Çin’in döviz rezervlerinden Türkiye’ye de düşer mi !
Yazan : Sadi KAYMAZ · 27 Eylul 2009
Çin dünyanın en büyük döviz rezervlerine sahip. Son verilere göre rezervler 2,1 trilyon doları aşmış vaziyette. Diğer taraftan, rezervlerinin çoğunluğunu Amerikan dolarına demirleyen Çin, krizle birlikte doların pek de güvenli bir liman olmadığını da anladı.
Çin’in kısa vadede dolara alternatif bulması ya da yaratması mümkün görünmüyor. Bununla birlikte, özel çekim hakkı denen IMF tahvillerinden tutun da altın ve hisse senetlerine kadar varan bir ölçekte rezevlerin çeşitliliği arttırılıyor. Bu çerçevede, rezervlerin 200 milyar dolarlık kısmını yöneten Çin Yatırım Kurumu, CIC, Türkiye için de önem taşıyor. … >>>!
Çin, stratejik petrol rezervlerini arttırıyor
Yazan : Sadi KAYMAZ · 27 Eylul 2009
Sadi Kaymaz tarafından yazılan yazı, Milliyet’te yayınlanmıştır.
Ulusal Enerji Kurumu (NEA) Başkanı Zhang Guobao, düzenlediği basın toplantısında Çin’in stratejik petrol rezervlerini 90 günlük kapasiteye çıkartacaklarını açıkladı. China Daily gazetesinin ülkenin en etkili kurumlarından Kalkınma ve Refom Komisyonu’na (NDRC) dayandırdığı haberinde, ‘Çin’in halihazırda hedeflenen seviyenin çok altında’ olduğu belirtildi. Endüstri uzmanlarına göre, Çin geçen yıl itibariyle 52 milyon metreküp düzeylerinde tuttuğu stratejik petrol rezevlerini 3 aşamalı bir program ile 2015 yılında 70 milyon metreküpe çıkartacak. … >>>!
Çinli girişimcilerin idolü: Jack Ma
Yazan : Sadi KAYMAZ · 24 Eylul 2009

Hangzhou’da katıldığım ekonomi forumunda bir adam: kısa boylu, zayıf, 44 yaşında… Ma Yun ya da İngilizce ismiyle Jack Ma.
Time dergisinin dünyanın en etkili 100 adamı arasında gösterdiği Çinli girişimci. Öyle ki forum’da konuşan Ma’nın bıraktığı etkinin ardından, diğer konuşmacılar sönük kalıyor: Howard Shultz, Bill Clinton, Liu Zhuangzhi (Lenovo’nun kurucusu)…
Çinli Şirketler, Pekin Büyükelçiliği’nde yatırım kuyruğuna girdi
Yazan : Sadi KAYMAZ · 23 Eylul 2009
Çin, son 4 yılın her birinde dış yatırımlarını katladı. Çinli şirketlerin artan yatırım iştahı, Türkiye’nin Pekin Büyükelçiliği’ndeki yoğun görüşmelere de yansıdı. Enerji, otomotiv, madencilik ve telekomünikasyon alanlarında Çin’in dev şirketleri Maliye Bakanı Şimşek ile görüşmek için büyükelçilikte sıraya girdi.
Bakan Şimşek, ilk olarak Türkiye’de yatırım planlayan DFM Motor yöneticileriyle görüştü. Çin’de “büyük beşler” olarak bilinen en büyük 5 otomotiv üreticisinden biri olan DFM’nin yöneticileri, Bakan Şimşek’e yatırım planlarını aktarıp, Türkiye’nin teşvik sistemi hakkında da bilgi almış. … >>>!
Amerikan rüyası bitiyor mu
Yazan : Sadi KAYMAZ · 22 Eylul 2009
Sadi Kaymaz tarafından yazılan yazı Hürriyet, Milliyet , Vatan ve Ekolay’da yayınlanmıştır.
Finansal kriz, Amerikan rüyasının yarattığı beyin göçünün tersine dönmesine de yol açtı. Yüksek eğitimli Çinliler yanında, Amerikalılar bile şanslarını Çin’de aramaya başladı.
USA Today gazetesine göre, özellikle yüksek eğitimli Çinliler ABD’yi giderek yükselen hızla terk ederek Çin’e dönüyor. China Daily gazetesinde yer alan değerlendirmede, küresel krizin etkileri yanında, ABD’nin bilim ve teknoloji gibi … >>>!
Ticaret savaşları Çin borsasını da vurdu
Yazan : Sadi KAYMAZ · 18 Eylul 2009
Sadi Kaymaz tarafından yazılan yazı, CNN Türk’te yayınlanmıştır.
Şanghay borsası, Amerika ile Çin arasında çelik boru, lastik ve otomobil parçaları konusunda süren gerginliğin etkisiyle yüzde 3′ten fazla düştü.
Şanghay Bileşik Endeksi, günü yüzde 3,19 gerileyerek 2.962,67 puandan kapadı. Borsada 26,6 milyar dolarlık işlem hacmi oluştu. 765 şirket hissesi değer kaybederken, 95 firmanın hissesi değer kaybetti. … >>>!
Obama’nın kararı Çinlileri kızdırdı
Yazan : Sadi KAYMAZ · 14 Eylul 2009
Sadi Kaymaz tarafından yazılan yazı CNN Türk’te yayınlanmıştır.
ABD Başkanı Barrack Obama’nın Çin’den gelen oto lastiklerine uygulanan gümrük tarifelerini yükseltmesi Çin’in sert tepkisine yol açtı.
Çin Ticaret Bakanlığı, karara ‘şiddetle karşı çıktığını’ açıklayarak, ‘Obama’nın kararının iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilere ciddi hasar vereceğini’ duyurdu. Bakanlık yayınladığı bildiriyle, ‘ABD’nin aldığı kararın sadece … >>>!
ABD ve Çin arasında ‘yeşil’ işbirliği
Yazan : Sadi KAYMAZ · 13 Eylul 2009
Sadi Kaymaz tarafından yazılan yazı, Hürriyet’te yayınlanmıştır
Barrack Obama’nın başkanlığa seçilişinin ardından ABD’yi ziyaret eden en yüksek düzeyli Çinli yetkili, ABD ile 12 milyar dolarlık 41 anlaşmaya imza attı.
”
Çin’in meclis başkanı Wu Banguo, Phoenix’de gerçekleştirilen Sino-Amerikan Ekonomi ve Ticaret Forumu’nda rüzgar ve güneş enerjileri gibi alanlarda ABD ile işbirliğine yoğunlaşan 41 projeye imza attı. China Daily gazetesine göre, … >>>!
Çin ‘ucuz işgücü’ avantajını kaybediyor
Yazan : Sadi KAYMAZ · 13 Eylul 2009
Sadi Kaymaz tarafından yazılmış, Milliyet Gazetesi’nde yayınlanmıştır.
Çin, son 30 yıllık ekonomik yükselişini mümkün kılan ucuz işçilik avantajını, işgücü arzındaki daralma nedeniyle kaybediyor.
Çin’in en etkili düşünce kuruluşu Sosyal Bilimler Akademisi, ‘ülkenin 30 yıllık başarı hikayesini yaratan işgücü arzı fazlalığının yavaşça eridiğini’ iddia etti. Akademinin China Daily gazetesine konu olan raporunda, ‘Çin’in küresel işgücü piyasasında üstünlük elde etmesinde en büyük paya sahip işçi havuzunun aile planlamasından ötürü daraldığı’ belirtildi. Bir yandan tek çocuk politikası nedeniyle azalan çalışma çağındaki nüfus, diğer yandan ülkenin işgücü deposu köylü işçilerin sayısının azalması Çin’in işgücü avantajını aşındırıyor. Sosyal Bilimler Akademisi raporunda, daha önce 150 milyon olan köylü işçilerin sayısının 20 milyon azalarak, 130 milyona indiği kaydedildi.
Çin’de ‘köylü işçi’ olarak adlandırılan göçmen işçiler, özellikle imalat sektörünü büyümesinde kilit rol oynayarak geride kalan 30 yılda ihracat çarklarının dönmesini sağladı.
Çin’in dampingi yenilenebilir enerjide Batı’yla savaş başlatabilir
Yazan : admin · 10 Eylul 2009
Referans Gazetesi’nde yayınlanmıştır.
Tüm dünyanın yüzünü döndüğü yenilenebilir enerjide Çin’in uyguladığı düşük fiyat politikası ABD ve Almanya başta olmak üzere tüm Batı ülkelerinin tepkisini çekiyor. Çin, korumacılıkla eleştiriliyor.
Çelik, tekstil ürünleri ve otomobil yedek parçasının ardından Çin ve Batı ülkeleri şimdi de güneş enerjisi panelleri gibi yenilenebilir enerji gereçleri konusunda korumacılık ve fiyat tartışması yaşıyor. Alman güneş enerjisi şirketleri Conergy ve Solarworld, Çinli üreticilerin kendilerinden yüzde 20 daha aşağıda olan fiyat politikalarıyla ilgili endişelerini gündeme getirdi. Sektörün uzmanlarına göre ABD şirketleri de Alman şirketleri ile aynı endişeleri paylaşıyor. Alman Güneş Enerjisi Sektörü Birliği BSW, Çinli rakiplerin fiyat iddialarını araştırırken, gelirleri açısından Almanya’nın ikinci büyük güneş enerjisi şirketi olan Conergy de Avrupa Birliği’nin Çin’in fiyat politikalarını araştırmaya başlaması için çağrıda bulundu. Conergy CEO’su Dieter Ammer, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Çevre ve ekonomi politikalarımızın amacı büyük çabalarla geliştirilen geleceğin teknolojisini temel alan öncü rolümüzü Çin’e kaptırmak olamaz” dedi.
Çinli şirketler pazar yarışında
Almanya ve ABD güneş enerji sistemlerinin iki büyük pazarı. Çinli şirketler de fiyat indirimi politikalarıyla pazarı ele geçirmeye çalışıyor. Almanya’da 10 kilowatlık bir güneş enerjisi sisteminin maliyeti yaklaşık 3 bin 400 euro. ABD’de büyük bir ev için kurulacak güneş enerjisi sisteminin fiyatı ise 70 bin doları bile aşıyor. Batılı hükümetler temiz enerji kullanımını teşvik eden politikalar uygularken Çin’den düşük maliyetli ekipman ithalatına da direniyor. Çinli şirketler ise maliyetleri ve fiyatları azaltarak pazar payını artırmaya çalışıyor. Pekin merkezli Allbright hukuk firmasının avukatlarından Fu Donghui, güneş enerjisinin çok özel bir ürün olduğunu belirterek “Bu ürünün dünya genelinde büyük önem kazandığı bu dönemde dampingi hedeflemenin iyi fikir olduğunu sanmıyorum. Maliyetlerin azalması dünyanın çıkarına olur” dedi. CCB International kuruluşunun analisti Felix Lam ise, “Damping iddiaları güneş enerjisi gibi önemli bir sektörün korumacılık nedeniyle güç kaybedebileceği endişelerini artıracak. Ticari bariyerler inşa edilirse. Bunun sonucunda herkes kaybeder” dedi.
Korumacılık tehdit oluşturuyor
Büyük çaplı koruma önlemlerinin devreye girmesi durumunda, kaybedenler arasında Çinli güneş panelleri üreticisi Suntech Power Holdings ve ABD’li First Solar da yer alacak. First Solar toplam satışının yüzde 80′ini Almanya’ya gerçekleştiriyor. Şirket temmuz ayında yaptığı açıklamada, bu yıl güneş enerjisi panelleri alanındaki en büyük pazar olması beklenen Almanya’daki pozisyonunu kaybetmemek için fiyatlarda indirime gidebileceğini bildirmişti. Çin’in dış ticarete bağımlı olduğuna ancak ABD ve Almanya’nın da aynı özelliğe sahip olduğuna dikkat çeken HSBC analisti Christin Wang, “Çin şirketleri bu durumdan kesinlikle zarar görecek ancak uzun vadede dev Çin pazarı göz önüne alındığında Alman şirketler de zarar görecek” dedi.
Korumacı önlemler küresel kriz ve iç talebin düşmesi nedeniyle zorlu bir dönemden geçen Alman güneş enerjisi sektörü açısından biraz geç ve yetersiz olacak. Son 12 ay için Solarworld’ün borsada işem gören hisseleri yüzde 63 değer kaybetti. Bu oran Conergy’de yüzde 77, dünyanın en büyük güneş enerjisi hücreleri üreticisi Q-cells’te ise yüzde 85 oldu.
Pekin’in teşviki avantaj
Söz konusu çatışma sadece güneş enerjisinde değil bioyakıtlarda ve rüzgar enerjisinde de yani yenilenebilir enerjinin her alanında yaşanıyor. Çin sık sık yabancı şirketlerin kendi pazarına girmesini engellemekle ya da kendi ihracatçı firmalarına haksız teşvikler sağlamakla suçlanıyor. Mart ayında çatılara yerleştirilen 50 kilowatt’ın üzerinde kapasiteye sahip güneş enerjisi sistemlerine watt başına 2.90 dolar ödeme yapacağını duyuran Pekin hükümeti temmuz ayında güneş enerjisine yönelik yatırımlarda yüzde 50 teşvik uygulayacağını bildirmişti. Bu teşvik şimdiden dünyanın en düşük maliyetli üretimini gerçekleştiren Çinli şirketlere büyük bir avantaj sağlayacak. Çinli şirketler Avrupa ve ABD’deki pazar paylarını büyütmek istiyorlar. Teşvikler ve fiyat indirimleri bu hedeflerindeki en önemli silahları olacak. Uzmanlar ise uzun vadede buna karşı alınacak korumacılık önlemleriyle sadece zaman kazanılabileceğini uzun vadede maliyet rekabetinin belirleyici olacağını düşünüyor.





