Bilgi ve İletişim Teknolojilerinde Çin ve ABD

Sadi KAYMAZ ·  30 August 2008

Elektronik sektörünün son 10 yıl içinde yaptığı patlama ÇİN’i 2004 yılından itibaren Dünya’nın en büyük bilgi ve iletişim ürünleri üreticisi haline getirdi.  OECD raporuna göre daha önce ABD Dünya’nın en büyük üreticisiydi.

2004 yılında ÇİN;  laptop, cep telefonu, dijital kamera gibi ürünlerden oluşan bilgi ve teknoloji malları ihracatını bir önceki yıla göre %46 büyüterek 180 milyar dolara ulaştırdı. Bu büyük sıçrama ile ABD’nin gerçekleştirdiği 149 milyar dolarlık bilgi ve haberleşme  ürünleri ihracatını geride bıraktı.

ÇİN küresel bir güç olma hedefi doğrultusunda tekstil, oyuncak, ayakkabı gibi ürün zincirinin alt basamaklarından tırmanışa geçmeyi hedefliyor. OECD raporu bu hedefi doğrular niteliktedir.

ÇİN’in bilgi ve iletişim teknolojilerindeki yükselme arzusunu simgeleyen önemli hamlelerinden birisi IBM’in kişisel bilgisayar kısminin ÇİN bilgisayar devi Lenovo tarafından satın 2 milyar dolara yakin bir fiyatla satın alınması oldu. Diğer taraftan 2005 yılı itibari ile ÇİN’in en önemli teknik üniversitesi olan Tsinghua Pentium II’ ye eşdeğer bir işlemci üretti.

ÇİN’i teknolojide ileriye taşıyan en önemli faktör ise bana göre Intel, Nokia, Microsoft, Cisco Systems gibi küresel teknoloji devlerinin Çin’de gerçekleştirdikleri muazzam yatırımlardır.

ÇİN Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2004′te yüksek teknoloji ürünleri ihracatının %90′ini yabancı sermayeli şirketler gerçekleştirmiştir. Yabancı şirketler giderek artan yoğunlukla araştırma ve geliştirme faaliyetlerini ÇİN’e taşımaktadırlar.  Buna karsın önde gelen cip üreticileri üretimlerini ÇİN’e taşımakta çekingen davranıyor. Bu acıdan ÇİN yüksek teknoloji urunu süper chipler konusunda büyük oranda ithalata bağımlıdır.

- 2004 yılı itibari ile saniye 11 trilyon işlem yapma kapasitesine sahip Dünya’nın en hızlı süper bilgisayarı Tsinghua Üniversitesi tarafından üretilmiştir.
- ÇİN’in teknoloji ürünleri ticaret hacmi 1996′da 36 milyar dolarken; 2004 yılında 329 milyar dolara tırmanmıştır. Ayni donemde ABD ticaret hacmi 234 milyar dolardan 375 milyar dolara çıkabilmiştir.

* Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır.  İzinsiz kopyalanamaz ve kaynak göstermeksizin alıntı yapılamazç

Kopyalamadılar, yaptılar!

Sadi KAYMAZ ·  30 August 2008

Projektörlü telefon fikri ile ilk olarak Nisan ayinda Shenzhen’e yaptigim bir iş seyahatinde tesadüfen tanışmıştım. Ziyaret ettiğimiz şirketin 2 genç mühendisi iş toplantısı başlamadan evvel projelerini göstermek istemişlerdi: Projektörlü cep telefonu üstünde çalışıyorlardı!

Hürriyet Gazetesi Haberi:

Kopyalamadılar, yaptılar: Projektörlü cep telefonunu hayata geçiren bu kez Çinliler oldu.


Dahili projektöre sahip cep telefonu fikrine aslında hiç de yabancı değiliz. Daha öncede prototip cihazın haberini yapmıştık.

Hepimiz bu tip bir telefonun 2009 yılında piyasada olmasını beklerken beklenmeyen bir şey oldu. Çinliler birilerinin bu fikri hayata geçirmesini beklemeden projektörlü ilk cep telefonunu satışa sundu. Dokunmatik ekranlı, medya oynatıcılı üç bant cep telefonu Epoq EGP-PP01, sahip olduğu dahili projektör sayesinde görüntüyü VGA çözünürlüğünde (640×480) duvara ya da perdeye yansıtabiliyor. Hatta dileyenler, DVD oynatıcı ya da taşınabilir medya oynatıcılarını telefona bağlayıp projektörün nimetlerinden yararlanabiliyor.

2 saat boyunca kesintisiz yansıtma sağlayan telefonun fiyatı 549,95 Dolar. GadgetCraver sitesinde satışa sunulan Epoq EGP-PP01′i satın almadan yine de iki kere düşünmekte yarar var. Ne de olsa o bir Çin malı…

Hürriyet: Çinliler Kopyalamadılar, yaptılar!

Hürriyet Gazetesi editorleri Çin ile ilgili negatif haberler seçmekte son derece uzmanlar. Bu pozitif habere bile negatiflik sokuşturmayı başarmışlar.

Yeni Nesil Çinli Şirketler: Rekabet, İnovasyon ve Teknoloji

Sadi KAYMAZ ·  29 August 2008

Kendi Hayalini Yarat! BYD adlı bir ÇİN pil üreticisinin sloganıdır. Çin’de bile pek az bilinen bu şirket 10 yıldan kısa bir sürede Dünya’nın en büyük ikinci pil üreticisi durumuna gelmiştir.

BYD’nin yeni hayali, elektrik enerjisi ile çalışan bir yeşil kuşak otomobil üretmektir.  Çinliler yapamaz demeyin,  BYD 148.000 metrekarelik bir otomobil fabrikası kurdu bile!  İtalyan bir dizayn takımı ile çalışan BYD, ilk hibrid otomobilini yıl sonunda tamamlamayı planlıyor.

ÇİN şirketleri artık ürün zincirinin … >>>!

Çin Ekonomi Gündemi: Büyüme!

Sadi KAYMAZ ·  26 August 2008

Çin’in büyüme hızları kademeli olarak geriliyor. Buna mukabil Çin hükümeti kredi sınırlamalarını gevşetebilir, ihracatta vergi iadeleri silahını çekebilir ve Renminbi’nin (RMB) dolar karsında değerini düşürebilir.

Temmuzda endüstriyel üretim son 16 ayin en düşük seviyesinde gerçekleşti. Diğer taraftan enflasyon son 10 ayin en düşük düzeyinde gerçekleşti. Bu durumÇin hükümetine enflasyonu ağırlaştırmadan büyümeyi destekleyebilme esnekliğini veriyor.

Büyümeyi yavaşlatan faktörlerin basında Amerikan ekonomisinin basını çektiği küresel durgunluk var. Durgunluğa bağlı talep azalışı RMB’nin değerlenmesi ile ağırlaştı. 2008 başlarında zirveye çıkan enflasyonla mücadele önlemleri ve daraltıcı para politikası ihracatçıları zor durumda bıraktı.

Goldman Sachs’a göre Beijing Olimpiyatları için kapanan fabrikalar nedeniyle ekonomik büyüme hızı Ağustos’ta daha da yavaşlayabilir.

Yukarıda bahsettiğim surece ilişkin önlem sinyali ise Çin Merkez Bankası’nca verildi.

Çin Merkez Bankası yavaşlayan talep ve yükselen maliyetlerin ekonomi için risk oluşturduğunu belirterek, “para politikasında ayarlamaya” gideceğinı duyurdu.

Çin Hükümeti daha önce yaptığı açıklamada “büyümeye desteğin” ilk öncelik olduğunu belirtmişti.

Bu açıklamalar büyümeye desteği Çin ekonomi gündeminin tepesine taşımış bulunuyor.

2008 yılı 2. çeyreğinde büyüme hızı 4. defa yavaşlayarak %10.1 seklinde gerçekleşti. Böylece hızlı büyümeyi sürdürmek ve istihdam yaratma hacmini korumak hedefi öne çıkıyor. Çin Hükümeti daha önce yaptığı açıklamalarda enflasyonla mücadele amacıyla daraltıcı para politikasını öne çıkarıyordu.

% 30 : 2007 yılında küresel büyümede ÇİN ekonomisinin payı
10 milyon: ÇİN’in her sene yaratmayı planladığı yeni istihdam hacmi
% 6.1: Temmuz ayı enflasyon oranı

Konu ile ilgili daha fazla okumak isteyenler için:

*  The Economic Times: Goldman backs China growth story, slams India

*  Bloomberg : China’s Economy Slows on Weaker Production, Olympics Closures

*  RGE Monitor: China’s Economy Slowing : What a Chance of Hard Landing

*  BBC News  : China’s Industrial Growth Slows

*  Ming Dynasty Limited-Hong Kong: China allocates $512m to support small enterprises

Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Hiçbir şekilde kopyalanamaz ve alıntı yapmaksızın kullanılamaz  * Dragonomi.com

Amerikan ve Çin Ekonomileri : Nufus, GDP, Satın Alma Gücü (?)

Sadi KAYMAZ ·  25 August 2008

Çin ekonomisine dair istatistikler uzayıp gidiyor.

Deniz Gökçe yazısında Amerikan ve Çin ekonomilerini nominal büyüklük,satın alma paritesi, kişi başı milli gelir gibi ölçütlerle karşılaştırmış

İlginçtir, ABD ile Çin, ekonomide de, spora benzer şekilde birinci ve ikinci durumdalar. Bir kritere göre Çin önde, başka bir kritere göre ise ABD hâlâ önde! Yani aynen sporda olduğu gibi, nasıl “Kim önde?” konusunda altın madalya sayısı ile toplam madalya sayısı şeklinde iki farklı kriter iki farklı sıralama getiriyorsa ekonomide de durum aynı. Hangisi ne durumda sorusunun cevabı veya karşılaştırmanın cevabı, hangi kriter önemli sorusunun cevabına, yani seçilen kritere bağlı. Ancak burada biraz detay bilgi vermemiz gerek.

Çin, ABD’den birazcık daha az bir yüzölçümüne sahip. Ama diğer taraftan da 2008 için yapılan tahminlere göre 304 milyon kişilik ABD’nin kabaca dört mislinden fazla demek olan 1.33 milyar nüfusu var.

İki ülke ekonomisi karşılaştırılırken de iki farklı teknik yaklaşım devreye girmek zorunda. Birincisi nominal dolar ile ifade edilen ekonomik değerlerin karşılaştırılması ile satın alma gücü paritesi denen ve ülkedeki yaşam standartlarını göz önüne alan yaklaşım teknik açıdan gündeme gelmekte.

Diğer taraftan da total ekonomi büyüklüğü kriteri ile kişi başına düşen ekonomik pasta payı kriteri karşılaştırmaları da önemli.

Nominal dolar kuru ile ifade edilen GSYİH göz önüne alınırsa, ABD ekonomi büyüklüğünde dünyada 2007 verileri ile 13. 79 trilyon dolar ile birinci ve Çin 2007 sayısı ile ve 3.42 trilyon dolar ile dünyada dördüncü. ABD bu nominal kriterde nerede ise Çin’in dört mislinden fazla büyüklükte. Ama Çin hızlı büyüme sonrası Kasım 2007 tarihinde ABD ve Japonya’nın arkasından nominal kur ile üçüncü duruma yükseldi.

Ancak bir de satın alma gücü paritesi karşılaştırması var (yani purchasing power parity veya kısaca PPP). Bu standarda bakıldığı zaman ise Çin 2006 sonunda 10.21 trilyon dolar ile dünyada ikinci durumda, ABD ise 2007 yılında 13.5 trilyon dolar ile birinci. Biz 902 milyar dolar ile 2007 yılında 15′inci sıradayız.

Ancak bir de esas ortalama yaşam standardını belirleyen, kişi başına nominal gelir kriteri var. Bu kriterde Çin nominal döviz kuru ile kişi başına GSYİH karşılaştırmasında 2006 yılında 2034 dolar ile dünyada 107′nci sırada. ABD 43 bin dolar ile sekizinci. Biz bile 2007 yılında Çin’e 2007 sayıları ile 9629 ile 17′nci olarak fark atmış durumdayız.

Ancak kişi başına gelir ve satın alma gücü paritesi bir arada dikkate alındığında yani ortalama refah kriteri seçilirse de Çin PPP standardında, 2006 sonunda 7800 dolar ile dünya sıralamasında gene de bizim de gerimizde ama sıralamada 82 pozisyonuna yükseliyor. Biz 12.888 dolar ile 15′inciyiz, ABD 43 bin 594 dolar ile dördüncü.

Özetle bakılan kritere göre aynen Olimpiyat madalyasında olduğu gibi seçilen kriter “en büyüğün belirlenmesini” ve uluslararası karşılaştırmaların sonucunu büyük ölçüde etkiliyor.

Ancak son günlerde medyada bir karşılaştırma daha gündeme geldi. Dünya bugün teknoloji ve verimliliğe dayalı ekonomi ve büyüyen hizmet sektörü gibi trendlerle ilerlemekte ama gene de eski ABD- Sovyet ideolojik tartışma dönemindeki gibi “kim sanayide daha önemli?” karşılaştırması yapılmaktan da vazgeçilmiyor.

11 Ağustos tarihli Financial Times’ın Global Insight  (Bknz: Çin Dünya’nın En BüyükÜreticisi Oluyor! ) adlı kurum tarafından yapılan tahmine dayanarak verdiği manşet haberine göre imalat sanayi üretiminde yıllardır dünya genelindeki payda önde olan ABD 2009 yılında Çin’in gerisine düşecek. Çin dünya imalat sanayi üretiminde toplam yaratılan katma değerin yüzde 17′sini üretir hale gelirken , ABD yüzde 16 paya gerileyecek ve Çin’in gerisinde ikinciliğe düşecek.

Deniz GÖKÇE,   

Çin oldu mu cin?

Aksam Gazetesi

Not: Çin Ekonomisinin 2008 sonu nominal büyüklüğü 4 trilyon doları aşarak, Almanya’yı geride bırakacak.

Çin Ekonomisi ve Nüfus Yapısı

Sadi KAYMAZ ·  25 August 2008

Nüfus yapısı Çin’in ekonomik yükselişin arkasında yatan en önemli nedenlerden birisi. Deniz Gökçe,  Beijing Olimpiyatları nedeniyle Pekin’de bulunduğu süre zarfında Çin ekonomisine odaklı yazılar yazdı. İste bu yazılardan birinden, Çin nüfusu ile ilgili bölümünden alıntı:

“” …. Çin’in göz kamaştırıcı ekonomik ve sosyal gelişmesi, tabii dünya açısından hem büyük bir kazanç hem de büyük bir tehdit. Çünkü, nüfus, üretim, gelişme ve kentleşme arttıkça, tüketim hızla artacak, bu olgu bugün gıda, emtea, maden, enerji talebini ve doğal olarak da fiyatlarını artıran, en büyük olgu. Çin’in nüfus artışları da Çin ve dünya için büyük sorundu. Bu sorunu çözmeye çok yakın oldukları gözükmekte. 2006 verilerine göre Çin’de yılda 15.8 milyon kişi doğmakta, 8.9 milyon kişi de ölmekte. Yani nüfus 6.9 milyon kişi artmakta. 2006 verilerine göre 1.314 milyar kişi olan nüfusun (2006 dünya toplamı 6.525 milyar kişi) , 677 milyon kadarı erkek, 637.2 milyon kadarı da kadın. Dünyada genelde, kadın biraz fazla olur, burada erkek fazla. 737.4 milyon kişi kırsal alanda yaşamakta. 577 milyon kişi ise kentsel alanda! 0-14 yaş arasında 259.6 milyon kişi var. Çalışma yaşı sayılan 15-59 arasında ise 905.9 milyon kişi. Burada yaşlı sayılan 65 yaş üstü nüfus ise 10.4 milyon kişi. Çin zirve nüfusa, 2030′da 1.45 milyar ile erişecek. Sonra azalacak. Hindistan ise zirveye 2065 yılında varacak ve 1.557 milyar ile en kalabalık ülke olacak. Çin hızla da yaşlanmakta. 60 yaş ve üstü nüfus 2005 yılında nüfusun yüzde 13.7 kadarını oluştururken, 2034 yılında yüzde 22.8 oranına yükselecek. Ama doğum azalması ve kentleşme, ortalama aile nüfusunu da 1953 yılındaki 4.33 kişiden, 2005 yılında 3.13 kişiye düşürmüş durumda. 2006 yılında işsizlik yüzde 4.1 civarında ve 764 milyon kişi aktif olarak çalışıyor. Bizde kayıtdışı dahil, kabaca nüfusun sadece üçte biri çalışmakta. Burada yarıdan fazlası çalışıyor. Ama tabii ortalama gelir bizden çok düşük. Nominal olarak, bizim beşte birimiz kadar! Çin nüfusunun üçte biri, ciddi yoksul statüsünde! Gene de Çin nüfus sorunlarını aşma çabasında, ciddi mesafe almış.

Spora geçersek, … “”

Bye Bye Beijing!

Deniz Gökçe

Çin Ekonomisi’nde KOBİ’ler Kredi ve Sermaye Darboğazında!

Sadi KAYMAZ ·  22 August 2008

Çin ekonomisinin dışa açılması ve güçlenmesi ile palazlanan Küçük ve Orta Ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) son dönemde finansal zorluklar yasıyor.

Çin’de 42 milyon KOBİ buluyor, KOBİ’ler tüm şirketlerin %99′una tekabül ediyor.

Çin’de KOBİ’lerin %30′u sermaye darboğazına girmiş durumda,

Çin’de 2008 ilk yarısında 67 bin isletme iflas etmiş ya da kapanmıştır.

Kapanan ya da iflas eden isletmelerin 10.000′i tekstil alanında faaliyet göstermekteydi. Özellikle Guandong bölgesinde yoğunlaşan iflaslar neticesinde, Çin hükümeti tekstil ve giyim ihracatçılarının aldıkları vergi iade oranlarını %2 arttırmış ve %13′e çıkarmıştır.

KOBİ’ler Çin Gayri Safi Milli Hasılasının (GSMH-GDP) %58′ini gerçekleştirir.

Çin’de KOBI’ler vergilerin %50′sini ödüyor.

KOBİ’lerin en büyük sıkıntılarından birisi daraltıcı para politikaları neticesinde krediye erişimin güçleşmesi olmuştur.

2008 ilk çeyreğindeki 2.2 trilyon Yuan tutarındaki kredi pastasından KOBİ’ler ancak %15 pay alabilmişlerdir!

Çin’den ithalat yapan şirketlerin özellikle bu dönemde partnerlerinin finansal durumuna dikkat göstermeleri gerekir.

Konu ile ilgili daha fazla okumak için:

• China devotes more efforts to promote SMEs
• SMEs Vital for Sustained Growth of China’s Economy
• China allocates $512m to support small enterprises

*  Sadi KAYMAZ tarafından yazılmıştır. Hiçbir şekilde kopyalanamaz ve alıntı yapmaksızın kullanılamaz. / Dragonomi.com

Çin Dünya’nın En Büyük Üreticisi Oluyor…

Sadi KAYMAZ ·  21 August 2008

1800′lerde Endüstri Devriminin verdiği ivme ile Büyük Britanya Dünya’nın en büyük imalatçısı olurken, 1. Dünya Savası ile birlikte Amerika Dünya’nın en büyük imalatçısı bayrağını devralıyordu. 2000′lerin basında ise üretim bayrağını Çin devralıyor!

Financial Times’a göre, Çin 2009 yılında Dünya’nın en büyük imalatçısı olacak.

Çin’in mal üretiminin 2015 yılında ABD’yi yakalayacağı varsayılıyordu. Buna karsın ABD ekonomisinin içinde bulunduğu durgunluk ve … >>>!

Çin Demir-Çelik Üreticileri Maliyetleri Yükseldi

Sadi KAYMAZ ·  20 August 2008

Son yıllarda Çin’in demir-çelik talebi küresel demir çelik fiyatlarının belirlenmesinde önemli bir faktör. Fiyatlar Çinli üreticilerin de maliyetlerini arttırdı.

2008′in ilk yarısında Çin’deki demir-çelik üreticilerinin maliyetleri %57 yükseldi. Artan hammadde ve petrol fiyatları Çin’de demir çelik üreticilerinin maliyetlerini artıran baslıca faktörler.

Yükselen maliyetler Çin’de üreticilerin karlılıklarını da azalttı. Satış rakamlarını toplam %7.6 arttıran üreticiler, %1′e yakin karlılık düşüşü yasadılar.

Önümüzdeki donemde Çin’de yavaşlayan ekonomi, küresel durgunluğun da etkisi ile çelik talebini çok fazla arttırmayacaktır.

• 2008 ilk yarısında Çin’de orta ve büyük ölçekli üreticiler tarafından 263 milyon ton çelik üretildi
• Çin’de Çelik üretimi ilk altı ayda %9.6 arttı.
• Çin 19.9 milyon ton çelik ihraç etti. (2008,Oca-Haz)
• Çin’in yıllık çelik ihracatı % 35.75 azaldı.

Pekin Olimpiyatları’nın maliyeti 42 milyar dolar!

Sadi KAYMAZ ·  19 August 2008

Deniz Gökçe Aksam Gazetesi’nde Olimpiyat harcamalarına ilişkin dolu bir yazı yazmış.

GSMH’nin %10′unu Olimpiyatlara harcayan Yunanistan’ın durumuna dev Çin ekonomisinin (4 trilyon dolar) düşeceğini düşünmenin yanlışlığına vurgu yapmak istiyorum. Üstelik yapılan 42 milyar dolarlık harcamanın çoğu net altyapı yatırımlarıdır. Örneğin Tianjin – Pekin hızlı tren hattı Olimpiyat bütçesi kapsamında yetiştirildi. Pekin’e 115 km uzaklıktaki Tianjin’de sadece Futbol karşılaşmaları yapılacak. Hızlı tren ise saatte 340 km hiza kadar çıkabiliyor ve Tianjin – Pekin arası 30 dakika! Ancak bu proje aslında bir olimpiyat projesi olmaktan öte, iki şehrin ekonomisini entegre etme projesinin bir parçasıdır.

Deniz Gökçe’nin yazısını aşagıda bulabilirsiniz:

8 Ağustos’ta Pekin’de başlayacak 2008 Olimpiyatları’nın toplam maliyetinin 42 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor. Bu rakam, olimpiyat tarihinde bugüne kadar yapılan en büyük harcama

Pekin’de yapılacak olan 2008 Olimpiyatları 8 Ağustos’ta başlayıp, 24 Ağustos’ta bitecek. İki üç haftalık bir spor ve tanıtım olayı olan Olimpiyatlar için Çin’in harcayacağı toplam para tahmini olarak 42 milyar dolar. Bu uzak ara bir rekor.

Tabii aslında Çin, kişi başına ortalama geliri düşük olmasına rağmen, Olimpiyat için 42 milyar dolar maliyeti kaldırabilecek büyüklükte bir ekonomiye sahip. 1978 yılından bu yana Başkan Mao’nun felsefesini silinip yerine “kapalı siyaset, ama açık ekonomi” denebilecek bir sistemi uygulayan ve dev yabancı sermaye yatırımı alan Çin 30 yıldır hızla büyümekte! Bu yıl 4 trilyon dolara (4000 milyar dolar! ) varması beklenen GSYİH sayısı yanında 42 milyar dolar aslında küçük bir rakam! Kabaca GSYİH oranı olarak yüzde bir!

Fakat medya haberlerine bakılırsa Çin’in ortaya koyduğu yeni standard bundan sonraki 2012 Olimpiyatları’nı organize edecek olan Londra’yı ve İngiliz halkını düşüncelere ve endişelere sokmuş bulunuyor. 2014 Kış Olimpiyatları’nı almış olan Rusya ve 2016 için finalist Brezilya da ciddi hesaplar içinde olmalı.

Tabii ki tüm Olimpiyatlarda olduğu gibi bu Olimpiyat’ta da harcanan paranın önemli bir kısmı daha sonra da kullanılabilecek olan altyapı yatırımlarına gitmekte. Beijing Olimpiyatları’nda harcanan paranın ancak küçük bir kısmı günlük operasyonel masraflara gitmekte. Büyük çoğunluğu ise yol yapımı, metro inşası, kültür merkezleri, kent güzelleştirmesi ve hava alanı projeleri için harcanmakta 2008 Beijing Olimpiyatları’nın masrafının önemli bir kısmı da, başka ülkeler kadar yüksek dozda olmasa da özel sponsorlar tarafından karşılanmakta.

42 milyar dolarlık toplam Olimpiyat bütçesinin içinde, cari kur kullanılarak WSJ yazarları tarafından yapılan hesaba göre kabaca 0.5 milyar dolar güvenlik ve emniyet tedbirleri için harcanıyor.

1.5- 2 milyar dolara yaklaşan bir fon, spor faaliyetlerinin organizasyon ve operasyon giderleri için harcanmakta.

2.5-3 milyar dolara yakın bir fon spor tesisleri ve stadyumlar için harcanıyor. Bu toplamın kabaca altıda biri olan 500 milyon dolar, ana stat olan ve “Kuş Yuvası” adı ile anılan Olimpiyat Stadyumu için harcanmış bulunuyor.

Kentsel çevre düzenlemesi için ise 10-11 milyar doları aşan bir harcama yapılmakta. Örneğin Beijing Havaalanı için alternatif yol olarak kullanılacak Jing Shun Lu yolu, kent kenarında bir fakir mahallesinin tozlu yolu iken, 30 milyon dolar harcanarak, ağaçlar, çiçekler ve süs duvarlar yapılmış. Orada oturanlara para verilerek başka yere taşınmaları temin edilip, göz kamaştırıcı hale getirilmiş.

Yol, metro, havaalanı ve daha sonra da kullanılacak olan diğer altyapı yatırımları için ise 25-26 milyar dolar civarında harcama var.

Gene de, bir evvelki 2004 Atina Olimpiyatları’na Yunanistan’ın toplam 15 milyar dolar harcadığı ve bu nedenle de, tüm AB ve özel sektör desteğine rağmen, uzun süre yüksek bütçe açıkları ve hızla artan borç sorunu yaşadığı düşünülmek zorunda. Türkiye son 30 yılda tüm Olimpiyatlara aday oldu. Ancak kazanamadı. Tanıtım farklı ve önemli bir şey ama belki de bu yıllarda kazanamamamız iyi oldu. Çünkü kazansa idik, altına gireceğimiz mali yük, oldukça zor kaldırabileceğimiz bir miktar olurdu. 2004 yılında Olimpiyata göre çok daha düşük maliyetli ve sınırlı bir organizasyon olan Avrupa Futbol Şampiyonası’nı organize etmiş olan Portekiz, hâlâ bütçe açığı ve borç sarmalından çıkamıyor, belini doğrultamıyor.

Ancak Çin gerçekten de çok aşırı açılmış durumda. Fakat ilginçtir, mali hesaplar kamuoyuna açıkça gösteriliyor. Gene de sorun var: Beijing Havaalanı’nda yapılan 3 milyar dolar maliyetli terminal göz kamaştırıyor ama mayıs ayında Sichuan’da gerçekleşen büyük depremin sonrası için harcanan ve harcanacak fon hesapları pek açık değil. Üstelik yeterli de değil şeklinde eleştiriler var!

Sonraki Sayfa »

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes
Copy Guarded by IamShekhar's WP-CopyGuard.