Çin teknoloji ithalatında vergileri kaldırdı
Haber · 8 August 2010
Çin, teknoloji ürünleri imalatında kullanılan malların ithalatına ilişkin vergileri kaldırdı.
Çin Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı bildiriye göre, ileri teknoloji ürünlerinin imalatına girdi oluşturan kilit araç ve parçalar ile hammaddelerin ithalatına uygulanan gümrük tarifeleri ve katma değer vergileri kaldırıldı. Bildiride uygulamanın amacının stratejik ürün ve çekirdek teknolojilerin geliştirilmesini teşvik etmek olduğu belirtildi.
Arjantin demiryolları Çin’e emanet
Haber · 19 July 2010
Çin’e beş günlük resmi ziyaret gerçekleştiren Arjantin Devlet Başkanı Cristina Fernandez De Kirchners, bugün milyarlarca dolarlık demiryolu sözleşmelerine imza attı.
Anlaşmalar uyarınca, Çin’in Arjantin’de 10 ayrı demiryolu projesini 2 ila 5 yıl arasında inşa etmesi öngörülüyor. Teknoloji transferini de kapsayan projelerin finansmanı da büyük ölçüde Çin tarafının üstlendiği belirtiliyor.
Küresel pazarlarda etkinliğini giderek artıran Çinli demiryolu şirketlerinden en büyüğü olan CSR, yalnızca geçen yıl 1,2 milyar dolarlık yurtdışı sözleşmeye imza attı. Şirketin 2001 yılı ihracat tutarı ise, tamamına yakını geri kalmış ülkelere olmak üzere yalnızca 59 milyon dolardı.
CSR’ın önümüzdeki yıllarda hızlanacak ihracatı göz önüne alındığında büyüme potansiyeli çok yüksek. Bu yüzden Nomura tarafından borsada “al” moduna alındı. Bir diğer dev lokomotif şirketi CNR’ın da TCDD’nın açtığı 80 lokomotiflik ihaleye en düşük teklifi verdiğini not düşelim.
İphone üreticisi intiharlarla sarsılıyor
Haber · 20 May 2010
Dünyanın en büyük elektronik imalatçısı Foxconn’da intiharların ardı arkası kesilmiyor.
Tayvanlı Foxconn şirketinin Çin’deki fabrikasında bir çalışanının daha sabah saatlerinde intihar ettiği açıklandı. Yılbaşından bu yana intihar edenlerin sayısı 7′ya yükseldi. Yaşanan son olayda, 21 yaşındaki çalışanın 7 katlı lojman binasının en üst katından atlayarak intihar ettiği bildirildi. Yerel polis olayla ilgili olarak soruşturma başlatırken, Liang soyadlı gencin vücudunda bıçak yaraları bulunduğu belirtildi.
Çin’ün güneyindeki Shenzhen’de bulunan tesislerinde gerçekleşen intiharlar nedeniyle, şirketin Tayvanlı sahibi “kötü ruhları kovmak ” amacıyla fabrikaya budist rahipler çağırmıştı.
Geçen yılın Temmuz ayında yaşanan intihar olayında ise, kaybolan bir iPhone prototipi nedeniyle sorgulanan 25 yaşındaki çalışan, apartmanın tepesinden atlayarak intihar etmişti. Olay sonrası başlatılan soruşturmada, intihar eden çalışanın şirket müfettişleri tarafından sorgulandığı, evinin zorla arandığı ve şiddete maruz kaldığı ortaya çıkmıştı.
İntiharların başlıca nedenleri olarak çalışma koşullarının ağırlığı ile askeri yönetim benzeri idari anlayış gösteriliyor. Şirketten yapılan açıklamalarda ise, intiharların kişisel nedenlerle gerçekleştiği ileri sürülüyor.
Dünyanın en büyük elektronik imalatçısı olan Foxconn’un en büyük fabrikası Çin’in güneyinde bulunuyor. Shenzhen şehrindeki tesislerinde 400 binden fazla işçi çalışıyor. Çalışanların yüzde 80′ini 18-25 arası gençler oluşturuyor.
Foxconn fabrikalarında Apple, Sony, HP, Dell, İntel, Motorola, Microsoft ve Nintendo gibi dünyaca ünlü markaların en kritik ürünleri imal ediliyor. Bunların arasında iPad, iPhone, Mac mini, PlasyStation3, Wii ve Xbox gibi en üst düzey teknoloji ürünleri yer alıyor.
Çin’de internet kullanıcılarının sayısı 404 milyona çıktı
Haber · 25 April 2010
Çin’de son 3 ayda 20 milyon kişi internet dünyasına adım attı.
Çin Sanayi ve Enformasyon Bakanlığı, internet kullanıcıları sayısının Mart ayı sonu itibariyle 404 milyona çıktığını açıkladı. Bakanlık sözcüsü Zhu Jun, geçen yıl sonunda 384 milyon kişiye ulaşan internet kullanıcılarına, yılın ilk 3 ayında 20 milyon kişinin daha katıldığını söyledi. Zhu, sosyal paylaşım sitelerine üye olan kullanıcıların sayısının da 191 milyona ulaştığını belirtti.
Dünya çapında en popüler sosyal paylaşım ağlarından Facebook, Youtube ve Twitter ülkede yasaklı siteler listesinde bulunuyor. Buna karşın, Facebook benzeri “Renren” ve “Kaixin”, Youtube benzeri “Youku” ile yerli Twitter “t-sina” gibi siteler milyonlarca üyeyi barındırıyor.
Komünist Parti yayın organı Halkın Günlüğü gazetesinin bile katıldığı Twitter benzeri siteler kervanı, ülkenin kuzeybatısını vuran 7,1 şiddetindeki Çinghay depreminin ardından, internetin en sık ziyaret edilen adreslerinden biri haline geldi.
Resmi verilerine göre, ülkede 3 milyon 230 bin internet sitesi bulunuyor. İnternet toplumunun kamuoyu ağırlığı ise giderek artıyor. Çinliler, internet vasıtasıyla yolsuzluk, işsizlik, sosyal adaletsizlik gibi çeşitli toplumsal sorunlarda seslerini yükseltiyor. Öte yandan, liderlerin ABD baskılarına boyun eğiyor görünmesine karşı yoğun tepki gösteriyor.
Çinliler Google’dan vazgeçmedi
Haber · 5 April 2010
Google’ın arama sonuçlarını Hong Kong adresine yönlendirmesine rağmen, Çinli kullanıcılar Google kullanmayı bırakmadı.
ABD merkezli internet takip kuruluşu Alexa verilerine göre, Google’ın 23 Mart’ta kullanıcılarını Hong Kong’a yönlendirmesinden bu yana hongkong.com.hk adresini ziyaret edenlerin sayısı 20 kattan fazla arttı. Çinli kullanıcılar, Google’ın en büyük rakibi Baidu’ya ise rağbet etmedi. Alexa verilerine göre, geride kalan bir haftada Baidu kullanıcılarının toplam sayısı yalnızca yüzde 1,3 yükseldi.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan bilişim şirketi Analysys’in başkanı Edward Yu ise, “Çinli internet kullanıcıları için google.com.hk adresi ile google.cn adresini ziyaret etmek arasında pek fark yok” dedi.
Çin’in en büyük arama motoru Baidu ise, istatistiklere ilişkin yorum yapmayı reddetti.
İş Ortaklarında panik havası
Buna karşın, Google’ın iş ortakları arasında panik havası hakim. Google ile olan işbirliğinin hükümetle ilişkileri olumsuz etkileyeceğinden korkan iş ortaklarından bazıları internet motoru ile bağlarını koparmaya başladı. Ülkenin en büyük ikinci cep telefonu operatörü China Unicom’un ardından, en büyük internet portalı Sina’da Google ile işbirliğini gözden geçirdiğini açıkladı. İnternet portalı Tom.com ile ülkenin en popüler forum sitesi Tianya.com ise geçen hafta Google ile olan işbirliklerini sonlandırdıklarını ilan etmişlerdi.
Sina’nın resmi Xinhua haber ajansına konuşan bir yetkilisi, “İşbirliğinin gözden geçirilmesinin arkasında politik baskı yok. Ancak, Sina’nın iş ortaklarının kanun ve düzenlemeleri ihlal etmemesi ve ülkede uzun vadeli planlara sahip olması gerekiyor” diyerek, Google ile yolların ayrılacağı sinyalini verdi.
Google’ın reklam pazarlama ortağı Pekin merkezli Zoom İnteractive’in genel müdürü Cheng Yu ise, satışların son iki ayda yüzde 30 civarında düştüğünü söyledi. Yu, özellikle büyük müşterilerin reklam bütçelerinde önemli indirime gittiklerini de belirtti.
Amerikan yüzyılından sonra Çin yüzyılı!
Blog · 26 February 2010
İngiliz, Amerikan ve Çin yüzyılları! Öncesi de var, sonrası da olacağı gibi…
İmparatorluk ya da süper güçlerin en büyük dayanağı şüphesiz ekonomi. Avrupa ve Doğu Asya tarihin en büyük yıkımlarını yaşarken, dünyanın üretim üsleri haline gelen ABD ve Sovyetler geçen yüzyıla damga vurmuştu. Üretim, yani ekonomi, aynı zamanda ülkelerin askeri, siyasi, teknolojik ve kültürel güçlerinin çapını da çiziyor.
Nitekim, Çin’de de ekonomi önden giderken, Çin’in diplomasisini, ordusunu ve teknolojik kabiliyetlerini de yukarı doğru çekiyor.
Öte yandan, Çin elbette süper güç olmaktan şimdilik uzak. Ancak süper güç olma yolunda ilerlediği de şüphesiz. Bu noktada, ekonomileri 5 trilyon doları aşarak başa baş haline gelen Çin ile Japonya’ya biraz göz atmakta fayda var.
Son 40 yıldır ABD ekonomisini takip eden Japonya, Çin ekonomisi tökezlemediği takdirde bu yıl yerini Çin’e bırakacak.
Çin, Japonya’dan 20 kat daha fazla toprağa, 10 kat fazla nüfusa sahip. Sahip oldukları tabii kaynakların mukayesesi bile mümkün değil.
Japonlar kişi başı 40 bin dolardan fazla gelir seviyesine sahipken, Çinliler 4 bin doları yeni aşıyor.
Japonya mucizesinin arkasında ise verimlilik yatıyor. Japonlar 1 litre petrol ile 10 dolarlık değer yaratırken, Çinliler kullandıkları her 1 litre petrolden 2 dolarlık değer bile çıkartamıyor.
Buna karşın, tarihin en zor ekonomik mucizesini yaratan çalışkan insanların ülkesi Japonya artık limitlerine ulaşmış durumda. Buna karşın, Çin değişiyor. Daha doğru bir anlatımla, dünyanın en dinamik ülkesi olarak durmaksızın dönüşüyor. Çin’in dinamizmi, 10 yıl önce öbür süper güç adayı gösterilen Hindistan’ı cüce bırakacak kadar büyük. (Örneğin Çin’in bir kaç eyaleti bile Hindistan kadar üretiyor…)
Türkiye bu dönüşümün yeni yeni farkına varırken, ülkelerinin küresel ekonomideki etkisinin azaldığına inanan ABD’liler, çoktandır 21’inci yüzyıla yön verecek ülkenin Çin olduğunu düşünüyor. Hürriyet gazetesinden:
Washington Post gazetesinin ABC News kanalıyla ortaklaşa gerçekleştirdiği bir ankete katılanların yarısına yakını, ekonomik açıdan ABD ile Çin’in başa baş yarışacağına inanırken, ülkelerinin dünya meselelerindeki etkinliğini kaybettiğini düşünüyor.
ABD ile Pekin arasındaki gerilimin had safhaya çıktığı bir dönemde açıklanan anket, ülkedeki diğer araştırma şirketleri Gallup, Pew Research Center’in son çalışmalarıyla paralellik gösterdi.
Bu anketlerinin sonucunda da, ABD’lilerin dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olma yolunda önemli adımlar atan Çin’in bu yükselişinden büyük endişe duyduklarını ortaya çıkarmıştı.
Washington Post, anketin sonuçlarına yönelik hazırlanan bir haberde, ABD’lilerin dünyanın en güçlü ekonomisi olduğu yönündeki fikirlerini geçen on yıl içinde değiştirdiklerine dikkat çekildi.
ABD’liler 2000 yılında yine Gallup’ın yaptığı bir araştırmada dünyanın en güçlü ekonomisi olarak kendi ülkelerini gösteriyordu. Ancak son anketler Çin ile ABD’nin bu unvan için kıyasıya yarıştığını ortaya koydu.
KORUMACILIĞI DESTEKLİYORLAR
Analistler ise ABD’lilerin Çin’in yükselişinden pek memnun olmamalarının iki ülke arasındaki ilişkilere etki edebileceğini düşünüyor. Anket sonuçları ise vatandaşların ticari korumacılığı desteklediğini gösteriyor.
ABD’liler aynı zamanda ülkelerindeki Çinli çalışan sayısının artmasından da şikâyetçi. Washington Post’un çalışmasına katılanlardan biri olan Annetta Jordan, ekonomik gücün ülkesinden Çin’e geçişine kendi gözleriyle şahit olduğunu söylüyor.
Jordan, 1990’lı yılların başında çalıştığı cep telefonu fabrikasına Çinli çalışan akını yaşandığını ve bir noktadan sonra kendilerini bu kişileri eğitirken bulduklarını söylüyor.
Jordan aynı zamanda “Bütün zenginliğimizi Çin’e aktarıyoruz. Bu bizim için hiç de iyi bir şey değil” diyor.
JAPONYA’DAN SONRA ÇİN
Pew Araştırma Merkezi Başkanı Andrew Kohut, şu anda Çin için endişeli olan ABD’lilerin bundan 30 yıl önce de benzer endişeleri Japonya için benimsediklerine dikkat çekiyor. Kohut, “Japon bir şirket Rockefeller Center’i satın aldığında, bütün ABD’liler çılgına dönmüştü. O zaman yaptığımız anketlerde, Japonya’nın dünyanın en büyük ekonomisi olup olmayacağını sorduğumuzda, katılımcıların hemen hemen hepsi “evet” cevabını vermişti” diyor.
Johns Hopkings Uluslararası İlişkiler Okulu öğretim üyesi profesörü Davd M. Lampton, ABD’lilerin kendi ülkelerinden memnun olmadığı zamanlarda diğer ülkelerden de tedirgin olduğuna dikkat çekiyor ve “Böyle zamanlarda korumacılık baskılarını artırırlar. Bu gelişmeler ABD ile Çin arasındaki ilişkiye zarar verir. ABD’liler her zaman ülkelerine zarar verecek büyük, hızlı değişen ve sonunu tam olarak kestiremedikleri şeylerden tedirgin olmuşlardır. Çin de bütün bu tanımlamalara uyuyor” diyor. … >>>!
Çinliler ‘Kaplan’ yılından umutlu
Blog · 19 February 2010
Çin’de halkın çoğunluğu yeni girilen Kaplan yılında gelir artışı sağlayacağına inanıyor. En çok bilgisayar almayı istiyor, çıldıran ev fiyatlarından endişe ediyor.
Guangming Daily gazetesinde yayımlanan haberde, ülke çapında 100 bin aile ile yapılan dev ankette her 10 Çinli’den 6′sının 2010′da gelir artışı beklediği kaydedildi. Ulusal İstatistik Bürosu (NBS), devlet televizyonu CCTV ve Posta Kurumu’nun ortaklaşa gerçekleştirdiği ankete göre, gelir artış beklentileri en yüksek olanlar arasında turizm merkezi Hainan tepeye çıktı.
Öte yandan, ankete katılanların 2010′da satın almayı en çok istedikleri ürün ‘bilgisayar’ oldu. Bilgisayarı tatile çıkmak ve otomobil almak gibi istekler takip etti. Otomobil satın almak isteyenlerin yüzde 65′i ise, aracın maliyetinin 15′bin doları aşmaması gerektiğini belirtti.
Anket sonuçlarına göre, Çinlilerin en çok rahatsız olduğu konuların başında ise aşırı yükselen ev fiyatları yer alıyor.
NBS verilerine göre, Çin’de kentte yaşayanların kişi başı harcanabilir geliri geçen yıl yüzde 8,8 artarak, 17 bin yuane (2510 dolar) yükseldi. Kırsal kesimde yaşayanların harcanabilir geliri ise yüzde 8,2′lik artışla 5 bin 150 yuane (369 dolar) çıktı.
Yatırımcılar dikkatli olmalı
Hong Kong merkezli ünlü yatırım kuruluşu CLSA, geçen haftasonu ay takvimine göre yeni başlayan Kaplan Yılı’nın yatırımcıları nasıl etkileyeceğine ilişkin geleneksel raporunu yayımladı. Raporda, Kaplan Yılı’nın kazanç potansiyelinin yanında riskleri de beraberinde getirdiği belirtilerek, “Kaplan yılları köklü değişiklikler, hatta çalkantıları da simgeler. Tıpkı kaplanın kendisi gibi enerji dolu ve güçlüdür. Aynı zamanda da atılgan ve riskli!” denildi.
Özellikle Hong Kong’lı yatırımcıların büyük ilgiyle takip ettiği geleneksel raporda, kaplan yılının beş geleneksel elementten biri olan “metaller” ile özdeşleştiği belirtilerek, 2010′da altın fiyatlarının 2 bin doların üstüne çıkabileceği iddia edildi. Buna karşın, geleneksel elementlerden “su” ile uyuşmadığı hatırlatılarak, gemicilik gibi su ile ilintili sektörleri zor bir yılın beklediği ileri sürüldü.
Rapor, kaplan yılının At Yılı’nda doğanlara “uğur” getirdiğini kaydederek, Çin’in en zengin adamı Wang Chuanfu’nun talihinin daha da açılacağını iddia etti.
Kuruluşun 16 yıldır yayımladığı raporun geçen yılki sayısında, altın fiyatlarının bin doları aşacağı doğru tahmin edilmişti. Raporları merakla takip eden yatırımcılar, geçen yıl ekonomik krizle boğuşan Barrack Obama’nın geride kalan Boğa Yılı’nın azizliğine uğradığını iddia etmişti.
Yazan: Sadi Kaymaz
Google’ın tehdidi Baidu’ya yaradı
Haber · 12 February 2010
Google’ın en büyük rakibi Baidu’nun yüzü gülüyor. Çinli şirketin net karı yarıya yakın artarken, hisse senetlerinde belirgin artışlar gözleniyor.
Ülkede en popüler arama motoru olan Baidu’dan yapılan açıklamada, Google’ın ülkedeki operasyonlarını sona erdirebileceğini duyurmasından sonra müşterilerin şirkete olan güveninin arttığı kaydedildi. Baidu’nun kurucusu ve CEO’su Robin Li (Çin’in harika çocuğu ya da Sergey Brin’i olarak adlandırılıyor), Google’ın ülkeyi terketmesinin şirketi nasıl etkileyeceğine ilişkin bir soruya, “Bundan faydalanmayı bekliyoruz. Müşterilerimizin güveni belirgin biçimde arttı.” diye cevap verdi.
Baidu’nun geçen yılın son çeyreğinde elde ettiği net karın ise yüzde 48 arttığı bildirildi. Son çeyrek karını ek olarak, ilk çeyrek karının beklentilerin çok üstünde gerçekleşeceğine dair beklentilerin etkisiyle Nasdaq borsasında işlem gören şirket hisseleri çıkışa geçti.
Mevcut durumu en iyi açıklayan değerlendirme Hong Kong merkezli yatırım kuruluşu CLSA analisti Elinor Leung’dan: “Google’ın geleceği üzerindeki belirsizlikler, reklam verenleri seçenekler aramaya itiyor. Baidu ise seçenekler arasında en başta yer alıyor” …
Çinli internet şirketlerinin hisselerine görülen genel düşüş eğilimine karşın, Google’ın tehdinden bu yana Baidu’nun Nasdaq borsasında işlem gören hisseleri yüzde 15′e yakın değer kazandı. Çin’in piyasa değeri en büyük internet şirketi Tencent’in hisseleri Hong Kong borsasında yüzde 20′den fazla düşüş kaydederken, e-ticaret devi Alibaba hisselerinde yeni yılda yüzde 13′lük düşüş gözlendi.
Altı çizilmesi gereken noktalardan biri, Google’ın olası çıkışından kısa vadede nemalanan Baidu’nun uzun vadede kaybeden olacağı… Zira, Baidu’nun bu noktaya gelmesinde en büyük pay Google ve Yahoo ile girilen rekabet oldu. Rekabet ortamının yokluğunda, Baidu’nun teknolojik yenilikler konusunda uzun vadede ivme kaybetmesi kaçınılmaz.
Çin’de tüketimin yeni kaynağı ‘kaygısız nesil’
Blog · 4 February 2010
Çinli aileler malum olduğu üzere son derece tasarrufçu. Buna karşın, yeni nesil, ailelerinin ertelediği harcama güçlerini de arkasına almış durumda…
Çin’de ekonominin dışa açıldığı 1980′de uygulanmaya başlayan tek çocuk politikası, sayıları 200 milyonu aşan ve ailelerinin tersine tüketimde sınır tanımayan yeni nesil gençleri ekonominin itici gücü haline getirdi.
Çin’in en büyük yatırım kuruluşlarından China Capital’in şef ekonomisti Ha Jiming, hükümetin iç tüketimi canlandırmak suretiyle büyüme modelini değiştirmeye yönelik adımlarına dikkat çekerek, ‘kaygısız nesil’ olarak nitelediği 30 yaş altı gençlerin tüketimin gerçek itici gücü olduğunu iddia etti. Fudan Üniversitesi’nde düzenlenen bir panelde konuşan Ha, tek çocuk neslinin ailelerinden de destek aldıklarını belirterek, “Bu nesil ebeveynlerinin aksine tüketim kaygıları taşımıyor. Pek çoğu henüz çocuk sahibi olmamış ve yaşlılık zamanlarını düşünmenin erken olduğuna inanıyor. Tüketime çok yatkınlar” diye konuştu.
Yeni nesil genç tüketicilerin özellikle turizm, beyaz eşya ve elektronik gibi sektörlerde büyümenin ana kaynağını oluşturacağı öngörülüyor.
Mercedes’in Çin’deki altın yılı ’2009′ oldu
Haber · 21 January 2010
Mercedes’in Çin’deki satışları yüzde 77 arttı. Çin’de krize rağmen satışları patlayan Mercedes, ülkedeki en iyi yılını geçirdi.
Alman otomotiv devi Mercedes-Benz, Çin’deki satışlarının geçen yıl yüzde 77 artarak 68,500′e ulaştığını açıkladı. Açıklamaya göre, şirketin en çok popüler modeli satışları yüzde 156 artarak 16 bine çıkan ‘C’ serisi oldu.
Mercedes-Benz’in ülke müdürü Klaus Maier, Çin’in en büyük 4′üncü pazarları haline geldiğini ifade ederek, lüks sınıfın ana modeli ‘S’ serisi satışlarında ise Çin’in en üst sırada yer aldığını vurguladı. Maier, ülkeye girdiği 1990 yılından bu yana Mercedes’in en iyi yılını geçirdiğinin de altını çizdi.
Alman otomotiv üreticileri arasında Çin’de en iyi performans gösteren marka ise Volkswagen oldu. Şirketin satışları geçen yıl yüzde 36,7 artışla 1 milyon 400 bine erişti.
Çin’de geçen yıl toplam 13 milyon 630 bin araç satıldı. ABD’yi geçerek dünyanın en büyük otomobil pazarı haline gelen Çin’deki otomobil satışlarının 2010′da 15 milyona ulaşması bekleniyor.










