Ekonet
Çin ekonomisi, 2009′un son çeyreğinde yüzde 10.7 oranında bir büyüme yakaladı. Ancak bu hızlı büyümenin yarattığı enflasyon endişesi, hükümetin para politikalarını daha da sıkılaştıracağı korkusunun yayılmasına neden oldu.
Bu hızlı büyümeyle birlikte enflasyon oranında da artış görüldü. Aralık’ta tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 1.9; üretici fiyatları da yüzde 1.7 yükseldi.
Financial Times’a konuşan bankası Royal Bank of Scotland analisti Ben Simpfendorfer, “Güçlü büyüme rakamının enflasyonu yükseltmesi yatırımcıların hoş karşılayacağı bir sonuç değil ve para politikalarının sıkılaştırılacağı yönündeki korkuları artıracaktır” diye konuştu.
Analist aynı zamanda, gıda, konut ve kamu hizmetlerinde fiyatların Çinlilerin gelirlerinden daha fazla yükseldiğini belirtti ve Pekin hükümetinin bu durumundan endişelendiğini dile getirdi.
FAİZLER YÜKSELEBİLİR
Çin merkezli yatırım danışmanlığı şirketi Citic Securities’in baş ekonomisti Hu Yifan, bu gelişmelerin ardından ülkede faiz oranlarının beklenenden daha erken bir tarihte yükseltilebileceğine işaret etti.
Faiz oranlarının 2010’da yüzde 54 oranında artabileceğine işaret eden analist, yuanın dolar karşısında yüzde 3 ile 5 arasında değişen bir oranda değer kazanabileceğini söyledi.
CNBC’de yer alan bir analizde ise ülke ekonomisinin 2009’un genelinde yüzde 8.7 oranında büyüdüğüne dikkat çekilirken, beklentilerin üzerinde gelen büyüme rakamının tüketicilerin ve piyasaların ülkeye olan güvenini arttırdığı dile getirildi.
Çin Ulusal İstatistik Bürosu Başkanı Ma Jiantag’ın “Güven tarlayı ateşe verecek ilk kıvılcımdır” yorumuna yer verilen analizde, büyük bankaların analistlerinin ülkeye yönelik 2010 yılı büyüme tahminlerini yüzde 9.7’den, yüzde 10’a çıkardıkları belirtildi.
KÜRESEL EKONOMİNİN MOTORU
Bloomberg haber ajansında yer alan bir haberde, Çin’in yeniden küresel ekonominin büyüme motoru olabileceği vurgulandı.
Dünya Bankası’nın 2010’da Çin’in yüzde 9’luk bir büyüme yaşayacağını tahmin ettiği belirtilen haberde, ülkenin bu yıl dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olarak Japonya’yı geride bırakacağına dikkat çekildi.
CNBC’nin konuyla ilgili analizine göre, ülkenin para politikalarını sıkılaştıracağına yönelik beklentilerin artması, Çin’in küresel ekonomik iyileşmeye sağladığı katkının azalabileceği korkusunun yayılmasına neden oldu.
MERKEZ BANKASI DEVREDE
Çin ekonomisiyle ilgili bir diğer endişe kaynağı da aşırı likidite. Çinli bankalar, 2009’da bir yıl önceki miktarı ikiye katlayarak toplam 9.59 trilyon yuan (1.4 trilyon dolar) tutarında kredi verdi. Bu durum, Çin Merkez Bankası’nın aşırı likiditeyi kısmaya yönelik tedbirler almasına yol açtı.
Merkez Bankası daha önce zorunlu rezerv oranlarını artırmış, gösterge faizi iki kez yükseltmiş ve bazı bankalara doğrudan uyarılar yapmıştı. Şimdi ise aşırı ısınmanın engellenmesi için daha fazla adımın atılabileceği belirtiliyor.
FT analizinde, bu hızlı kredi artışının gayrimenkul sektöründe bir balonun şişmekte olduğu yönünde endişeleri arttığı dile getirildi ve Jiantang’ın “Temel endişem, ekonomik büyümeye büyük katkı sağlayan konut fiyatlarındaki yükselişi nasıl kontrol edileceği. Diğer bir sorun ise, konut fiyatlarının çok hızlı bir şekilde yükseliyor olması” değerlendirmesine yer verildi.



