Çin’in Demir Cevheri İthalatı Düşebilir

Haber ·  19 July 2010

Dünyanın en büyük çelik üreticisi olan Çin’in üretimi son dört ayın en düşük düzeyine indi.

Ulusal İstatistik Bürosu’nun açıkladığı sektör verilerine göre, Çinli çelik fabrikaları haziran ayında 53,8 milyon ton çelik üretti. Üretim miktarı bir önceki aya oranla yüzde yüzde 4,1 düştü. İnşaat ve otomotiv sektörünün çelik talebinin yavaşlamasının yanı sıra, dönem itibariyle fabrikaların bakım faaliyetleri gerçekleştirmesi üretimde düşüşe yol açtı. Çelik talebinin düşmesine paralel olarak geçen yıl yüzde 42 yükselişle 628 milyona çıkan demir cevheri ithalatı, 1998′den beri ilk kez bu yıl düşüş gösterebilir.

Öte yandan, demir cevheri piyasasında uzun yıllardan beri ilk kez ciddi arz fazlası riski belirdi. Çin ile fiyat kavgasına tutuşan cevher tekellerinin canı yanacak gibi duruyor. Fiyatlar aşağı yönlü.

Çin borsası sakinleşti

Haber ·  20 April 2010

Dün son 8 ayın en büyük düşüşün yaşayan Şanghay borsası sakinleşti. Emlak hisselerinde yaşanan kan kaybı ise devam etti.

Şanghay Bileşik Endeksi, günü binde 3 düşüşle 2,979,53 puandan kapadı. Sabah seansında iniş seyrine devam eden endeks, öğleden sonra toparlandı. Buna karşın, emlak hisselerindeki kan kaybı açıklanan yeni tedbirlerin etkisiyle devam etti.

Dünü yüzde 8,82 düşüşle kapatan en büyük inşaat şirketi Vanke hisseleri yüzde 3,61 değer kaybetti. Dünün en çok düşen emlak hisselerinden COFCO, yüzde 5′ten fazla değer yitirdi.

Çin hükümetinin hafta sonunda konut kredilerine ilişkin açıkladığı radikal kararlar, inşaat sektörü ve bu sektöre bağımlı çelik ve metal gibi diğer endüstrilerin hisse senetlerini çöküntüye uğratmıştı.

Ülkenin en büyük çelik üreticisi Baoshan hisseleri günü yüzde 2,24 inişle kapatırken, Wuhan Steel hisselerinde yüzde 1,94 düşüş kaydedildi.

Çin Konut Bakanlığı’nın emlak piyasasını düzenleyici yeni tedbirler açıklaması, inşaat hisselerinde bugün yaşanan kan kaybında etkili oldu. Bakanlığın internet sitesinden yapılan bildiriye göre, inşaat şirketleri alıcıların henüz tamamlanmamış konutlar için yaptıkları ödemeleri resmi makamların onayıyla kullanabilecek. Buna ek olarak, konut satışlarının başlamasına 10 gün kala, fiyat bilgilerini ilan edecek. İlan edilen fiyatlar değiştirilemeyecek.

Emlak spekülasyonunun ana aktörlerinden olan inşaat şirketlerinden bazılarının, kimi bölgelerde her gün yükselen konut fiyatlarından daha fazla istifade etmek amacıyla taahhütlerini yerine getirmemesi, kamuoyundan tepki topluyordu.

Çin basınının sık sık borsaya benzettiği konut piyasasında oluşan balon ekonomiyi tehdit ediyor. Çin hükümeti, emlak spekülasyonunu engellemek amacıyla 3′üncü ve üstündeki konut satın alımlarına sağlanan kredilerin durdurulduğunu açıklamıştı.

Hile yapma…

Blog ·  19 April 2010

Karikatür: sağ taraftaki madencilik devleri, müzakerelerde “tekel ağırlığını” kullanıyor….

Demir cevheri devleri ile Çin arasında giderek şiddetlenen kritik bir savaş yaşandığını söylemek hatalı olmaz. Çin açısından, konu “stratejik” olarak tanımlanabilecek kadar mühim. Keza, çarkları ihracat yerine sabit yatırımlarla dönmeye başlayan ekonominin hayat damarlarından biri çeliğin ham maddesi olan demir cevheri. Stratejik önemi yanında, ithalat faturası da hayli kabarık. Basit bir anlatımla, demir cevheri fiyatlarının %90 artması halinde, ithalat faturası 100 milyar dolara dayanacak.

Demir cevheri ile ilgili haberler, hem Çin basınının hem de uluslararası ekonomi yayınlarının günlük vazgeçilmezi… Demir cevheri müzakerelerini vakit bulunca uzun uzun yazacağım. Bu arada, piyasa ile ilgili köklü bir değişikliğe ilişkin haberi de atlamak istemedim.

Çünkü dünyanın önde gelen madencilik şirketleri, çeliğin hammaddesi demir cevherinin fiyatlandırılma yöntemi konusunda istediklerini elde etti. Dev şirketlerin pazarlığının sonucunda 40 yıldır süren yıllık fiyat uygulaması sona erdirildi.

Aralarında Avustralyalı madencilik devleri BHP Billiton ve Rio Tinto’nun yanı sıra dünyanın en büyük demir cevheri üreticisi Brezilya merkezli Vale SA, fiyatlama sisteminde vadenin değiştirilmesini istiyordu. Daha önce yıllık yapılan sözleşmelerle belirlenen fiyatın, spot piyasadaki harekete daha uygun hale gelmesi için daha kısa vadeler için yapılması talep ediliyordu.

Demir cevheri madencilik şirketleri ile çelik üreticileri, yaklaşık 40 yıldırı bu ürünün fiyatının bir yıl boyunca ne olacağın belirleyen referans fiyat üzerinde anlaşıyordu. Ancak, özellikle Çin’deki büyüme nedeniyle yaşanan talep artışı bu piyasadaki fiyatların oynaklığını artırdığı için yıllık fiyatların spot piyasadan önemli ölçüde ayrışmasına neden oluyordu.

Vale SA ve BHP Billiton, çelik üreticileriyle son anlaşmalarında, süreyi kısaltarak 40 yıldır süren yıllık kontrat sözleşmesi uygulamasına da son vermiş oldu.

Vale SA’nın, Japonya’nın en büyük üçüncü çelik üreticisi Sumitomo Metal Industries ile yaptığı satış sözleşmesine göre, Nisan-Haziran arasındaki üç aylık dönemde sağladığı demir cevherinin tonu için 100 dolar ile 110 dolar arasında bir ücret alacak. Brezilyalı madencilik şirketinin anlaştığı fiyat geçen seneyle kıyaslandığında yüzde 90′lık bir artışa denk geliyor.

BHP Billiton ise üretiminin çoğunu Asyalı çelik üreticilerine kısa dönemli kontratlarla satacağını açıklamış ancak fiyat telaffuz etmemişti.

İngiltere merkezli yatırım şirketi IG Markets’in Melbourne’daki analistlerinden Ben Potter, bu gelişmenin uzun zamandır yıllık fiyatlandırmayı sonlandırmak için çaba sarfeden BHP Billiton’un, bu isteğe direnen Asyalı çelik üreticileri karşısında kazandığı önemli bir başarı olduğunu söyledi.

Diğer taraftan analistler, demir cevheri sözleşmelerindeki vadenin kısaltılmasının yapısal anlamda önemli etkilerinin olacağını da belirtiyor.

Avustralya merkezli yatırım şirketi Macquarie Group analistlerinden Brenadan Harris gönderdiği araştırma notunda, “Dünya ticaretinde önemli yer tutun bir emtianın fiyatlandırma kurallarında değişikliğe gidilmesi her gün görülebilecek bir gelişme değil” dedi.

Vale SA’nın Pazarlama Direktörü Pedro Gutemberg, yeni fiyatlandırma sisteminin esnekliği, öngörülebilirliği ve şeffaflığı artıracağını öngörürken, Rio Tinto yöneticileri ise piyasa mekanizmasını işlerlik kazanacağını belirtiyor.

Rio Tinto’nun demir cevheri operasyonlarının başına bulunan Sam Walsh daha önce yaptığı bir değerlendirmede, “Eğer sektör çeyrek dönemlik fiyatlandırma uygulamasına geçerse bu gerçek anlamda piyasa mekanizmasının işlemesini sağlayacaktır. Böylece, fiyatlar belirli kişilerce değil fakat piyasa güçleri tarafından belirlenecektir” demişti.

Çin’den madencilik devlerine boykot çağrısı

Haber ·  11 April 2010

Dünya çelik üretiminin yarısını tek başına gerçekleştiren Çin, demir cevheri üreticisi dev şirketleri boykot ediyor.

China Securities Times gazetesi, Demir Çelik Üreticileri Birliği’nin (CISA), ülkenin demir cevheri ithalat ruhsatına sahip olan çelik üretim ve ticaret şirketlerini, gelecek iki ay boyunca demir cevheri devleri Brezilyalı Vale ile Avustralyalı BHP Billiton ve Rio Tinto’dan demir cevheri satın alımını durdurmaya davet ettiğini bildirdi.

China Daily gazetesine göre, üç dev üreticinin talep ettiği aşırı fiyat artışı boykot çağrısına yol açtı. Gazetede, Çin’in elinde bulundurduğu 75 milyon ton demir cevheri stoku ile söz konusu boykotu gerçekleştirebilecek kadar hammaddeye sahip bulunuyor.

Buna karşın, CISA’nın cağrısının demir çelik endüstrisinde farklı yansımalar bulduğu belirtiliyor. Kimi ithalatçıların çağrıya uyacağı bildirilirken, fiyat anlaşmazlığı nedeniyle demir cevheri temininde güçlükler yaşayan çelik üreticilerinin boykota soğuk baktığı biliniyor.

Endüstrisi kuruluşu Steel Orbis’in haberine göre, Federal Ticaret Bakanı Simon Crean, söz konusu çağrıyı kınayarak, “Fiyatları piyasanın belirlemesine izin vermelisiniz. Arzı sınırlamak için kanun yapamazsınız,” diye konuştu.

Çin ekonomisi için çeliğin ham maddesi demir cevherinin hayati önemi bulunuyor. Ülkenin gerçekleştirdiği endüstri devrimini besleyen çelik fabrikaları ise son 2 yıldır demir cevheri fiyatları konusunda 3 küresel madencilik devi ile soğuk savaş yürütüyor.

Madencilik devlerinin Japon çelik üreticileri ile yaptıkları yıllık kontratların eşik olarak kabul edildiği demir cevheri fiyat sistemini Çinliler kabul etmiyor. Dünya çelik üretiminin neredeyse yarısını gerçekleştiren Çinliler, değişen dengelere uygun olarak fiyatı kendilerinin belirlemesi gerektiğine inanıyor. Son 2 yıldır Çin ile madencilik devleri arasında anlaşma sağlanamıyor oluşu ise, Çinli fabrikaları spot piyasadan daha yüksek fiyata alım yapmak mecburiyetinde bırakıyor.

Dünyanın en büyük demir cevheri üreticisi Vale ile Japonya arasında önceki hafta anlaşma sağlanmıştı. Endüstride yerleşmiş yıllık fiyatlar yerine, 3 aylık bazda yapılan anlaşmaya göre Japon ithalatçıların demir cevherinin tonunu 110 dolardan almaları öngörülüyor.

Kissinger, cevher savaşlarında arabulucu

Haber ·  4 April 2010

Çinliler ve 3 madencilik devi

1971 yılında Mao ile gizlice buluşarak ABD ile Çin arasında köprü kuran Henry Kissinger, bu kez maden savaşlarını bitirmek için devreye girdi.

Avustralyalı madencilik devi Rio Tinto’nun Çin ile bozulan ilişkileri onarmak amacıyla ünlü Amerikalı diplomat Henry Kissinger’ı araya soktuğu iddia edildi. Sidney Morning gazetesi, Kissenger’ın Rio Tinto adına Çin’in uluslararası sorunlarında en etkili isimlerinden olan Başbakan Yardımcısı ve Politburo üyesi Wang Qishan ile bir görüşme gerçekleştirdiğini bildirdi.

Avustralya ile Çin arasındaki ilişkiler, Çin’in en büyük alüminyum şirketi Chinalco’nun Rio Tinto’nun yüzde 14′lük hissesini 19,5 milyar dolara almasına ilişkin anlaşmaya Avustralya tarafından onay verilmemesiyle gerilmişti. Chinalco’nun demir cevheri kaynaklarını hedeflediğine inanan çevreler, alımın stratejik amaçlarla yapıldığını savunuyordu.

Demir Cevheri Savaşları

Çin ekonomisi için çeliğin ham maddesi demir cevherinin hayati önemi bulunuyor. Ülkenin gerçekleştirdiği endüstri devrimini besleyen çelik fabrikaları ise son 2 yıldır demir cevheri fiyatları konusunda 3 küresel madencilik devi ile soğuk savaş yürütüyor.

Madencilik devlerinin Japon çelik üreticileri ile yaptıkları yıllık kontratların eşik olarak kabul edildiği demir cevheri fiyat sistemini Çinliler kabul etmiyor. Dünya çelik üretiminin neredeyse yarısını gerçekleştiren Çinliler, değişen dengelere uygun olarak fiyatı kendilerinin belirlemesi gerektiğine inanıyor. Son 2 yıldır Çin ile madencilik devleri arasında anlaşma sağlanamıyor oluşu ise, Çinli fabrikaları spot piyasadan daha yüksek fiyata alım yapmak mecburiyetinde bırakıyor.

Görüşmeler Başlıyor

Analistler, Kissinger’ın yeni fiyat görüşmelerinin arifesinde sahneye çıktığına dikkat çekiyor. Zira, dünyanın en büyük demir cevheri üreticisi Brezilyalı Vale ile Japonya arasında geçen hafta anlaşma sağlandı. Önümüzdeki yıl demir cevheri fiyatının iki katına çıkaran anlaşma ise Çinlilerin canını sıkıyor.

Geçen yıl 630 milyon ton demir cevheri ithal eden Çinli çelik fabrikalarının bu yıl talebi daha da artırması bekleniyor. Uzmanlar, mevcut fiyatları kabul etmesi halinde Çin’e çıkacak ithalat faturasının ikiye katlanarak 100 milyar dolara yaklaşabileceğine işaret ediyor. Demir cevherinin stratejik önemi ve yüklü faturası ise Çin’i görüşmelerde agresif tutum almaya zorluyor.

Çin, Türkiye’nin 22 katı çelik üretti

Haber ·  26 January 2010

Küresel çelik üretimindeki düşüşe rağmen, Çin dünya çelik üretiminin neredeyse yarısını tek başına yaptı.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu, geçen yıl 568 milyon ton çelik üretildiğini açıkladı. Dünyanın en çok çelik üreten ülkesi olan Çin, böylece küresel çelik üretiminin yüzde 46′sını gerçekleştirdi. Dünya çelik üretimi ise geçen yıl yüzde 8 gerileyerek, 1 milyar 220 milyon tona indi. Küresel çapta çelik üretimi genişleyen ülkeler sadece Hindistan ve Çin oldu. Çin’in üretimi yüzde 14 artarken, Hindistan’ınki yüzde 2,7 arttı.

Küresel krize rağmen yüzde 8,7 büyüyen Çin ekonomisinde, özellikle inşaat ve otomotiv sektörleri çelik üretimini artıran başlıca endüstriler oldu. Çin’de otomotiv üretimi geçen yıl yüzde 46 genişlerken, sabit yatırımlar yüzde 30,5 artmıştı.

Aşırı kapasite tehdidi

Çelik üretimindeki artışa karşın, endüstride oluşan aşırı kapasite fazlasının toparlanan ekonomiyi tehdit ettiğine yönelik uyarılar seslendiriliyor. Çin’in 200 milyon tona yakın aşırı kapasite fazlası olduğuna işaret edilirken, konuyu öncelikleri arasında ele alan Çin hükümeti ise, Kasım ayından itibaren arka arkaya sektörün kapasite fazlasını frenleyici sıkı önlemler aldı.

Japonya, 87 milyon ton çelik üretimiyle Çin’in ardından ikinci sırada yer alırken, Rusya 60 milyon ton üreterek üçüncü sırada yer aldı. Çelik üretimi genişleyen Hindistan, yüzde 36′lık kayıp yaşayan ABD’yi yakalayarak 57 milyon ton çelik üretimi gerçekleştirdi. Türkiye’nin üretimi ise geçen yıl yüzde 5,6 düşerek 25,3 milyon tona indi.

Çinliler yurtdışında 61 şirketi satın aldı.

Sadi KAYMAZ ·  8 November 2009

Çinliler yılın ilk dokuz ayında 21,2 milyar dolar harcayarak, yurtdışında 61 şirket satın aldı.

Shanghai Daily gazetesine göre, Çinli şirketlerin yurtdışında gerçekleştirdikleri birleşme ve satın almaların tutarı üçüncü çeyrekte 8,9 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk çeyreğindeki tutar ise 1,3 milyar dolar düzeyindeydi. Gazeteye göre, birinci çeyrekte 10 olan birleşme ve satın almaların sayısı üçüncü çeyrekte 26′ya çıktı. Deloitte kuruluşunun Çin şefi Lawrence Chia, Çin ekonomisinin finansal krizden bağışık kaldığını belirterek, “Çinli şirketlerin iştahı, hükümetten … >>>!

Deniz taşımacılığının “hali nice ola”!

Sadi KAYMAZ ·  4 November 2009

deniz-tasiyicilari-nakliye-gemiBaşlık biraz şiirsel oldu galiba, hani milletin hali “nice ola” der gibi, ama işte, deniz taşımacılığının hali de aynen öyle.. Ekim ortasında Çin’de yapılan Dünya Gemi Taşımacılığı toplantılarında nakliyeci olarak bulunmak istemezdim. Çünkü Çin deniz taşımacılık birliğinin başkanının deyişiyle, deniz nakliyecilerinin “kış ayları” uzun sürecek.

Bir kere, talep sorunu devam ediyor. Her ne kadar Çin’in ihracatı konteyner gemilerini her ay biraz daha fazla doldursa da, geçen yıla oranla ihracat düşüşleri devam ediyor. Önceki ay ihracat 115 milyar dolara çıktı. … >>>!

Çin’den DTÖ’ye vergi şikayeti

Sadi KAYMAZ ·  15 October 2009

Çin, Avrupa Birliği’nin (AB) çelik vida ithalatına koyduğu anti-damping vergisine itiraz ederek, Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) başvurdu. Çin, otomobilden mobilyaya kadar geniş bir yelpazede kullanılan çelik vidalara getirilen vergilerin DTÖ kurallarına aykırı olduğunu iddia etti. Çin Ticaret Bakanlığı, AB kararından ötürü 1700 yerli üreticinin ticari çıkarlarının haksız biçimde zarar gördüğünü savundu.
AB, Çinli üreticilerin Avrupa pazarında reel fiyatların yüzde 30-50 altında satış yaparak, ticaret kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle gümrük vergilerini yüzde 85′e varan oranda arttırmıştı. Çinli ihracatçılar, Avrupa pazarında fiyatlarının Tayvanlı üreticilerle aynı, en büyük rakipleri Malezyalılar’dan ise düşük olduğunu iddia etti. Çin ve AB arasında konuya çözüm getirmek amacıyla Cenevre’de yapılan görüşmeler sonuçsuz kalmıştı.

Sadi Kaymaz tarafından yazılmış, Referans’ta yayımlanmıştır.

Çin, Avrupa Birliği’nin (AB) çelik vida ithalatına koyduğu anti-damping vergisine itiraz ederek, Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) başvurdu. Çin, otomobilden mobilyaya kadar geniş bir yelpazede kullanılan çelik vidalara getirilen vergilerin DTÖ kurallarına aykırı olduğunu iddia etti. Çin Ticaret Bakanlığı, AB kararından ötürü 1700 yerli üreticinin ticari çıkarlarının haksız biçimde zarar gördüğünü savundu.

AB, Çinli üreticilerin Avrupa pazarında reel fiyatların yüzde 30-50 altında satış yaparak … >>>!

Ticaret savaşları Çin borsasını da vurdu

Sadi KAYMAZ ·  18 September 2009

Sadi Kaymaz tarafından yazılan yazı, CNN Türk’te yayınlanmıştır.
Şanghay borsası, Amerika ile Çin arasında çelik boru, lastik ve otomobil parçaları konusunda süren gerginliğin etkisiyle yüzde 3′ten fazla düştü.

Şanghay Bileşik Endeksi, günü yüzde 3,19 gerileyerek 2.962,67 puandan kapadı. Borsada 26,6 milyar dolarlık işlem hacmi oluştu. 765 şirket hissesi değer kaybederken, 95 firmanın hissesi değer kaybetti. … >>>!

Sonraki Sayfa »

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
Copy Guarded by IamShekhar's WP-CopyGuard.