Türkiye-Çin ticaret hacmi daralıyor (Kamil ERDOĞDU)
Yazan :admin · · 18 March 2009
ÇİN’de ekonomik göstergeler giderek yavaşlıyor. ÇİN’in hızla düşen ithalat ve ihracat oranları Türkiye ile olan dış ticaretine de yansıdı.
Anadolu Ajansı Pekin Temsilcisi Kamil Erdoğdu’nun Ticaret Başmüşavirimiz Ender Öncü ile ikili ticari ilişkilere yönelik olarak yaptığı rapörtajı aşağıda bulabilirsiniz:
Çin’de 2009 Şubat Ayı Ekonomik Göstergeleri
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 18 March 2009
Ekonomik kriz giderek kötüleşirken, ÇİN Ekonomisi Dünya’da umudun aranabileceği bir kaç yerden biri…
ÇİN hükümeti ekonomik paketler ve agresif para politikası ile piyasayı canlandırmaya çalışıyor. Şurası kesin ki, ÇİN’in finansal krizle mücadelede oynayabileceği kartlar başka hiçbir ülkenin elinde yok.
Cari göstergelere dönelim ve 2009′un ilk aylarındaki pek de iç açıcı görünmeyen temel göstergelerine göz atalım.
Dış Ticaret
ÇİN’de bazı sektörler krizden çok ciddi biçimde etkileniyor ve ÇİN’in dış ticaret fazlası Şubat ayında ihracattaki daralmaya paralel olarak büyük düşüş gösterdi: Dış Ticaret fazlası aylık bazda yaklaşık 8 kat düşerek 4,8 milyar dolara geriledi. ÇİN’in 2008 sonunda 40 milyar dolar seviyeleriyle Dünya tarihinin en büyük dış ticaret fazlalarını verdiği göz önüne alınırsa, dış Ticaret fazlasındaki düşüşün boyut ve hızı daha iyi anlaşılabilir.
Ocak ayında %17,5 gerileyen ihracat, Şubatta da düşüş trendine devam ederek %25,7 daraldı.
Ocakta %43,1 daralan ithalat ise, düşüş hızını azaltarak Şubat ayında %24,1 azaldı.
Tüketici Fiyatları Endeksi
Diğer taraftan, ÇİN 6 yılın ardından ilk kez negatif enflasyonu gördü. Ocak ayında %1,0 çıkan enflasyon; Şubat ayında – 1,6 olarak gerçekleşti. ÇİN’in deflasyonist trende girme olasılığı ortaya çıkmış bulunuyor. Özellikle enflasyon sepetinin en önemli parçası gıda fiyatlarındaki azalış %1,9.
Ancak, bunun uzun sürmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü M2 para tabanı sürekli genişliyor. Bankaların sadece yılın ilk 2 ayında verdikleri kredilerin toplam tutarı 400 milyar dolar gibi akıllara durgunluk verecek düzeylerde. Piyasaya son derece yüksek yoğunlukla likidite pompalandığını göz önüne alarak, deflasyonist baskının hafifleyeceğini varsayıyorum.
Üretici Fiyatları Endeksi
Üretici fiyatları Endeksi ise para arzının aksine deflasyonist baskıyı artıracak gibi görünüyor. Çünkü Ocak ayında %3,3 düşen üretici fiyatları endeksi, Şubat ayında düşüş hızını artırdı ve %4,5 olarak gerçekleşti.
Sanayi Üretimi
Çin’de sanayi üretim oranları ise pozitif olmakla beraber, giderek yavaşlıyor. Özellikle ihracattaki sert düşüşün etkisiyle yıllık ilk iki ayında sanayi üretimi %3,8 arttı. Gecen yıl aralık ayında ise sanayi çıktısı %5,7 düzeyindeydi.
Sabit Sermaye Yatırımları
Şubat ayının umut verici bir kaç göstergesinden biri sabit sermaye yatırımları. 2009 Kasım’da açıklanan 586 milyar dolarlık ekonomik destek paketinin ardından, özellikle kamu yatırımları yollara, demiryollarına ve güç santrallerine akmaya başladı. Kentsel sabit sermaye yatırımları Ocak ve Şubatta %26,5 artış gösterdi.
Perakende Satışları
Şubat ayında görece daha yavaş gerileyen bir başka gösterge perakende satışları. Gecen aralık ayında %19,0 artan perakende satışlar, hızını yavaşlattı ve 2009′un ilk 2 ayında %15,2 geriledi. Aslına bakarsanız, enflasyon etkisini dikkate dikkate alındığında, reel anlamda düşüş bir-iki puan düzeylerinde. Ancak 2008 yaz aylarından bu yana Perakende satışları düşüyor.
2009′un ilk iki ayı itibariyle Çin’in ekonomik göstergeleri parlak değil. Bununla birlikte, kriz ile mücadele son derece etkin bir biçimde sürüyor ve halen ekonomi yönetiminin elinde müdahale için kullanabileceği pek çok araç bulunuyor.
Çin’de 2009′un ilk Dış Ticaret Rakamları
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 18 February 2009
Geçen hafta yılın ilk aylık ticaret rakamları yayınlandı.
Aralık ayındaki %2,8′lik düşüşün ardından, ÇİN’in ihracatı Ocak’ta %17,5 küçüldü. ÇİN’de zaten baskı altında olan imalat sektörü ve giderek kötüleşen istihdam rakamları göz önünde alındığında durum iyi görünmüyor.
İthalat ise ihracattan çok daha hızlı biçimde düşüyor. Aralık ayındaki %21,3′luk düşüşün ardından, Ocakta ithalat tam %43,1 daraldı!
Diğer taraftan, çok kötü gelen ticaret rakamlarına karşılaştırmalı bakınca durum düşünülenden iyi görünüyor. Çünkü diğer ihracatçı Asya ülkelerinden gelen haberler ciddi anlamda kötü: Örneğin Tayvan’ın ihracatı Aralık’ta %42 düşerken, Güney Kore’nin %17, Japonya’nın ihracatı ise tam %35 düştü. Diğer Asya ülkelerinin hepsi de ÇİN’den daha kötü performans gösteriyor. Dolayısıyla rakip ihracatçılara göre ÇİN göreceli anlamda daha az ihracat kaybına uğruyor.
Bu göreceli avantaj dış ticaret fazlası rakamlarında kendini gösteriyor. ÇİN’in dış ticaret rakamları Kasım’da %40,1 milyar $ ile rekor kırdı. Aralık ve Ocak rakamları ise rekorun hemen gerisinde sırasıyla 39,0 ve 39,1 milyar $ olarak gerçekleşti.
Geçen senenin ilk yarısında ortalama aylık dış ticaret fazlasının 16,7 milyar $ olduğu göz önüne alınırsa, 39 milyar $ civarındaki dış ticaret fazlaları akıllara durgunluk verecek boyutta görünüyor. … devamını okuyun!
Yükseliş ve Çöküş : Dünya Deniz Taşımacılığı
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 27 December 2008
Dünya ticaretinin en kilit unsurlarından biri deniz taşımacılığı…
Deniz taşımacılığı 5 senelik olağanüstü bir büyüme döneminin ardından zirveye çıktı; şimdi ise hızla çöküyor …
Finans krizi ve ekonomik durgunluk yayılıp derinleştikçe, gelişmekte olan ülkelerin krizin etkilerini emeceği (Decoupling) mitine dayalı son umutlar da tükendi. Rusya krizden en fazla zarar gören ülkelerden birisi; Hindistan ekonomisinin durumu fena; Japonya, Güney Kore, Tayvan gibi ülkelerin ihracatları aşırı düzeyde geriledi. Küresel ticaretten yeni nemalanmaya başlayan Tayland ve Vietnam gibi ülkelerin krize dayanıklılığı zaten yoktu. Kasım verilerinin açıklanmasıyla, ÇİN’de küresel krizden payını aldı. … devamını okuyun!
İhracat son 7 yıldan bu yana İlk Defa Daraldı!
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 13 December 2008
Küresel finans krizinin etkilerinin ciddiyeti Çarşamba günü açıklanan dış ticaret rakamları ile ortaya çıkmaya başladı: İhracat son 7 yıldan bu yana ilk defa geriledi!
İhraç pazarlarındaki talep daralmasına paralel olarak, Kasım’da ÇİN’in ihracatı önceki yıla oranla %2,2 azaldı.
İthalat ise 17,9 geriledi. İthalat cephesinden gelen haberler bana göre daha vahim, çünkü azalan iç talep ve devam edecek ihracat düşüşüne işaret ediyor olabilir. Burada yine kriz ile birlikte azalan petrol ve hammadde fiyatlarının ithalat maliyetlerini düşürme etkisini de atlamamak gerekir.
Dış ticaret rakamlarındaki gerileme öngörüler dahilinde olsa da …
Üstelik Güney Kore ve Tayvan’ın düşen ihracatları da düşüş beklentilerini güçlendirdi. Ancak önceki ay kaydedilen %19,2’lik ihracat artış hızı akılda tutulursa %2,2’lik bir daralma tüm öngörülerin altında gerçekleşti.
Düşüşün devam edip etmeyeceği veya nereye kadar süreceğini tahmin etmek güç görünüyor
İthalattaki azalma da 1990’larin başından bu yana görülen en büyük düşüş oldu. İthalatın dramatik düşüşü dış ticaret fazlasının üst üste 4’uncu ay rekor kırması sonuçlandı: 40 milyar $’lif Kasım diş ticaret fazlası!
Çin’in ekonomi yönetimi yeni tedbirler almakta gecikmeyecek
Para ve maliye politika araçlarını aktif şekilde kullanmaya başlayarak hamleler yapan ÇİN, enflasyonun da %2 düzeylerine gerilemesi ile daha fazla manevra alanı buluyor.
Kredi darboğazının Dünya’yı sardığı 2008 ilk yarısında yükselen enflasyonla mücadele amacıyla para bolluğunu azaltmaya yönelik daraltıcı tedbirler almak zorunda kalan ÇİN, şimdilerde para politikasını çoktan tersine cevirmiş durumda bulunuyor. Durgunluk ihtimali ile birlikte kredi darboğazını aşmak amacıyla genişletici para politikası araçlarını neredeyse serbestçe kullanabilecek. Örneğin son aylarda 4 defa faiz indirimine giden ÇİN’in yeni ve güçlü faiz indirimlerine gitmesi kesin görünüyor. Üstelik durgunluk ortamına önümüzdeki aylarda girilmesi, faizleri 0 düzeylerine dahi yaklaştırabilir.
İhracatın azalması ile birlikte akla gelen önlemlerden bir diğeri döviz kurlarının yükselmesi
2005’ten 2008 yazına kadar değerlenen ÇİN parası Rebminbi ya da Yuan, son aylarda 6.80 düzeylerinde seyretti. Geçen hafta dolar değer yitirme trendine girse de, bu hafta başından itibaren 6.87 düzeylerinde kaldı.
ÇİN’in ihracata destek amacıyla Renminbi’nin değerini düşürmesi akla yatkın gibi görünse de, krizle boğuşan Bati’nin korumacılık refleksini neredeyse kesin olarak tetikleyeceği için pek muhtemel görünmüyor.
Konu ile ilgili Kaynaklar:
* Money Morning : China Inflation Hits 22-Month Low, Slows to 2.4%
* Wall Street Journal : As Exports Fall, Asia Races Against Clock
* Forbes : 4-China Nov CPI up 2.4 pct on year earlier
* Xinhua : China CPI may ease to 1.2% in December, Merrill Lynch says
* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Yazının fikri mülkiyet hakları digital imza ve fingerprint ile korunmaktatır. Aksi hallerde her türlü hukuki yola doğrudan başvurulmaktadır.
© Dragonomi.com
Kopyalanamaz ve referans gostermeksizin alıntı yapılamaz.
Küresel Finans Krizi ve Çin -3 : Navlun ve Deniz Taşımacılığı
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 8 November 2008
ÇİN ve Batı ülkeleri arasındaki kargo rotalarının büyük çoğunluğunda navlun bedelleri büyük düşüş gösteriyor.
Deniz nakliye fiyatlarında meydana gelen ani ve büyük düşüşün 5 ana nedeni var.
Bunlardan birincisi, ÇİN’den ihraç edilen kargo hacminin son haftalarda dramatik şekilde daralmış olması: Henüz 2007 sonunda yüksek seyretmekte olan talebe bağlı olarak tavan yapan navlun fiyatları, aradan gecen kısa süre içinde yarıya indi. Bahar aylarında bile, Amerikan mortgage … devamını okuyun!
Küresel Finans Krizi ve Çin – 2
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 4 November 2008
30 yıl önce Deng Xiaoping’in “Reform ve Dışa Açılma” politikası ile kapılarını dışarıya açan ÇİN ekonomisi günümüzde küresel ekonomi ile bütünleşme katsayısını son derece yükseltti. Doğal olarak ÇİN’in küresel ekonomik ve finans dalgalarından etkilenmesi kaçınılmaz hale geldi.
2008 yılının başında % 11,4 oranındaki yıllık büyüme oranı ile aşırı ısınmanın önüne geçmeye çalışan ÇİN, buğün şiddetli düşüşü engellemek için frenleri bırakıp gaza yüklenmeye hazırlanıyor.
Çin’de son 6 senedir çift rakamlı performanslar gösteren büyüme oranları, 2008 yılında tek rakama, muhtemelen %9 civarına inecek.
Küresel finans krizi Çin’i neden etkiler?
2007 yılında ÇİN Halk Cumhuriyeti 1.21 trilyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 302 milyar dolarlık ihracat payını ABD aldı. Japonya ÇİN’den 236 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirirken, ÇİN’in ihracatında en büyük payı 345 milyar dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri alıyor. ©dragonomi.com
Bu rakamlar ÇİN’in dünya çapında krizden neden etkileneceğini hemen ilk bakışta ortaya koyuyor. %40′ı ihracata dayalı olan ÇİN ekonomisinde, 2005-2007 arasındaki büyümenin %32′si ihracat kaynaklıydı. Dolayısıyla Amerika ve Avrupa’da yaşanan finansal kriz öncelikle ÇİN’den yapılan ithalatın daralmasına neden olacak.
Diğer taraftan, ÇİN ekonomik mucizesinin arkasında bulunan ve ÇİN’i bir ihracat makinesine çeviren doğrudan sermaye yatırımları da kriz nedeniyle azalacak.
Para Politikası Gevşetiliyor …
ÇİN’de iç tüketim de yavaşlayan büyüme ve muhtemelen ihtiyatlıya dönüşecek hanehalkı harcamalarıyla finansal krizden payını alacak. Ancak iç tüketim ÇİN ekonomisinin 2008-2009 performansları açısından birincil öneme sahip. Çünkü 2008 sonunda 4 trilyon dolara yaklaşacak ÇİN ekonomisinde Çinlilerin gelir hacmi ihracat kaybını ikame edecek kapasiteye ulaştı. ÇİN hükümeti de tüketimi canlandıracak tedbirler almaya hazırlanıyor.
2008 yılı başında yükselen enflasyon oranları, aşırı ısınma belirtileri ile birleşince ÇİN hükümeti sıkı para politikası uygulamasına geçti. ÇİN öncelikle para birimi Yuan’i Amerikan doları karşısında değerlenme sürecine bıraktı. Faiz artırımları birbirini izledi. Bankaların merkez bankasında tutmak zorunda olduğu zorunlu rezerv oranları arttırıldı. Kredilerin de kısılmasıyla uygulanan para politikası fazlasıyla etkili oldu.©dragonomi.com
Küresel finans krizi henüz tümüyle ortaya çıkmadan, iç ekonomik gerekliliklerle uygulanan daraltıcı para politikaları ile zaten ekonomi yavaşlamaya başlamıştı. Nitekim 2008 Temmuz ayından itibaren ÇİN hükümeti sıkı para politikasını terk etmeye başladı. Diğer yandan, dolar karsısında 6,7′ler seviyesine kadar değerlenen ÇİN para birimi Yuan (ya da Rebminbi) , son iki aydır 6,8 ler düzeyinde seyrediyor. Hızla düşen ve düşmeye devam edebilecek ihracat rakamları, yakin gelecekte renminbi’nin ters yönlü hareketine zemin hazırlayabilir. Dolayısıyla Dolar karşısında Renbinmi’nin tekrar 7′ler düzeyine çekilmesi sürpriz olmayacaktır.
Hedef : Ekonomik büyümeyi canlı tutmak …
Yılın ilk 8 ayında açıklanan resmi ekonomik değerlendirmelerde bir numaralı hedef olarak “enflasyon ile mücadele” gösterilmekteydi. Azalan enflasyon oranlarını takiben, enflasyon ile mücadele yerini “büyümeye desteğe” bıraktı! ©dragonomi.com
Bugün ÇİN’in bir numaralı gündem maddesi, hiç şüphesiz küresel krizden korunarak ekonomik büyümeyi canlı tutabilmek.
Amerikan finans krizinin Avrupa’yı da vurmasının ardından, ÇİN’de tehlike canları Eylül büyüme rakamlarının açıklanması ile calmaya başladı.
20 Ekim’de açıklanan büyüme verilerine göre ÇİN ekonomisi yılın 3. çeyreğinde %9 yıllık büyüme gösterdi. Bir önceki çeyrekte kaydedilen %11,1′lik performansı göz önüne alındığında, ani düşüşün büyüklüğü ortaya çıkıyor. Evvelki dönem projeksiyonlarında yavaşlama öngörüldü. Ancak ekonomistler %10 düzeyinde daha yumuşak bir düşüş beklentisi içindeydi. Büyüme rakamları ile beraber ÇİN ekonomisinin Batı ile uyum katsayısının da tahmin edilenin üstünde olduğu ortaya cıktı.
Piyasada Durum …
Sadece Eylül ayında oyuncak fabrikası Mart Union ve çelik üreticisi FerroChina gibi büyük şirketler basta olmak üzere yüzlerce şirket iflas etti.
2008 başına kadar ÇİN’in güneyinde işgücü arzı noksanlığı mevcuttu. Örneğin ayakkabı fabrikaları, bot gibi yoğun işgücü gerektiren ürün taleplerini geçiştirmektelerdi. Şimdilerde ise işgücü arz/talep dengesi tersine döndü. Azalan talep ve kapanan fabrikalar yüzünden işgücü fazlalığı ortaya cıkıyor.
Çinli üreticilerin satış ajandasında önemli bir yeri bulunan Kanton Fuarı tamamlandı. Tarihi Kanton Fuarı, Dünya’nın her kösesinden alıcılara evsahipli yapar. Normalde Guangzhou’da Fuar dönemleri otel fiyatları en azından ikiye katlanır ve oda sıkıntısı yaşanır. Ancak her ne kadar bu sene de fiyatlar artsa da, fuardan sırasında doluluk oranı geçmiş dönemlerin çok gerisinde oldu. ©dragonomi.com
İlk etabına katıldığımız fuar öncekilere göre çok daha az ziyaretçi çekmiş. Hemen dikkati çeken diğer konu Avrupalıların ve Amerikanların son derece az oluşuydu.
Diğer yandan, her ne kadar eylül ayı tüketici harcamaları artış gösterse de (%23); otomobil, giyim, uçuş ve konut fiyatları düşüyor.
Ekonomik performansın pratik ölçütlerinden biri olan çelik üretim düzeyi de ayni şekilde geriliyor. Büyük çelik üreticileri şiddetle gerileyen talep karsında fiyatlarda indirime gidiyorlar.
Ekonomik performansı etkilemiş bulunan bir başka etken Beijing 2008 Olimpiyatları oldu. ÇİN hükümeti hava kirliliğini engelleme ve güvenliği arttırma önlemleri çerçevesinde Beijing ve çevresinde pek çok fabrikayı kapattı ve lojistik faaliyetlerine kısıtlamalar uyguladı. Kısıtlamalar nedeniyle, çalıştığımız fabrikalardan biri de faaliyeti duran bir demir-çelik fabrikasından hammadde temin edemediği için planlanan teslim zamanını geciktirmek zorunda kaldı.
Sosyalist Serbest Piyasa Ekonomisinde Devlet …
ÇİN ekonomisinin sert şekilde yavaşlamasını sadece finansal krize bağlayamayız. Özellikle geçen yıldan bu yana Dragonomi’de yayınladığım yazılarda, aşırı ısınma ve yükselen enflasyonla mücadele amacıyla hükümetin uyguladığı politikaları anlatmaya çalıştım. Bu çerçevede uygulanan sıkı para politikasının sonuçları da ekonomik performansın girdileri olarak görülmelidir. Örneğin hükümetin kredileri kısması, ÇİN parası Renminbi’nin değerlenmesi gibi etkenler özellikle ihracat yapan fabrikaları zora soktu.
ÇİN’in finansal pozisyonu mükemmel olmaktan uzak: Geri dönmeyen krediler artıyor, bazı yerel bankaların sorunları var… Fakat ÇİN hükümeti neredeyse tüm para ve maliye politikası silahlarını elinde bulunduruyor. Diğer taraftan enflasyon düşüyor, büyük ulusal bankaların likidite pozisyonu yüksek, hükümetin mali durumu sağlam … ©dragonomi.com
ÇİN’de sosyalist bir piyasa ekonomisinin doğası icabı hükümet ekonominin içinde aktif bir oyuncu olarak rol alıyor ve ÇİN hükümetinin bu anlamda son derece geniş manevra alanı bulunuyor. Hükümet şimdiden bazı ihraç ürünlerinde vergi iadelerini arttırdı, 2003′ten bu yana ilk defa faiz indirimine gitti, ÇİN parası Yuan’in dolara karşı değerlenme sureci durdurdu, kredileri gevşetti…
Kasım ayında açıklanması beklenen kapsamlı ekonomik önlemler paketi bu anlamda büyük önem taşıyor.
Potansiyel ekonomik tedbirler birkaçı şöyle olabilir,
• Gecen yıl indirilen ya da kaldırılan ihracat vergi iadeleri yeniden efektifleştirilebilir,
• Mülk satışlarından alınan işlem harçları kaldırılabilir,
• Özellikle altyapı ve cevre projeleri konularında kamu harcamaları arttırılabilir …
GÜNCELLEME 1: , Çin 586 milyar dolar tutarında dev bir ekonomik destek paketini onayladı* 10 Kasım 2008
Her türlü hakkı mahfuzdur © Dragonomi.com
* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Tasdix ile digital olarak imzalanan ve digital fingerprint ile takip edilen yazı hiçbir surette kopyalanamaz ve link vermek suretiyle referans göstermeksizin alıntı yapılamaz. Aksi hallerde fikri mülkiyet kanunu uyarınca her türlü hukuki yola dogrudan başvurulacaktır.
< –>
Çin’de Ekonomik Göstergeler – Eylül 2008
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 29 October 2008
GDP
ÇİN ekonomisi 3. çeyrekte hız kesmeye devam ederek önceki yıla göre %9 büyüdü. Yılın 2. çeyreğinde % 10,1 büyüyen ekonomi, 2002 yılından bu yana en düşük performansını gösterdi.
Endüstriyel Üretim
Zayıflayan talep ve artan girdi fiyatları endüstriyel üretim ve karları tırpanlıyor.
Eylül ayında endüstriyel üretim %11,4 genişledi. Ağustos ayında %12,5 gerçekleşmiş olan endüstriyel üretim de 2002′den bu yana en düşük düzeye geriledi.
Endüstriyel üretim karları ise yılın ilk 8 aylık diliminde %30 geriledi. Burada enerji üreticileri ve petrol rafinerilerine bir parantez açmak gerekir. Çünkü artan uluslararası girdi maliyetleri ve iç piyasada hükümetin fiyat kontrolleri arasına sıkışan bu şirketlerin zararları çıkarıldığında endüstriyel karlılık oranı yükselir. Fakat yine de endüstriyel karlılıkta önemli bir düşüş var.copyrightDragonomi
İhracat
İhracatın büyüme hızı yılın ilk 3 çeyreğinde %22,3′e geriledi. 2007 yılı aynı döneminde ihracat büyüme hızı %27,1 düzeyindeydi. İhracat büyüme hızını etkileyen başlıca unsurlar olarak önceki aya kadar uygulanan daraltıcı para politikası, dolar kuru, artan hammadde ve isçilik maliyetleri gösterilebilir.
İthalat
İhracatta yavaşlamaya karşın Çin’de ithalat artış hızı önceki döneme göre %9,9 yükselerek ilk 3 çeyrekte %29 olarak gerçekleşti. Artan hammadde fiyatları, istikrarlı iç talep ve yuan/dolar kuru ÇİN’de ithalat artışındaki önemli nedenler.
Sabit Sermaye Yatırımları
Yılın ilk 3 çeyreğinde sabit sermaye yatırımları %1,3 artarak %27′ye tırmandı.copyrightDragonomi
Bu yüksek sabit sermaye yatırım düzeyi karsısında ÇİN hükümeti altyapı yatırımı harcamalarını arttırmakta tereddüt gösterebilir. Özel sektör kaynaklı sabit sermaye yatırımları artarken, devletin de yatırımlarını arttırması zaten yükselmekte olan hammadde ve enerji fiyatları üzerinde bir baskı oluşturabilir.
Tüketim
Küresel kriz Dünya’nın bir numaralı gündem maddesi iken, ÇİN’de iç tüketim rakamları yılın ilk 3 çeyreğinde oldukça umut verici çıktı. Perakende harcamaları önceki yıla göre %6,1 artarak, %22 düzeyine geldi. Eylül ayı temel alındığında ise perakende harcamaları %23,2 arttı. Enflasyon rakamlarının gerilediğini göz önüne alırsak, rakamlar önceki aylara göre daha değerli hale geliyor. Perakende rakamlar olimpiyat sonrası ilk değerlendirmeler için de önemliydi. Yüksek çıkan perakende rakamları olimpiyat sonrası harcamaların düşmediğini gösteriyor.
Tüketici Fiyatları Enflasyonu
Şubat ayında %8,7 ile zirveye çıkan tüketici fiyatları enflasyonu düşmeye devam ediyor. Ağustos ayında %4,9′a gerileyen enflasyon, Eylül’de de yavaşlamaya devam ederek %4,6 olarak gerçekleşti.
Üretici Fiyatları Enflasyonu
Üretici fiyatları enflasyonu ise Ağustos’ta %9,1 olarak gerçekleşti. Oldukça yüksek görünen üretici fiyatları enflasyonu tüketici fiyatları üzerinde potansiyel bir baskı oluşturuyor. Ancak %10,1 olan Ağustos enflasyonu göz önüne alırsak, üretici fiyat endeksinin yavaşlamaya başladığını söylenebilir.
Makro Ekonomik Politika
Büyümeye destek ÇİN Hükümetinin en büyük önceliği durumuna geldi. 2007 yılında %12,1 olarak gerçeklesen büyüme rakamlarının yarattığı aşırı ısınma kaygıları, yerini büyümede ani düşüş riskine bırakmış bulunuyor. Ekonomiyi soğutma amacıyla uygulanan para ve kur politikaları Ağustos ayından itibaren terk edildi. Ekonomik büyümeye destek tedbirleri Kasım ayındaki Komünist parti toplantısında görüşülecek. Çıkması muhtemel tedbirlerden bazıları şöyle olabilir:copyrightDragonomi
- Sağlık sigortası sisteminin genişletilmesi ve kırsal kesime yayılması.
- Düşük maliyetli ev sahipliği projeleri
- Fakirlere destek önlemleri ile gıda fiyatları kontrolünün bırakılması
- Orta gelir sınıfına yönelik vergi indirimleri ile iç tüketim düzeyinin arttırılması.copyrightDragonomi
Hükümet Kasım ayında alacağı kararlarla gayri safi yurtiçi hâsılayı rahatlıkla (GDP) %1,5 – 2 arttırabilir. Bu sayede Çin küresel durgunluğun yaşanacağı 2009 yılında %9′un üstünde bir büyüme performansı gerçekleştirebilir.
* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Her türlü hukuki hakkı saklıdır. Hiçbir surette kopyalanamaz ve referans göstermeksizin alıntı yapılamaz. Aksi takdirde fikri mülkiyet kanunu uyarınca her türlü hukuki yola dogrudan başvurulacaktır.
Dragonomi.com
İhraç için gidip ithalatçı oluyorlar (HABERTÜRK)
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 15 October 2008
Beijing’de (Pekin) gerçekleşen Makine ve Takim Tezgahları Fuarı’nı gezerken verdiğim röportaj pek çok yerde yayınlanmış. Habertürk‘te çıkan haliyle ilgili haber:
” …
Fuarı gezen ve 15 yıldır Çin’den makine ihracatı yapan Ming Dynasty (HK) Limited’in Genel Müdür Yardımcısı Sadi Kaymaz, Türkiye’nin düşük maliyetli makine üretimi yapamadığı sürece Çin ile rekabet edemeyeceğini savundu. Kaymaz, yüksek teknoloji ürünü makineler olmadığı sürece Türk markalarının şu an itibariyle Çin’e satılmasının imkânsız olduğunu vurguladı. Fuarda Çin’e makine satmak için gelen Türk işadamlarının, ucuz maliyet karşısında dönüşte ürün alarak Türkiye’ye geri döndüklerini anlatan Kaymaz, bu durumun diğer sektörlerde de yaşandığını belirtti.
Türk işadamı, Çin’deki makine üretimin çoğunluğunu yabancı şirketlerin ve fabrikaların yaptığına işaret etti. Dünyada bu sektörde önde gelen Japonya, Güney Kore, Almanya ve Tayvan’ın, üretimlerini Çin’e taşıdığını anlatan Kaymaz, dünyaca ünlü makinelerin Çin’de üretildiğine dikkat çekti. Kaymaz ayrıca Çin’deki yerli ve yabancı üretim arasındaki farkın Ar-Ge faaliyetlerinde, kalite kontrol anlayışında ve yönetim modellerinde doğal olarak yabancıların bulunması olduğunu kaydetti.“ÇİN’DEKİ MAKİNELERİN FARKI MALİYET UCUZLUĞUNDA”
Çin’deki makinelerle Batı’dakiler arasındaki farkın kalite değil, maliyet konusunda olduğunu vurgulayan Kaymaz, Çin’in kalite konusuyla ilgili olarak da şunları söyledi: “Üretim aşaması ve hammadde yönünden Çin makinelerindi bir sorun yok. Sorun Çin’de üretim aşamasından sonraki kalite kontrol, boyama, paketleme, yükleme gibi aşamalarda yaşanabiliyor”
Kaymaz, Türk işadamlarının makinede Çin’i tercih etmesinin nedenini de ucuz işgücü, düşük maliyet ve dev bir yan sanayi bulunması olarak özetledi.
…”
İhraç için gidip ithalatçı oluyorlar
Ucuz iş gücü ve maliyetlerden dolayı dünyanın üretim merkezi haline gelen Çin’e mal satmaya gelen Türk ihracatçıları, ithalatçı olarak geri dönüyor.
Kendi sektöründe dünyadaki pazarı gördükten sonra Çin’e gelen bir çok ihracatçı, bu ülkedeki ucuz iş gücü, düşük maliyet ve yatırım alanındaki büyük kolaylıklar karşısında fikir değiştirerek, ya Çin’e fabrika kurmak ya da Çin’den mal alarak ithalat yapmak yönünde karar veriyor. Ülkeye gelen birçok Türk işadamı buna mecbur kaldıklarını söylüyor. Bu durum özellikle Çin’de fuarları gezen Türk işadamlarında sıklıkla görülüyor. Bu fuarlardan biri de başkent Pekin’deki makina ve makina elemanları fuarı CIMES 2008.
Dünyanın büyük bölümünün makina ihtiyacını karşılayan Çin’deki bu fuarda, Çin’e makina satmaya gelen Türk işadamları da vardı. Ancak Çin’deki düşük maliyetleri gören bazı Türk işadamları, makina satmak yerine makina almayı tercih etti.
“ÇİN’E MAKİNE SATMAK İMKÂNSIZ, ALMAK TÜRKİYE’NİN YARARINA”
Fuarı gezen ve 15 yıldır Çin’den makine ihracatı yapan Ming Dynasty (HK) Limited’in Genel Müdür Yardımcısı Sadi Kaymaz, Türkiye’nin düşük maliyetli makine üretimi yapamadığı sürece Çin ile rekabet edemeyeceğini savundu. Kaymaz, yüksek teknoloji ürünü makineler olmadığı sürece Türk markalarının şu an itibariyle Çin’e satılmasının imkânsız olduğunu vurguladı. Fuarda Çin’e makine satmak için gelen Türk işadamlarının, ucuz maliyet karşısında dönüşte ürün alarak Türkiye’ye geri döndüklerini anlatan Kaymaz, bu durumun diğer sektörlerde de yaşandığını belirtti.
Türk işadamı, Çin’deki makine üretimin çoğunluğunu yabancı şirketlerin ve fabrikaların yaptığına işaret etti. Dünyada bu sektörde önde gelen Japonya, Güney Kore, Almanya ve Tayvan’ın, üretimlerini Çin’e taşıdığını anlatan Kaymaz, dünyaca ünlü makinelerin Çin’de üretildiğine dikkat çekti. Kaymaz ayrıca Çin’deki yerli ve yabancı üretim arasındaki farkın Ar-Ge faaliyetlerinde, kalite kontrol anlayışında ve yönetim modellerinde doğal olarak yabancıların bulunması olduğunu kaydetti.
“ÇİN’DEKİ MAKİNELERİN FARKI MALİYET UCUZLUĞUNDA”
Çin’deki makinelerle Batı’dakiler arasındaki farkın kalite değil, maliyet konusunda olduğunu vurgulayan Kaymaz, Çin’in kalite konusuyla ilgili olarak da şunları söyledi: “Üretim aşaması ve hammadde yönünden Çin makinelerindi bir sorun yok. Sorun Çin’de üretim aşamasından sonraki kalite kontrol, boyama, paketleme, yükleme gibi aşamalarda yaşanabiliyor”
Kaymaz, Türk işadamlarının makinede Çin’i tercih etmesinin nedenini de ucuz işgücü, düşük maliyet ve dev bir yan sanayi bulunması olarak özetledi. Beş yıldır Çin’den makine ithalatı yaptığını söyleyen Hüdaş Takım Tezgâhları Ltd.’in Müdürü Nedim Daş ise Çin’den ürün almanın Türkiye’ye bir zararının olmadığını düşündüğünü belirtti.
Aldıkları parçaların Türkiye’de ve Avrupa’da üretilmediğine değinen Daş, bu ürünlerin Türkiye’nin ekonomisi ve sanayisine katkısı olduğunu ifade etti. Daş, Çin’den aldıklarıyla Türkiye’nin Avrupa ile rekabete yardımcı olacağını ve Türkiye’nin Avrupa’nın sanayi sitesi olmasına katkıda bulanacağını düşündüğünü ifade etti.
Çin’den mal alımının bazı sektörleri olumsuz etkilediği gerçeğini kabul eden Daş, “Ancak makine alımı bunun tam aksine. Buradan alınanlar Türkiye’yi hızlı bir şekilde ucuz ve ekonomik olarak sanayileştirmeye götürecektir” şeklinde konuştu. Daş, aynı kalite ve fiyattaki makinelerde Çin’in diğer ülkelere göre tartışılmaz bir üstünlüğü olduğunu iddia etti.
ÇİN’İN MAKİNE TİCARETİ 400 MİLYAR DOLARA DAYANDI
Çin makine sanayi son 5 yıldır yıllık yüzde 20 civarında büyüme gösteriyor. 2007′de yüzde 40.74 artışla 182 milyar dolarlık makine ihracatı yapan Çin, yıllık ortalama yüzde 10 büyüyen ekonomisindeki ihtiyaca göre yine yüzde 20.07 artışla 157 milyar dolarlık da ithalat gerçekleştirdi.
Çinli büyük üreticiler 2007′nin ilk 11 ayında 53,7 milyar dolarlık net kar açıklamıştı. Yaklaşık 400 milyar dolarlık makine dış ticaretine sahip Çin, dünyada bu alanda üretimin yüzde 57′sini yapıyor. 2001′de makine üretim araçlarının yüzde 71′ini iç piyasadan karşılayan Çin, şu an bunu yüzde 82′ye çıkarmış durumda.
Öte yandan Çin’deki makinE ihracatından oluşan 25 milyarlık dolarlık ticaret fazlası, bu ülkenin toplam ticaret fazlası içinde yüzde 10′u oluşturuyor.
Haberturk’ten alıntıdır.
Çin Ekonomisi’nde KOBİ’ler Kredi ve Sermaye Darboğazında!
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 22 August 2008
Çin ekonomisinin dışa açılması ve güçlenmesi ile palazlanan Küçük ve Orta Ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) son dönemde finansal zorluklar yasıyor.
Çin’de 42 milyon KOBİ buluyor, KOBİ’ler tüm şirketlerin %99′una tekabül ediyor.
Çin’de KOBİ’lerin %30′u sermaye darboğazına girmiş durumda,
Çin’de 2008 ilk yarısında 67 bin isletme iflas etmiş ya da kapanmıştır.
Kapanan ya da iflas eden isletmelerin 10.000′i tekstil alanında faaliyet göstermekteydi. Özellikle Guandong bölgesinde yoğunlaşan iflaslar neticesinde, Çin hükümeti tekstil ve giyim ihracatçılarının aldıkları vergi iade oranlarını %2 arttırmış ve %13′e çıkarmıştır.
KOBİ’ler Çin Gayri Safi Milli Hasılasının (GSMH-GDP) %58′ini gerçekleştirir.
Çin’de KOBI’ler vergilerin %50′sini ödüyor.
KOBİ’lerin en büyük sıkıntılarından birisi daraltıcı para politikaları neticesinde krediye erişimin güçleşmesi olmuştur.
2008 ilk çeyreğindeki 2.2 trilyon Yuan tutarındaki kredi pastasından KOBİ’ler ancak %15 pay alabilmişlerdir!
Çin’den ithalat yapan şirketlerin özellikle bu dönemde partnerlerinin finansal durumuna dikkat göstermeleri gerekir.
Konu ile ilgili daha fazla okumak için:
• China devotes more efforts to promote SMEs
• SMEs Vital for Sustained Growth of China’s Economy
• China allocates $512m to support small enterprises
* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Hiçbir şekilde kopyalanamaz ve alıntı yapmaksızın kullanılamaz. / Dragonomi.com








