Kayıp Kuşağın İşçi Çocukları; Çin’de İşgücü Başkalaşımı

Çin’de kayıp kuşakların işçi çocukları, “yaşamak” istiyor

Çin tarihinin en türbülanslı ve trajik dönemlerinden biri olan Kültür Devrimi’nden sonra başlayan dışa açılma ve reform sürecinde, Çin ekonomisi hızla kalkınmaya başladı. Kalkınmanın arkasında ise, köylerinden endüstrileşen kıyı eyaletlerine göç eden on milyonlarca işçi bulunuyordu.

Son derece ağır çalışma koşullarında, tabiri caizse gece gündüz alın teri döken işçilerin ortak amacı, köylerinde bıraktıkları aileleriydi.

Bu amaç uğruna yaptıkları, aslında kendi yaşamlarını feda etmekten başka bir şey değildi.

Bebekleri aç kalmasın, ana-babaları hekim görsün, kardeşleri okusun diye; kimi zaman inşaat işçisi, kimi zaman üretim bandında robot oldular… Yatakhanelerde yatıp, bir tas pilavla doydular…

Aklıselimini kaybeden komünist Kültür Devrimi’nin yarattığı kayıp kuşağa, bu kez vahşi kapitalist endüstriyel devrimin yarattığı kayıp kuşak eklendi.

Bu kuşaklar, “her türlü zorluğa göğüs gerebilen” insanlar oldular. Bu anlama gelen, Çince’de “acıyı yiyebilmek” denen “chiku”, işte bu yüzden kayıp kuşakların en büyük hazinesi oldu.

Dünyanın fabrikasında bugün ter dökenler ise, işte kayıp kuşakların çocukları…

Çince’de “80 sonrası” denen bu kuşak, şimdilerde “yaşamak istiyorum” diye haykırıyor.

İşgücünün artık çoğunluğunu oluşturan yeni kuşak göçmen işçilerin kendilerine özgü karakterleri, özgürlük anlayışları ve bağımsız ruhları var.

Ana-babalarının aksine, sorumlulukları kendilerinden ibaret. Her birinin farklı saç kesimleri, tarzları, renkleri var. Amaçları kentli yaşıtları gibi giyinmek, eğlenmek, kullanmak, aşık olmak…

Çinli patronlar, işte bu kuşağın ağırlığını her geçen gün omuzlarında daha fazla hissediyor. Çünkü, bu işçiler dinlenmek, tatil yapmak, fazla mesaiden kaçınmak, gezmek… yani insan olmak, “yaşamak” istiyor.

İşte bu yüzdendir ki, bu kuşak, sanıldığının aksine ücretleri hayli yüksek olan, kapısında binlerce işsizin kuyruk olduğu İphone üreticisi Foxconn’un yatakhane binalarından kendini ölüme atıyor.

Foxconn yönetimi, en düşük ücretimiz 131 dolar, konaklama ve yemeği üstleniyoruz… Psikologlarımız, spor sahalarımız var diyor… Ama, gencecik işçiler, yine de kendilerini ölüme bırakıyor!

Çünkü, genç işçiler üretim bandının yanında aynı hareketi soluksuzca binlerce kez yapmaya isyan ediyor… Gururları şefler tarafından azarlanmayı kaldırmıyor… Basketbol sahasında oynayabilecek zaman istiyor… Yorgunluğu kaldıramayan vücuduna isyan ediyor… Hayatın anlamının bittiği yerde, kendi yaşamları anlamsızlaşıyor.

GENÇLER NEDEN KENTİ SEÇİYOR

Çin’de yaşanan toplumsal başkalaşımı sayılı satırlara sığdırmak olanaksız. Bu açıdan, kitaplara konu olması gereken başka bir olgu da, 20-30 yıl önce göçmen işçilerin çaresizlikten terk ettiği toprakların da artık ekonomiye entegre olmaya başlaması.

80 Kuşağı işçiler, ülkenin iç kesimlerindeki kendi memleketlerinde de artık iş bulma ve para kazanma olanağına sahipler. , , Shanghay gibi metropollerdeki hayat pahalılığı göz önüne alındığında, taşrada yaşam daha cazip hale bile gelebiliyor.

Dolayısıyla, endüstriyel kıyı bölgelerine göç eden işçilerin sayısı da önemli ölçüde azalmış durumda. Hatta, nedeniyle işini kaybeden milyonlarca göçmen işçi, hayat pahalılığı nedeniyle kıyı bölgelerine geri dönmek istemiyor. Dönenler de, daha fazla sosyal hak, daha fazla ücret talep ediyor.

Çin İnsan Kaynakları Araştırma Merkezi’nin yayımladığı “İkinci Kuşak Göçmen İşçiler” raporunda, 80 Kuşağının kente göç arzularının arkasında yatan başlıca nedenler analiz edilmiş. Yapılan ankete göre, yeni kuşak işçilere neden kentli olmak istedikleri sorulmuş, cevaplar şöyle:

%59,8 – Kentlerde yaşam standartları daha yüksek

%36,4 – Taşrada sorumluluklar daha ağır

%36,3 – Çocuğum kentte daha iyi eğitim alabilir

%28,8 – Kentte emekli aylıkları daha yüksek

Genç köylü işçiler, Çin’in üretim topografyasında da köklü değişiklikler meydana getiriyor, istihdam ve yönetim modelleri değişiyor, sosyal hak ve özgürlük talepleri artıyor. İşgücü hareketliliği üst düzeye çıkıyor.

Dolayısıyla, ücret artışına dünden razı olan Çinli patronlar, işçi bulamamak, bulunca tutamamak, tutsa da köle gibi çalıştıramamak gibi dertlerle (!) boğuşuyor.

İşgücünde meydana gelen derin başkalaşım ile ilgili Çince’den bazı çeviriler yaparak yayımlayacağımı belirterek, sağlıcakla kalın.

Sadi KAYMAZ

Page copy protected against web site content infringement by Copyscape

Sadi Kaymaz tarafından yazılmıştır. Yazar ve site adı belirtilerek, link vermek kaydıyla alıntı yapılabilir.


Paylaş:
Copy Guarded by IamShekhar's WP-CopyGuard.