PMI Yükselişi Mevsimsel, Etkisi Sınırlı
Sadi KAYMAZ · 2 September 2010
Ağustos ayı PMI yükselişinin esasen mevsimsel faktörlerden kaynaklandı.
Geçmiş yıllarla kıyaslandığında, yükseliş oranının 2008 hariç diğer dönemlerin gerisinde kalması, ekonomideki yavaşlama trendinin halen devam ettiğini gösteriyor. Buna karşın, yavaşlama ivmesi hafifledi. Yavaşlama ve enflasyon beklentisiyle borsada düzeltme hareketleri devam ediyor.
Öte yandan, PMI endeksinin satın alma fiyatları kaleminde kaydedilen belirgin artış, üretici fiyatları üzerindeki yükselişin habercisi olabilir.
Çin Lojistik ve Satınalma Federasyonu (CFLP) tarafından yayımlanan resmi verilere göre, Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ağustos ayında öncekine göre 0,5 yükselişle 51,7′e çıktı. Büyük ölçekli işletmelerin ağırlık taşıdığı resmi endekste önceki 3 ayda gerileme kaydedilmişti.
Resmi endeksin yanı sıra, küçük ve orta ölçekli işletmelerin öne çıktığı HSBC endeksi de imalatta genişlemeyi gösterdi. HSBC Satın Alma Yöneticileri Endeksi’ne göre, Çin’in ağustos ayı imalat endeksi 51,9′a yükseldi. HSBC verileri, üst üste iki aylık düşüşle Temmuz’da 49,4′e kadar gerileyerek yılın en düşük seviyesini görmüştü.
Çin verisi aşırı ısınma korkularını dindirdi
Blog · 8 August 2010
ABD’deki büyüme verisinin hayal kırıklığı yaratmasından sonra, Çin’den gelen imalat sektörüne yönelik haberler dış dünyada endişeleri artırdı. Buna karşın, yavaşlamanın hükümet politikaları doğrultusunda gerçekleştiği göz önüne alınırsa, son verilerin sağlıklı bir seyir çizdiği söylenebilir. Nitekim, tamamen iç piyasa beklentileri ile uyumlu gelen veriler, finans piyasalarında olağan karşılandı.
Çin’in imalat sektörü, Pekin hükümetinin kredileri kısma ve konut sektöründe bir balon oluşmasını engelleme çabalarını sürdürmesinden dolayı, Temmuz ayında üst üste 3′üncü ay yavaşladı. Açıklanan resmi satın alma yöneticileri imalat endeksi (PMI), Temmuz ayında, Haziran’da bulunduğu 52.1 seviyesinden 51.2’e gerileyerek, son 17 ayın en düşüğüne geldi.
Çin Merkez Bankası, Pazar günü yaptığı açıklamada bu yıl 1.1 trilyon dolarlık kredi dağıtma sözüne sadık kalacaklarını ancak kredi politikalarını sıkılaştırmaya devam edeceklerini ifade etti. Merkez Bankası’nın çeyreksel bazda 3:3:2:2 kredi orantısını hedeflediğini düşünürsek, yılın ikinci yarısında kredi hacminin yarıya düşmesi beklenebilir.
Çin’in Demir Cevheri İthalatı Düşebilir
Haber · 19 July 2010
Dünyanın en büyük çelik üreticisi olan Çin’in üretimi son dört ayın en düşük düzeyine indi.
Ulusal İstatistik Bürosu’nun açıkladığı sektör verilerine göre, Çinli çelik fabrikaları haziran ayında 53,8 milyon ton çelik üretti. Üretim miktarı bir önceki aya oranla yüzde yüzde 4,1 düştü. İnşaat ve otomotiv sektörünün çelik talebinin yavaşlamasının yanı sıra, dönem itibariyle fabrikaların bakım faaliyetleri gerçekleştirmesi üretimde düşüşe yol açtı. Çelik talebinin düşmesine paralel olarak geçen yıl yüzde 42 yükselişle 628 milyona çıkan demir cevheri ithalatı, 1998′den beri ilk kez bu yıl düşüş gösterebilir.
Öte yandan, demir cevheri piyasasında uzun yıllardan beri ilk kez ciddi arz fazlası riski belirdi. Çin ile fiyat kavgasına tutuşan cevher tekellerinin canı yanacak gibi duruyor. Fiyatlar aşağı yönlü.
Çin’de 2′inci Çeyrek Büyümesi Açıklanıyor
Haber · 14 July 2010
Çin Ulusal İstatistik Bürosu, yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme verilerini Perşembe günü yayımlayacak. Analistler, birinci çeyrekte yüzde 11,9 büyüyerek aşırı ısınma trendine giren ekonominin, özellikle emlak piyasasında uygulanan soğutucu tedbirlerin etkisiyle yavaşladığını belirtiyor.
Ülkenin en etkili düşünce kuruluşu olan Sosyal Bilimler Akademisi’nin Finans Araştırmaları Departmanı Direktörü Pei Zhanghong, ikinci çeyrekte ekonomik büyümenin yüzde 10,6 düzeyinde gerçekleşmesini beklediklerini söyledi.
Finans portalı Hexun.com’ın anketine göre ise, büyümenin yüzde 10,4 olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
Çinli uzmanlar, küresel finans krizi dolayısıyla uygulanan teşvik edici önlemlerin etkisini kaybettiğine dikkat çekerek, büyüme hızının yılın geri kalan kısmında da yavaşlayacağı konusunda fikir birliği içinde bulunuyor. Bu doğrultuda, büyümenin yılın son çeyreğinde yüzde 8′e kadar düşebileceğini belirtiliyor.
Çin’de işgücü maliyetleri artışı tehdit mi, fırsat mı?
Blog · 13 July 2010
Çin’in resmi haber ajansı Xinhua’da yer alan bir değerlendirme yazısında, artan işgücü maliyetlerinin tehdit mi yoksa fırsat mı olduğu tartışıldı.
Değerlendirmede, artan ücretlerin işletmeleri zora sokması nedeniyle istihdam sorununu ağırlaştırdığı belirtildi. Buna karşın, ucuz işgücüne dayalı kalkınma modelinin terk edilmesi açısından önemli bir fırsat oluşturduğunun altı çizildi. Ayrıca, işgücü maliyetleri artışının işletmeleri verimlilik artışına zorladığı ifade edildi.
İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Mo Rongshui, ülke çapında ortalama işçi ücretlerinin 600 yuan civarında olduğunu, bu yıl gerçekleşen son ücret artışlarından sonra ise 1500 yuane çıktığını söyledi.
Asgari ücretlerdeki keskin artışlara ilişkin görüşü de alınan Mo, ekonominin 2000 – 2009 arasında ortalama yüzde 10,3 büyüdüğü belirterek, işçi ücretlerindeki ortalama artışın ise bunun çok altında kaldığını vurguladı. Resmi verilere göre, Çin’in çeşitli bölgelerindeki asgari ücretler son 3 ayda yüzde 16 ila 31 arasında yükseltildi. Çin, küresel finans krizi nedeniyle son 2 yılda asgari ücret artışlarını dondurmuştu.
Bu noktada, son hafalarda gündemde öne çıkan işgücü maliyet artışlarının altında grevler gibi yan fakrötlerden ziyade, işgücünün niteliği ve ekonomindeki yapısal değişimlerin etkin rol oynadığını belirtmek gerekir.
Çin’de kötü haber enflasyon, iyi haber konut fiyatları
Blog · 11 May 2010
Çin’de uzunca zamandır geliyorum diyen enflasyon, Nisan ayında kendini iyice gösterdi. Bırakın gösterge faizlerini, iki yıllık tasarruf faizi oranı bile enflasyonun altında kaldı.
Çin İstatistik Bürosu (NBS), tüketici fiyatları enflasyonunun Nisan ayında geçen yıla göre yüzde 2,8 yükseldiğini açıkladı. Açıklamaya göre, aynı dönemde toptan eşya fiyatlarında yüzde 6,8 artış kaydedildi.
Enflasyon önceki ay 2,4 düzeyindeydi. Geçen yılın aynı döneminde ise eksi 1,5. Enflasyon beklenti anketlerinde ise, tahminler 2,5-2,8 arasında yoğunlaşıyordu. Dolayısıyla, enflasyon beklentiler dahilinde, ama üst sınırda gerçekleşti.
Aslında, dün açıklanan Merkez Bankası (PBOC) raporu, enflasyonu deşifre etmişti. PBOC, işçi ücretleri ile hammadde ve gıda fiyatları artışlarının enflasyon baskısı yaratan başlıca etkenler olduğunu vurgulamıştı. Dolayısıyla, iki yapısal ve bir dönemsel etken öne çıkıyor.
Bugün açıklanan NSB verilerine göre, gıda fiyatları artışı yüzde 5,9 olurken, gıda dışı enflasyon artışı yüzde 1,3 oldu. Son 3 ayda ise çoğunluğu endüstrileşmiş kıyı bölgelerinde bulunan 8 eyalet yönetimi, asgari işçi ücretlerini yüzde 5 ila 13 arasında değişen oranlarda artırdıklarını açıkladı. Asgari ücretlerden çok, işçi arzındaki yapısal problemler ücretleri artıyor. Özellikle, köylü işçilerin iç bölgelerin kalkınmaya başlamasıyla birlikte kıyıdan çekilmeye başlamaları. Bunun yanı sıra, 80 sonrası yeni nesil işçilerin, daha fazla hak ve sosyal imkan talep etmesi gibi nedenler de, Çinli fabrikaları asıl zora sokan nedenlerin başında geliyor.
Diğer taraftan, enflasyon ithal ediliyor. Özellikle demir cevheri ve petrol fiyatları olmak üzere, ekonomiyi besleyen ithal hammadde fiyatlarında gerçekleşen küresel ölçekli artışlar da enflasyon ithali şeklinde etkisini gösteriyor.
Brezilya ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerden ardı ardına gelen faiz artırımı haberlerine karşın, Çin Merkez Bankası (PBOC) faiz silahını kullanmaktan kaçınıyor.
Enflasyon rakamlarının son iki aydır yüzde 2,25 düzeyindeki yıllık tasarruf faizlerinin üstüne seyretmesi, faiz artırımı beklentilerine yol açan en önemli etken durumunda bulunuyor. Güçlü artırım beklentilerine rağmen, PBOC’un birkaç ay daha artırımdan kaçınabileceği görüşü yavaş yavaş ağır basıyor.
PBOC, yeni yılda 3 kez zorunlu rezerv oranlarını yükselmenin yanı sıra, bankaların kredi verme politikalarını da kısıtladı. PBOC, ayrıca, son haftalarda yoğunlaşan tahvil ihaleleri aracılığıyla piyasadan yüklü miktarlarda likidite çekiyor.
PBOC, bugün yaptığı açıklamada, M2 para tabanında geçen ay yüzde 22,5 genişleme kaydedildiğini bildirdi. Genişleme, geçen yılın aynı ayında yüzde 25 düzeyinde gerçekleşmişti. Yıllık hedef ise yüzde 18 dolaylarında.
En kritik konu ise, Çin hükümetinin konut fiyatları spekülasyonunu önlemek için uyguladığı tedbirlere piyasanın çok hızlı tedbir vermiş olması. Geçen ay konut fiyatlarının rekor düzeyde artış gösterdiğinin açıklanması, aslında hükümetin son derece doğru bir zamanlamayla, oldukça kararlı ve sert önlemler aldığını ortaya koyuyor. En önemlisi, konut piyasası, hükümetin ciddiyetine tartışmasız biçimde inanıyor.
Nitekim, büyük şehirlerde emlak piyasasında son iki haftadır yaptak kıpırdamıyor. Örneğin, Pekin’de işçi bayramı tatili konut satışlarının altın dönemidir. Oysa, Pekin belediyesinin geçen ayın son günü açıkladığı aşırı sert tedbirlerin etkisiyle, 4 günde yalnızca “bir” konut satışı gerçekleşti.
Ülke genelinde, son iki haftada alım-satım hacimlerinde en az yüzde 50′lik dramatik düşüşler yaşandığı haberleri geliyor.
Çin Devlet Konseyi, geçen ay bankaların birden fazla evi olan vatandaşlara konut kredisi vermesini yasaklamıştı. Pekin Belediyesi ise, önlemleri daha da sıkılaştırarak, her ailenin peşin ödeme vasıtasıyla birden fazla ‘yeni ev’ almasının önünü tıkamıştı.
Çin’de 90′ların sonundan bu yana, istatistiklere göre alım-satım hacimlerindeki düşüşler, yaklaşık 6 ay sonra fiyatlara yansıyor. Buna göre, sektör analistleri özellikle son çeyrekte konut fiyatlarında yüzde 30′u aşan düşüşler görülebileceğinden söz ediyor.
Bir de, çok söz edilen emlak balonu riski. Evet, ciddi bir balon var. Ancak, Çin ekonomisinde yatırım olanakları sınırlı olduğu müddetçe, varlık balonlarının mevcudiyeti kaçınılmaz. Nitekim, parasını konut piyasasına aktaran Çinliler’e “neden” sorusunu yönelttiğinizde, alacağınız cevap, hiç şüphesiz, “Peki nereye koyayım” olur… Dolayısıyla, bizdeki gibi, paranın emlak piyasasından alternatif araçlara ya da yurtdışına kaçması mümkün değil. Likiditenin, fizik teorilerine aykırı olarak buharlaşmasını da bekleyemeyeceğimize göre, balon nasıl sönecek.
Son olarak, geçen hafta katıldığım bir seminerde konuşan, Çin’in en prestijli ekonomistlerinden Fan Gang, şöyle diyordu: “Evet, balon var. Peki siz, Çinlilerin aptal olduklarını mı düşünüyorsunuz. Çin, aptal olduğu için, balonun şiştikçe şişmesi bekleyecek, en sonunda patlamasını mı izleyecek.”
Hükümetin bankalara kredileri durdurun emri verebildiği topraklara uzaktan bakıp, “faiz artımı gecikti, hükümet emlak balonuna seyirci kalıyor” demek, Çinli liderlerin en sevdiği “Çin’e özgü…” nitelemesinin unutuluyor olduğu izlenimi veriyor.
(Konu ile ilgili olarak, Çinli uzmanların yarınki değerlendirmelerinden bazılarını Türkçe’ye çevireceğim)
Batılı iktisadi tezlerle, Çin’e reçete yazmak
Blog · 10 May 2010
Çin’de ekonomi aşırı ısınma sinyalleri veriyor. Başını alıp giden inşaat sektörü; bankacılıktan çeliğe kadar uzanan, en uzun endüstri zincirinin, en kritik halkasını oluşturuyor. Bunun yanı sıra, kilit sanayilerden otomotivde aşırı ısınma tehlikeli. Oto satışları, baz verilerin yüksekliğine rağmen, yıllık yüzde 40 dolayında artış gösterebiliyor. Özellikle, yolcu ve yük taşıtları satışlarında patlama var.
Enflasyon geçen ay beklentilerin altında geldi. Buna karşın, enflasyon artışının hızlanması kaçınılmaz. Öncelikle, yükselen hammadde fiyatları ile enflasyon ithal ediliyor. Artan işçi ücretleri ciddi enflasyon baskısı yaratıyor.Kuzeyi aylar boyu saran aşırı soğuk ve güneyini kavuran kuraklık gıda ürünleri kalemini şişiriyor. Para tabanında yüzde 20′ler ile ölçülen genişlemelerin yarattığı aşırı likidite, enflasyona davetiye çıkarıyor. Son olarak, geçen sene gerçekleşen negatif enflasyon rakamlarının düşük baz etkisiyle, enflasyonun tırmanması kaçınılmaz görünüyor. Hükümetin hedefi yüzde 3 dolaylarında. Buna karşın, pek çok kuruluş yüzde 4′ü aşabileceğini raporluyor.
Aşırı ısınma ve enflasyon beklentilerine karşı, sıkılaştırıcı politikalara kademeli olarak geçildi. Kredilerde sıkılaştırma var. Merkez, durmadan tahvil ihraç ederek, piyasadan likidite çekiyor. Zorunlu karşılıklarda 4 ayda 3′üncü artış gerçekleşti.
Bu şartlar altında, Çin’den beklenen faiz artırımı.
Çin’de Batı iktisadı bakımından gayri nizami olarak nitelenebilecek politika araçları aktif olarak kullanıyor.Örneğin, hükümet bankalara “kredileri 10 gün durdurun” diyebiliyor. Sektörün devlete ait 4 büyük dev bankası, salt finansal saiklerle hareket etmiyor. Bankalar, aynı zamanda politikası aracı. Öte yandan, faiz artırımı yerine, mikro düzeyde frene basılıyor. Örneğin, bankalara 3′üncü ev için “konut kredisi” vermeyin denebiliyor. Ya da, ikinci ev alıcıları %10 faizler mortgage almak zorunda kalabiliyor.
Ekonominin pek çok kesiminde, çeşitli bakanlık ve diğer yetkili organlar tarafından mikro ölçekli soğutma operasyonları yapılıyor.
Dolayısıyla, Batılı iktisadi gözlüklerle, “Çin’in hemen yarın faiz artırması lazım” diye uzunca zamandır teorik çıkarımlar yapan ekonomistler, ekonominin sosyalist mahiyetini unutuyor gibi görünüyor. Fakat, sosyalist piyasa ekonomisi hükümetlerinin elinde, Batılı karşıtlarından daha fazla para ve maliye politikası aracı bulunuyor. Çin, Amerikan ekonomisinin işlediği gibi işlemiyor.
Gelelim, dışardan bakınca, ziyadesiyle gecikmiş gibi görünen faiz artırımının zamanlamasına.
Herşeyden önce, mikro düzeyde alınnan kısmi soğutma tedbirlerinin işe yaradığı görülüyor (Örneğin, Konut fiyatları artışı durdu). Buna karşın, enflasyon baskısı ağırlığını giderek artıyor. En önemlisi, varlık balonları tehlikesi sürüyor. Aşırı ısınma dinamikleri altan alta işliyor.
Bu şartlar altında, Merkez Bankası en fazla iki ay daha enflasyon verilerini bekleyebilir. Çünkü, enflasyonun gerisinde kalan 2.25 düzeyindeki tasarruf faizleri, reel faizleri eksiye çevirmiş durumda.
Bugünlerde yayımlanacak Nisan verilerinin beklenenden önemli oranda sapması ise, faiz artırımını ivedi hale getirebilir. Son olarak, komünist parti yayın organı Halkın Günlüğü’nde çıkan bir köşeyasında, faiz artırımına işaret edildiğini de belirtmeden geçmemek gerekir.
Çin malı oto satışları yüzde 40 arttı
Haber · 9 May 2010
Çin Otomobil ve Teknoloji Merkezi (CATRC), ülkede Nisan ayında 1 milyon 390 bin yerli üretim araç satıldığını bildirdi. Merkezin raporuna göre, yerli üretim araç satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 40 artış gösterdi. Çin’de üretim yapan otomotiv firmalarının üretimleri ise, geçen ay aylık bazda yüzde 9,82 gerileyerek 1 milyon 520 adede indi. Buna karşılık, araç üretiminde yıllık bazda yüzde 35,18 artış kaydedildi.
CATRC Direktörü Zhao Hang, otomotiv endüstrisinin hızla büyümeye devam edeceğini vurgulayarak, “Mayıs satışlarının olumlu geleceğini bekliyoruz. Tüketicilerin oto alım iştahı, indirim kampanyaları ve otomobil fuarının etkisiyle kabardı.” dedi.
Çin zorunlu karşılıkları artırdı, faiz rafa mı kalktı ?
Sadi KAYMAZ · 4 May 2010
Zorunlu karşılık düzenlemesi, faiz artırımının yerini tutmaz
Kaynak: Zhongzheng Wang Çeviri: Sadi Kaymaz
SWS Araştırma Enstitüsüne göre, gerçekleştirilen 3′üncü zorunlu karşılık oranı artışının 2 temel nedeni var: Birincisi aşırı likiditenin emilmesi. İkincisi, aşırı ısınan ekonominin engellenmesi.
Yılın ilk çeyreğinde verilen kredilerin, öngörülen miktarı 300 milyar yuan aşarak 2,6 trilyon yuane ulaştığını belirten SWS Research, ikinci çeyrekteki sıkılaştırmanın, yılın geri kalan yarısındaki kredilerin %60 düzeyinde tutulmasına katkı sağlayacağını sağlayacağını kaydetti.
Öte yandan, doğrudan yabancı sermaye yatırımları ve dış ticaret fazlası miktarı düşülünce boyutları 70 milyar dolara ulaşan sıcak para hacmi, likidite baskısını ağırlaştırıyor. Açık piyasa araçlarından biri olan zorunlu karşılık oranları, banka fonlarının bir kısmını alıkoyabilir ve yeni kredi verme kapasitesini sınırlayabilir. 50 baz puanlık artış, 300 milyar yuanlik banka fonunu zapt edebilir.
Yılın ilk çeyreğinde GSYİH artış hızı %11,9′a çıktı. Merkez Bankasının mevsimsel etkilerden arındırılmış tahminine göre, büyüme hızı %12,2′yi buldu ve potansiyel büyüme oranını geçti. Kömür, elektrik, petrol ve taşımacılık boyutunda henüz bir arz yetersizliği ortaya çıkmasa da, çıktı miktarı potansiyel üretimi eğrisinin üzerine çıktı. Tüfe artışı beklenenin altında gerçekleşti. Buna karşın, özellikle hammadde ve yakıt fiyatlarındaki artışlar, TEFE’nin hızlanma ivmesini kuvvetlendiriyor. Enflasyon baskısındaki artış açıkça görülüyor.
Bu şartlar altında, zorunlu karşılıklar ayarlaması likiditeyi sınırlayarak, ekonomide ortaya çıkan aşırı ısınma engelleme amacını taşıyor.
SWS Research’e göre, yıl sonuna kadar zorunlu karşılık oranlarında bir puanlık artış alanı daha bulunuyor. Niceliksel bir düzenleme aracı olan zorunlu karşılıklar ile niteliksel düzenleme enstrümanı faiz oranları birbirinin yerini tutamaz.
GSYİH, yatırım, Tüfe, krediler ve para arzını kapsayan 5 temel faktör göz önüne alındığında, faiz artırımının kaçınılmaz olduğu bir sürece girildiğini kaydeden SWS Research, buna rağmen artırımın Temmuz’dan önce gerçekleşmeyeceğini savundu.
Faiz artırımının ideal zamanlamasını değerlendiren enstitü; ilk çeyrekteki %11,9′luk büyüme hızı ve %26′lık sabit sermaye yatırımlarının yüksekliği, öngörülen miktarı 300 milyar yuan aşan kredileri, %17 olarak planlanan M2 artışının %22′yi bulmasını, beklentilerin altında gerçekleşse de güçlenen enflasyon baskısını gibi faktörleri önceleyecek 2′inci çeyrek verilerinin açıklanmasının ardından, faiz artırımı için en uygun zeminin oluşacağını kaydetti.
Sadi Kaymaz tarafından Çince orjinalinden çevrilmiştir. Link vermek kaydıyla referans gösterilebilir.
Çin’de imalat üst üste 13′üncü ay genişledi
Haber · 4 May 2010
HSBC tarafından oluşturulan satın alma yöneticileri endeksine göre, Çin’in imalat endeksi geçen ay 55,4 puan oldu. Endeks, üst üste 13′üncü ay da imalat artışına işaret etti. Artış miktarı ise son 7 ayın en düşük düzeyine indi. 50 puanın üzerindeki endeks değerleri imalatta genişlemeyi, altındaki değerler daralmayı gösteriyor.
HSBC Asya Baş Ekonomisti Hongbin Qu, “Endeks imalat sektöründeki genişleme biraz yavaşladı. Yavaşlamanın, hükümetin aldığı soğutucu önlemlerin işe yaradığına işaret eden olumlu bir gelişme olduğuna inanıyoruz” dedi. Qu, yavaşlamanın artan enflasyon baskını hafifletici etkisi olacağını da belirtti.
Çin Satın Alma ve Lojistik Federasyonu (CFLP) tarafından tutulan resmi imalat endeksi de imalat artışına işaret etti. Nisan ayı imalat endeksi 55,7 olarak gerçekleşti. … >>>!










