Çin ABD tahvillerinden vazgeçmiyor
Yazan : Sadi KAYMAZ · 9 Mart 2010
Elinde bulundurduğu döviz rezervi bakımından dünyada ilk sırada yer alan Çin’in ABD tahvillerine ilgisi devam ediyor. Ancak, Asya devi altın rezervlerini artırmak konusunda o kadar istekli değil.
Çin Döviz İdaresi (SAFE) Başkanı Yi Gang, bu sabah yaptığı bir basın toplantısında, “ABD Hazine tahvili piyasası, bu alanda dünyanın en büyük piyasası konumunda. Bizim döviz rezervlerimiz de oldukça yüksek seviyede, bu durumu göz önünde bulundurduğunuzda ABD Hazine piyasasının bizim için önemini tahmin edebilirsiniz” dedi.
Çin ile ABD arasında gerginliğin tırmandığı bir dönemde, Pekin yönetimi elindeki ABD Hazine tahvillerini satmaya başlamıştı. Çin’den gelen satışlar sonrasında Japonya, ABD’ye en çok borç veren ülke haline gelmişti.
ABD Hazine Bakanlığı’nın verilerine göre, Çin’in elinde tuttuğu hazine tahvillerinin toplam değeri Aralık ayı itibariyle 757 milyar 300 milyon dolara gerilemişti.
Analistler, Çin’in ABD Hazine tahvili satışlarını bu ülkeye gönderilen ekonomik ve politik anlamda ince bir mesaj olarak değerlendirmişti. Uzmanlar, Çin’in elindeki rezervleri kullanarak, yuanın değeri, ticaret politikaları ve insan hakları konusunda kendisini eleştiren ABD’ye karşı ekonomik silahını çektiğini belirtmişti.
Yi bunun yanı sıra, Çin’in ABD Hazine tahvili piyasasındaki varlığının siyasi bir futbol maçı şeklini almayacağını da belitti ve ülkesinin bu anlamda kısa dönemli kur spekülasyonu peşinde olmadığını da sözlerine ekledi.
SAFE Başkanı, “Bu bir piyasa yatırımı olarak görülmeli ve bunun siyasi hal almasını istemiyorum… Biz sorumluluk sahibi bir yatırımcıyız ve yatırımlarımızı gerçekleştirirken kazan-kazan politikasına odaklanırız” dedi.
ALTINA TALEP YOK
Diğer taraftan Yi, sahip oldukları bin tondan fazla altın rezervini artırma konusuna ise pek istekli olmadıklarını sözlerine ekledi.
Geçen 30 yıllık sürecin, altının iyi bir yatırım aracı olmadığını gösterdiğini söyleyen Yi, bu metalde alım yapmalarının sadece fiyatları yukarı çekeceğini belirtti.
YUMURTALAR AYNI SEPETTE DEĞİL
Çin’in elinde bulundurduğu yüksek miktardaki yabancı rezerv kaynağı, ülkenin portföyünde gerçekleştireceği küçük bir politika değişikliğini dahi küresel yatırımcılar için önemli hale getiriyor.
Bankacılar, Çin’in elindeki rezervlerin üçte ikilik kısmını dolar cinsinden varlıklarda tuttuğunu tahmin ediyor. Ancak Yi, ülkenin tüm yumurtaları aynı sepete koymadığına vurgu yaparak, rezervlerini euro, yen ve gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinden oluşan geniş bir varlık yelpazesinde tuttuklarını belirtti.
Konuşmasında yuanın değerlendirilmesi konusundaki baskıya da değinen Yi, güçlü yuan baskısının, ülkedeki cazip faiz oranları ve yabancı sermaye girişindeki artış nedeniyle bu yıl da devam edeceğine dikkat çekti.
Çin, küresel krizin derinleştiği 2008 yılında ihracatta avantaj sağlamak için dolar/yuan paritesini 6.83 seviyesinde sabitlemişti. Pekin yönetimi, aldığı bu karar dolayısıyla başta ABD olmak üzere birçok ülke tarafından uluslararası ticarette dengesizliğe neden olduğu için eleştirilmişti.
Çinliler Hummer’ı kaderiyle baş başa bıraktı
Yazan : Sadi KAYMAZ · 4 Mart 2010
Çin’de bile adı pek duyulmayan ağır iş ve yol makinaları üreticisi Tengzhong, GM ile Hummer’ın satışı konusunda anlaştığında, kaşlar da yukarı kaldırılmıştı!
Amerika’da satışları %85 düşen yakıt canavarının yaşam şansı sorgulanırken, bir taraftan da Çin’in giderek ağır basan temiz enerji politikaları duruyordu.
Nitekim, Amerikan General Motors ile Çinli Sichuan Tenghong arasındaki Hummer’ın satışı anlaşması çöktüğü haberleri geçen hafta yayıldı.
Tengzhong, GM’den Hummer’ı satın almak için yaptıkları teklifi geri çektiklerini açıkladı. Açıklamada, Çinli otoritelerin anlaşmanın onayını gerekli süre içinde gerçekleştirmemesi nedeniyle teklifin geri çekildiği ve anlaşmadan GM ile karşılıklı görüşmeler çerçevesinde vazgeçildiği belirtildi. Tengzhong, GM’ile Hummer’ın markası, yönetici kadrosu, lisans hakları, bayileri ve üretim anlaşmalarını kapsayan satışı konusunda anlaşmaya varmıştı.
Çin’in yeni gelişen çevre ve enerji hassasiyetlerinin Hummer’ın sonunu hazırladığı açık.
Yeniden yapılanma çabası içindeki General Motors (GM), elden çıkartma olasılığının düşük olması nedeniyle muhtemelen Hummer’ı kapatacak.
GM’den yapılan ilk açıklamada, şimdiye kadar satılmış olan araçların garantilerinin geçerli olduğu, kullanıcılara yedek parça ve servis hizmeti sağlanmaya devam edileceği belirtilmişti.
Çinliler ‘Kaplan’ yılından umutlu
Yazan : Sadi KAYMAZ · 19 Subat 2010
Çin’de halkın çoğunluğu yeni girilen Kaplan yılında gelir artışı sağlayacağına inanıyor. En çok bilgisayar almayı istiyor, çıldıran ev fiyatlarından endişe ediyor.
Guangming Daily gazetesinde yayımlanan haberde, ülke çapında 100 bin aile ile yapılan dev ankette her 10 Çinli’den 6’sının 2010′da gelir artışı beklediği kaydedildi. Ulusal İstatistik Bürosu (NBS), devlet televizyonu CCTV ve Posta Kurumu’nun ortaklaşa gerçekleştirdiği ankete göre, gelir artış beklentileri en yüksek olanlar arasında turizm merkezi Hainan tepeye çıktı.
Öte yandan, ankete katılanların 2010′da satın almayı en çok istedikleri ürün ‘bilgisayar’ oldu. Bilgisayarı tatile çıkmak ve otomobil almak gibi istekler takip etti. Otomobil satın almak isteyenlerin yüzde 65′i ise, aracın maliyetinin 15′bin doları aşmaması gerektiğini belirtti.
Anket sonuçlarına göre, Çinlilerin en çok rahatsız olduğu konuların başında ise aşırı yükselen ev fiyatları yer alıyor.
NBS verilerine göre, Çin’de kentte yaşayanların kişi başı harcanabilir geliri geçen yıl yüzde 8,8 artarak, 17 bin yuane (2510 dolar) yükseldi. Kırsal kesimde yaşayanların harcanabilir geliri ise yüzde 8,2′lik artışla 5 bin 150 yuane (369 dolar) çıktı.
Yatırımcılar dikkatli olmalı
Hong Kong merkezli ünlü yatırım kuruluşu CLSA, geçen haftasonu ay takvimine göre yeni başlayan Kaplan Yılı’nın yatırımcıları nasıl etkileyeceğine ilişkin geleneksel raporunu yayımladı. Raporda, Kaplan Yılı’nın kazanç potansiyelinin yanında riskleri de beraberinde getirdiği belirtilerek, “Kaplan yılları köklü değişiklikler, hatta çalkantıları da simgeler. Tıpkı kaplanın kendisi gibi enerji dolu ve güçlüdür. Aynı zamanda da atılgan ve riskli!” denildi.
Özellikle Hong Kong’lı yatırımcıların büyük ilgiyle takip ettiği geleneksel raporda, kaplan yılının beş geleneksel elementten biri olan “metaller” ile özdeşleştiği belirtilerek, 2010′da altın fiyatlarının 2 bin doların üstüne çıkabileceği iddia edildi. Buna karşın, geleneksel elementlerden “su” ile uyuşmadığı hatırlatılarak, gemicilik gibi su ile ilintili sektörleri zor bir yılın beklediği ileri sürüldü.
Rapor, kaplan yılının At Yılı’nda doğanlara “uğur” getirdiğini kaydederek, Çin’in en zengin adamı Wang Chuanfu’nun talihinin daha da açılacağını iddia etti.
Kuruluşun 16 yıldır yayımladığı raporun geçen yılki sayısında, altın fiyatlarının bin doları aşacağı doğru tahmin edilmişti. Raporları merakla takip eden yatırımcılar, geçen yıl ekonomik krizle boğuşan Barrack Obama’nın geride kalan Boğa Yılı’nın azizliğine uğradığını iddia etmişti.
Yazan: Sadi Kaymaz
Coca Cola’ya 5 kuruşluk ceza!
Yazan : Sadi KAYMAZ · 15 Subat 2010
Küresel içecek devi Coca-Cola, kutu içeceğinde böcek çıktığını iddia eden bir Çinli’ye 2 yuan (5 kuruş) tazminat ödeyecek.
China Daily gazetesinin haberine göre, Pekin’in Daxing semtinde bulunan bir mahkeme, Coca-Cola tarafından üretilen kutu içecekte böcek çıktığını iddia eden davacıya 2 yuan tazminat ödenmesine hükmetti. Gazeteye göre, Gao soyadlı vatandaş 23 Haziran’da Pekin’deki bir süpermarketten satın aldığı 24 kutu meşrubattan birinde böcek bulduğu iddiasıyla meşrubat üreticisi Coca-Cola’ya maddi ve manevi tazminat davası açmıştı.
Gazeteye konuşan davacı, amacının para kazanmak olmadığını söyleyerek, davanın kamu sağlığının korunmasının önemine yönelik sembolik önem taşıdığını söyledi.
Google’ın tehdidi Baidu’ya yaradı
Yazan : Sadi KAYMAZ · 12 Subat 2010
Google’ın en büyük rakibi Baidu’nun yüzü gülüyor. Çinli şirketin net karı yarıya yakın artarken, hisse senetlerinde belirgin artışlar gözleniyor.
Ülkede en popüler arama motoru olan Baidu’dan yapılan açıklamada, Google’ın ülkedeki operasyonlarını sona erdirebileceğini duyurmasından sonra müşterilerin şirkete olan güveninin arttığı kaydedildi. Baidu’nun kurucusu ve CEO’su Robin Li (Çin’in harika çocuğu ya da Sergey Brin’i olarak adlandırılıyor), Google’ın ülkeyi terketmesinin şirketi nasıl etkileyeceğine ilişkin bir soruya, “Bundan faydalanmayı bekliyoruz. Müşterilerimizin güveni belirgin biçimde arttı.” diye cevap verdi.
Baidu’nun geçen yılın son çeyreğinde elde ettiği net karın ise yüzde 48 arttığı bildirildi. Son çeyrek karını ek olarak, ilk çeyrek karının beklentilerin çok üstünde gerçekleşeceğine dair beklentilerin etkisiyle Nasdaq borsasında işlem gören şirket hisseleri çıkışa geçti.
Mevcut durumu en iyi açıklayan değerlendirme Hong Kong merkezli yatırım kuruluşu CLSA analisti Elinor Leung’dan: “Google’ın geleceği üzerindeki belirsizlikler, reklam verenleri seçenekler aramaya itiyor. Baidu ise seçenekler arasında en başta yer alıyor” …
Çinli internet şirketlerinin hisselerine görülen genel düşüş eğilimine karşın, Google’ın tehdinden bu yana Baidu’nun Nasdaq borsasında işlem gören hisseleri yüzde 15′e yakın değer kazandı. Çin’in piyasa değeri en büyük internet şirketi Tencent’in hisseleri Hong Kong borsasında yüzde 20′den fazla düşüş kaydederken, e-ticaret devi Alibaba hisselerinde yeni yılda yüzde 13′lük düşüş gözlendi.
Altı çizilmesi gereken noktalardan biri, Google’ın olası çıkışından kısa vadede nemalanan Baidu’nun uzun vadede kaybeden olacağı… Zira, Baidu’nun bu noktaya gelmesinde en büyük pay Google ve Yahoo ile girilen rekabet oldu. Rekabet ortamının yokluğunda, Baidu’nun teknolojik yenilikler konusunda uzun vadede ivme kaybetmesi kaçınılmaz.
‘Yaşlı kurt’ Lenovo’yu toparladı
Yazan : Sadi KAYMAZ · 10 Subat 2010
Dünyanın en büyük dördüncü bilgisayar üreticisi Lenovo’nun kurucusu Liu Chuangzi, “geceleri uzun raporları kafam kaldırmaz olmuştu” diyerek şirket yönetimini gençlere bırakmak istemişti.
Genç beyinlerin kriz talihsizliğinden midir, yoksa yaşlı kurt Liu’nun “maliyet yönetimi” dehasının eksikliğinden midir bilinmez ama, Liu Chuangzi geçen yıl “uçurumun kıyısına yaklaştı” dediği gemisinin dümenine yeniden geçerek şirketi toparladı.
Lenovo’nun yurtdışı satışları geçen yılın son çeyreğinde yüzde 42 yükseldiği. Lenovo’nun satış gelirlerinin yüzde 33 artarak 4,7 milyar dolara ulaştığı bildirilirken, geçen yılın aynı döneminde 100 milyon dolara yakın zarar açıklayan şirket son çeyrekte beklentileri aşarak 80 milyon dolar net kar etti.
Lenovo’nun CEO’su Yang Yuanqing, gelişmekte olan pazarlardaki agresif genişleme stratejisinin yanı sıra, gelişmiş pazarlardaki maliyet kısıntılarının şirketin yakaladığı büyümeye katkıda bulunduğunu söyledi. Yang, ekonominin beklenenden daha çabuk toparlanması ve işletim sistemi Window 7′ye geçişin hızlanmasıyla kurumsal kullanıcıların 2010′un ikinci yarısında yeni bir satın alım dalgası başlatacaklarını öngördüklerini belirtti.
2500 kişiyi işten çıkarmıştı
Finansal krizin yol açtığı ekonomik durgunluğun etkisiyle bilişim harcamalarını kısan kurumsal müşteriler, 2005 yılında IBM’i satın alan Lenovo’nun satışlarına geçen yıl büyük darbe vurdu. ABD ve AB’de tüketici talebinin düşmesiyle satışları ciddi yara alan Lenovo, yurtdışında 2500 kişiyi işten çıkarmıştı. Şirketin Çin’deki satışları ise geçen yılın ikinci yarısında toparlandı. Dünya çapında cirosunun yüzde 47’sinin Çin’den elde eden Lenovu’nun Çin pazarındaki payı ise yüzde 2,8 genişleyerek yüzde 33,5′e ulaştı.
Türkiye hedefi
Gelişmekte olan ülkelere odaklanan Lenovo’nun büyüme stratejisi içinde Türkiye’nin önemli bir yeri bulunuyor. Türkiye’deki pazar payını öncelikle çift haneli rakamlara ulaştırmayı planlayan Çinli bilgisayar üreticisinin nihai hedefinde ise pazar lideri olmak yatıyor. Çin’de maliyet yönetim stratejileriyle öne çıkan Lenovo’nun Türkiye’deki pazar payı 6 düzeyinde bulunuyor. Buna karşın, gelişmiş piyasaların aksine Lenovo’nun Türkiye’deki satışlarının son 6 çeyrekte ardı ardına yüzde 100′ün üstünde büyüme hızları yakaladığı belirtiliyor.
Son olarak, Lenovo cep telefonu kolunu elden çıkartmıştı. Ancak, internet teknolojilerinin cebi sarmasıyla kararın stratejik bir hata olduğu anlaşıldı. Neticede, Lenovo daha önce sattığı cep telefonu kolunu 200 milyon dolara geri satın aldı.
Çin’den AB’ye ayakkabı davası
Yazan : Sadi KAYMAZ · 10 Subat 2010
Çin, Avrupa Birliği’ni (AB) Çin malı ayakkabılara haksız gümrük vergileri uygulamakla suçlayarak, Dünya Ticaret Örgütü’nde (DTÖ) dava açtı.
Dünya Ticaret Örgütü’nden yapılan açıklamada, Çin’in Avrupa Birliği’ne haksız ticaret davası açtığı bildirildi. Açıklamaya göre, Çin malı deri ayakkabılara uyguladığı anti-damping vergilerinin süresini 15 ay daha uzatması gerekçesiyle AB’nin dava edildiği belirtildi. Çin, AB’nin ithal ettiği deri ayakkabılara uyguladığı gümrük vergilerinin serbest ticarete zarar verdiğini öne sürüyordu. Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Yao Jian, AB’nin aldığı anti-damping önlemlerinin DTÖ’nün ilgili kurallarına aykırı olduğunu iddia ederek, Çinli üreticilerin hak ve çıkarlarına zarar verdiğini söyledi.
Çin’de tüketimin yeni kaynağı ‘kaygısız nesil’
Yazan : Sadi KAYMAZ · 4 Subat 2010
Çinli aileler malum olduğu üzere son derece tasarrufçu. Buna karşın, yeni nesil, ailelerinin ertelediği harcama güçlerini de arkasına almış durumda…
Çin’de ekonominin dışa açıldığı 1980′de uygulanmaya başlayan tek çocuk politikası, sayıları 200 milyonu aşan ve ailelerinin tersine tüketimde sınır tanımayan yeni nesil gençleri ekonominin itici gücü haline getirdi.
Çin’in en büyük yatırım kuruluşlarından China Capital’in şef ekonomisti Ha Jiming, hükümetin iç tüketimi canlandırmak suretiyle büyüme modelini değiştirmeye yönelik adımlarına dikkat çekerek, ‘kaygısız nesil’ olarak nitelediği 30 yaş altı gençlerin tüketimin gerçek itici gücü olduğunu iddia etti. Fudan Üniversitesi’nde düzenlenen bir panelde konuşan Ha, tek çocuk neslinin ailelerinden de destek aldıklarını belirterek, “Bu nesil ebeveynlerinin aksine tüketim kaygıları taşımıyor. Pek çoğu henüz çocuk sahibi olmamış ve yaşlılık zamanlarını düşünmenin erken olduğuna inanıyor. Tüketime çok yatkınlar” diye konuştu.
Yeni nesil genç tüketicilerin özellikle turizm, beyaz eşya ve elektronik gibi sektörlerde büyümenin ana kaynağını oluşturacağı öngörülüyor.
General Motors’u asıl kurtaran Çin oldu!
Yazan : Sadi KAYMAZ · 25 Ocak 2010
Çin, batmaktan dönen General Motors’a ilaç gibi geldi
Krizde batmaktan zor kurtulan Amerikan otomotiv devi General Motors, Çin’de daha önce 2014′e kadar ulaşmayı hedeflediği satış düzeyine bu yıl ulaşacağını açıkladı.
General Motors (GM) Çin CEO’su Kevin Wale, Çin’de bu yıl 2 milyon araç satışı gerçekleştirmeyi planladıklarını açıkladı. Daha önce bu rakama en az iki sene daha erişemeyeceklerini düşündüğünü belirten Wale, yıl içinde 10 yeni modeli piyasaya süreceklerini söyledi. GM, geçen yılın Nisan ayında yaptığı açıklamada, gelecek 5 yıl içinde 2 milyon hedefini aşmayı hedeflediğini bildirmişti.
Amerikan endüstrisinin temel taşlarından biri olan Detroit merkezli otomotiv devi, iflasın eşiğine gelerek ABD hükümeti tarafından kurtarılmıştı. ABD’de iflastan kurtarılan GM, Çin’de geçen yılın her ayında yeni bir rekor kırarak satışlarını yüzde 67 artırdı ve 1.83 milyon rakamına ulaştı. Aynı zamanda, Çin’deki en büyük yabancı otomobil üreticisi haline gelen GM, ABD’de ise gerileyen talep yüzünden bazı fabrika ve üretim hatlarını kapatmak zorunda kalmıştı.
Çin’de geçen yıl 13 milyon 630 bin araç satıldı. Çin hükümeti, geçen yıl taşıt alım vergisini yarıya indirdi ve eski araçlarını değiştirenlere toplam 732 milyon dolarlık nakit teşvik dağıttı. Bunun yanı sıra, kırsal kesimdeki otomobil alımlarını sübvanse eden hükümet, küçük motorlu ve çevre dostu araç alımlarına da çeşitli teşvikler getirmişti. Uygulanan teşvik ve destek politikaları, ülkedeki otomobil satışlarının yüzde 46 artmasını sağladı. Amerika’yı geçerek dünyanın en büyük otomobil pazarı olan Çin’de bu yıl 15 milyona yakın aracın satılması bekleniyor.
Sadi Kaymaz tarafından yazılmış, Milliyet’te yayımlanmıştır.
Çin’den kritik yenilenebilir enerji adımı
Yazan : Sadi KAYMAZ · 11 Ocak 2010
Çin’de aşırı kapasite probleminin şiddetle mevcut olduğu endüstrilerin başlarında rüzgar ve güneş enerjileri geliyordu. Aşırı kapasite nedeniyle sektörün risk altına girmesinin ardından, enerji yasasında yapılan kritik bir değişiklikle endüstrinin önü açılmış oldu. Çünkü, Çin’de özel sektörün yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ettiği elektriğin tümü artık devlet tarafından satın alınacak.
Çin Ulusal Halk Meclisi’nin enerji yasasında yaptığı değişiklik uyarınca, özel sektörün rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından ürettiği elektriğin tamamının devlet santralleri tarafından satın alınması zorunlu kılındı. Yasaya aykırı hareket eden santrallere ise üreticilerin kaybının iki katına kadar ceza kesileceği kaydedildi. Yasa değişikliğinden rüzgar, güneş, su, hayvansal ve bitkisel atıklardan elektrik üreten şirketlerin faydalanacağı bildirildi.
Uzmanlar, yasa değişikliğinin önemine işaret ederek, yenilenebilir enerji yatırımlarının ivme kazanacağını belirtiyor.
Çin, 2009′da rüzgardan en çok enerji üreten üçüncü ülke oldu.
Ülkeyi dev rüzgar çiftlikleriyle donatmaya başlayan Çin, İspanya’nın yerini alarak, ABD ve Almanya’nın arkasına yerleşti. Ulusal Enerji İdaresi, Çin’in rüzgar enerjisinden elektrik üretme kapasitesinin 20 gigavata eriştiğini belirterek, ülkenin dünyanın en büyük üç rüzgar enerji üreticisinden biri haline geldiğini açıkladı.
Çin, enerji ihtiyacının yüzde 9′unu rüzgar, güneş, su gibi sürekliliği olan yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılıyor. 11′inci Kalkınma Programı çerçevesinde özellikle rüzgar enerjisi yatırımlarını hızlandıran ülke, 2020′de yenilenebilir enerjilerin toplam üretim içindeki payını yüzde 15′e çıkarmayı planlıyor. Çin, enerji ihtiyacının yüzde 70′ten fazlasını halen kömürden karşılıyor.





