Çin’den ithal edilen lastiğe soruşturma

Haber ·  15 August 2010

Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM), Çin’den ithal edilen ‘ağır vasıta dış lastikleri, zirai araç dış lastikleri, iş makinesi dış lastikleri’ için halen uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin yürürlükten kalkması halinde, dampingin ve zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesi ihtimaline karşı nihai gözden geçirme soruşturması açılmasına karar verdi.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğe göre, GTİP numaraları belirtilen Çin menşeli, bazı araçların dış lastikleri konusunda önlemin sona ermesinin damping ve zararın devamına veya yeniden meydana gelip gelmeyeceği konusunda inceleme yapıldı.

Nihai gözden geçirme soruşturmasının açılması için yeterli delillerin bulunduğunun anlaşıldığı belirtilen tebliğde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu tarafından Çin menşeli, ağır vasıta dış lastikleri, zirai araç dış lastikleri, iş makinesi dış lastikleri için nihai gözden geçirme soruşturması açılmasına karar verildiği ifade edildi.

Tebliğe göre, ağır vasıta dış lastikleri, zirai araç dış lastikleri, iş makinesi dış lastiklerine uygulanan mevcut dampinge karşı önlem soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalacak.

Otomobil dış lastikleri, hafif ticari araç lastiklerine uygulanan mevcut dampinge karşı önlem 20 Ağustos 2010 tarihinde yürürlükten kalkacak.

Tebliğ, bugün itibariyle yürürlüğe girerken, soruşturma da bugün itibariyle başlamış kabul edilecek.

Batılı iktisadi tezlerle, Çin’e reçete yazmak

Blog ·  10 May 2010

Çin’de ekonomi aşırı ısınma sinyalleri veriyor. Başını alıp giden inşaat sektörü; bankacılıktan çeliğe kadar uzanan, en uzun endüstri zincirinin, en kritik halkasını oluşturuyor. Bunun yanı sıra, kilit sanayilerden otomotivde aşırı ısınma tehlikeli. Oto satışları, baz verilerin yüksekliğine rağmen, yıllık yüzde 40 dolayında artış gösterebiliyor. Özellikle, yolcu ve yük taşıtları satışlarında patlama var.

Enflasyon geçen ay beklentilerin altında geldi. Buna karşın, enflasyon artışının hızlanması kaçınılmaz. Öncelikle, yükselen hammadde fiyatları ile enflasyon ithal ediliyor. Artan işçi ücretleri ciddi enflasyon baskısı yaratıyor.Kuzeyi aylar boyu saran aşırı soğuk ve güneyini kavuran kuraklık gıda ürünleri kalemini şişiriyor. Para tabanında yüzde 20′ler ile ölçülen genişlemelerin yarattığı aşırı likidite, enflasyona davetiye çıkarıyor. Son olarak, geçen sene gerçekleşen negatif enflasyon rakamlarının düşük baz etkisiyle, enflasyonun tırmanması kaçınılmaz görünüyor. Hükümetin hedefi yüzde 3 dolaylarında. Buna karşın, pek çok kuruluş yüzde 4′ü aşabileceğini raporluyor.

Aşırı ısınma ve enflasyon beklentilerine karşı, sıkılaştırıcı politikalara kademeli olarak geçildi. Kredilerde sıkılaştırma var. Merkez, durmadan tahvil ihraç ederek, piyasadan likidite çekiyor. Zorunlu karşılıklarda 4 ayda 3′üncü artış gerçekleşti.

Bu şartlar altında, Çin’den beklenen faiz artırımı.

Çin’de Batı iktisadı bakımından gayri nizami olarak nitelenebilecek politika araçları aktif olarak kullanıyor.Örneğin, hükümet bankalara “kredileri 10 gün durdurun” diyebiliyor. Sektörün devlete ait 4 büyük dev bankası, salt finansal saiklerle hareket etmiyor. Bankalar, aynı zamanda politikası aracı. Öte yandan, faiz artırımı yerine, mikro düzeyde frene basılıyor. Örneğin, bankalara 3′üncü ev için “konut kredisi” vermeyin denebiliyor. Ya da, ikinci ev alıcıları %10 faizler mortgage almak zorunda kalabiliyor.

Ekonominin pek çok kesiminde, çeşitli bakanlık ve diğer yetkili organlar tarafından mikro ölçekli soğutma operasyonları yapılıyor.

Dolayısıyla, Batılı iktisadi gözlüklerle, “Çin’in hemen yarın faiz artırması lazım” diye uzunca zamandır teorik çıkarımlar yapan ekonomistler,  ekonominin sosyalist mahiyetini unutuyor gibi görünüyor. Fakat, sosyalist piyasa ekonomisi hükümetlerinin elinde, Batılı karşıtlarından daha fazla para ve maliye politikası aracı bulunuyor. Çin, Amerikan ekonomisinin işlediği gibi işlemiyor.

Gelelim, dışardan bakınca, ziyadesiyle gecikmiş gibi görünen faiz artırımının zamanlamasına.

Herşeyden önce, mikro düzeyde alınnan kısmi soğutma tedbirlerinin işe yaradığı görülüyor (Örneğin, Konut fiyatları artışı durdu). Buna karşın, enflasyon baskısı ağırlığını giderek artıyor. En önemlisi, varlık balonları tehlikesi sürüyor. Aşırı ısınma dinamikleri altan alta işliyor.

Bu şartlar altında, Merkez Bankası en fazla iki ay daha enflasyon verilerini bekleyebilir. Çünkü, enflasyonun gerisinde kalan 2.25 düzeyindeki tasarruf faizleri, reel faizleri eksiye çevirmiş durumda.

Bugünlerde yayımlanacak Nisan verilerinin beklenenden önemli oranda sapması ise, faiz artırımını ivedi hale getirebilir.  Son olarak, komünist parti yayın organı Halkın Günlüğü’nde çıkan bir köşeyasında, faiz artırımına işaret edildiğini de belirtmeden geçmemek gerekir.

Çin malı oto satışları yüzde 40 arttı

Haber ·  9 May 2010

Çin Otomobil ve Teknoloji Merkezi (CATRC), ülkede Nisan ayında 1 milyon 390 bin yerli üretim araç satıldığını bildirdi. Merkezin raporuna göre, yerli üretim araç satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 40 artış gösterdi. Çin’de üretim yapan otomotiv firmalarının üretimleri ise, geçen ay aylık bazda yüzde 9,82 gerileyerek 1 milyon 520 adede indi. Buna karşılık, araç üretiminde yıllık bazda yüzde 35,18 artış kaydedildi.

CATRC Direktörü Zhao Hang, otomotiv endüstrisinin hızla büyümeye devam edeceğini vurgulayarak, “Mayıs satışlarının olumlu geleceğini bekliyoruz. Tüketicilerin oto alım iştahı, indirim kampanyaları ve otomobil fuarının etkisiyle kabardı.” dedi.

Hile yapma…

Blog ·  19 April 2010

Karikatür: sağ taraftaki madencilik devleri, müzakerelerde “tekel ağırlığını” kullanıyor….

Demir cevheri devleri ile Çin arasında giderek şiddetlenen kritik bir savaş yaşandığını söylemek hatalı olmaz. Çin açısından, konu “stratejik” olarak tanımlanabilecek kadar mühim. Keza, çarkları ihracat yerine sabit yatırımlarla dönmeye başlayan ekonominin hayat damarlarından biri çeliğin ham maddesi olan demir cevheri. Stratejik önemi yanında, ithalat faturası da hayli kabarık. Basit bir anlatımla, demir cevheri fiyatlarının %90 artması halinde, ithalat faturası 100 milyar dolara dayanacak.

Demir cevheri ile ilgili haberler, hem Çin basınının hem de uluslararası ekonomi yayınlarının günlük vazgeçilmezi… Demir cevheri müzakerelerini vakit bulunca uzun uzun yazacağım. Bu arada, piyasa ile ilgili köklü bir değişikliğe ilişkin haberi de atlamak istemedim.

Çünkü dünyanın önde gelen madencilik şirketleri, çeliğin hammaddesi demir cevherinin fiyatlandırılma yöntemi konusunda istediklerini elde etti. Dev şirketlerin pazarlığının sonucunda 40 yıldır süren yıllık fiyat uygulaması sona erdirildi.

Aralarında Avustralyalı madencilik devleri BHP Billiton ve Rio Tinto’nun yanı sıra dünyanın en büyük demir cevheri üreticisi Brezilya merkezli Vale SA, fiyatlama sisteminde vadenin değiştirilmesini istiyordu. Daha önce yıllık yapılan sözleşmelerle belirlenen fiyatın, spot piyasadaki harekete daha uygun hale gelmesi için daha kısa vadeler için yapılması talep ediliyordu.

Demir cevheri madencilik şirketleri ile çelik üreticileri, yaklaşık 40 yıldırı bu ürünün fiyatının bir yıl boyunca ne olacağın belirleyen referans fiyat üzerinde anlaşıyordu. Ancak, özellikle Çin’deki büyüme nedeniyle yaşanan talep artışı bu piyasadaki fiyatların oynaklığını artırdığı için yıllık fiyatların spot piyasadan önemli ölçüde ayrışmasına neden oluyordu.

Vale SA ve BHP Billiton, çelik üreticileriyle son anlaşmalarında, süreyi kısaltarak 40 yıldır süren yıllık kontrat sözleşmesi uygulamasına da son vermiş oldu.

Vale SA’nın, Japonya’nın en büyük üçüncü çelik üreticisi Sumitomo Metal Industries ile yaptığı satış sözleşmesine göre, Nisan-Haziran arasındaki üç aylık dönemde sağladığı demir cevherinin tonu için 100 dolar ile 110 dolar arasında bir ücret alacak. Brezilyalı madencilik şirketinin anlaştığı fiyat geçen seneyle kıyaslandığında yüzde 90′lık bir artışa denk geliyor.

BHP Billiton ise üretiminin çoğunu Asyalı çelik üreticilerine kısa dönemli kontratlarla satacağını açıklamış ancak fiyat telaffuz etmemişti.

İngiltere merkezli yatırım şirketi IG Markets’in Melbourne’daki analistlerinden Ben Potter, bu gelişmenin uzun zamandır yıllık fiyatlandırmayı sonlandırmak için çaba sarfeden BHP Billiton’un, bu isteğe direnen Asyalı çelik üreticileri karşısında kazandığı önemli bir başarı olduğunu söyledi.

Diğer taraftan analistler, demir cevheri sözleşmelerindeki vadenin kısaltılmasının yapısal anlamda önemli etkilerinin olacağını da belirtiyor.

Avustralya merkezli yatırım şirketi Macquarie Group analistlerinden Brenadan Harris gönderdiği araştırma notunda, “Dünya ticaretinde önemli yer tutun bir emtianın fiyatlandırma kurallarında değişikliğe gidilmesi her gün görülebilecek bir gelişme değil” dedi.

Vale SA’nın Pazarlama Direktörü Pedro Gutemberg, yeni fiyatlandırma sisteminin esnekliği, öngörülebilirliği ve şeffaflığı artıracağını öngörürken, Rio Tinto yöneticileri ise piyasa mekanizmasını işlerlik kazanacağını belirtiyor.

Rio Tinto’nun demir cevheri operasyonlarının başına bulunan Sam Walsh daha önce yaptığı bir değerlendirmede, “Eğer sektör çeyrek dönemlik fiyatlandırma uygulamasına geçerse bu gerçek anlamda piyasa mekanizmasının işlemesini sağlayacaktır. Böylece, fiyatlar belirli kişilerce değil fakat piyasa güçleri tarafından belirlenecektir” demişti.

Çinli lastik üreticileri zorda

Haber ·  4 April 2010

ABD’nin gümrük vergileri ve katlanan kauçuk fiyatları Çin’deki lastik fabrikalarını zora soktu.

Dünyanın en büyük lastik üreticisi Çin’de üreticiler maliyet baskısıyla boğuşuyor. Geçen yıl 600 milyon civarında lastik üretimi yapan Çin’deki fabrikaların maliyetleri, kauçuk fiyatlarının son bir yılda iki kattan fazla artmasıyla aşırı yükseldi. Çin’deki kauçuk fiyatlarının tonu hafta başı itibariyle 3 bin 600 doları aştı.

Çin’in en büyük ihracat pazarı olan ABD’nin geçen yıl yürürlüğe koyduğu anti-damping vergilerinin yanı sıra, ülkedeki kauçuk üretim merkezlerinin vuran kuraklık da üreticilerin sıkıntılarını ağırlaştırıyor. İş dergisi Caijing de yer alan verilere göre, ülkenin güneyini vuran kuraklık, yerli kauçuk üretimini yarıya düşürdü. Yerli üretim kauçuk fiyatları ise son iki haftada 300 dolar artış göstererek 3 bin 700 doların üstüne çıktı.

Ülkenin en büyük lastik üreticilerinden Hangzhou Zhongce Rubber fiyatlarını geçen hafta yüzde 5 arttırdığını bildirirken, yerel piyasanın diğer büyük üreticileri South China Rubber ve Qingdao Daouble Star Tire fiyatlarını yüzde 10′a yakın arttırdıklarını açıkladı.

Fransız lastik üreticisi Michelin’in sözcüsü ise, China Daily gazetesine yaptığı açıklamada şirketin fiyatlarda artış planladığını ifade etti.

Hisse senetleri aracı kuruluşu Guosen’in endüstri analisti Chen Aihua ise, üreticilerin yaptığı fiyat artışlarının aşırı yükselen maliyetleri karşılamakta yetersiz kaldığını belirterek, “Üreticiler için bu yıl çok zor geçecek” dedi.

Çin’de üretilen lastiklerin yüzde 40′ı ihraç ediliyor. Çin, ABD’nin uygulamaya başladığı ek gümrük vergilerinden önce ihracatının yüzde 35′ini bu ülkeye gerçekleştirmekteydi.

Çinliler Hummer’ı kaderiyle baş başa bıraktı

Blog ·  4 March 2010

Çin’de bile adı pek duyulmayan ağır iş ve yol makinaları üreticisi Tengzhong, GM ile Hummer’ın satışı konusunda anlaştığında, kaşlar da yukarı kaldırılmıştı!

Amerika’da satışları %85 düşen yakıt canavarının yaşam şansı sorgulanırken, bir taraftan da Çin’in giderek ağır basan temiz enerji politikaları duruyordu.

Nitekim, Amerikan General Motors ile Çinli Sichuan Tenghong arasındaki Hummer’ın satışı anlaşması çöktüğü haberleri geçen hafta yayıldı.

Tengzhong, GM’den Hummer’ı satın almak için yaptıkları teklifi geri çektiklerini açıkladı. Açıklamada, Çinli otoritelerin anlaşmanın onayını gerekli süre içinde gerçekleştirmemesi nedeniyle teklifin geri çekildiği ve anlaşmadan GM ile karşılıklı görüşmeler çerçevesinde vazgeçildiği belirtildi. Tengzhong, GM’ile Hummer’ın markası, yönetici kadrosu, lisans hakları, bayileri ve üretim anlaşmalarını kapsayan satışı konusunda anlaşmaya varmıştı.

Çin’in yeni gelişen çevre ve enerji hassasiyetlerinin Hummer’ın sonunu hazırladığı açık.

Yeniden yapılanma çabası içindeki General Motors (GM), elden çıkartma olasılığının düşük olması nedeniyle muhtemelen Hummer’ı kapatacak.

GM’den yapılan ilk açıklamada, şimdiye kadar satılmış olan araçların garantilerinin geçerli olduğu, kullanıcılara yedek parça ve servis hizmeti sağlanmaya devam edileceği belirtilmişti.

Çinliler ‘Kaplan’ yılından umutlu

Blog ·  19 February 2010

Çin’de halkın çoğunluğu yeni girilen Kaplan yılında gelir artışı sağlayacağına inanıyor. En çok bilgisayar almayı istiyor, çıldıran ev fiyatlarından endişe ediyor.

Guangming Daily gazetesinde yayımlanan haberde, ülke çapında 100 bin aile ile yapılan dev ankette her 10 Çinli’den 6′sının 2010′da gelir artışı beklediği kaydedildi. Ulusal İstatistik Bürosu (NBS), devlet televizyonu CCTV ve Posta Kurumu’nun ortaklaşa gerçekleştirdiği ankete göre, gelir artış beklentileri en yüksek olanlar arasında turizm merkezi Hainan tepeye çıktı.

Öte yandan, ankete katılanların 2010′da satın almayı en çok istedikleri ürün ‘bilgisayar’ oldu. Bilgisayarı tatile çıkmak ve otomobil almak gibi istekler takip etti. Otomobil satın almak isteyenlerin yüzde 65′i ise, aracın maliyetinin 15′bin doları aşmaması gerektiğini belirtti.

Anket sonuçlarına göre, Çinlilerin en çok rahatsız olduğu konuların başında ise aşırı yükselen ev fiyatları yer alıyor.

NBS verilerine göre, Çin’de kentte yaşayanların kişi başı harcanabilir geliri geçen yıl yüzde 8,8 artarak, 17 bin yuane (2510 dolar) yükseldi. Kırsal kesimde yaşayanların harcanabilir geliri ise yüzde 8,2′lik artışla 5 bin 150 yuane (369 dolar) çıktı.

Yatırımcılar dikkatli olmalı

Hong Kong merkezli ünlü yatırım kuruluşu CLSA, geçen haftasonu ay takvimine göre yeni başlayan Kaplan Yılı’nın yatırımcıları nasıl etkileyeceğine ilişkin geleneksel raporunu yayımladı. Raporda, Kaplan Yılı’nın kazanç potansiyelinin yanında riskleri de beraberinde getirdiği belirtilerek, “Kaplan yılları köklü değişiklikler, hatta çalkantıları da simgeler. Tıpkı kaplanın kendisi gibi enerji dolu ve güçlüdür. Aynı zamanda da atılgan ve riskli!” denildi.

Özellikle Hong Kong’lı yatırımcıların büyük ilgiyle takip ettiği geleneksel raporda, kaplan yılının beş geleneksel elementten biri olan “metaller” ile özdeşleştiği belirtilerek, 2010′da altın fiyatlarının 2 bin doların üstüne çıkabileceği iddia edildi. Buna karşın, geleneksel elementlerden “su” ile uyuşmadığı hatırlatılarak, gemicilik gibi su ile ilintili sektörleri zor bir yılın beklediği ileri sürüldü.

Rapor, kaplan yılının At Yılı’nda doğanlara “uğur” getirdiğini kaydederek, Çin’in en zengin adamı Wang Chuanfu’nun talihinin daha da açılacağını iddia etti.

Kuruluşun 16 yıldır yayımladığı raporun geçen yılki sayısında, altın fiyatlarının bin doları aşacağı doğru tahmin edilmişti. Raporları merakla takip eden yatırımcılar, geçen yıl ekonomik krizle boğuşan Barrack Obama’nın geride kalan Boğa Yılı’nın azizliğine uğradığını iddia etmişti.

Yazan: Sadi Kaymaz

Radikal

Çin, otomotivde yine rekor kırdı

Haber ·  15 February 2010

Çin’de hem otomobil üretimi ve hem de satışları ikiye katlanarak yeni bir rekor kırdı.

Çin Otomobil Üreticileri Birliği (CAAM), geçen ay 1 milyon 660 bin araç satıldığını açıkladı. Geçen ay gerçekleşen araç üretiminin de 1 milyon 610 bine ulaştığını belirtildi. CAAM’dan yapılan açıklamada, büyük çaplı genişlemede geçen yılın düşük tabanlı verilerinin yanı sıra, hükümet politikalarının desteğiyle süren büyümenin istikrar kazanmasının da altı çizildi. Birlik verilerine göre, bir önceki aya göre oto üretimi yüzde 5 artarken, satışlardaki artış yüzde 17′ye yaklaştı. ABD’yi geçerek dünyanın en büyük oto üreticisi haline gelen Çin’de geçen yıl 13 milyon 634 bin araç üretilmişti.

Güney Kore’nin ihracatı rekor kırdı

Haber ·  5 February 2010

Güney Kore’nin ihracatı geçen ay son 20 yılın en büyük çıkışını yaptı.

Güney Kore Ekonomi Bakanlığı, ihracatın Ocak’ta yüzde 47.1 genişleyerek 31,08 milyar dolara çıktığını açıkladı. Bakanlık yetkilisi So Myoung-Hee, 1988 yılında kaydedilen yüzde 52,6 artışın ardından, ihracat büyüme hızının son 20 yıldaki en büyük yükselişi gerçekleştirdiğini vurguladı.

Bakanlık verilerine göre, oto parçaları ihracatı yüzde 158 artış gösterirken, yarı iletkenlerde yüzde 121 ve LCD ürünlerde yüzde 103 ihracat artışları kaydedildi. Elektronik ürünleri, petro-kimya ve otomobil ihracatları çift haneli büyümeler gösterdi. Güney Kore’nin cep telefonu ve gemi ihracatlarında ise düşüşler bildirildi.

Bakanlık sözcüsü, küresel ekonomideki toparlanmanın yanı sıra, Çin yeni yılının yaklaşmasının da ihracat artışlarında önemli rol oynadığını söyledi. 14 Şubat’ta başlayacak Çin yeni yılı öncesinde, Çin’e yapılan ihracatın Ocak ayının ilk 20 gününde yüzde 88,5 yükseldiği bildirildi. Buna göre, Güney Kore’nin ihracatında Çin’in payının geçen ay yüzde 30′u aştığı tahmin ediliyor.

Güney Kore’nin en büyük otomotiv üreticisi Hyundai Motor, otomobil ihracatının Ocak ayında yüzde 27,8 arttığını açıklamıştı. Ülkenin 2 numaralı üreticisi Kia Motor’un ihracatının ise yüzde 71,2 artış kaydettiği bildirildi.

Çin ekonomisinde yeni yıl, yeni dertler

Blog ·  1 February 2010

Çin’de yeni yılın ilk ayında açıklanan ekonomik veriler alarm verdi. Alarm zilleri ise son yıllarda yer kürenin neredeyse her yerinde kol gezen  ’resesyon’ tehlikesi yerine, ‘aşırı ısınma ve enflasyon’ için çaldı.

Çin ekonomisinin 2009 yılında yüzde 8,7 büyüdüğü açıklandı. Böylece, Çin’in gayri safi yurtiçi hasılası (GSYİH) 33,54 trilyon yuane (4,91 trilyon dolar) çıktı. Geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 6,1′e kadar yavaşlayan büyüme, hızlanarak son çeyrekte yüzde 10,7′e çıktı ve hükümetin yüzde 8′lik yılsonu hedefini de aşmasını sağladı. Çin hükümetinin, yeterli istihdam yaratabilmek amacıyla en az yüzde 8′lik büyümeyi elzem gördüğünü hatırlatalım.

Krize karşı uygulamaya konulan 586 milyar dolarlık ekonomik destek paketine ek olarak, devlet bankaları öncülüğünde piyasaya sürülen 1,4 trilyon dolarlık banka kredisinin büyümeyi fonladı.

Kamu harcamaları ve banka kredileri böylece sabit yatırımları tetikleyerek, büyümenin motoru yeni motoru haline getirdi. İstatistik kurumu NBS verilerine göre, sabit yatırımlarda geçen yıl yüzde 30,5′lik artış kaydedildi.

İç tüketim canlandı

Çin, Almanya’yı geçerek dünyanın en büyük ihracatçısı unvanını almasına rağmen, ihracat hacminde 200 milyar dolar düşüş yaşadı. Buna karşın, iç tüketimi artırıcı önlem ve teşviklere bağlı olarak tüketici harcamalarında büyümeye pozitif etki eden artışlar kaydedildi.

NBS verilerine göre, perakende satışları geçen yıl yüzde 15,5 artış göstererek 12,5 trilyon yuane (1,8 trilyon dolar) çıktı. Aylık perakende rakamlarında gözlenen büyüme hızlarının, Aralık’ta en yüksek düzeyine çıkarak yüzde 17,5 seviyesine yükselmesi de ayrıca pozitif değer taşıyor.

Çin’in otomobil alımlarında uyguladığı sübvansiyon ve teşvikler ise, özellikle kırsal kesim kaynaklı otomobil satışları sayesinde, ülkeyi dünyanın en büyük otomobil pazarı haline getirdi. Çin Otomobil Üretici Birliği, yurtiçinde 13 milyon 634 bin araç satıldığını açıklamıştı. ABD’de satılan araç sayısı ise 11 milyonun altında kaldı.

Sanayi üretimi, özellikle otomobil satışları, beyaz eşya ve inşaat sektöründe görülen genişlemeye rağmen, ihracattaki düşüşe bağlı olarak hız kaybetti. 2008′de yüzde 12,9 büyüyen sanayi üretimi, geçen yıl yavaşladı ve yüzde 11 genişledi. Buna karşın, sanayi üretimindeki genişleme hızı Aralık’ta tavan yaparak yüzde 19′a yükseldi.

Çin’in, yakaladığı büyüme ivmesini devam ettirmesi halinde, 2010′da Japonya’yı geçerek dünyanın en büyük 2′inci ekonomisi olmasına kesin gözüyle bakıyor.

Enflasyon korkuları

Geçen yıla ait tüketici fiyatları endeksindeki yüzde 0,7 düşüşe rağmen, enflasyonun Aralık’ta yüzde 1,9 çıkması, enflasyon korkularının gerçeğe dönüşmekte olduğunu gösteriyor. Çin’de nüfusun çoğunluğunu oluşturan dar gelirli aileleri en çok etkileyen veri olması nedeniyle, enflasyon Çinli liderlerin en çok çekindiği risklerin başında geliyor.

Çin’de aşırı ısınma belirtileri ve enflasyonist baskılar en çok konut piyasasında hissediliyor. PBoC’tan dün yayımlanan raporda, geçen yıl bireysel konut kredilerinin yüzde 47,9 artış göstererek, 204 milyar dolara ulaştığı bildirildi. Çin’de kabine olarak nitelenen Devlet Konseyi’nin de ana gündem maddelerinden birini aşırı artan konut fiyatları oluşturuyor.

Merkez sopayı çıkardı

Çin bankalarının yeni yılın ilk haftasında 100 milyar dolara yakın yeni kredi açmasının ardından alarma geçen Merkez Bankası (PBoC), son iki haftada ardı ardına aldığı kararlarla aşırı likiditeyi kısmaya yönelik tedbirler alıyor. Zorunlu rezerv oranlarını artıran, tahvil faizlerinde 3 kez artırıma giden ve bazı bankalara doğrudan uyarılar yapan PBoC’dan, aşırı ısınma sinyallerini güçlendiren NBS verilerini takiben yeni hamleler bekleniyor.

Çin model mi ?

Çin’de son 30 yıldır sürüp gittiği üzere,  ”yine yeni yıl, yine yeni dertler” … Bu noktada bir dipnot düşmek istiyorum. … >>>!

Sonraki Sayfa »

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
Copy Guarded by IamShekhar's WP-CopyGuard.