Çin’in iklim sözü: 30 milyar dolar
Yazan :Haber · · 16 December 2009
Kopenhag’da yapılan iklim konferansında kritik günler başlıyor. Konferans’tan ABD ile Çin’in karşılıklı atışma haberleri akıyor.
ABD, ekonomik gelişme hızından dolayı gelişmekte olan ülkelere verilmesi tartışılan finansal desteklerden Çin’i bağışık tutmak isterken, Çin’den sert karşılık buluyor.
Atışmaların dozu arttıkça artıyor. Öyle ki, Çinli yetkililer, “Todd Stern’i (ABD’li yetkili) cahillikle suçlamak istemem, ama …” diye başlayan cümleler kurmaya başladı.
Çin, iklim değişikliği ile mücadele konusunda “ağır tarihi sorumluluk” tezini savunuyor. Kaba bir tabir ile net anlatmak gerekirse, diyor ki; sanayi devriminden başlayarak dünyayı siz kirlettiniz, şimdi karnınız doyunca, bedeli benim ödememi istiyorsunuz…
Öte yandan, Konferanstan önce Çin, atmosfere bıraktığı karbon gazlarının yoğunluğunu 2020′ye kadar yüzde 45 azaltacağını taahhüt etmişti.
Ülkenin 2020′ye kadar karbon yoğunluğunu yüzde 40-45 düşürmesi için hanehalkının cebinden yıllık 440 yuan (100 TL) çıkması gerekiyor. Renmin Üniversite’nin konu ile raporunda, ilgili bakanlıkların karbon vergileri koymayı gözden geçirdiği belirtilirken, elektrik ve petrol fiyatlarındaki artışların halkın cebine yansıyacağı kaydedildi. Öte yandan, iklim değişikliği düzenlemelerinin endüstri maliyetlerini arttıracağına, fabrikaların da maliyet artışlarını tüketicilere aktaracağına işaret edildi. dragonomi.com
Enerji ihtiyacının yüzde 70′ini kömürden sağlayan Çin, atmosfere en yüksek oranda karbon gazı bırakan ülke konumunda bulunuyor. Çin’in hemen ardından ABD gelirken, 2025 yılında ABD’nin yerini Hindistan’ın alacağı belirtiliyor. … devamını okuyun!
Çin Finansal Kriz Notları: 2
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 19 March 2009
Küresel finans krizi 2008 sonbaharından itibaren etkisini şiddetle göstermeye başladı. Eylül 2008’den beri kredi riskleri azaltma ve likiditeyi arttırma çabalarına rağmen, Dünya finans piyasası giderek kötüleşiyor. Neredeyse tüm Dünyada kredilerin tıkanması tüketim, üretim ve ticareti yaralıyor.
Diğer taraftan küresel krizin coğrafi etkileri neredeyse Dünya’nın her bölgesinde yoğunlukla hissediliyor. 2008’in son çeyreğinde … devamını okuyun!
ABD’nin En Büyük Finansörü “Biraz Endişeli” !
Yazan :admin · · 17 March 2009
Finansal krizin neresinde olduğunu bilemediğimiz şu günlerde, Türkiye seçim telaşıyla meydan atışmalarında yol alıyor…
ÇİN ise sahip olduğu Amerikan hazine kâğıtlarının geleceği ile ilgili endişelerini, hem de Başbakan Wen Jiaobao’nun ağzından dile getiriyor!
Konu o kadar ciddi ki, ABD Başkanı Obama, Wen Jiaobao’nun sözlerinden bir gün sonra, Brezilya’dan borçların geleceği konusunda güven tazeliyor.
Endişelerin temelinde ÇİN’in sahip olduğu 2 trilyona yakın döviz rezervinin büyük bölümünün hazine bonoları alımı yoluyla Amerika’ya borç verilişi yatıyor. Amerikan ekonomisi kötüleşmeye ve destek paketleri ABD hazinesinde büyüyen gedikler açmaya devam ettikçe Amerikan borçlarının geleceği konusunda endişeler de ortaya çıkıyor.
ÇİN’in finans krizi ile mücadelesinde başrolü oynayan Başbakan Wen Jiaobao 2 haftalık Ulusal Kongre toplantısının kapanışında gerçekleştirdiği basın toplantısında endişelerini yansıttı: … devamını okuyun!
Obama Döneminde Renminbi Ne Olur!
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 31 January 2009
Timothy Geithner …
Adı Çin parası ile en fazla geçecek kişilerden biri, yeni Amerikan Hazine Bakanı!
Geithner, Amerikan-ÇİN ilişkilerini sarsabilecek kadar radikal bir söylem ile: ÇİN’i ”para manipülatörü“ olarak adlandırdı.
Obama’nın “ÇİN’in döviz kurlarını manipüle ettiğine inandığını” söyleyen Geithner, bu inancın “pek çok ekonomistin görüşleri ile de desteklendiğini” de söyledi.@dragonomi.com
ABD Hazine Bakanı’nın ÇİN’i “para manupulatoru” olarak adlandırması neden ABD-ÇİN ekonomik ilişkilerini, hatta Dünya ticaretini sarsabilir?
ABD’de resmen “para manupulatoru” olarak ilan edilen ülkeye karşı ticari yaptırımlar uygulanması gerekiyor.
ABD’nin olası ticari yaptırımları, ÇİN tarafından karşılıksız bırakılmayacağına göre, Obama’nın yemini üzerinden daha 3 gün bile geçmeden, doları yönetecek adamın böylesine “saldırgan” bir tutum takınması ticari ilişkilerin geleceğini şüphesiz riske soktu.@dragonomi.com
Dünya ticaretini bile tehlikeye sokabilecek bu tehdit kökenini, 1988 yılında kabul edilen “Ticaret ve Rekabet Yasası’ndan” alıyor. … devamını okuyun!
Yükseliş ve Çöküş : Dünya Deniz Taşımacılığı
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 27 December 2008
Dünya ticaretinin en kilit unsurlarından biri deniz taşımacılığı…
Deniz taşımacılığı 5 senelik olağanüstü bir büyüme döneminin ardından zirveye çıktı; şimdi ise hızla çöküyor …
Finans krizi ve ekonomik durgunluk yayılıp derinleştikçe, gelişmekte olan ülkelerin krizin etkilerini emeceği (Decoupling) mitine dayalı son umutlar da tükendi. Rusya krizden en fazla zarar gören ülkelerden birisi; Hindistan ekonomisinin durumu fena; Japonya, Güney Kore, Tayvan gibi ülkelerin ihracatları aşırı düzeyde geriledi. Küresel ticaretten yeni nemalanmaya başlayan Tayland ve Vietnam gibi ülkelerin krize dayanıklılığı zaten yoktu. Kasım verilerinin açıklanmasıyla, ÇİN’de küresel krizden payını aldı. … devamını okuyun!
Türkiye Yüksek Faiz Sarmalında … Ya Çin ?
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 23 December 2008

Japonya yıllardır sıfır faiz hattında… ABD son haftalarda sıfır bandına kaydı. ABD’nin sıfır faize gidişi doların cazibe katsayısında düşüş yaratacak. Türkiye ise yılardır içinde bulunduğu faiz sarmalında yuvarlanmaya devam ediyor. 2008 yılında yıllık banka mevduat faizi %18′e kadar cıkarken, devlet iç borçlanma senetleri yıllık faizi %21′i buldu …
Peki ya ÇİN’de faizler …
ÇİN’de büyüme sert biçimde yavaşlıyor ve gerileyen enflasyon ile birlikte parasal taban genişliyor. Diğer taraftan, faiz indirimleri birbiri ardına geliyor. ÇİN hala sıfır bandının çok uzağında, ancak önümüzdeki aylarda aşağı yönlü sert iniş kesin görünüyor. Henüz Ekim başında faizler %7′nin üzerindeydi. … devamını okuyun!
Küresel krizde Çin ekonomisi (S. Gürsel / Referans)
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 16 December 2008
Seyfettin Gürsel’in Referans’ta çıkan yazısıdır.
Çin, artık küresel ekonominin başlıca iki aktöründen biri. ABD ile küresel ekonominin temel eksenini oluşturuyor. Çin’in kriz zemininin oluşmasında sorumluluğu var. Sosyal haklardan yoksun olarak son derece düşük ücretlerle çalışan yüz milyonlarca Çinlinin ürettiği ucuz mallar dünya çapında enflasyonu düşük tutarken aynı zamanda ABD’nin gevşek para politikasının ve Amerikalıların çılgın tüketiminin nesnel koşullarını oluşturdu. Şimdi de krizden çıkışta sorumluluk alması gerekiyor. Ama bu hiç de kolay olmayacak.
Bu köşede küresel ekonominin makro dengesizliklerinde Çin’in oynadığı rolden sık sık söz ettim. Çin, üreten ama az tüketen bir ekonomi olarak devasa büyümesini ihracata dayandıran bir ülkeydi. İhracat milli gelirinin yüzde 50′sine ulaşmıştı. Özel tüketim milli gelirin yüzde 35′ine kadar düşmüştü. 1980′lerde bu oran yüzde 50 civarındaydı. ABD’de ve Türkiye’de aynı oranın yüzde 70 civarında olduğunun altını çizelim. Çinli aileler kullanılabilir gelirlerinin yüzde 25′ini tasarruf ediyorlar. Toplam tasarruf oranı ise yüzde 50′yi buluyor. … devamını okuyun!
Küresel Finans Krizi ve ÇİN – 6: Borsa, Yatırım ve Krediler
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 17 November 2008
Son dönemde küresel finans krizinin çeşitli alanlardaki etkilerini incelerken, “Küresel Finans Krizi ve ÇİN” başlıklarıyla Krizin Çin’e etkilerine Dragonomi’de değiniyorum. Yazı serisinin 6. parçasında sıra yükselen borsaya, ihraç pazarlarına, sabit sermaye yatırımları ve kredilere göz atmaya geldi:
Borsada dip noktası görüldü…
ÇİN borsası son bir yıldır serbest düşüşte seyrediyordu. Shanghai endeksi 6,000 seviyesini aştığı 2007 Ekim ayından 2008 Ekimine kadar gecen sure sonunda … devamını okuyun!
ÇİN Büyüme Hedefinden Taviz Vermiyor: 586 Milyar Dolarlık Destek Paketi
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 11 November 2008
ÇİN iç tüketimi canlandırmak ve dünya çapındaki ekonomik durgunluğun ÇİN’e etkilerini azaltmak amacıyla tam 586 milyar USD değerinde bir ekonomik teşvik paketi açıkladı.
2 yılda icra edilmesi beklenen paketin büyüklüğü eriyen piyasa güvenini tazeleyebilecek kuvvette, diğer taraftan paket dış piyasaların da dikkatini ÇİN’e çekmiş bulunuyor.
• Açıklanan 586 milyar Dolarlık paket, ÇİN’ ekonomisinin 2007 büyüklüğünün yüzde 16′sına denk düşüyor!
• Aynı zamanda … devamını okuyun!
Küresel Finans Krizi ve Çin – 2
Yazan :Sadi KAYMAZ · · 4 November 2008
30 yıl önce Deng Xiaoping’in “Reform ve Dışa Açılma” politikası ile kapılarını dışarıya açan ÇİN ekonomisi günümüzde küresel ekonomi ile bütünleşme katsayısını son derece yükseltti. Doğal olarak ÇİN’in küresel ekonomik ve finans dalgalarından etkilenmesi kaçınılmaz hale geldi.
2008 yılının başında % 11,4 oranındaki yıllık büyüme oranı ile aşırı ısınmanın önüne geçmeye çalışan ÇİN, buğün şiddetli düşüşü engellemek için frenleri bırakıp gaza yüklenmeye hazırlanıyor.
Çin’de son 6 senedir çift rakamlı performanslar gösteren büyüme oranları, 2008 yılında tek rakama, muhtemelen %9 civarına inecek.
Küresel finans krizi Çin’i neden etkiler?
2007 yılında ÇİN Halk Cumhuriyeti 1.21 trilyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 302 milyar dolarlık ihracat payını ABD aldı. Japonya ÇİN’den 236 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirirken, ÇİN’in ihracatında en büyük payı 345 milyar dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri alıyor. ©dragonomi.com
Bu rakamlar ÇİN’in dünya çapında krizden neden etkileneceğini hemen ilk bakışta ortaya koyuyor. %40′ı ihracata dayalı olan ÇİN ekonomisinde, 2005-2007 arasındaki büyümenin %32′si ihracat kaynaklıydı. Dolayısıyla Amerika ve Avrupa’da yaşanan finansal kriz öncelikle ÇİN’den yapılan ithalatın daralmasına neden olacak.
Diğer taraftan, ÇİN ekonomik mucizesinin arkasında bulunan ve ÇİN’i bir ihracat makinesine çeviren doğrudan sermaye yatırımları da kriz nedeniyle azalacak.
Para Politikası Gevşetiliyor …
ÇİN’de iç tüketim de yavaşlayan büyüme ve muhtemelen ihtiyatlıya dönüşecek hanehalkı harcamalarıyla finansal krizden payını alacak. Ancak iç tüketim ÇİN ekonomisinin 2008-2009 performansları açısından birincil öneme sahip. Çünkü 2008 sonunda 4 trilyon dolara yaklaşacak ÇİN ekonomisinde Çinlilerin gelir hacmi ihracat kaybını ikame edecek kapasiteye ulaştı. ÇİN hükümeti de tüketimi canlandıracak tedbirler almaya hazırlanıyor.
2008 yılı başında yükselen enflasyon oranları, aşırı ısınma belirtileri ile birleşince ÇİN hükümeti sıkı para politikası uygulamasına geçti. ÇİN öncelikle para birimi Yuan’i Amerikan doları karşısında değerlenme sürecine bıraktı. Faiz artırımları birbirini izledi. Bankaların merkez bankasında tutmak zorunda olduğu zorunlu rezerv oranları arttırıldı. Kredilerin de kısılmasıyla uygulanan para politikası fazlasıyla etkili oldu.©dragonomi.com
Küresel finans krizi henüz tümüyle ortaya çıkmadan, iç ekonomik gerekliliklerle uygulanan daraltıcı para politikaları ile zaten ekonomi yavaşlamaya başlamıştı. Nitekim 2008 Temmuz ayından itibaren ÇİN hükümeti sıkı para politikasını terk etmeye başladı. Diğer yandan, dolar karsısında 6,7′ler seviyesine kadar değerlenen ÇİN para birimi Yuan (ya da Rebminbi) , son iki aydır 6,8 ler düzeyinde seyrediyor. Hızla düşen ve düşmeye devam edebilecek ihracat rakamları, yakin gelecekte renminbi’nin ters yönlü hareketine zemin hazırlayabilir. Dolayısıyla Dolar karşısında Renbinmi’nin tekrar 7′ler düzeyine çekilmesi sürpriz olmayacaktır.
Hedef : Ekonomik büyümeyi canlı tutmak …
Yılın ilk 8 ayında açıklanan resmi ekonomik değerlendirmelerde bir numaralı hedef olarak “enflasyon ile mücadele” gösterilmekteydi. Azalan enflasyon oranlarını takiben, enflasyon ile mücadele yerini “büyümeye desteğe” bıraktı! ©dragonomi.com
Bugün ÇİN’in bir numaralı gündem maddesi, hiç şüphesiz küresel krizden korunarak ekonomik büyümeyi canlı tutabilmek.
Amerikan finans krizinin Avrupa’yı da vurmasının ardından, ÇİN’de tehlike canları Eylül büyüme rakamlarının açıklanması ile calmaya başladı.
20 Ekim’de açıklanan büyüme verilerine göre ÇİN ekonomisi yılın 3. çeyreğinde %9 yıllık büyüme gösterdi. Bir önceki çeyrekte kaydedilen %11,1′lik performansı göz önüne alındığında, ani düşüşün büyüklüğü ortaya çıkıyor. Evvelki dönem projeksiyonlarında yavaşlama öngörüldü. Ancak ekonomistler %10 düzeyinde daha yumuşak bir düşüş beklentisi içindeydi. Büyüme rakamları ile beraber ÇİN ekonomisinin Batı ile uyum katsayısının da tahmin edilenin üstünde olduğu ortaya cıktı.
Piyasada Durum …
Sadece Eylül ayında oyuncak fabrikası Mart Union ve çelik üreticisi FerroChina gibi büyük şirketler basta olmak üzere yüzlerce şirket iflas etti.
2008 başına kadar ÇİN’in güneyinde işgücü arzı noksanlığı mevcuttu. Örneğin ayakkabı fabrikaları, bot gibi yoğun işgücü gerektiren ürün taleplerini geçiştirmektelerdi. Şimdilerde ise işgücü arz/talep dengesi tersine döndü. Azalan talep ve kapanan fabrikalar yüzünden işgücü fazlalığı ortaya cıkıyor.
Çinli üreticilerin satış ajandasında önemli bir yeri bulunan Kanton Fuarı tamamlandı. Tarihi Kanton Fuarı, Dünya’nın her kösesinden alıcılara evsahipli yapar. Normalde Guangzhou’da Fuar dönemleri otel fiyatları en azından ikiye katlanır ve oda sıkıntısı yaşanır. Ancak her ne kadar bu sene de fiyatlar artsa da, fuardan sırasında doluluk oranı geçmiş dönemlerin çok gerisinde oldu. ©dragonomi.com
İlk etabına katıldığımız fuar öncekilere göre çok daha az ziyaretçi çekmiş. Hemen dikkati çeken diğer konu Avrupalıların ve Amerikanların son derece az oluşuydu.
Diğer yandan, her ne kadar eylül ayı tüketici harcamaları artış gösterse de (%23); otomobil, giyim, uçuş ve konut fiyatları düşüyor.
Ekonomik performansın pratik ölçütlerinden biri olan çelik üretim düzeyi de ayni şekilde geriliyor. Büyük çelik üreticileri şiddetle gerileyen talep karsında fiyatlarda indirime gidiyorlar.
Ekonomik performansı etkilemiş bulunan bir başka etken Beijing 2008 Olimpiyatları oldu. ÇİN hükümeti hava kirliliğini engelleme ve güvenliği arttırma önlemleri çerçevesinde Beijing ve çevresinde pek çok fabrikayı kapattı ve lojistik faaliyetlerine kısıtlamalar uyguladı. Kısıtlamalar nedeniyle, çalıştığımız fabrikalardan biri de faaliyeti duran bir demir-çelik fabrikasından hammadde temin edemediği için planlanan teslim zamanını geciktirmek zorunda kaldı.
Sosyalist Serbest Piyasa Ekonomisinde Devlet …
ÇİN ekonomisinin sert şekilde yavaşlamasını sadece finansal krize bağlayamayız. Özellikle geçen yıldan bu yana Dragonomi’de yayınladığım yazılarda, aşırı ısınma ve yükselen enflasyonla mücadele amacıyla hükümetin uyguladığı politikaları anlatmaya çalıştım. Bu çerçevede uygulanan sıkı para politikasının sonuçları da ekonomik performansın girdileri olarak görülmelidir. Örneğin hükümetin kredileri kısması, ÇİN parası Renminbi’nin değerlenmesi gibi etkenler özellikle ihracat yapan fabrikaları zora soktu.
ÇİN’in finansal pozisyonu mükemmel olmaktan uzak: Geri dönmeyen krediler artıyor, bazı yerel bankaların sorunları var… Fakat ÇİN hükümeti neredeyse tüm para ve maliye politikası silahlarını elinde bulunduruyor. Diğer taraftan enflasyon düşüyor, büyük ulusal bankaların likidite pozisyonu yüksek, hükümetin mali durumu sağlam … ©dragonomi.com
ÇİN’de sosyalist bir piyasa ekonomisinin doğası icabı hükümet ekonominin içinde aktif bir oyuncu olarak rol alıyor ve ÇİN hükümetinin bu anlamda son derece geniş manevra alanı bulunuyor. Hükümet şimdiden bazı ihraç ürünlerinde vergi iadelerini arttırdı, 2003′ten bu yana ilk defa faiz indirimine gitti, ÇİN parası Yuan’in dolara karşı değerlenme sureci durdurdu, kredileri gevşetti…
Kasım ayında açıklanması beklenen kapsamlı ekonomik önlemler paketi bu anlamda büyük önem taşıyor.
Potansiyel ekonomik tedbirler birkaçı şöyle olabilir,
• Gecen yıl indirilen ya da kaldırılan ihracat vergi iadeleri yeniden efektifleştirilebilir,
• Mülk satışlarından alınan işlem harçları kaldırılabilir,
• Özellikle altyapı ve cevre projeleri konularında kamu harcamaları arttırılabilir …
GÜNCELLEME 1: , Çin 586 milyar dolar tutarında dev bir ekonomik destek paketini onayladı* 10 Kasım 2008
Her türlü hakkı mahfuzdur © Dragonomi.com
* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Tasdix ile digital olarak imzalanan ve digital fingerprint ile takip edilen yazı hiçbir surette kopyalanamaz ve link vermek suretiyle referans göstermeksizin alıntı yapılamaz. Aksi hallerde fikri mülkiyet kanunu uyarınca her türlü hukuki yola dogrudan başvurulacaktır.
< –>








