1979′da dışa açılma ve reform sürecini başlatan liderlerin kullanmayı en çok sevdiği sıfatların başında, “Çin’e özgü” sözcüğü geliyor. İşte, bu tanımlamayı fazlasıyla hak eden olgulardan biri de, yılın en önemli siyasi etkinliği olarak nitelenen “Lianghui” toplantıları.
Dünya Bankası’nın dün yayımladığı Çin raporuna göre, bu yıl ülkenin %9,5 büyümesi bekleniyor. Çin ekonomisinin kaptanı Başbakan Wen Jiabao ise “temkinli” duruyor. Wen, Çin’in yasama organı olan ulusal meclisin (NPC) açılışında, ekonominin önündeki risklerin halen devam ettiğini vurguladı. Wen’in hükümet raporunu okumasıyla açılan NPC’den 2 gün önce ise, siyasi gelenekte çok önemli rolü bulunan İstişare Konferansı (CPPCC) açıldı.
Gelenek birlikteliği: Ulusal Meclis (NPC) ve İstişare Konferansı (CPPCC)
NPC; savaş ilan etmek, anayasa değişiklikleri yapmak ve devlet başkanını atamak gibi birincil yetkilerle donatılmış yasama organı olma sıfatını taşıyor. Buna karşın, bizden farklı olarak yaklaşık 3 bin milletvekili bulunan NPC, anayasal yetkilerini 184 kişilik daimi komitesi eliyle kullanıyor. Yılda bir kez de 10 gün süren oturumlarla toplanıyor.
CPPCC’nin varlığı ise, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına dayanıyor. Komünist devrimi yapan önderlerin oluşturduğu CPPCC, devrimden sonra 1954′e kadar kurucu meclis fonksiyonu icra ederek, yasama organı sıfatıyla anayasayı hazırladı. Devleti her anlamda inşa eden CPPCC, ülkenin ilk anayasası olan 1954 Anayasası’nı da hazırlayarak esasen tüm yasama yetkilerini NPC’ye bıraktı. Kurucu meclis olan CPPCC, anayasada kendine yer vermedi. Anayasanın önsözünde ise, istişare konferansı sıfatıyla belirtildi. Devrim sürecinde en kritik rolü oynayan kurum, 1954′ten bu yana kendini siyasi geleneğin bir parçası olarak devam ettiriyor.
Benim uygun bulmadığım, ancak kaba bir fonksiyonel benzetmeyle: Batı’daki “house” ya da “chambers” kurumlarına da başvurulabilir. İstişare konferansı, tarihi konumuyla parlementer sistemin üst kanadı olarak tanımlanabilir. Varlık ve yetkilerini istişare konferansına borçlu olan ulusal meclis ise, parlementonun alt kanadı olarak tanımlanabilir. (Alt/üst tanımlaması kafanızı karıştırmasın. Anayasa hukuku bağlamında, üst sıfatı yetkisel bakımdan değil, tarihsel ve geleneksel bağlamda kullanılıyor. Üst kanat olarak tanımlanan upper chamber ya da house, günümüzde alt kanada göre daha az yetkiye haizdir ve gelenek yanı ağır basar.)
Yetkisel bakımdan; yasama organı sıfatıyla, en üst düzey anayasal yetkilerle donatılmış NPC ile tartışma platformundan öteye gitmeyen CPPCC arasında uçurum bulunuyor.
Buna rağmen, siyasi gelenekte ulusal meclis (NPC) ve istişare konferansının (CPPCC) toplantıları, ‘çifte toplantılar’ anlamına gelen “lianghui” olarak adlandırılıyor. Çin’e özgü diyebileceğimiz bu durumda, ülkenin her kesiminden temsilcilerin katıldığı istişare konferansı (CPPCC), halkın sorunlarının ses bulduğu bir platform halini alıyor. Yetkisel uçurumlara rağmen, siyasi gelenekte iki toplantıya benzer siyasi önem ve ilgi atfediliyor. Hatta, medya ilgisi “yasama işlerinin” görüşüldüğü NPC yerine, istişare konferansının görüşmelerine ve temsilcilerine fazlasıyla yoğunlaşıyor. Öyle ki, Olimpiyat Şampiyonu koşucu Liu Xiang, yolunu kesen gazetecilerden koşarak bile kurtulamıyor!
Yüzlerce gazeteci ve televizyoncunun en popüler sorusu ise, “toplantılarda en çok hangi derde deva aransın” oldu. “Konut fiyatları – Fangjia”, soruya verilen yanıtların en başında geldi. Zira, Çin’de konut fiyatları son bir yılda neredeyse ikiye katlandı. Pekin’in merkezinde metre kare başına ev fiyatları 4,500 doları aşarken, Şanghay’da ev fiyatları inanılmaz boyutlara ulaştı. (6-10,000 dolar). Şehirleşme olgusunun tüm hızıyla devam ettiği ülkede, on milyonlarca kentlinin belini büken de haliyle konut fiyatları oluyor.
Kalkınmanın yaygınlaştırılması…
Çin’de siyasetin çoğu ekonomiden oluşuyor. Öyle ki, 25 sayfalık hükümet raporunda kaç kez ekonomi (jingji) sözcüğünün geçtiğini tahmin edemezsiniz. Hal böyle olunca, parlemento toplantılarında da en çok ekonomi konuşuldu. Çin’de ekonomik kalkınma, ülkenin Doğu kıyılarında başladı. Dolayısıyla, ülkenin iç kısımları görece geri kaldı. Toplantılarda en çok vurgulanan konuların başında, kalkınmanın iç kısımlara yayılmasının gerekliliği yer aldı. Çevre ile ekonomik kalkınma arasında uyum sağlanması, dış ticaret ilişkileri gibi konular da fazlaca duyuldu. İşsizlik ve sosyal güvenlik de popüler kelimeler arasında yer aldı.
Başbakan deyim kullanmayı çok sevince
Başbakan Wen Jiabao, ulusal meclisin kapanışının hemen ardından, yüzlerce gazetecinin karşısına geçip, iki saat boyunca soruları yanıtladı. O iki saatin kahramanı ise, Başbakan’ın çevirmeni oldu. Deyim kullanmayı çok seven başbakanın anlatımını kusursuzca çeviren gizemli tercümanın kimliği internetin merak konusu oldu. Başbakanın bugüne kadar kullandığı tüm deyimlere 30 gün boyunca çalıştığı belirtilen tercüman, Çinlileri kendine hayran bıraktı. Çin’in 400 milyon nüfuslu internet toplumu, Zhanglu adlı tercümanı en çok aranan kişi haline getirirken, forumlar takdir mesajlarıyla doldu …




