakanlık yayınladığı ortak bir tebliğ ile 586 milyar dolarlık destek paketinin gerektirdiği kamu alımlarında makul hukuki ve ticari şartlar altında ve mevcudiyeti halinde yerli servis ve ürünlerin tercihini zorunlu hale getirdi.
ÇİN’de bir suredir, özellikle sanayi örgütleri tarafından dile getirilen bir şikayet vardı. Buna göre yerel yönetimler 586 milyar dolarlık ekonomik destek paketinin gerektirdiği kamu ihalelerinde yabancı tedarikçileri tercih ediyordu. Diğer taraftan, serbest dış ticaretin en büyük savunucusu ABD’ nin “buy America” tedbirlerinin, Kanada’da “do not buy America” (Amerikan malı almayın) şeklinde yansıma yaptığını da hatırlamak gerekir.
Makro Güncellemeler: Yabancı Yatırımlar,krize endeksli….
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 16 June 2009
ÇİN’de yabancı yatırımlı şirketler toplam sanayi üretiminin %30’unu, dış ticaretin %55’ini ve istihdamın %11’ini oluşturuyor. Bu açıdan son derece önemli olan yabancı yatırımlar küresel krizin etkisiyle son 8 aydır düşüş gösteriyor.
Son olarak Mayıs ayında doğrudan yabancı sermaye yatırımları %17,8 gerilerken, 6.38 milyar dolar olarak gerçekleşti.
- Çin 2008 yılında 92,4 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye çekti. 2007’ye göre %23,6’lik bir artış olsa da; yıl içinde yatırım hızı düşüş göstermişti.
- 2009 ilk çeyreğinde yabancı yatırımlar %20,6 gerileyerek, 21,8 milyar dolar oldu.
- Hong Kong doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının geldiği ülkelerin basında yer alırken, ABD 6’inci sırada
- ÇİN’de kurumlar vergisi … devamını okuyun!
Çin’de 2009 Şubat Ayı Ekonomik Göstergeleri
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 18 March 2009
Ekonomik kriz giderek kötüleşirken, ÇİN Ekonomisi Dünya’da umudun aranabileceği bir kaç yerden biri…
ÇİN hükümeti ekonomik paketler ve agresif para politikası ile piyasayı canlandırmaya çalışıyor. Şurası kesin ki, ÇİN’in finansal krizle mücadelede oynayabileceği kartlar başka hiçbir ülkenin elinde yok.
Cari göstergelere dönelim ve 2009′un ilk aylarındaki pek de iç açıcı görünmeyen temel göstergelerine göz atalım.
Dış Ticaret
ÇİN’de bazı sektörler krizden çok ciddi biçimde etkileniyor ve ÇİN’in dış ticaret fazlası Şubat ayında ihracattaki daralmaya paralel olarak büyük düşüş gösterdi: Dış Ticaret fazlası aylık bazda yaklaşık 8 kat düşerek 4,8 milyar dolara geriledi. ÇİN’in 2008 sonunda 40 milyar dolar seviyeleriyle Dünya tarihinin en büyük dış ticaret fazlalarını verdiği göz önüne alınırsa, dış Ticaret fazlasındaki düşüşün boyut ve hızı daha iyi anlaşılabilir.
Ocak ayında %17,5 gerileyen ihracat, Şubatta da düşüş trendine devam ederek %25,7 daraldı.
Ocakta %43,1 daralan ithalat ise, düşüş hızını azaltarak Şubat ayında %24,1 azaldı.
Tüketici Fiyatları Endeksi
Diğer taraftan, ÇİN 6 yılın ardından ilk kez negatif enflasyonu gördü. Ocak ayında %1,0 çıkan enflasyon; Şubat ayında – 1,6 olarak gerçekleşti. ÇİN’in deflasyonist trende girme olasılığı ortaya çıkmış bulunuyor. Özellikle enflasyon sepetinin en önemli parçası gıda fiyatlarındaki azalış %1,9.
Ancak, bunun uzun sürmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü M2 para tabanı sürekli genişliyor. Bankaların sadece yılın ilk 2 ayında verdikleri kredilerin toplam tutarı 400 milyar dolar gibi akıllara durgunluk verecek düzeylerde. Piyasaya son derece yüksek yoğunlukla likidite pompalandığını göz önüne alarak, deflasyonist baskının hafifleyeceğini varsayıyorum.
Üretici Fiyatları Endeksi
Üretici fiyatları Endeksi ise para arzının aksine deflasyonist baskıyı artıracak gibi görünüyor. Çünkü Ocak ayında %3,3 düşen üretici fiyatları endeksi, Şubat ayında düşüş hızını artırdı ve %4,5 olarak gerçekleşti.
Sanayi Üretimi
Çin’de sanayi üretim oranları ise pozitif olmakla beraber, giderek yavaşlıyor. Özellikle ihracattaki sert düşüşün etkisiyle yıllık ilk iki ayında sanayi üretimi %3,8 arttı. Gecen yıl aralık ayında ise sanayi çıktısı %5,7 düzeyindeydi.
Sabit Sermaye Yatırımları
Şubat ayının umut verici bir kaç göstergesinden biri sabit sermaye yatırımları. 2009 Kasım’da açıklanan 586 milyar dolarlık ekonomik destek paketinin ardından, özellikle kamu yatırımları yollara, demiryollarına ve güç santrallerine akmaya başladı. Kentsel sabit sermaye yatırımları Ocak ve Şubatta %26,5 artış gösterdi.
Perakende Satışları
Şubat ayında görece daha yavaş gerileyen bir başka gösterge perakende satışları. Gecen aralık ayında %19,0 artan perakende satışlar, hızını yavaşlattı ve 2009′un ilk 2 ayında %15,2 geriledi. Aslına bakarsanız, enflasyon etkisini dikkate dikkate alındığında, reel anlamda düşüş bir-iki puan düzeylerinde. Ancak 2008 yaz aylarından bu yana Perakende satışları düşüyor.
2009′un ilk iki ayı itibariyle Çin’in ekonomik göstergeleri parlak değil. Bununla birlikte, kriz ile mücadele son derece etkin bir biçimde sürüyor ve halen ekonomi yönetiminin elinde müdahale için kullanabileceği pek çok araç bulunuyor.
Küresel Finans Krizi ve ÇİN – 5: Çelik Üreticileri Zorda
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 12 November 2008
Uzun yıllardan beri ÇİN’de çelik sektöründe aşırı büyüme risklerinden bahsedilmekteydi. Önceleri çelik sektörü saldırgan büyümek zorundaydı. Çünkü ÇİN’in ekonomik patlama yıllarında çelik ülkenin en fazla ihtiyaç duyduğu materyallerden biriydi. Fakat aşırı yatırımın yarattığı arz fazlası Çelik endüstrisi için büyük risk oluşturuyordu.
Tüm risklere karsın, çelik sektörü son aylara kadar güçlü kalmayı basardı.
Ancak yaz aylarında tonu 900 dolara yaklaşan çelik fiyatları bir kaç ay içinde tepetaklak oldu ve Ekim sonu itibariyle çelik fiyatları … devamını okuyun!
Küresel krizin Çin’e etkisi (BBC Türkçe)
Yazan :admin · · 12 November 2008
“BBC Türkçe” ekonomi servisi Guangzhou’da 104′üncüsü tamamlanan Kanton Fuarı’na dair izlenimlerime “Küresel Krizin Çin’e Etkisi” başlıklı haberde yer vermiş:
“….
Çin’den ihracat yapan Ming Dynasty (HK) Limited‘in Türk Genel Müdür Yardımcısı Sadi Kaymaz, “fuara katılımın azlığının yanı sıra Avrupalı ve Amerikalıların az olmasının ve ziyaretçiler arasında Rus ve Arapların çokluğunun dikkat çektiğini” belirtti.
Kaymaz, “fuara çalıştıkları fabrikaların çoğunluğunun katılmadığını, bunun nedeninin de talep beklentisinin düşük olması olduğunu” söyledi.
…”
Küresel krizin Çin’e etkisi
Yazan: Kamil Erdoğdu
ABD’de yatırım bankalarının ardı ardına battığı günlerde, Çin’in en büyük gazetesi ve Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin yayın organı olan Halkın Günlüğü’nde “Wall Street’teki fırtına Çin’e ne kadar darbe vurur?” başlıklı bir makale yer aldı.
Bu makalede, Wall Street’teki krizin Çin’e yapacağı etki açık ve gizli olmak üzere iki kategoriye ayrılıyordu.
Amerikan bankalarında yatırım yapan Çinli finans kuruluşlarının kaybıyla Amerikan tüketicisinin talebinin düşmesinin, Çin malına yönelik talebi de azaltması açık etkiler arasında sıralandı.
Gizli etkiler arasında ise Amerikan dolarının devalüe olmasının Çin’in ekonomisinin üç ana motoru olan yatırım, ihracat ve tüketime baskı oluşturması gösteriliyordu.
Aradan fazla zaman geçmemesine rağmen, küresel finans krizinin Çin ekonomisi üzerindeki etkilerini gizli veya açık diye sınıflandırmanın doğru olmadığı, hatta gizli sanılan etkilerin Çin toplumunun şu andaki en açık gerçeği haline geldiği söylenebilir.
En son Çinli demiryolu yetkilileri istasyonların küresel ekonomik kriz nedeniyle işlerini kaybeden ve kırsal kesimdeki evlerine dönen işçilerle dolduğunu açıkladı.
Çin’in en büyük sanayi merkezlerinden biri olan Guangzhou’da her gün onbinlerce kişi şehrin garından evlerine dönüyor.
Bazı ekonomistler, Çin’de 130 milyon köylünün mevsimlik işçiler olarak şehirlere çalışmaya gittiğini ve bu kesimin resmi makamlarca açıklanan yüzde 4′lük işsizlik oranına dahil olmadığını ileri sürüyor.
Guangzhou şehri geçen ay yine yılda iki kez düzenlenen ve 51 yıllık geçmişe sahip olan Kanton Fuarı’na ev sahipliği yaptı. Ülkenin en büyük ticaret fuarı olan Kanton Fuarı, “Çin mallarına yönelik küresel talebin barometresi” olarak niteleniyor. Küresel krizin dünyayı sarstığı günlerde düzenlenen fuar, krizin Çin’e etkileri konusunda da ipuçları verdi.
Öncelikle katılımcı sayısı resmi rakamlara göre geçen fuara oranla yüzde 8 düştü, bu son 30 yılda görülen ilk düşüş oldu. Benzer durum fuarda imzalanan sözleşme tutarında görüldü. Organizasyon komitesine göre, imzalanan sözleşme tutarı yine bir önceki fuara göre yüzde 16 azaldı.
Çin’den ihracat yapan Ming Dynasty (HK) Limited’in Türk Genel Müdür Yardımcısı Sadi Kaymaz, “fuara katılımın azlığının yanı sıra Avrupalı ve Amerikalıların az olmasının ve ziyaretçiler arasında Rus ve Arapların çokluğunun dikkat çektiğini” belirtti.
Kaymaz, “fuara çalıştıkları fabrikaların çoğunluğunun katılmadığını, bunun nedeninin de talep beklentisinin düşük olması olduğunu” söyledi. … devamını okuyun!








