Aslında ipler 13 Ocak’ta zaten kopmuştu. Çin’in en hassas olduğu konuda geri atması imkansızken, Google’ın sözünden dönmesi Batı’daki prestijini yerle bir ederdi. Mali boyutuyla baktığımızda, reklam vericilerin de şirkete güvenlerinin yeniden tesis edilmesi kısa vadede mümkün değildi. Yani, ok yaydan çıkmıştı…
Görünen o ki, asıl sorun ayrılma kararının yol açacağı hukuksal anlaşmazlıklar. Google’ın reklam vericilere olan taahhütlerini yerine getirmemesi halinde, tazminat davalarının boyutu konusu henüz netleşmedi.
Öte yandan, başta Baidu olmak üzere, Tencent gibi dev yerli internet şirketlerinin doğacak boşluğu doldurmak için can attıkları malum.
Bing ile Çin’e yüklenen Microsoft yöneticilerinin Google’ın çıkış açıklamasını dört gözle beklediklerini tahmin etmek zor değil.
Bir de Yahoo var. Hem Google, hem de Baidu tarafından ezilen Yahoo, Çin operasyonlarını ünlü Alibaba’ya devretmişti. Alibaba’nın muhtemel bir boşluktan faydalanma iştahı, Google’a destek açıklaması yapan Yahoo’ya basın bülteniyle ”gereksiz” açıklamalar yapma diyecek kadar yüksek.
Geçen hafta, meclis oturumları sırasında düzenlenen basın toplantılarının biri de Enformasyon Bakanı’na aitti. Bakan, Google sorularını çok net cevap verdi. Esasen bakanın söylediklerinden çok, uslup ve tonu önemliydi: mesaj çok açıktı….
Nitekim, Google’ın Çin’den ayrılma kararını Pazartesi günü duyuracağı söylentileri ciddi şekilde yayılıyor. Pazartesi olmasa da, şirketin kararını 31 Mart’a kadar duyurması gerekiyor. Çünkü, ülkede kalacaksa lisans yenileme başvurusunu bu tarihe kadar yapmak mecburiyeti bulunuyor. Konuyla ilgili haber:
China Business News gazetesi, Google’ın 10 Nisan’da Çin’deki faaliyetlerini sona erdirme kararı aldığını iddia etti. Şanghay merkezli gazetenin Google’dan bir çalışan ile yerli bir satış temsilcisine dayandırdığı habere göre, internet devinin kararını Pazartesi günü açıklaması bekleniyor. Google’ın Çin’deki merkezi ise, ülkede hızla yayılan haberle ilgili bir değerlendirme yapmaktan kaçınıyor.
Dünyanın en büyük arama motoru olan Google, 13 Ocak’ta yaptığı açıklamada, siber saldırılar ve sansür nedeniyle ülkedeki operasyonlarına son vermeye hazır olduklarını duyurmuştu.
Google’ın CEO’su Eric Smith, geçen hafta konuya ilişkin kararın “en kısa zamanda” açıklanacağını söylemişti.
Çin Sanayi ve Enformasyon Bakanı ise, geçen hafta düzenlediği basın toplantısında, kanun ve düzenlemelere uymaması halinde Google’ın bunun sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağını vurgulayarak, “Google kalıp kalmamaya özgür iradesiyle karar verecek” demişti.
Google’ın satış ortaklarından oluşan 27 şirket ise, ortak bir bildiriyle internet devinin konuyu en kısa zamanda açıklığa kavuşturmasını istedi. Müşteri ve çalışanlarını tutmakta zorlandığı belirtilen reklam ortaklarının, Google’ın faaliyetlerini sona erdirmesi durumunda tazminat davaları ile yüz yüze kalmaktan da endişe ettikleri biliniyor.
Çin’de internet kullanıcılarının sayısı 400 milyonu aşarken, ülkenin 2020 yılına kadar dünyanın en büyük online reklam pazarı haline gelmesi bekleniyor. Bu bakımdan, bugün ülkeden çıkma kararını alan yöneticilerin kararı son derece kritik. Çin’in bugün reklam gelirleri açısından pek parlak olmadığı biliniyor. Ancak, Google’ın bugün “yüzünü çizdiği” ülkeye bir daha geri dönmesi, dönse bile istediğini alabilmesi olanaksız.
Uzun sözün kısası, Google aslında 700 milyon kişiye ulaşacak, dünyanın en büyük internet ve reklam pazarını bırakıyor.



