Küresel Finans Krizi ve Çin – 1

Küresel finans piyasalarında yaşanan krizin ÇİN’e etkisi merak konularından biri, bu yazı ile birlikte krize gözatmaya ve konu ile ilgilenenlere ingilizce kaynaklar sunmaya başlayalım:

Bankacılık

’de “bankacılık” ve “mortgage” finansal krize yol açan iki tetikleyiciydi. ÇİN’de her iki sektörün de kendine has sorunları var. Bununla birlikte ABD ve ÇİN’de bu iki sektörün sorunları birbirinde tamamen bağımsız ve farklıdır.

Amerikan bankacılık sektörü piyasanın tüm kanallarına girdi ve serbest piyasa ekonomisinin sınırlarını hayli zorladı. Örneğin Lehmann ekonomistleri türev yaratmakta o kadar ileri gittiler ki, 2020 yılına ait kağıtlar üzerine reel ekonomi ile bağsız finansal varlıklar yarattı. Oysa ÇİN’de serbest piyasa ekonomisi geleneksel sayılabilecek kalıplar dahilinde işliyor.

ÇİN bankalarının ise sistemin doğası icabı finansal aksiyonlara girmesi yine geleneksel boyutlar içinde kalıyor. ÇİN bankalarının öncelikle nakit sorunu bulunmuyor. Bir defa ÇİN toplumu Amerika’nın aksine tüketim değil, tasarruf toplumu. Hanehalkı ortalama harcanabilir gelirinin Amerika’da 3’te 2’sini, ÇİN’de ise 3’te 1’ini tüketim için kullanılıyor.copyrights@dragonomi.com

Diğer taraftan ABD bankalarının yaşadığı güven bunalımı ÇİN’de yaşanmıyor. ÇİN halkının bankalara olan genel bir güvensizliğinden söz etmek mümkün değil. Planlı ve merkezi bir ekonominin doğası gereği bankaların arasındaki koordinasyon ve yardımlaşma katsayısı son derece yüksektir. Öbür taraftan ÇİN bankaları devletin sıkı gözetim ve denetimi altında bulunuyor. Kaldı ki birçok ÇİN bankasının çoğunluğu devletin elinde!

Endüstri

ÇİN’de yabancı sermayeli şirketler krizden doğrudan etkilenmesi en muhtemel şirketler.

Mortgage

Mortgage kredilerinde ise ÇİN’in yine kendine özgü problemleri var. Fakat ABD’nin aksine Çinlilerin mortgage geri ödeme oranları çok yüksek.

Finans

ÇİN 1.92 trilyon dolarlık bir döviz rezervinin üzerinde oturuyor. Bu devasa rezerv Amerikan Doları tarafından domine ediliyor. ÇİN parası Rebminbi’nin değerlenme sureci son 2 aydır 6.80’ler düzeyinde durakladı. ÇİN bu rezervleri kullanarak kendisini küresel finansal kriz etkilerinden maksimum düzeyde koruma kabiliyetine sahip. Bunun ötesinde ÇİN finansal gücünü Batı’nın değeri düşen finansal varlıklarını satın almak için de kullanabilir.copyrights@dragonomi.com

Diğer taraftan ÇİN’in finansal varlıklarının ancak % 3,6 kadarı denizaşırı finansal piyasalara yatırım olarak gitmiş bulunuyor. Dolayısıyla ÇİN, finansal krizin ilk dalgasından kendisini otomatik olarak muaf tutmuş oldu.

Bu muafiyetten yavaş isleyen ÇİN bürokrasisi de tesadüfü bir pay aldı: ÇİN’in en büyük sigorta şirketi “Ping An”, “Fortis Bank’ta” sahip olduğu hisselerini arttırma kararı aldı. Ancak bu kararın düzenleyici otoriteler tarafından onaylanması geciktiği için şirket daha fazla zarar etmekten kurtulmuş oldu.

İhracat

ÇİN ekonomisinin %40’ı ihracata, geri kalan %60’ı iç tüketime dayalıdır. İhracattaki köklü değişiklikler ya da olası bir ani çöküşün etkileri uzun zamandan beri tartışma konusudur.

Bu noktada iki temel görüş ortaya çıkıyor.

Kötümser görüşe göre ihracatın çöküşü kaçınılmaz olarak ÇİN ekonomisini çökertecek ve depresyona sokacaktır. Böyle bir durumda fabrikalar kapanacak, istihdam gerileyecektir. Bu kriz iki şekilde tetiklenebilir: ÇİN mallarına yönelik denizaşırı talepte doğrudan bir ani daralma görülebilir ya da talep mevcut olsa dahi finansal krizin son derece kötü hal almasıyla uluslararası ticaret işlemez hale gelebilir.copyrights@dragonomi.com

İyimser görüş ise iç talep kapasitesinin ihracatı ikame edebilecek kapasiteye ulaştığını savunuyor. Diğer taraftan iyimser görüş bunun da ötesinde finansal krizin ileri safhalarında Batı’daki üreticilerin daha büyük zarar göreceğini ve bunun artan karsısında daha ucuz ürünler için ÇİN’e olan talebin artması anlamına geleceğini savunuyor.

İşçilik

Kötümseler ihracatın çöküşünün toplu işten çıkarmalara neden olacağını savunuyor. Böylece yaşanacak toplu işten çıkarmalar iç tüketimi de gerileceği için ÇİN ekonomisinin dibe vurması kaçınılmaz olacak.

Ebetteki durum kötümserlerin indirgediği kadar basit değil. Bir defa ÇİN ihraç sanayi son senelerde zaten bir işçi sorunu ile karşı karşıya bulunuyor. Giderek daha az işçi sanayi bölgelerine çalışmak için göç ediyor. Kötü çalışma koşulları ve düşük ücretler sunan fabrikalar zaten bir işçi problem ile yüz yüzeler. Buna artan enerji ve hammadde fiyatları da ekleniyor. Öte yandan işçiler lehine ağırlık getiren yeni is yasaları ve toplu sözleşme kuralları fabrikaların işini oldukça zorlaştırdı. Özellikle son bir yıldır ayakkabı, oyuncak, tekstil ve giyim gibi düşük ürün guruplarında faaliyet gösteren binlerce fabrika iflas etti.

Endüstriyel yapıyı zaten değiştirmekte olan bu etkenleri finansal kriz ile karıştırmamak gerekir.

Para

Özellikle Amerikalılar 1.92 trilyon dolarlık döviz rezervlerinin nerede olduğunu merak ediyor. Bazıları Dünya’yı kurtarmaya yetecek kadar büyük rezervlerin neden kullanılmadığını sorguluyor.

Oysa ÇİN zaten büyük miktarda Amerikan hazine bonosunu elinde tutuyor. Yani hazine rezervlerinin tamamı Merkez Bankası kasalarında nakit olarak durmuyor. Önemli bir kısmı da yine baska yatırımlara ayrılmış durumda. ÇİN zaten bu paraları çeşitli yöntemlerle işletiyor. copyrights@dragonomi.com

İşletilen paraların daha büyük bölümünün Amerikan bonolarına kaydırılarak Amerikan ekonomisinin daha fazla finanse edilmesini beklemek gerçekçi olmayacaktır. Yine muhafazakâr tutumuyla Çin’i finansal krizin doğrudan etkilerinden koruyan düzenleyici otoriteler, ÇİN bankaları ve sigorta kurumlarının denizaşırı alımlara girişmesini zorlaştırıyor.

Borsa

Şanghay Borsası son yıllarda oldukça ilginç, hatta garip seyirler izledi. Hükümet kararları, yeni finans rakamları, dış piyasalarda yaşanan iniş çıkışlar gibi borsayı etkilemesi beklenen faktörler, çoğu zaman şaşırtıcı biçimde ters etkiler oluşturdu. Fakat bu defa ÇİN borsası dış piyasalardaki sallantılara ayak uyduran bir eğilim izliyor. Şanghay borsasının finansal krizden önce düşmeye başlamış olması da işin bir diğer ilginç yönü olabilir mi: kim bilir, belki yine ayak uydurmuyor, kendi dinamikleri ile yolundan gidiyordur.

ABD – ÇİN Bağı

ÇİN, Amerikan ekonomisine halen güveniyor mu? ÇİN’de finansal karar vericiler aslında ilginç bir tercih gibi görünen, ancak doğal bir yol izliyorlar. Ellerinde tuttukları Amerikan Hazine bonolarını elden çıkartmayarak Amerikan ekonomisine destek veriyorlar. Üstelik hazine kâğıtlarını alım hızları aynı düzeyde seyrediyor. Aksi bir durum finansal krizi ağrılaştıracak ve ÇİN’e de oldukça büyük zarar verecektir. Amerikan ekonomisinin yavaşlaması zaten ÇİN ihraç mallarına olan talebe yeterince darbe vuruyor. Finansal krizin derinleşmesi, sadece ihracata değil, ÇİN ekonomisinin motorlarından doğrudan sermaye yatırımlarına da zarar verecektir. Dolayısıyla ABD ve ÇİN arasındaki ticari ilişki böyle devam edecek ve etmek zorundadır. Aksi takdirde ÇİN ihracatı ve çektiği yabancı sermaye akımları büyük düşüş gösterecektir.

Durum, sonuç itibariyle ABD için de benzerdir: ÇİN ekonomisinin çöküşü Amerikan toplumunun mevcut tüketim düzeyini sürdürmesi için daha fazla kaynak harcaması ve Amerikan dış açıklarını kapatan bir finansörden yoksun kalması anlamına gelecektir.

Konu ile ilgilenenler için:

* Guardian: G7 nations face going cap in hand to China

* Telegraph: Financial crisis: China comes hesitantly to the rescue

* Economist: China’s economy. Domino or Dynamo?

* Time : Can Chinese Cash Save the World’s Banks?

* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Her türlü hukuki hakkı saklıdır. Hiçbir surette kopyalanamaz ve referans göstermeksizin alıntı yapılamaz. Aksi takdirde fikri mülkiyet kanunu uyarınca her türlü hukuki yola dogrudan başvurulacaktır.

Dragonomi.com

Paylaş:
Copy Guarded by IamShekhar's WP-CopyGuard.