Çin bankalarına ‘Merkez’ sopası!

Tabiri caizse,  söz dinlemeyen Çin bankalarına yine sopa gösterildi:  2009 yılında zorunlu karşılıklara hiç dokunmayan Merkez, yeni yılın ilk iki ayı dolmadan ikinci artırıma gitti. Geçen ayki karşılık ve faizi artırımları, piyasaya kredi döken bankaları (1 haftada 100 milyar dolar) ay sonuna kadar durdurabildi. Şubat ayıyla birlikte, gaza yine yüklendi…  Dampinge dur demek de Merkez Bankası’na (PBOC) düştü.

PBoC’nin internet sayfasından yapılan açıklamada, bankaların mevduatlar karşılığında merkez bankası nezdinde tutmak zorunda oldukları rezervlerin 50 baz puan artırıldığını bildirdi. Buna göre, büyük bankaların zorunlu rezerv oranları yüzde 16′dan 16,5′a, küçük bankalarınki ise yüzde 14′ten 14,5′e yükseltildi. Kararın 25 Şubat’tan itibaren geçerli olacağı belirtildi.

Çin’de piyasaların yeni yıl nedeniyle bir haftalık tatile girecek olmasının hemen öncesinde gelen açıklama sürpriz olarak algılansa da,  PBOC’nin geçen ay para tabanın aşırı büyümesinin ardından geç kalmak istememesi doğal.

Çin hükümeti, 2010 yılında para tabanında yüzde 17 genişleme öngörüyor. Ocak ayına ait resmi verilere göre ise, para tabanında yüzde 26 artış kaydedildi.

Merkez bankasının Ocak ayında aldığı sıkılaştırıcı tedbirlere rağmen, bankaların geçen ay verdiği kredilerin hacmi 204 milyar dolara ulaştığı açıklandı.

Çin Merkez Bankası (PBoC), yılın ilk haftasında verilen kredilerin 100 milyar doları aştığına yönelik haberlerin ardından üst üste önlemler açıklamıştı. PBoC, sürpriz bir kararla 3 aylık tahvil faizlerini artırmasını takip eden birkaç günde, önce senelik gösterge faizlerinde artışa gitmiş, ardından da bankaların tutmak zorunda oldukları karşılık oranlarını yarım puan yükselttiğini açıklamış ve bazı devlet bankalarına kredileri durdurma talimatı vermişti.

Ocak ayının sonunda PBoC tarafından frenlenen bankaların 1 Şubat’tan itibaren kredi musluklarını yeniden gevşettikleri kaydediliyor. Geçen hafta Çin basınına yansıyan haberlerde, bankaların kendi aralarında aldıkları kararla daha önce onaylanan kredileri serbest bıraktıkları belirtilirken, yeni kredi başvurularının da hızla sonuçlandırılacağı iddia edilmişti.

Bir konuya daha değinmeden geçmemek gerekir.

Karşılıkların artırılması, “Çin likiditeyi kısıyor, ekonomik toparlanma etkilenir mi” endişeleriyle dış piyasalarda “negatif algılandı”. Bilakis, kredilerin kısılması mevcut büyümenin kazaya kurban gitmemesi amacıyla atılan mecburi bir adım. Çünkü, mevcut kredi hacimleri akıllara durgunluk verecek kadar yükseldi. Dolayısıyla, toparlanmayı tehdit eden likiditenin “kısılması” değil, “ta kendisi!”.

Sadi Kaymaz

Page copy protected against web site content infringement by Copyscape

* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Kopyalanamaz ve referans gostermeksizin alıntı yapılamaz.Yazının fikri mülkiyet hakları digital imza ve fingerprint ile korunmaktatır. Aksi hallerde her türlü hukuki yola doğrudan başvurulmaktadır.

Paylaş:
Copy Guarded by IamShekhar's WP-CopyGuard.