Deniz taşımacılığının “hali nice ola”!
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 4 November 2009
Başlık biraz şiirsel oldu galiba, hani milletin hali “nice ola” der gibi, ama işte, deniz taşımacılığının hali de aynen öyle.. Ekim ortasında Çin’de yapılan Dünya Gemi Taşımacılığı toplantılarında nakliyeci olarak bulunmak istemezdim. Çünkü Çin deniz taşımacılık birliğinin başkanının deyişiyle, deniz nakliyecilerinin “kış ayları” uzun sürecek.
Bir kere, talep sorunu devam ediyor. Her ne kadar Çin’in ihracatı konteyner gemilerini her ay biraz daha fazla doldursa da, geçen yıla oranla ihracat düşüşleri devam ediyor. Önceki ay ihracat 115 milyar dolara çıktı. … devamını okuyun!
Çin ekonomisinin iki zor yüzyılı
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 25 October 2009
İngiltere Kralı III. George, 1772 yılının Eylül ayında Çin’e bir ticaret heyeti gönderir. İşadamları, diplomatlar, askerler, ressam ve bilim adamlarından oluşan 700 kişilik heyet, deniz yoluyla Pekin’in çok uzağındaki, güney kenti Kanton’a gelir. Tam 4 aylık bir seyahatle karadan kuzeye doğru ilerleyerek Pekin’e varır.
Lord Macartney başkanlığındaki heyetin, bugün Guangzhou olarak adlandırılan Kanton’a gelip, oradan binlerce kilometre yolu aşarak Pekin’e ulaşmasının nedeni yabancıların sadece Kanton’da … devamını okuyun!
Fransız Danone, Çin’deki ‘garip’ ortaklığını bitirdi
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 3 October 2009
Sadi Kaymaz tarafından yazılmış, Milliyet’te yayınlanmıştır.
Fransız yiyecek ve içecek devi Danone, Çinlilerle 5 farklı ülkede 25 dava ile çözülemeyen bir anlaşmazlığa dönüşen ortaklığını bitirdi.
Danone ve Çinli ortağı Wahaha tarafından yapılan açıklamaya göre, Fransız şirket ortaklıkta sahip olduğu çoğunluk hisselerini Çinli şirkete satmaya karar verdi. 13 yıl önce ortaklığa girişen iki şirket, Çin içecek piyasasında 2 milyar dolarlık pazar payı ile lider durumda bulunuyordu. Buna karşın 2007 yılında patlak veren anlaşmazlıklar, 3 yıldır … devamını okuyun!
Çin’in dampingi yenilenebilir enerjide Batı’yla savaş başlatabilir
Yazan :admin · · 10 September 2009
Referans Gazetesi’nde yayınlanmıştır.
Tüm dünyanın yüzünü döndüğü yenilenebilir enerjide Çin’in uyguladığı düşük fiyat politikası ABD ve Almanya başta olmak üzere tüm Batı ülkelerinin tepkisini çekiyor. Çin, korumacılıkla eleştiriliyor.
Çelik, tekstil ürünleri ve otomobil yedek parçasının ardından Çin ve Batı ülkeleri şimdi de güneş enerjisi panelleri gibi yenilenebilir enerji gereçleri konusunda korumacılık ve fiyat tartışması yaşıyor. Alman güneş enerjisi şirketleri Conergy ve Solarworld, Çinli üreticilerin kendilerinden yüzde 20 daha aşağıda olan fiyat politikalarıyla ilgili endişelerini gündeme getirdi. Sektörün uzmanlarına göre ABD şirketleri de Alman şirketleri ile aynı endişeleri paylaşıyor. Alman Güneş Enerjisi Sektörü Birliği BSW, Çinli rakiplerin fiyat iddialarını araştırırken, gelirleri açısından Almanya’nın ikinci büyük güneş enerjisi şirketi olan Conergy de Avrupa Birliği’nin Çin’in fiyat politikalarını araştırmaya başlaması için çağrıda bulundu. Conergy CEO’su Dieter Ammer, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Çevre ve ekonomi politikalarımızın amacı büyük çabalarla geliştirilen geleceğin teknolojisini temel alan öncü rolümüzü Çin’e kaptırmak olamaz” dedi.
Çinli şirketler pazar yarışında
Almanya ve ABD güneş enerji sistemlerinin iki büyük pazarı. Çinli şirketler de fiyat indirimi politikalarıyla pazarı ele geçirmeye çalışıyor. Almanya’da 10 kilowatlık bir güneş enerjisi sisteminin maliyeti yaklaşık 3 bin 400 euro. ABD’de büyük bir ev için kurulacak güneş enerjisi sisteminin fiyatı ise 70 bin doları bile aşıyor. Batılı hükümetler temiz enerji kullanımını teşvik eden politikalar uygularken Çin’den düşük maliyetli ekipman ithalatına da direniyor. Çinli şirketler ise maliyetleri ve fiyatları azaltarak pazar payını artırmaya çalışıyor. Pekin merkezli Allbright hukuk firmasının avukatlarından Fu Donghui, güneş enerjisinin çok özel bir ürün olduğunu belirterek “Bu ürünün dünya genelinde büyük önem kazandığı bu dönemde dampingi hedeflemenin iyi fikir olduğunu sanmıyorum. Maliyetlerin azalması dünyanın çıkarına olur” dedi. CCB International kuruluşunun analisti Felix Lam ise, “Damping iddiaları güneş enerjisi gibi önemli bir sektörün korumacılık nedeniyle güç kaybedebileceği endişelerini artıracak. Ticari bariyerler inşa edilirse. Bunun sonucunda herkes kaybeder” dedi.
Korumacılık tehdit oluşturuyor
Büyük çaplı koruma önlemlerinin devreye girmesi durumunda, kaybedenler arasında Çinli güneş panelleri üreticisi Suntech Power Holdings ve ABD’li First Solar da yer alacak. First Solar toplam satışının yüzde 80′ini Almanya’ya gerçekleştiriyor. Şirket temmuz ayında yaptığı açıklamada, bu yıl güneş enerjisi panelleri alanındaki en büyük pazar olması beklenen Almanya’daki pozisyonunu kaybetmemek için fiyatlarda indirime gidebileceğini bildirmişti. Çin’in dış ticarete bağımlı olduğuna ancak ABD ve Almanya’nın da aynı özelliğe sahip olduğuna dikkat çeken HSBC analisti Christin Wang, “Çin şirketleri bu durumdan kesinlikle zarar görecek ancak uzun vadede dev Çin pazarı göz önüne alındığında Alman şirketler de zarar görecek” dedi.
Korumacı önlemler küresel kriz ve iç talebin düşmesi nedeniyle zorlu bir dönemden geçen Alman güneş enerjisi sektörü açısından biraz geç ve yetersiz olacak. Son 12 ay için Solarworld’ün borsada işem gören hisseleri yüzde 63 değer kaybetti. Bu oran Conergy’de yüzde 77, dünyanın en büyük güneş enerjisi hücreleri üreticisi Q-cells’te ise yüzde 85 oldu.
Pekin’in teşviki avantaj
Söz konusu çatışma sadece güneş enerjisinde değil bioyakıtlarda ve rüzgar enerjisinde de yani yenilenebilir enerjinin her alanında yaşanıyor. Çin sık sık yabancı şirketlerin kendi pazarına girmesini engellemekle ya da kendi ihracatçı firmalarına haksız teşvikler sağlamakla suçlanıyor. Mart ayında çatılara yerleştirilen 50 kilowatt’ın üzerinde kapasiteye sahip güneş enerjisi sistemlerine watt başına 2.90 dolar ödeme yapacağını duyuran Pekin hükümeti temmuz ayında güneş enerjisine yönelik yatırımlarda yüzde 50 teşvik uygulayacağını bildirmişti. Bu teşvik şimdiden dünyanın en düşük maliyetli üretimini gerçekleştiren Çinli şirketlere büyük bir avantaj sağlayacak. Çinli şirketler Avrupa ve ABD’deki pazar paylarını büyütmek istiyorlar. Teşvikler ve fiyat indirimleri bu hedeflerindeki en önemli silahları olacak. Uzmanlar ise uzun vadede buna karşı alınacak korumacılık önlemleriyle sadece zaman kazanılabileceğini uzun vadede maliyet rekabetinin belirleyici olacağını düşünüyor.
Çin’in en büyük 500 şirketi
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 8 September 2009
Çinli şirketler büyümeye devam ediyor. İki ay önce açıklanan Fortune 500 listesine 10 yeni Çinli daha girmiş ve global 500′de toplam Çinli sayısı 37′ye çıkmıştı. Bundan 10 yıl önce ise, dünyanın en büyük şirketleri arasında sadece 8 Çinli vardı. Çinliler, İngilizler çoktan geride bırakırken, Listeye 40 şirket sokan Fransa ve 39 şirketli Almanya’yı da gelecek sene geçecek.
Fortune’ın yaptığı araştırmanın yanı sıra, Çinliler de kendi 500′ lerini oluşturuyor. Yerli 500 endeksinde petrol devi Sinopec ilk sırayı kaptırmazken, Çinli şirketler Amerikalı rakiplerinden daha iyi performans gösterdi. … devamını okuyun!
Çin’de Ticari Uyuşmazlıklar Tahkim Yoluyla Çözülebilir
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 11 March 2009
ÇİN’de sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda “tahkim” sıklıkla kullanılan bir yoldur.
ÇİN şirketleri yapılan ticari sözleşmelerde tahkim (hakemlik) mercinin yeri konusunda doğal olarak Çin’de ısrar ederler. Esasen ticari uyuşmazlıkların çözümünde Çin içinde bir tahkim yolu her iki taraf için de avantajlı olabilir.
Bir defa hakemlik müessesi, taraflara uyuşmazlığı konunun uzmanlarından oluşan bir tahkime … devamını okuyun!
Çin’de Yeni İş Yasası’nın İlk Etkileri
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 20 September 2008
Çin Halk Cumhuriyeti yılbaşında etkileri merakla beklenen yeni “iş akdi yasasını” yürürlüğe soktu. Aradan geçen 8 ayın ardından işçilerin haklarına daha fazla sahip çıkması ve isçilerin çalışma koşullarındaki göreceli iyileşme ilk göze çarpanlar. Bunun yanında bazı şirketler daralmaya gitti. Özellikle düşük işgücü maliyetine dayalı üretim yapan ve rekabet gücünden yoksun şirketler zora girdi. Ancak işçi maliyetleri artışı beklendiği kadar şiddetli olmadı.
1995 ve 2006 yılları arasında Çin’de açılan iş hukuku davalarının sayısı 13 kattan fazla … devamını okuyun!








