Çin malı oto satışları yüzde 40 arttı

Yazan :Haber ·  ·   9 May 2010

Çin Otomobil ve Teknoloji Merkezi (CATRC), ülkede Nisan ayında 1 milyon 390 bin yerli üretim araç satıldığını bildirdi. Merkezin raporuna göre, yerli üretim araç satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 40 artış gösterdi. Çin’de üretim yapan otomotiv firmalarının üretimleri ise, geçen ay aylık bazda yüzde 9,82 gerileyerek 1 milyon 520 adede indi. Buna karşılık, araç üretiminde yıllık bazda yüzde 35,18 artış kaydedildi.

CATRC Direktörü Zhao Hang, otomotiv endüstrisinin hızla büyümeye devam edeceğini vurgulayarak, “Mayıs satışlarının olumlu geleceğini bekliyoruz. Tüketicilerin oto alım iştahı, indirim kampanyaları ve otomobil fuarının etkisiyle kabardı.” dedi.

Çin dış açık verdi, peki yuan…

Yazan :Blog ·  ·   13 April 2010

Güçlü yuan yönündeki dış baskıların tavan yaptığı dönemde ortaya çıkan dış ticaret açığı, Çin’de sabit döviz kuru taraftarlarının elini güçlendirdi.

Döviz kuru politikaları dolayısıyla aşırı dış fazla vermekle suçlanan Çin, 70 ay sonra ilk kez dış açık açıkladı. Çin Gümrük İdaresi (GAC) verilerine göre, geçen ay 112 milyar dolar tutarında ihracat gerçekleşti. Keskin artış gösteren ithalat tutarı ise 119 milyar dolara çıktı. Çin’in ihracatında %24 artış kaydedilmesine rağmen, ithalattaki %66 artış dış açığa yol açtı.

Dış ticaret açığını değerlendirirken, öncelikle dengesizliğin dış ticarette iki yönlü genişlemeye dayandığını belirtmek gerekir. Çünkü, ihracattaki genişlemeye karşın, ithalatta ihracatı aşan bir artış meydana geldi.

İthalat, iç yatırımlardaki artıştan kaynaklanan reel talebe bağlı olarak genişlemekle birlikte, küresel hammadde fiyatları artışından da doğrudan etkilendi.

Sadece petrol ve demir cevheri  fiyatlarının yükselmesinden kaynaklanan ithalat tutarı artışı %12′i aştı. Reel talep tarafına baktığımızda, Çin’in geçen ay gerçekleştirdiği otomobil ithalatı %240′tan fazla arttı. Otomobil ithalatının tutarı 3 milyar doları aştı.

İhracat tarafına baktığımızda, ilk olarak mevsimsel etkenler dikkat çekiyor. Geçmişte de, Çin Yeni Yılı’nın etkisi işçilerin tatil süreci ile sınırlı kalmıyor. Tatile çıkan işçiler, aynı zamanda işgücü piyasasında hareket dönemini başlatıyor. Kimi çalıştığı fabrikayı, kimi yaptığı işi, kimisi yaşadığı şehri değiştiriyor. Dolayısıyla, Şubat-Mart aylarında tarihsel olarak özellikle emek yoğun endüstrilerde ihracat eğrisi alçalıyor. Yeni yıl etkisi diyebileceğimiz faktör, bu yıl yeni bir fenomen ile şiddetlendi.

Yeni jenerasyon işçiler

Başka bir yazıda daha geniş yazacağım fenomen, Çinlilerin 80/90 kuşağı işçiler dediği, tamamıyla yepyeni bir işçi jenerasyonun ağırlık kazanmasından kaynaklanıyor. Fenomen, son dönemde  Çin’deki iş ve ekonomi dergilerinin kapak ya da odak konuları arasında sıkça boy gösteriyor.

Yeni işçilerin dünyaya gözlerini açtıkları ülke ile alın terleriyle Çin’in kendi endüstri devrimi gerçekleştirmesini sağlayan anne ve babaları arasında en hafif deyişle, “uçurum” bulunuyor. Kısaca geçmek gerekirse, yeni jenerasyon kendisi için yaşıyor, tüketmek, şehirli olmak, yükselmek ya da köşeyi dönmek istiyor… En önemlisi ise,  anne ve babalarının en büyük özellikleri olan, Çince’de ·chiku· dedikleri, Türkçe’ye “her türlü zorluğa göğüs germek” olarak çevrilebilecek karakteristikten yoksun olmaları!

İşte bu yeni jenerasyon işçiler, işgücü piyasasını bu yıl alt üst etti.

Emek yoğun imalat sanayilerinden giyim ihracatı %20′ye yakın düştü. Çanta ihracatında daralma %16.7, ayakkabı ihracatında %6.5 oldu. Oyun makineleri ihracatında ise düşüş yüzde 50′ye yaklaştı.

Bu 4 kalemin dış ticaret açığındaki payı ise tam %29.4!

Ticaret Bakanlığı

Dolara sabitlenen yuanın değeri konusunda, özellikle ABD’nin uyguladığı baskıların zirveye çıktığı bir dönemde ortaya çıkan dış ticaret açığı, döviz kurunun gevşetilmesine şiddetle karşı çıkan Ticaret Bakanlığı’nın (MOFCOM) elini güçlendirdiği şeklinde yorumlanıyor.

MOFCOM Sözcüsü Yao Jian, “Dış ticaret bilançosundaki iyileşme yuan için istikrar ortamı yarattı” diye konuşarak, döviz kuru konusunda süregelen tutumunu devam ettireceklerinin sinyalini verdi.

Çin Merkez Bankası yetkililerinden güçlü yuan yönünde gelen sinyaller ise basında yer buluyor. Döviz kuru politikalarında önemli ölçüde söz sahibi olan Para Politikası Kurulu’nda ise yuanın değerlenmesine sıcak bakan üyelerin sayısı ağır basıyor.

Ülkenin en güçlü kurumlarından biri olarak bilinen Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu’nun (NDRC) geçen hafta ihracatçıları döviz kuru dalgalanmalarına karşı uyarması ise, yuanın değerinde bir artış gerçekleşebileceği yorumlarına yol açmıştı. Buna karşın, NDRC’nin uyarısı, zaman zaman yapılan olağan uyarılardan biri olarak da algılanabilir.  Örneğin, ticaret bakanlığının önceki ay yaptırdığı stres testleri de buna benzer yorumlanmıştı. Oysa, Ticaret Bakanlığı geçen 30 yılda faklı çaplarda 240 stres testi gerçekleştirmişti.

Mart ayı dış ticaretine ilişkin Gümrük İdaresi raporunda da, ithalatın artırılması çabalarına vurgu yapılarak, “Küresel ekonominin zayıfladığı bir dönemde Çin’in ithalatı güçlendirme çabalarının etkisiyle gerçekleşen hızlı ithalat artışı, dış açığın ana kaynağını oluşturdu” denildi.

Çin’de pek çok ekonomist, orta ve uzun vadede yuanın değerlenmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtse de, döviz kuru politikasının son dönemde Amerikan kongresi tarafından iç politika malzemesi olarak kullanıldığını savunuyor. Çinli analistler, yuanın değerinde keskin artışa gidilmesinin olanaksız olduğunu, sınırlı değerlenmenin ise ABD’nin dertlerine deva olmayacağını iddia ediyor.

Gümrük Birliği ASEAN’a yaradı

Çin’in yılın ilk çeyreğindeki toplam dış ticaret fazlası ise, geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 76 azalarak 14,5 milyar dolara indi.

GAC verilerine göre, Çin’in ABD’ye karşı verdiği ticaret fazlası yüzde 3,5 azalırken, Avrupa Birliği’ne karşı verilen dış fazla yüzde 13,1 azaldı. Buna karşın, Japonya’ya karşı verilen dış fazla 3 kattan fazla arttı.

Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ise, yılbaşında yürürlüğe giren serbest ticaret anlaşmasının sayesinde Çin’e gerçekleştirdiği ithalatta patlama yaşadı. Çin’in ASEAN’a karşı verdiği dış ticaret açığı geçen ay önceki yıla göre 10 kat artarak 2,7 milyar dolara fırladı.

Geithner Sessiz

Geçen hafta Çin’in uluslararası finans konularından sorumlu Başbakan Yardımcısı Wang Qishan ile sürpriz şekilde görüşme gerçekleştiren Geithner ise konuya ilişkin düşük profilini koruyor.

Geçen hafta başında, Çin’in para manipülatörü olup olmadığı konusundaki Hazine Bakanlığı raporunu ertelediğini açıklayan Geithner’ın sessizliği , Çinli liderlere daha fazla manevra alanı vermeyi amaçladığı şeklinde yorumlanıyor.

Çin’de ağırlığı giderek artan kamuoyu tepkisi, özellikle liderlerin ABD’nin taleplerine boyun eğdiği algısına karşı en üst düzeye çıkıyor.

Son olarak, ticaret açığının kalıcı olmadığını savunanların yanında, bir süre daha devam edeceğini iddia edenler de var. Küresel hammadde fiyatlarında ve reel talepte bir artışın devam edeceğini göz önüne alırsak, ithalat tutarlarında artış eğiliminin süreceği  açık.

Buna karşın, konunun ihracat tarafı halen muğlak. Herşeyden önce, küresel talepteki toparlanmanın reel ya da kalıcı olup olmadığı henüz anlaşılmış değil. Öte yandan, Çin’de üretim maliyetleri giderek artıyor. Düşük kar marjı ile çalışan emek yoğun endüstrilerin ihracat kayıpları yaşaması olağan olur.

Dolayısıyla, her ne kadar yuanın gevşetileceği beklentileri yüksek olsa da, dış  ticarette denge ya da açık eğiliminin sürdürülebilir olacağı öngörüsü, Çin’in döviz kurunda hareket etmemesine ya da geç hareket etmesine, veya baskıları azaltmak amacıyla cüz’i bir değerlenmeye gitmesine neden olabilir. %5′in üstünde bir artışın, neredeyse olanaksız olduğu, küçük gevşemelerin ise sıcak para seli yaratabileceği göz önüne alınırsa, denklem iyice karmaşıklaşıyor.

NOT: Dış dünyada faiz artışı beklentileri “bugün, yarın geliyor” diyecek kadar güçlü. Oysa, Çin’de faiz artımının gerekliliği konusunda bile tartışmalar bulunuyor. Kamuoyu anketlerinde, 3 ay içinde faiz artışı bekleyenlerin oranı yüzde 30 dolaylarında. Bu sene hiç artış olmayacağına inanların oranının da %20′ye yakın olduğunu vurgulamadan geçmemek gerekir.  Konunun en kilit ismi, Merkez Bankası Başkanı Zhou Xiaochuan’ın kendisini Asya’nın Davos’u olarak nitelenebilecek Boao Forumu’nda sıkıştıran bir gazeteciye, “2′inci çeyrekte faiz artışının gerekli olduğunu kim söyledi!” demesine de parantez açmalı. Neticede, Merkez Bankası’nın enflasyon beklentilerinin oldukça “iyimser olduğunu” düşünürsek ,  yazıyı “Cateris Paribus” ekleyerek kapatmalı…

Sadi Kaymaz

Page copy protected against web site content infringement by Copyscape

* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Kopyalanamaz ve referans gostermeksizin alıntı yapılamaz.Yazının fikri mülkiyet hakları digital imza ve fingerprint ile korunmaktadır. Aksi hallerde  her türlü hukuki yola doğrudan başvurulmaktadır.

Çin’de üretim artıyor

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   2 September 2009

Çin’de üretim artıyor
Sadi Kaymaz tarafından yazılan yazı
Milliyet’te yayınlanmıştır.

ÇİN’in dev imalat sanayisi borsa ve finans piyasasındaki çalkantıya rağmen toparlanmayı sürdürüyor. Çin’de iki farklı kuruluş tarafından takip edilen üretim endeksleri, son 16 ayın en tepesine çıktı

Satın Alma Yöneticileri Endeksi olarak adlandırılan göstergelerden ilki İngiliz araştırma şirketi Markit tarafından oluşturuluyor ve HSBC tarafından yayınlanıyor. Markit’in piyasa anketine göre Çin’de Ağustos üretim endeksi 55,1 puana fırladı. Temmuz ayı endeksi 52.8 puanı göstermekteydi. Çıktı ve yeni sipariş kalemlerindeki belirgin yükseliş endeksi yukarı taşıdı.

Çin Satın Alma ve Lojistik Federasyonu (CFLP) tarafından tutulan ikinci endeks de artan üretime işaret etti. CFLP endeksi Ağustos’ta 54.0 puana çıktı. Temmuz ayı araştırma sonuçları ise 53.3 puandı.

Çin’de iki ayrı kuruluş tarafından ölçülen üretim endekslerinde 50 puanın üstündeki sonuçlar üretimde büyümeye işaret ediyor. 50 puanın altı ise üretimde daralmayı gösteriyor. Finans krizinin vurduğu 2008’in sonlarında, Çin’de üretim endeksi 37 puan seviyelerine kadar gerilemişti.

Çin Finansal Kriz Notları: 2

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   19 March 2009

Küresel finans krizi 2008 sonbaharından itibaren etkisini şiddetle göstermeye başladı. Eylül 2008’den beri kredi riskleri azaltma ve likiditeyi arttırma çabalarına rağmen, Dünya finans piyasası giderek kötüleşiyor. Neredeyse tüm Dünyada kredilerin tıkanması tüketim, üretim ve ticareti yaralıyor.

Diğer taraftan küresel krizin coğrafi etkileri neredeyse Dünya’nın her bölgesinde yoğunlukla hissediliyor. 2008’in son çeyreğinde … devamını okuyun!

Çin Finansal Kriz Notları: 1

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   19 March 2009

ÇİN’in finans sistemi küresel finans krizinden doğrudan etkilenmedi. Ancak ihracata dayalı büyüme modeli ile gelişen ÇİN’in reel ekonomisi ihraç pazarlarındaki daralmaya paralel olarak krizden son derece ciddi biçimde etkileniyor.

ÇİN ekonomisinin dış finansmana dayanmaması, bankacılık sistemindeki likidite bolluğu, 2 trilyona yakın döviz rezervleri ÇİN hükümetine makro-ekonomik hamleler yapabilmesi için oldukça geniş bir alan veriyor.

Diğer taraftan, giderek ağırlaşan finansal kriz en belirgin etkisini ihracatta gösteriyor. İhracat geriledikçe piyasa algısı bozuluyor. Yatırımlar azalırken, üretimin düşmesine paralel işsizlik artıyor.

Bununla birlikte, ÇİN ekonomisi yapısal olarak büyümeye programlanmış durumda ve genel bakışla diğer bütün büyük ekonomilerin çok üstünde bir oran ile büyümeye devam edecek. ÇİN hükümetinin teşvik paketleri, bankaların hızla genişlettikleri kredi hacimleri finansal krizin etkilerini hafifletiyor. Aşağı yönlü düşüşe direnç gösteren perakende satış oranları ve kamu yatırımlarında agresif büyüme krizin etkilerini azaltan diğer gelişmeler. … devamını okuyun!

Çin’de 2009 Şubat Ayı Ekonomik Göstergeleri

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   18 March 2009

Ekonomik kriz giderek kötüleşirken, ÇİN Ekonomisi Dünya’da umudun aranabileceği bir kaç yerden biri…

ÇİN hükümeti ekonomik paketler ve agresif para politikası ile piyasayı canlandırmaya çalışıyor. Şurası kesin ki, ÇİN’in finansal krizle mücadelede oynayabileceği kartlar başka hiçbir ülkenin elinde yok.

Cari göstergelere dönelim ve 2009′un ilk aylarındaki  pek de iç açıcı görünmeyen temel göstergelerine göz atalım.

 

Dış Ticaret

ÇİN’de bazı sektörler krizden çok ciddi biçimde etkileniyor ve ÇİN’in dış ticaret fazlası Şubat ayında ihracattaki daralmaya paralel olarak büyük düşüş gösterdi: Dış Ticaret fazlası aylık bazda yaklaşık 8 kat düşerek 4,8 milyar dolara geriledi. ÇİN’in 2008 sonunda 40 milyar dolar seviyeleriyle Dünya tarihinin en büyük dış ticaret fazlalarını verdiği göz önüne alınırsa, dış Ticaret fazlasındaki düşüşün boyut ve hızı daha iyi anlaşılabilir.

Ocak ayında %17,5 gerileyen ihracat, Şubatta da düşüş trendine devam ederek %25,7 daraldı.

Ocakta %43,1 daralan ithalat ise, düşüş hızını azaltarak Şubat ayında %24,1 azaldı.

 
Tüketici Fiyatları Endeksi


Diğer taraftan, ÇİN 6 yılın ardından ilk kez negatif enflasyonu gördü. Ocak ayında %1,0 çıkan enflasyon; Şubat ayında – 1,6 olarak gerçekleşti. ÇİN’in deflasyonist trende girme olasılığı ortaya çıkmış bulunuyor. Özellikle enflasyon sepetinin en önemli parçası gıda fiyatlarındaki azalış %1,9.

Ancak, bunun uzun sürmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü M2 para tabanı sürekli genişliyor. Bankaların sadece yılın ilk 2 ayında verdikleri kredilerin toplam tutarı 400 milyar dolar gibi akıllara durgunluk verecek düzeylerde. Piyasaya son derece yüksek yoğunlukla likidite pompalandığını göz önüne alarak, deflasyonist baskının hafifleyeceğini varsayıyorum.   

 

Üretici Fiyatları Endeksi

Üretici fiyatları Endeksi ise  para arzının aksine deflasyonist baskıyı artıracak gibi görünüyor. Çünkü Ocak ayında %3,3 düşen üretici fiyatları endeksi,  Şubat ayında düşüş hızını artırdı ve %4,5 olarak gerçekleşti.

Sanayi Üretimi

Çin’de sanayi üretim oranları ise pozitif olmakla beraber, giderek yavaşlıyor. Özellikle ihracattaki sert düşüşün etkisiyle yıllık ilk iki ayında sanayi üretimi %3,8 arttı. Gecen yıl aralık ayında ise sanayi çıktısı %5,7 düzeyindeydi.

Sabit Sermaye Yatırımları

Şubat ayının umut verici bir kaç göstergesinden biri sabit sermaye yatırımları. 2009 Kasım’da açıklanan 586 milyar dolarlık ekonomik destek paketinin ardından, özellikle kamu yatırımları yollara, demiryollarına ve güç santrallerine akmaya başladı. Kentsel sabit sermaye yatırımları Ocak ve Şubatta %26,5 artış gösterdi.
 

Perakende Satışları

Şubat ayında görece daha yavaş gerileyen bir başka gösterge perakende satışları. Gecen aralık ayında %19,0 artan perakende satışlar, hızını yavaşlattı ve 2009′un ilk 2 ayında %15,2 geriledi. Aslına bakarsanız, enflasyon etkisini dikkate dikkate alındığında, reel anlamda düşüş bir-iki puan düzeylerinde. Ancak 2008 yaz aylarından bu yana Perakende satışları düşüyor.

2009′un ilk iki ayı itibariyle Çin’in ekonomik göstergeleri parlak değil. Bununla birlikte, kriz ile mücadele son derece etkin bir biçimde sürüyor ve halen ekonomi yönetiminin elinde müdahale için kullanabileceği pek çok araç bulunuyor.

Bir İflasın Anatomisi

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   24 January 2009

cinde-bir-iflasin-anatomisiDev bir Çinli oyuncak şirketi olarak “Smart Union”, pek çok şirketin ulaşmak isteyeceği kadar yüksekteki yerinden, aylar içinde hızla düşerek iflas etti.

İflasa yol açan faktörler, aslında Çin’de faaliyet gösteren tüm fabrikaları dogrudan veya dolaylı olarak etkiliyor.

Sektörünün Dünya’daki en iyi şirketlerinden biri olan Smart Union, 2007 yılını rekor satış rakamları ile kapatmıştı.

Hong Konglu bir inşaat isçisinin çocuğu olan bir mühendisin birikimleri ile 1990′larda devralındığında küçücük bir oyuncak şirketi olan Smart Union, üst üste 12 yıl boyunca büyüdü. Siparişler, fabrikalar ve işçi sayısı genişledi. Bu büyümenin etrafında bir tedarikçi ağı gelişti. Bir zamanlar ucuz oyuncaklar yapan şirket, zamanla kalitesi artan mekanik ve elektronik oyuncaklar yapan bir fabrikalara dönüştü. Matel, Habsro ve Disney gibi Dünya devlerine oyuncak imal eden şirket, kalite anlayışıyla hep öndeydi.

Ancak 2008 yılında işler birden tersine döndü!

Aylar boyunca siparişler azalmasa da, şirketin durumu kötüye gitti ve sonunda oyuncak sektörünün dev şirketlerinden biri olan şirket iflasını istedi.

Aslına bakarsanız, şirket zamanla büyüyüp genişlerken, kar oranları sürekli düştü. … devamını okuyun!

Çin’de Sektörel Bazda Ekonomik Büyüme

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   24 January 2009

sektorel-bazda-cin-ekonomisiÇİN ekonomisine sektörel bazda bakıldığında 2008 büyüme rakamları şöyle paylaşıldı,

-       “Birincil sanayi” : 0,49 trilyon dolar,

-       “İkincil sanayi” : 2,43 trilyon dolar

-       “Üçüncül sanayi” ise: 1,50 trilyon dolar

Tarım, ormancılık ve balıkçılığın yanında ikincil sanayilere hammadde sağlayan madenciliği, petrol ve doğal gaz çıkarılmasını gibi faaliyetleri içine alan “birincil sanayi” sektörü 2007′ye göre %5,5 genişlerken,

Ağır ve hafif sanayileri kapsayan “ikincil sanayi” (Petrol arıtımı, demir-çelik, motorlu araç ve ağır makine, çimento, demir dışı metal ve hidroelektrik enerji üretimiyle, et paketleme; dokumacılık, konfeksiyon, gıda işleme, plastik imalatı, fabrikasyon mobilya, elektronik, bilgisayar, ölçü aletleri imalatı, değerli taş kesme… vs. ) 2007′ye göre %9,3,

Hizmet sanayisi” olarak adlandırılan “üçüncül sanayi” ise (bankacılık, maliye, sigortacılık yatırım ve emlak hizmetleri, toptan ve perakende ticaret, ulaşım, haberleşme hizmetleri, mesleki, hukuki ve şahıslarla ilgili hizmetler, turizm, otel, lokanta ve ağırlama hizmetleri, bakım ve onarım hizmetleri, eğitim ve öğretim, sağlık, sosyal güvenlik, yönetim, , güvenlik… vs.) 2007′ye göre %9,5 büyüdü. … devamını okuyun!

Soğuk bir özlem gecesinden yazılan bir mektup (CRI)

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   23 January 2009

Çin Uluslararası Radyosu’nda, CRI,  Reform Döneminde gelen Krizde Guangdong yazım Cemil Kaptan tarafından yayınlanmış ve Atilla İlhan’ın şiiri ile zenginleşmiş :

Bildiğin gibi, küresel finans krizi Çin’in güneyinde bazı fabrikaların kapanmasına yol açmıştı. Çin ile ilgili ekonomik gelişmelerin ele alındığı www.dragonomi.com sayfasını hazırlayan Sadi Kaymaz’ın bu konuyla ilgili farklı bir yaklaşımı var

Soğuk bir özlem gecesinden yazılan bir mektup

“Bi Damlacık

Duru bir yeşildi ortalık

Akşam güneşi kırılmış bir mızrak boyu

Ve çocuk sesleriyle iniyordu ışık,

Ağlarda sanki dargın bir kılınç balığı

Pullarını döküyor üstüme

Bir sessizliği anlatmak için yazıldı bu şiir

Belki de anmak için

bi damlacık bir sessizliği

Can Yücel”

Canım Kızım,

Soğuk bir özlem gecesinden merhaba,

Son günlerde gerek dünya basınında, gerekse Çin ile ilgili haberlerde en çok kullanılan kelimeler “küresel finans krizi ve Obama’nın başkanlık görevine başlaması oldu.

Çinli uzmanlar, Obama’nın Çin ile ilişkilerde “pragmatik” bir yol izleyeceği ve iki ülke ilişkilerinin karşılıklı yarara dayalı olarak gelişeceği görüşünde. Yaşanabilecek olası sorunların ise ekonomi alanında ortaya çıkması bekleniyor. Küresel finans kriziyle birlikte ABD’deki yatırımcılara sermaye aktaran Çin’in bu konudaki beklentiyi sağlayamayacak duruma gelmesi veya Obama’nın ticarette korumacılığı tercih etmesi olasılıkları ortaya çıkabilecek sorunlar arasında gösteriliyor. Ancak Obama’nın seçim kampanyası sırasında Çin karşıtı bir dil kullanmaması olumlu olarak değerlendiriliyor.

Bildiğin gibi, küresel finans krizi Çin’in güneyinde bazı fabrikaların kapanmasına yol açmıştı. Çin ile ilgili ekonomik gelişmelerin ele alındığı www.dragonomi.com sayfasını hazırlayan Sadi Kaymaz’ın bu konuyla ilgili farklı bir yaklaşımı var:

“Geride bırakmakta olduğumuz yıl Hong Kong sınırında bulunan ve Çin’in 2′inci en zengin eyaleti olanGuangdong için çok zor oldu.

Binlerce fabrika kapandı. Yüz binlerce işçi issiz kaldı. 2007′de zirve yapan emlak fiyatları sert bir şekilde düşmeye başladı. Emlak fiyatlarındaki düşüş ana yatırımların kaynaklarından inşaat sektörünün hızını azalttı ve ekonomik problemleri kötüleştirdi.

İlginçtir ki, The Economist’e göre tüm bunlar olurken ülkenin en güçlü ihraç merkezlerinden biri olan Guangdong’un ihracat rakamları yükseliyordu (Ocak-Eylül:304 Milyar $). Özellikle Hong Kong, Taiwan ve Singapurlu yatırımcıların yoğun olduğu eyalette ihracat yatırımları olanları asıl vuran küresel kriz değil, Guangdong eyaletinin yeniden yapılanma planları oldu ve Guangdong ekonomisindeki hareketlenme küresel krizin gelişinden çok daha önce başladı.

Guangdong’u değiştirmekte olan adam eyaletin en üst yöneticisi olan Wang Yang. Yang’ın küresel kriz ortamında bile uygulamaya devam ettiği planın amacı Guangdong’u ülkenin “bilimsel kalkınma” hedefinin öncüsü haline getirmek. Aslına bakarsanız, Guangdong tarih boyunca ülkenin ekonomik olarak en canlı ve dinamik bölgesi oldu. Deng Xiaoping’in 30 yıl önce başlattığı ekonomik reformların simgesi de yine eyaletin Shenzhen şehri olmuştu.

Wang Yang’ın gündeminde katma değeri yüksek, çevreye daha az zarar veren sektörlere yoğunlaşmak var. Bunun yanında Guangdong ekonomisinde hizmet sektörünün payını arttırmayı hedefliyor.

2007 yılında uygulamaya koyulan bu hedefler doğal olarak daha sıkı düzenleyici tedbirler, daha yüksek asgari ücretler ve farklılaşan ihracat teşvikleri getirdi. Sonuçta 100 bin kadar fabrika ya da imalathane kapandı. Kapanan fabrikalarım çoğu oyuncak, ayakkabı ve mobilya gibi katma değeri az ve işgücü yoğun sektörlerde gerçekleşti. Şimdi vasıfsız işçi yığınları Guangdong’u terk ediyor, ancak mühendisler ve vasıflı çalışanlar için Guangdong giderek daha cazip bir bölge haline geliyor.

Vasıfsız göçmen işgücü ile üretim yapan merkezlerin başında eyaletin Dongguan şehri gelmekteydi. Kapanan fabrika ve işsiz kalan isçilerin çoğunluğu Dongguan’da yer alıyor.The Economist’e göre büyük birikmiş kamu fazlaları olan Guangdong eyaleti kapanan fabrikalardan ayrılan isçileri gerekirse tazmin ederek memleketlerine gönderiyor. Uygulanan bir başka yöntem ise, düşük ürünler üreten imalathanelerin eyaletin görece az gelişmiş kısımlarına taşınmasını teşvik etmek oldu. Fakat sabit sermaye yatırımları düşük ve işgücü yoğun sektörler olan ayakkabı, oyuncak gibi imalathaneler daha küresel finans krizi gelmeden basitçe üretimhanelerini kapattılar. Örneğin krizin dünyaya henüz yayılmamış ve derinleşmemiş olduğu 2008 ilk yarısında 67 bin imalathane çoktan kapanmıştı ve bunun neredeyse tamamını ayakkabı ve oyuncak üreticileri oluşturuyordu.

Emlak sektöründeki çöküş de küresel krizden çok önce başladı. Eyalet hükümetinin aşırı yükselen fiyatları frenlemek için aldığı önlemler ve Çin’de uygulanan sıkı para politikaları daha 2007 yılının sonunda emlak fiyatlarını inişe geçirmişti. En önemlisi, eyalet yabancıların mülk edinme haklarını kısıtladı. Bu değişiklik emlak talebinin ana unsurlarından Hong Kong’lu alıcıları uzaklaştırdı.

Guangdong’un başlattığı yeniden yapılanma surecindeki talihsizlik zamanlama oldu. Çünkü özellikle son 2 aydır küresel kriz Çin’de de tüm şiddetini hissettiriyor.

Neticede Guangdong’un problemleri yeniden yapılanma reformları ile başlarken, şimdi kriz ile ağırlaşıyor.

Eyaletin kritik endüstrilerinden elektronik ilk defa geçen ay düşüşe geçti. Dev yabancı yatırımlar işgüçlerinde kısıntıya gitmeye başladılar. Özellikle eyaletin elektronik ürünler merkezi Shenzhen krizden daha kotu etkileniyor. Her ne kadar eyalet merkezi Guangdong gibi bazı şehirlerin geleneksel olarak iç piyasa ağırlıkları olsa da, ihracatı vuran finans krizi kaçınılmaz olarak tüm bölgeyi etkiliyor.

En nihayetinde Guangdong son derece karmaşık bir ekonomik yapıya sahip.

Şurası kesin ki, sorunları çözmek konusunda pek az bölge Guangdong kadar derin bir gelenek ve kaynağa sahip.”

Haftaya devam etmek üzere seni özlem ve sevgiyle kucaklıyorum.

Öptüm.

Baban Cemil Kaptan

23 Ocak 2009

“Yağmur Kaçağı

elimden tut yoksa düşeceğim

yoksa bir bir yıldızlar düşecek

eğer şairsem beni tanırsan

yağmurdan korktuğumu bilirsen

gözlerim aklına gelirse

elimden tut yoksa düşeceğim

yağmur beni götürecek yoksa beni

geceleri bir çarpıntı duyarsan

telaş telaş yağmurdan kaçıyorum

sarayburnu’ndan geçiyorum

akşamsa eylülse ıslanmışsam

beni görsen belki anlayamazsın

içlenir gizli gizli ağlarsın

eğer ben yalnızsam yanılmışsam

elimden tut yoksa düşeceğim

yağmur beni götürecek yoksa beni

Attila İlhan”

Rakamlarla 2008 ÇİN Endustrisi

Yazan :Sadi KAYMAZ ·  ·   23 January 2009

  • 2008′de ÇİN’de endustriyel uretim artisi: %12,9
  • 2008′de ÇİN’de agir sanayi buyume orani: %13,2
  • 2008′de ÇİN’de hafif sanayi buyume orani: %12,3
  • 2008′de ÇİN’de buyuk olcekli sanayi kuruluslarinin onceki yila gore kar artisi: %4,9
  • 2008′de ÇİN’de 39 ana sanayi kolundan kar edenler: 31
  • 2008′de ÇİN’de en cok kar eden endustri kollari: petrol ve gaz – madencilik – ulasim araclari uretimi – kimya ve kimya urunleri – ferro metal sanayi

Sonraki Sayfa »

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
Copy Guarded by IamShekhar's WP-CopyGuard.