Çin’de büyümenin motoru olan ihracat, 2009′da lokomotif pozisyonunu kaybetti. 2009 yılı, bu açıdan Çin ekonomisinin en kritik yıllarından biri oldu.
Çin, dışa açılma ve reform döneminin başladığı 1978′den bu yana bazı kritik dönemeçlerden geçti. 1980′lerde serbest piyasa ruhunun yarattığı sosyo-politik sarsıntıları atlatan ülke, 1990′larda ağır özelleştirme programı yüzünden, yakın tarihinin en sancılı senelerini yaşadı. Geminin sancılı yıllardaki kaptanı, ülkenin yetiştirdiği en yetenekli devlet adamlarından biri olan Zhu Rongji’ydi. Gemisini kurtaran Zhu, 2003′te yerini kendi yetiştirdiği Wen Jiabao’ya bıraktı.©dragonomi.com
Çin’de “halk adamı” olarak tanımlanan Wen Jiabao’nun ilk dönemi, Çin ekonomisinin altın yılları oldu. 2003 ve 2007 arasında ekonomi o kadar hızlı büyüdü ki; bu dönemde kazanılan ivme, 2010 sonunda ulaşılması öngörülen 3.23 trilyon dolarlık ekonomik büyümenin, henüz 2007′de yakalanmasını sağladı.
Büyüme hızı 2007′de yüzde 13′e çıkarken, aslında alarm çanları da çaldı: İhracata dayalı büyüme, sürdürülemez hale geldi. Çünkü ölçek büyüdü. İhracat 100 milyonlarla ölçülürken, yüksek büyüme oranları dünyayı etkilemiyordu. Oysa, 1.4 trilyon doları aşan ihracatın her yıl çift haneli rakamlarla büyümesi, küreselleşen köyümüzün kaldıramayacağı kadar hızlıydı.
2007′de ekonomi kurmaylarının en çok kullandığı kelimelerin başında “ekonomiyi soğutmak” geliyordu. Ancak, aşırı hızlanan ihracat lokomotifini içten yavaşlatmak mümkün değildi.©dragonomi.com
Ve 2008′de olanlar oldu…
Finanscılık oynayan Lehman kardeşlerin tetiklemesi ile aşırı tüketime dayalı ekonomileri sarsılan Amerikalılar, tüm dünyaya tsunami dalgalarını yolladı.
Bu konjönktürde, küresel finans krizi Çin için bir “uyan çağrısına” dönüştü. Keza, sürdürülemeyeceği açık olan ihracata dayalı büyüme modeli, yolun sonuna kendiliğinden gelseydi: Amerika kaynaklı finans depremi yerine, Çin kaynaklı ekonomi depremi yerküreyi sarsabilirdi.©dragonomi.com
2009 yılı, bu yüzden Çin’in ekonomik yükseliş hikayesindeki en kritik sayfalardan biri oldu. Yıllık rakamlar henüz açıklanmadı. Ancak, yüzde 8′in üstüne çıkacağı kesin olan büyüme rakamları geldiğinde, ihracatın yüzde 3 dolaylarında “negatif” etkisi görülecek. Ekonominin yeni motorları iç tüketim ve yatırımlar büyümeye yüzde 12 dolaylarında bir katkı yaparken, ihracatın negatif etkisi bu katkıyı eksiltecek.
Başka bir anlatımla, ihracat 2008′in 4.6 trilyonluk ekonomi pastasının 1.4 trilyon dolarlık payını oluştururken, bu pay 2009′da küçülerek 5 trilyona yakın ekonomi pastasının kabaca 1.1 trilyonu haline inecek.©dragonomi.com
Sonuç olarak, önümüzdeki yıllarda, Çin ekonomisi ”ihracat” ile okunamayacak. Ekonominin yeni motorları olan yatırımlar ve tüketim gibi içsel dinamikler, Çin ekonomisinin en temel kıstasları olacak.
* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Kopyalanamaz ve referans gostermeksizin alıntı yapılamaz.Yazının fikri mülkiyet hakları digital imza ve fingerprint ile korunmaktatır. Aksi hallerde her türlü hukuki yola doğrudan başvurulmaktadır.



