Çin’de 2009′un ilk Dış Ticaret Rakamları

cin-dis-ticaret-rakamlari-ihracat2Geçen hafta yılın ilk aylık ticaret rakamları yayınlandı.

Aralık ayındaki %2,8′lik düşüşün ardından, ÇİN’in ihracatı Ocak’ta %17,5 küçüldü. ÇİN’de zaten baskı altında olan imalat sektörü ve giderek kötüleşen istihdam rakamları göz önünde alındığında durum iyi görünmüyor.

İthalat ise ihracattan çok daha hızlı biçimde düşüyor. Aralık ayındaki %21,3′luk düşüşün ardından, Ocakta ithalat tam %43,1 daraldı!

Diğer taraftan, çok kötü gelen ticaret rakamlarına karşılaştırmalı bakınca durum düşünülenden iyi görünüyor. Çünkü diğer ihracatçı Asya ülkelerinden gelen haberler ciddi anlamda kötü: Örneğin Tayvan’ın ihracatı Aralık’ta %42 düşerken, Güney Kore’nin %17, Japonya’nın ihracatı ise tam %35 düştü.  Diğer Asya ülkelerinin hepsi de ÇİN’den daha kötü performans gösteriyor. Dolayısıyla rakip ihracatçılara göre ÇİN göreceli anlamda daha az ihracat kaybına uğruyor.

Bu göreceli avantaj dış ticaret fazlası rakamlarında kendini gösteriyor. ÇİN’in dış ticaret rakamları Kasım’da %40,1 milyar $ ile rekor kırdı. Aralık ve Ocak rakamları ise rekorun hemen gerisinde sırasıyla 39,0 ve 39,1 milyar $ olarak gerçekleşti.

Geçen senenin ilk yarısında ortalama aylık dış ticaret fazlasının 16,7 milyar $ olduğu göz önüne alınırsa, 39 milyar $ civarındaki dış ticaret fazlaları akıllara durgunluk verecek boyutta görünüyor.

Diğer taraftan,

Amerikan ve Avrupa bankaları kriz döneminde kredi politikalarını sonuna kadar kısarken, ÇİN bankaları tam tersine kredi musluklarını sonuna kadar açmış durumda: öyle ki, sadece Ocak ayında verilen krediler hacmi 1,62 trilyon ( 237 milyar $) olarak gerçekleşti.

Verilen kredilerin yatırım piyasasını canlandırması durumunda ÇİN’in zaten var olan aşırı üretim kapasitesinin daha da genişlemesi ve ihraç yoluyla eritilmesi konusu beliriyor.

Bu durum var olan ticari sürtüşmeleri ve korumacılık eğilimlerini arttırabilir. Hindistan ve Endonezya’nın ÇİN’e karşı giderek sertleşen tutumu yanında, ABD’de “buy America” politikası ve Avrupa’dan gelen uyarılar dikkate alındığında; ticari sürtüşmelerin bir çatışmaya dönüşme ihtimali hiç de az görünmüyor.

Fakat ÇİN’in değişen uluslararası koşullara bir gecelik devalüasyonlar ile Türkiye gibi uyum sağlamasını beklemek olanaksız. ÇİN’in işsizlik ve sosyal istikrar kaygıları dikkate alındığında ÇİN’e karşı yapılan ticari yaptırım tehditlerinin sonuç vermesi mümkün değil.

Neticede ÇİN uluslararası koşullara göre ayarlamalar yapabilir. Ancak büyüme modelinde ve finansal sisteminde köklü değişiklere gidilmesini gerektiren ve ancak senelere yayılabilecek bir süreçte…

Dolayısıyla Dünya ticaret sisteminin ayakta kalabilmesi için Batı ülkelerinin ÇİN’in karşısına uzun vadeli stratejilerle çıkması ve Çin’e karşı ticaret setleri çekmemeleri gerekiyor. İşbirliği haricindeki yaptırım teşebbüsleri Dünya ticaretine hiçbir yarar getirmeyecektir.

Page copy protected against web site content infringement by Copyscape

* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Kopyalanamaz ve referans gostermeksizin alıntı yapılamaz.Yazının fikri mülkiyet hakları digital imza ve fingerprint ile korunmaktatır. Aksi hallerde her türlü hukuki yola doğrudan başvurulmaktadır.

© Dragonomi.com


Paylaş:
Copy Guarded by IamShekhar's WP-CopyGuard.